• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 

Karşılaştırmalı Politika


 

Kitaplar

Almond, Gabriel Abraham; Verba, Sidney. 1963. The Civic Culture: Political Attitudes and Democracy in Five Nations. Princeton, New Jersey: Princeton University Press.

İstikrarlı ve istikrarsız demokrasilerde hakim olan sosyal ve siyasi kültür farklılıkları inceleyen klasikleşmiş bir siyaset bilimi çalışması. Yurttaşlık kültürünü (civic culture) vatandaş/katılımcı, teba/itaatkar ve dar görüşlü/apolitik şeklinde olmak üzere üç farklı kategorinin bir karışımı olarak ele alan kitap, vardığı sonuçları, ABD, Britanya, Almanya, İtalya ve Meksika’dan takriben biner kişi ile yapılan anket sonuçlarının analizine dayandırıyor. Bu sonuçlara göre, Britanya ve ABD’de hakim olan siyasi tavırlar (ve bu tavırlara temel teşkil eden sosyal tavırlar) istikrarlı bir demokratik süreci desteklerken, diğer üç ülkede bu tavırlar aynı derecede yaygın değil.

Anderson, Benedict. 1991. Imagined Communities: Reflections on the Origin and Spread of Nationalism. London: Verso.

İlk baskısı 1984 yılında yayınlanan klasikleşmiş bir siyaset bilimi çalışması. Kitap, modern/yeni bir kavram olan milliyetçiliğin (üretilen ulusal mitlerin yardımıyla) kendisini ezeli bir gerçeklik olarak sunduğunu ve böylelikle insanların aidiyet hissi duydukları “hayali komüniteler” üretmiş olduğu tezini savunuyor. Kitaba göre bu gelişmeyi mümkün kılan şey ise, Endüstri Devrimi’nin yayıncılıktaki elitlere özgü (Latince gibi) dillerin hakimiyetini ortadan kaldırarak, yerel dillerin ön plana çıkmasını sağlaması ve bu süreçte gazetelerin (milletlerin sınırlarını belirleyen) ortak söylemler oluşturması.

Aristotle. 1995. The Politics. Cambridge: Cambridge University Press.

Bueno de Mesquita, Bruce et al. 2003. The Logic of Political Survival. Cambridge, Massachusetts: MIT Press.

Barış ve refah seviyesini artıran siyasi liderlerin kısa, savaş ve yolsuzluk getirenlerin ise uzun süre iktidarda kalıyor olması durumuna yanıt arayan bir çalışma. Kitap, bu çelişkili görünen durumu, “seçmenler” (selectorate) ve “kazanan koalisyon” (winning coalition) kavramları ekseninde açıklıyor. Seçmenleri, “lideri seçme konusunda söz sahibi olan kitle” olarak tanımlayan kitap, bu kitlenin demokrasilerde geniş, otoriter idarelerde dar bir topluluğa karşılık geldiğine dikkat çekiyor. Kazanan koalisyon ise, seçmenler içerisindeki bir alt grup. Bu alt grubun tanımı ise, “devlet görevine seçilenlerin konumlarının sürdürülebilirliği konusunda söz sahibi olan bir kitle” şeklinde yapılıyor. Bu kitle, demokrasilerde, kazanan partiye oy verenler gibi geniş bir kitle durumunda iken, otoriter idarelerde ise, liderin etrafındaki dar bir çevreye karşılık geliyor. Bu noktada, bu çevredeki insanların lider ile aralarındaki güven ilişkisi ya da kazandıkları ayrıcalıklar gibi konular fazlasıyla önem kazanıyor. Kitabın teorisi, temelde, kazanan koalisyonun sayıca büyüklüğü ile, ülkede uygulanan politikalar arasında doğrudan bir ilişki öngörüyor ve vergilendirme, eğitim, sosyal güvenlik, yolsuzluk, sivil haklar, darbe, gerilla savaşı ve iç savaş gibi pek çok bağımlı değişkeni kazanan koalisyonun sayısal büyüklüğü ile açıklıyor.

