Girdap (2009)
24 Jan2010Üniversiteyi kazanıp Antalya’dan İstanbul’a gelen bir öğrencinin içine girdiği çevrenin tesiri ile önce dindarlaşması, ardından da siyasal İslamcılığa ve hatta canlı bombaya doğru evrilmesi şeklinde özetlenebilecek bir hikayesi olan bir film.
Diyaloglarından kurgusuna hemen her şeyiyle amatör bir yapım olduğunu belli eden film, verdiği mesaj itibariyle de problemli. Zira filmde ulusalcı bir perspektifle İslamcılık eleştirisi yapılıyor – ki bu eleştirinin ana çerçevesi de milli eğitimin yıllardır vermekte olduğu mesajdan çok farklı değil: Dinimiz iyidir hoştur, ama dini hüviyeti olan herhangi bir gruba dahil olanlara, mesela Filistin’e destek olma düşüncesiyle protesto eylemleri organize eden sakallı tiplere, temkinle yaklaşmak gerekir. Böyleleri Batılı dış güçler tarafından yönlendirilmekte ve masum gençlerimizi kandırmaktadırlar. Gerçi inanmak güzel bir şeydir, ama bu işi fazla abartmamak gerekir. Yoksa işin sonu canlı bomba olmaya kadar gider, ve saire…



Okuyucu Yorumları
derin ekşioğlu says:
25 January 2010 at 10:31 PMPsikolojik harbe yönelik beceriksiz bir deneme örneği.
rüştü hacıoğlu says:
26 January 2010 at 3:37 AMİstiklal caddesinde yürü lakin, karşıdan “Çeneni kapa! çeneni kapa! İlker başbuğ çeneni kapa!” diyerek gelen insan seline karışma.
İnsan seli “Dur be! Dur be! Darbelere Dur be!” dedikçe sen içinden töbee getirerek “Yürü be! Yürü be paşam kim tutar seni?” de!…
Beyaz şovun psişiğinin kurumsal üretiminin ve 2010 yılında arzda zuhurunun pozitif bilimcilerce de gözlemlenebilir çeşidinin, yukarıda bahsi geçen tip filmlerle komforme edilip çeşitli ağıllara sürülebilmesinin imkanlılığının da delilini teşkil ediyor.
Ondan sonra Sivilay Abla’nın otobüslerde sıkça rastladığı “Böle böle oluyo beyin göçü” fırtınaları, tusunamileri…
Bizi nereye götürüyorlaaar?