“Afrika’daki açlığın sebebi zenginlerin “çok yemesi” veya fakirlere yardım etmemesi değildir”
18 Ara2009Atilla Yayia’nın Zaman gazetesinde yayınlanan “Dinî önderler, kriz ve açlık” başlıklı yazısından:
Şüphesiz, zengin ülkeler aç ve fakir bölgelere yardım etmelidir. Ama bunun, acil durumlar dışında, doğrudan gıda yardımı yerine salgın hastalıklarla mücadele, doğal afet alanlarının ıslah edilmesi, işgücüne üretim bilgi ve becerisinin kazandırılması, mülkiyeti kayıt altına alma ve koruma sistemlerinin kurulması gibi yollarla yapılması daha doğru ve yararlıdır. Ve, başkaları ne yaparsa yapsın, açlıktan kurtulmak uzun vadede ancak açların kendilerinin başarabileceği bir şeydir. Bugün Afrika’da korumacılık egemen iktisat politikasıdır. Afrika ülkeleri arasındaki ticaret engelleri, zenginlerin Afrika’nın önüne diktiği ticaret engellerinden çok daha fazladır. Kıta birbirinden kopuk siyasi toprak parçalarından müteşekkildir. Afrika’da bir ülkeden diğerine seyahat, korumacılık yüzünden, çok zor ve meşakkatlidir. Ülkeler arasında doğrudan uçuşlar neredeyse yoktur. Bu yüzden, Afrika’da bir yerden diğerine gitmenin en iyi yolu, önce Avrupa’ya (özellikle Londra’ya) gitmek ve sonra tekrar oradan gidilecek yere uçmaktır. Kıta içi korumacılık o kadar kötüdür ki, Afrika ülkeleri arasındaki ticaret engellerinin ortadan kaldırılmasının tek başına kıtanın genel durumunu yüzde elliye varan oranlarda iyileştirebileceği iddia edilmektedir.




Okuyucu Yorumları