Cox, Gary W. 1997. Making Votes Count: Strategic Coordination in the World’s Electoral Systems. Cambridge and New York: Cambridge University Press.

Seçmenlerin koordine olarak stratejik oy kullanmalarında ne gibi faktörlerin etkili olduğu sorusuna yanıt arayan ve bu doğrultuda “kurumlar”, “siyasi etkenler” ve “kamusal beklentiler” olmak üzere üç bağımsız değişkeni test eden bir çalışma. Farklı ülkelerden farklı örnekleri karşılaştıran kitabın vardığı başlıca sonuçlar arasında, Duverger Kanunu’nun yerel seviyeden farklı olarak ulusal seviyede geçerli olmadığı, farklı seçim sistemlerinin farklı parti sistemleri doğurduğu (ve hatta bunun aynı ülke içerisindeki yerel seçim sistemlerinde aynı anda gözlenebildiği) ve seçmenlerin koordinasyonunda kurumların belirleyici olduğu yer alıyor.

Erikson, Robert S.; MacKuen, Michael B.; Stimson, James A. 2002. The Macro Polity. Cambridge and New York: Cambridge University Press.

Bireysel seviyedeki analizlerin siyasal gerçekliklerin analizinde hatalı sonuçlar doğurduğu, siyasetin makro seviyede bir gerçeklik olduğu ve dolayısıyla da siyasal bilimlerde (spesifik olarak mikro-davranışlar hakkındaki araştırmalar haricinde) makro seviyede analiz yapılması gerektiği argümanını ileri süren bir kitap. Amerikan politikaları hakkında bu çerçevede gerçekleştirilmiş olan ilk geniş çaplı makro siyaset analizi olan kitap, hükümetlerin performansları ve vatandaşların bu performansa yönelik değerlendirmeleri arasındaki ilişkilere odaklanarak “kamuoyunun rasyonel bir yapıya sahip olduğu” şeklinde (bugüne kadar yapılan çalışmaların aksi yönünde) bir sonuca varıyor.

Fish, M. Steven. 2002. “Islam and Authoritarianism.” World Politics 55(1): 4-37.

Gellner, Ernest. 1983. Nations and Nationalism. Oxford: Blackwell.

Milliyetçiliğin, insanların belli bir toplum ya da milletin üyeleri olmasından ileri geldiği yönündeki düşüncelerin birer efsaneden ibaret olduğunu ve aslında milliyetçilik düşüncesinin ekonomik refahı sağlama düşüncesiyle homojen bir toplum üretme ihtiyacında olan endüstriyel devletlerin ortaya çıkardığı yapay bir gerçeklik olduğunu kuramını ortaya koyan temel bir çalışma. Kitapta toplumun homojenleştirilmesinin aracının devlet eğitimi olduğuna da değiniliyor. Hatta Gellner bu çerçevede, Max Weber’in devlet tanımına atıfta bulunarak, modern ulus-devletin en önemli özelliğinin “şiddet” değil “meşru eğitim” konusunda tekele sahip olması olabileceğini ifade ediyor.

Greenstein, Fred I. 1967. “The Import of Personality on Politics: An Attempt to Clear Away Underbrush.” The American Political Science Review 61(3): 629-641.

Hobsbawm, E.J.; Kertzer, David J. 1992. “Ethnicity and Nationalism in Europe Today.” Anthropology Today 8(1): 3-8.

Huntington, Samuel P. [1968] 1996. Political Order in Changing Societies. New Haven: Yale University Press.

