May 16, 2008
Kemalist Literatür
Daha önce duyurusu yapılan Kemalist Literatür listesini bugün tamamladım. (Atıf formatını Chicago'ya çevirmek epey zamanımı aldı ama işin o kısmı sizin suçunuz değil.)
Geçtiğimiz günlerde Türkiye'den getirdiğim ve önümüzdeki bir yıl boyunca okumayı planladığım kitapları da şimdiden Site Bibliyografisi'ne ekledim.
Önemli Not: Çoğu insana bibliyografi okumak sanki pek de eğlenceli bir iş değilmiş gibi gelebilir. Ancak bu çok yanlıştır! Z harfi ile bitiyor olduklarının baştan biliniyor olması her ne kadar işin sürprizini bozsa da, bibliyografilere yine de haksızlık etmemek gerek. Şöyle ki, Kemalist literatürü hatmetmek normal şartlar altında birkaç yıllık disiplinli bir çalışmayı gerektirir. Ancak bu konuda iyi hazırlanmış bir bibliyografiyi gözden geçirmek suretiyle sadece yarım saat içerisinde dahi bu ideoloji hakkında epey fikir sahibi olmak mümkündür. Potansiyel okuyucuları gaza getirmek gibi olmasın ama, Kemalist literatür içerisinde, "Yabancıdan Türk'e Eş Olur Mu?", "Yabancı Eşin Seciyeye Tesiri", "Alpin Irk, Türk Etnisi, ve Hatay Halkı", "Sümer Türkleri" ve "Alman Spor Teşkilatı Üzerine Bir Tetkik" gibi son derece ilginç kitap başlıkları var. Hem mesela bu sonuncusu, CHP Konferansları Serisi'ne dahil. Kitabın yayın tarihi de 1939! (Spor-Kemalizm bağlantısı için bkz.: Ansiklopedi bölümündeki Kemalizm (4): Devletçilik başlıklı yazının son bölümü.)
May 12, 2008
Röportaj Kategorisi
Galatasaray Üniversitesi'nde doktora yapan Tolga Çevikel'in araştırması çerçevesinde benimle geçen hafta yaptığı röportaj, Memorandum bölümünde yeni açılan röportaj kategorisi altında yayına girdi.
Aynı kategoriye daha önce Blog Kazanı'nda yayınlanan röportajı da ekledim.
May 7, 2008
Üslup, İçeriği Kurtarır Mı?
Toktamış Ateş, Bugün gazetesinde yayınlanan 'Referandum sürprizi' başlıklı yazısında Yargıtay başsavcısının AKP'nin kapatılması istemiyle açtığı davanın iddianamesini, daha çok Fatih ilçesinde yaşayan çarşaflı kadınlar ekseninde değerlendiriyor:
[İ]nternet üzerinden aldığımız iddianamedeki suç kanıtları, benim açımdan inandırıcı olmadı. Onları bir yana bırakarak; bizim Fatih'teki evin etrafında türeyen kara çarşaflıların, çoğalma hızını saptasalar, çok daha inandırıcı bir iddianame kaleme alabilirlerdi. Gerçekten, kara çarşaflı hanımlarımızın sayısı; sanki bir yerden işaret almışlarcasına, inanılmaz bir biçimde arttı. Eskiden, daha çok Çarşamba ve Draman taraflarında görülen bu hanımlar, şimdi Fevzi Paşa caddesinin, sağ tarafındaki sokaklara dadandılar. Ne diyelim, hayırlısı olsun. Bu da onların tercihleri...
May 5, 2008
Antonin Scalia ile Röportaj
May 2, 2008
Türkiye'nin Entelektüelleri
Siyasal bilimler alanında dünyanın en muteber dergilerinden biri olan Foreign Policy'nin son sayısında 'The Top 100 Public Intellectuals' başlıklı bir makale yer alıyor. Makalede, dergi olarak bu çerçevede 100 kişi belirledikleri, ancak nihai sıralamanın okuyucu oylarıyla şekilleneceği söyleniyor. Listede Türkiye'den de iki isim yer alıyor. Ancak her iki kişinin de geçtiğimiz yıllarda gönüllü bir sürgünle Türkiye'den ayrılmış olmaları, bugünlerde sıklıkla referans verilen 'ayaklar ve başlar' konusuna Türkiye ve dünya ekseninde farklı bir nitelik kazandırmıyor değil.

April 17, 2008
Hürriyet: Yalan Söylemeden Bile Yalan Söyleyebilen Gazete
Hürriyet gazetesinin internet sitesinde manşetten girilen ve 'hürriyet.com.tr özel' damgasıyla sunulan 'Terör ininde teknoloji harikası telsiz' başlıklı haberde, Güneydoğu'da önceki gün yapılan operasyonlarda Şırnak ve Diyarbakır'ın dağlık kesiminde kimi elektronik malzemelerin ele geçirildiği bilgisi veriliyor. Habere göre, ele geçirilen cihazlar arasında "en dikkat çekici" olanı, "çok gelişmiş özellikler"e sahip olan "teknoloji harikası" telsizler. Zira haberde, söz konusu telsizlerin (dizüstü bilgisayar yardımıyla) internete bağlanabiliyor, çevredeki tüm frekansları yakalayabiliyor(!) ve hatta "en ilginci", uçakların haberleşmesini bile dinleyebiliyor oldukları gibi örnekler verilerek PKK'nın elinde ne denli ileri teknoloji ürünleri bulunduğu fikri uyarılıyor.

