• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Battal Gazi Kimdir?

18 Dec2013
 

Battal Gazi’yi hepimiz tanırız… Mertliğiyle, yiğitliğiyle meşhur olan ve simaen bir parça Cüneyt Arkın’ı andıran cesur bir Türk savaşçısıdır. Bir de gerçek Battal Gazi var… Aslında Battal Gazi demek pek doğru sayılmaz. Zira onun asıl adı Abdullah el-Battal!

El-Battal, Anadolu’da yaşamış bir Emevi savaşçısı. 700′lü yıllarda gerçekleşen Arap-Bizans savaşlarında bulunmuş. Hatta 717-718 yıllarında yapılan (ama başarılı olmayan) İstanbul kuşatmasına da katılmış. Bu savaşlardaki başarılarından ötürü de, hikayeleri dilden dile anlatılır olmuş…

Zaman içinde, bu hikayeler, Arap edebiyatının bir parçası olmuş. Türkler 1100′lü yıllarda el-Battal’ın hikayesini incelemiş ve (tıpkı Araplar gibi) yeniden üretmişler. Bunu yaparken, El-Battal’ın Arap kimliğine dokunmamışlar. Ama dini hüviyetini ön plana çıkarmış ve güçlendirmişler. (Mesela, onu peygamber soyundan getirmişler.) Bir de, el-Battal bu süreçte (babası Hüseyin Gazi ile birlikte) daha da efsanevi bir kişilik haline gelmiş. Her dili konuşabilmek ve bu sayede Bizanslıların arasında kolaylıkla tebdil-i kıyafet gezebilmek gibi bir dizi olağanüstü özellik kazanmış. Neticede de, Abdullah el-Battal, Seyyid Battal Gazi olmuş.

Battalnamelerin, gerçek el-Battal’dan ve Arap edebiyatının ona dair destansı anlatılarından sonra ortaya çıkan üçüncül hikayeler oldukları söylenebilir. Bu üçüncül hikayelerin gerçek hayata yansımaları da yok değil. Örneğin, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinin adı, doğrudan Seyyid Battal Gazi’ye atıfta bulunur. Seyitgazi’de Battal Gazi’ye ait olduğu düşünülen bir de türbe vardır. (Tabii bu 800 yıllık türbe pekala bir makam da olabilir.)

Abdullah el-Battal’ın dördüncü yaratılışı ise, 1970′lerin başlarında çekilen Cüneyt Arkınlı dört Yeşilçam filmi ile olur. Gerçi 1955 ve 1966 yıllarında çekilen, fakat (muhtemelen Cüneyt Arkın serisinden olmadığı için) diğerleri kadar meşhur olmayan iki Battal Gazi filmi daha vardır. Ayrıca, Cumhuriyet döneminde, Abdullah Ziya Kozanoğlu başta olmak üzere birkaç yazar, Battalnamelerden hareketle çeşitli Battal Gazi kitapları yazmışlardır. Ancak, günümüz Türkiyesindeki yaygın Battal Gazi imgesini şekillendiren, 1971 ila 1974 yılları arasında çekilen dört filmlik Battal Gazi serisinde Cüneyt Arkın’ın canlandırdığı karakterdir:

(1) Battal Gazi Destanı (1971)
(2) Battal Gazi’nin İntikamı (1972)
(3) Savulun Battal Gazi Geliyor (1973)
(4) Battal Gazi’nin Oğlu (1974)

Bu filmlerin tasvir ettiği Battal Gazi, bir dereceye kadar Battalnameleri yansıtır. Örneğin, Battal Gazi (tıpkı babası Hüseyin Gazi gibi), yine Bizanslılara karşı cesurca savaşır. Ya da, kolaylıkla Bizans şehirlerine, hatta sarayına girip başarılı bir şekilde düşmanın arasına karışabilir. Ancak, artık Türktür!.. Ve de, (bu yeni Türklük ile ilgili midir bilinmez) dindarlığı da ortadan kalkmış, “seyyid” sıfatı anılmaz olmuştur. Dahası, içki içer, Bizans sarayında prenseslerle sevişir ve bu halleriyle, evliyadan bir insanın bu şekilde tasvir edilmesini yanlış bulan İslami kesimi (haklı olarak) öfkelendirir.

“Haklı olarak” diyorum, zira Seyyid Battal Gazi’nin böyle şeyler yapması elbette düşünülemez! Ama, soruyu “Abdullah el-Battal yapar mı?” şeklinde soracak olursak, cevap vermek zorlaşır. Zira adamcağızı pek tanımıyoruz. Hakkında çok az bilgimiz var. İyi diyelim, iyi olsun…

Paylaş:
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.