Modernleşme ve istikrar arasındaki ilişkiyi siyasi katılımcılık ve kurumsallaşma açısından analiz eden klasikleşmiş bir çalışma. İncelediği ilişkiler çerçevesinde pek çok çıkarsamada bulunan kitap, temelde, modern ile modernleşme kavramları arasındaki farka dikkat çekerek müdernleşme sürecinin gerekli kurumsallaşmayı sağlayan güçlü bir hükümet gerektirdiğini, aksi takdirde ülkenin siyasi ve ekonomik krize sürükleneceği argümanını ileri sürüyor. Kitabın temin edilmesi gerektiğini söylediği kurumsallaşmadan kastı ise, “sosyal mobilizasyon” çerçevesinde ortaya çıkan yeni grupların fikirlerini ifade etmelerine imkan tanıyan (ve böylelikle onları yeni sisteme entegre ve asimile eden) yeni ve güçlü bir parti sistemi.

Huntington, Samuel P. 1993. The Third Wave: Democratization in the Late Twentieth Century. Norman, Oklahoma: University of Oklahoma Press.

Huntington, Samuel P. 1996. The Clash of Civilizations and the Remaking of World Order. New York: Simon & Schuster.

Huntington’ın 1993 yılında yayınlanan ve medeniyetler çatışması tezini içeren makalesinin detaylandırılarak kitaplaştırılmış hali.

Hutchings, Vincent L.; Valentino, Nicholas A. 2004. “The Centrality of Race in American Politics.” Annual Review of Political Science 7: 383-408.

Inglehart, Ronald; Welzel, Christian. 2005. Modernization, Cultural Change, and Democracy: The Human Development Sequence. Cambridge and New York: Cambridge University Press.

Dünya nüfusunun %85′ine karşılık gelen 81 ülkeden verileri analiz ederek mevcut modernleşme teorilerini revize eden bir siyaset bilimi çalışması. Kitabın bu çerçevede yaptığı en önemli katkı, kendini ifadeye dayalı değerlerin (self-expression values) demokratikleşme adına tek başına en fazla belirleyici faktör olduğunu ortaya çıkarmış olması.

Kuru, Ahmet. 2009. Secularism and State Policies Toward Religion: The United States, France, and Turkey. New York: Cambridge University Press.

Ahmet Kuru’nun laiklik konusunu ABD, Fransa ve Türkiye örnekleri doğrultusunda karşılaştırmalı olarak incelediği doktor tezinden uyarlanan önemli bir çalışma. Kitapta, farklı ülkelerdeki farklı laiklik uygulamaları, ideoloji konusundaki patika bağımlılığı ile açıklanıyor.

Laitin, David. 1997. Identity in Formation: The Russian-Speaking Populations in the Near Abroad. Ithaca, New York: Cornell University Press.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlığını ilan eden ülkelerdeki Rusça konuşan nüfusun yerel kimliğe asimile olma durumlarını karşılaştıran ve bu çerçevede Ukrayna, Kazakistan, Latvia ve Estonya’yı ele alan bir çalışma. Kitap, asimilasyon adına ölçü olarak Rusçayı alıyor ve konuşma dilini kültürel asimilasyonun bir göstergesi olarak kabul ediyor.

Lijphart, Arend. 1999. Patterns of Democracy: Government Forms and Performance in Thirty-Six Countries. New Haven, Connecticut: Yale University Press.

Demokrasiyi çoğunlukçu demokrasiye (majoritarian democracy) eşitleme yönündeki yaygın eğilime karşı çıkan ve uzlaşmacı demokrasiyi bir alternatif olarak ortaya koymayı hedefleyen temel bir siyaset bilimi çalışması. Kitap, bu doğrultuda çoğunlukçu ve uzlaşmacı demokrasiye dair belirlediği on değişken ekseninde dünyadaki 36 demokrasiyi inceliyor ve neticede uzlaşmacı demokrasilerin nitelikleri itibariyle çoğunlukçu demokrasilerden farklı bir grup oluşturduklarını gösteren bir “kavramsal harita” oluşturuyor.