Haberde telsizin Japon yapımı Yaesu marka olduğu ve hatta fiyatının 500 doların altında olduğu bilgisi verilse de, haberin sunuluş şekli ve metnin genel üslubu, söz konusu telsizlerin temin edilmesi son derece güç olan ileri seviyede casusluk araçları gibi anlaşılmasına neden oluyor. Yani Hürriyet, açık ve net bir şekilde yalan söylemiyor, ancak haberi, "Bu telsiz sayesinde teröristler her türlü arazi koşulunda çevredeki telsiz konuşmalarını dinleyebiliyor, televizyon yayınına ulaşabiliyor ve internete bağlanıp tüm dünya ile iletişime geçebiliyor" gibi cümlelerle öyle bir şekilde kurguluyor ki, Türkiye'de zihinlerin arka planında her zaman güçlü bir şekilde var olan 'dış güçler', 'teröre destek olanlar' ya da 'etrafı düşmanlarla çevrili Türkiye' gibi kaygıları harekete geçirecek kimi sinyallerin alınmaması imkansız hale geliyor.
April 16, 2008
Yeni 'Kadro' Dergisi
Bugün Borders kitapçısında dolaşırken 'Politics & World Affairs' başlığı altındaki dergilere biraz göz gezdirdim. Political Science Quarterly ya da Foreign Affairs gibi resimsiz, sadece metinden ibaret olan muteber akademik dergilere göz atarken aklıma böyle bir dergi çıkarmanın maliyetinin çok düşük olacağı geldi. Zannediyorum Türkiye'de bu şekilde yayın yapan sadece Birikim dergisi var. Bu alanda ikinci bir yayına talep olur mu bilemiyorum, ama düşüncesi bile güzel.
Böyle bir derginin adı mutlaka 'Kadro' olmalı. Hem isim güzel, hem de orijinaliyle yan yana koyunca aradaki seviye ve çağ farkı daha net bir şekilde belli olur. Diğer yandan, bu dergi (tıpkı orijinali gibi) belli bir paradigmaya sahip olan dar bir yazar kadrosu ile yayın yapmalı. Bu dar yazar kadrosunun en 'mainstream' yazarı da, zorlasan zorlasan Mustafa Akyol ayarında biri olmalı, bilmem anlatabiliyor muyum? Arada da benzer ya da karşıt düşüncedeki yazarlardan yazı istenmeli. Good God! What a project that would be!

April 15, 2008
Yeni Yazı: 'Ya Hep Ya Hiç Kültürü'
'Ya Hep Ya Hiç Kültürü' başlıklı yazı, Memorandum bölümünde az önce yayına girdi.
April 14, 2008
Sabih Kanadoğlu'nun Yorumları (ve Cumhuriyetin Doğurduğu Rıfat Börekçi Tipolojisi)
Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Hessen Atatürkçü Düşünce Derneği'nin davetlisi olarak Frankfurt'ta yaptığı bir konuşmada çeşitli yorumlarda bulunmuş. Zaman gazetesinin haberinde Kanadoğlu'nun dört yorumuna dikkat çekiliyor. Haberde 'tuhaf' olarak nitelendirilen yorumlar, aksine son derece önemli ve dikkate değer:
1. Ergenekon soruşturması Şemdinli gibi olmaya mahkûm.
2. Yüzde 47 değil, yüzde 97 alsan bile bu dava açılır.
3. CHP ümit vermiyor; Ertuğrul Günay 'dönek'.
4. Diyanet, milli bütünlüğü bozuyor.
April 14, 2008
Kemalist Etki
Cumhuriyet tarihi boyunca ortaya çıkan her siyasi akım kendisini resmi ideolojiye olan göreceli konumu itibariyle de ifade etmek (ya da savunmak) durumunda kaldı. Hatta demokrasiye müdahale eden askeri rejimlerin dahi bu duruma istisna teşkil etmedikleri söylenebilir. Ancak birbirlerinden son derece farklı oldukları düşüncesinde olan söz konusu siyasi akımların her biri, farklı derecelerde ve gayriihtiyari de olsa, Türk siyasetine hakim olan Kemalist zihniyetin etkisi altındaydı. Demokrat Parti'nin muhalif basına karşı yasakçı tavrı, Necmettin Erbakan'ın Adil Düzen'inin kollektivizmi ve hatta Kürt elitlerinin kendilerince nedenlerle başörtüsü yasağını savunmaları gibi örnekler, aynı zihniyetin farklı uzantıları olarak kabul edilebilir.
Bir ara tamamlayacağım.
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Eğitim
- Ekonomi
- Göze Çarpanlar
- Kısa Kısa
- Politika
- Resmi İdeoloji
- Röportaj
- Medya Defteri
- Alt Beyin
- Deep Waters