Linz, Juan J.; Stepan; Alfred. 1996. Problems of Democratic Transition and Consolidation: Southern Europe, South America, and Post-Communist Europe. Baltimore, Maryland: Johns Hopkins University Press.

Bir ülkenin demokrasiye geçişini ve ardından demokratik rejimin sağlamlaşmasını mümkün kılan şartlar ve uygulamaların neler olduğunu açıklayan bir teori ortaya koymaya çalışan bir siyaset bilimi kitabı. Kitap bu doğrultuda dünyanın üç farklı bölgesinden 15 ülke üzerinde yedi bağımsız değişkeni test ederek çeşitli sonuçlar elde ediyor. Kitap, test ettiği değişkenlerin geniş bir çerçeveye oturuyor olması nedeniyle genelgeçer bir demokratikleşme teorisi ortaya çıkaramasa da, konu hakkında önemli bir öncü çalışma durumunda. Bunların yanı sıra, kitap, sultanizm ve post-totaliteryenizm şeklinde iki yeni kavramsallaştırma da yapıyor.

Luebbert, Gregory M. 1986. Comparative Democracy: Policymaking and Government Coalitions in Europe and Israel. New York: Columbia University Press.

Demokrasilerde hükümet/koalisyon oluşumu ve politikaların belirlenme sürecinin hangi koşullarda farklılık gösterdiğini sorgulayan bir çalışma. Bu soruyu cevaplandırabilme adına Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya, İtalya, Hollanda ve İsrail’den (çoğunluğu 1950, 60 ve 70′li yıllarda olmak üzere) toplamda 67 hükümet oluşumuna dair verileri analiz eden kitap, İsrail, Danimarka ve Finlandiya’ya yönelik detaylı konu çalışmaları da içeriyor. Demokrasileri “uzlaşmacı”, “rekabetçi”, “ihtilafçı” ve “sağlamlaşmamış” şeklinde dört ana başlık altında sınıflandıran kitap, sorduğu soruların cevaplarını da yaptığı bu tasnif doğrultusunda veriyor.

Moore, Barrington. 1966. Social Origins of Dictatorship and Democracy: Lord and Peasant in the Making of the Modern World. Boston, Massachusetts: Beacon Press.

Zirai toplumdan endüstriyel topluma geçişte toprak sahiplerinin ve köylülerin rolünü analiz eden klasikleşmiş bir çalışma. Kitapta gerçekleştirilen karşılaştırmalı tarihi analiz çerçevesinde altı ülke detaylı olarak inceleniyor: İngiltere, Fransa, ABD, Almanya, Çin ve Japonya. Analiz sonucunda, kitap, “demokratik”, “faşist” ve “komünist” olmak üzere üç temel eğilim tespit ediyor: (1) aristokrasiyi ve köylüleri modern ekonomiye ve demokrasiye asimile eden başarılı burjuva devrimi (Britanya, Fransa, ABD), (2) aristokrasi ile burjuvazinin kurdukları (burjuvazinin küçük ortak olduğu) koalisyon aracılığıyla devletin yukarıdan gerçekleştirdiği, faşizme kapı açan endüstriyelleşme (Almanya, Japonya) ve (3) orta sınıfın güçsüz olduğu yerlerde geniş bir köylü kitlenin yıkıcı bir devrim gücüyle eski düzeni yıktığı, ancak sonunda yine kendilerinin zararlı çıktığı komünist devrim (Rusya, Çin). Kitapta geçen “No bourgeoise, no democracy” şeklindeki bir cümlenin meşhur olması da, bu analize dayanıyor.

North, Douglass C. 1990. Institutions, Institutional Change and Economic Performance. Cambridge, United Kingdom: Cambridge University Press.

Kurumlardaki değişimin organize aktörler ile kurumlar arasındaki etkileşimin bir sonucu olduğu argümanını ileri süren bir çalışma. Kitapta, değişimin geçmişe bağımlılık (path dependence) nedeniyle tedrici olacağı ve her zaman daha verimli olana yönelik olmayacağı da ifade ediliyor.

Olson, Mancur. 1971. The Logic of Collective Action: Public Goods and the Theory of Groups. Cambridge, Massachusetts: Harvard Economic Studies.

Grup ve organizasyonların davranışlarını açıklayan br teori ortaya koyan klasikleşmiş bir çalışma. Büyük ve küçük gruplara üye olma istediğinin aynı nedenlere dayandığı yönündeki yerleşik düşünceye karşı çıkan kitap, bu grupların yapı ve işleyişlerindeki farklılıkları vurguluyor ve (katkıda bulunmayanların “güvenlik” gibi kamu mallarından faydalanmalarını engellemenin mümkün olmaması gibi çeşitli nedenlerle) büyük grupların müşterek menfaatleri koruyamayacakları ve sadece üyelerini belli katkılarda bulunmaya zorlamak durumunda kalacakları şeklinde bir argüman geliştiriyor. Teoriye göre, bu durum, üyelerini çok daha farklı yöntemlerle destekleyen küçük gruplar için geçerli değil.

Olson, Mancur. 1984. The Rise and Decline of Nations: Economic Growth, Stagflation, and Social Rigidities. New Haven and London: Yale University Press.

Kitabın ana tezi şu: Toplumlar oluşma sürecinde iken güç odakları da yavaş yavaş organize olur ve aynı esnada ortaya çıkmaya başlayan kurumları (sendikalar, gümrükler, karteller) şekillendirirler. Güç odağının içerisinde bulunanlar, söz konusu kurumların temsil etme iddiasında oldukları kitlelerin çıkarlarını kendi çıkarları ekseninde tanımlar ve kendi elde ettikleri fayda, topluma olan maliyetlerinden çok daha az olduğu anlarda dahi kendi çıkarları lehine tavır alırlar. Bu işleyişin sona erebilmesi ancak mağlubiyetle sona eren bir savaş, ihtilal ya da serbest ticaret ile mümkün olabilir.

Pierson, Paul. 2004. Politics in Time: History, Institutions, and Social Analysis. Princeton, New Jersey: Princeton University Press.

Sosyal ve siyasi gerçekliklerin analizinde “zaman ilişkileri”nin (temporal relationships) dikkate alınması gerektiği argümanını ileri süren bir çalışma. Kitabın “zaman ilişkileri” ifadesi ile kastı, her gerçekliğin kendi bağlamı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki bilindik bir görecelilik değil. Bir başka deyişle, kitap, her sosyal ortamın biricik olduğu yönünde genelleme karşıtı bir argümana sahip değil. Kitaba göre, olaylar ve gerçekleştikleri süreçler arasında, zaman içerisinde ortaya çıkan kimi sosyal dinamiklerin belirleyici olduğu bir ilişki var. Bu çerçevede, her olay, gerçekleştiği zaman, kendisiyle bağlantılı diğer olaylardan oluşan bir dizi içerisideki zamansal sıralaması ve farklı hızlarda ortaya çıkan ilgili süreçlerle olan etkileşimi gibi faktörlerden etkileniyor.

Poggi, Gianfranco. 1978. The Development of the Modern State: A Sociological Introduction. Stanford, California: Stanford University Press.

Avrupa’da son bin yıl içerisinde ortaya çıkmış başlıca devlet sistemlerini sırasıyla (1) feodalizm, (2) standestaat – mülk sahipleri iktidarı, (3) mutlakiyet ve (4) modern devlet başlıkları altında kategorize ederek inceleyen temel bir sosyoloji çalışması.

Posner, Daniel N. 2005. Institutions and Ethnic Politics in Africa. Cambridge and New York: Cambridge University Press.

Etnik çatışmaların din, dil ya da ırk gibi pek çok farklı eksende gerçekleşebilirken neden farklı toplumlarda farklı türde etnik çatışmaların gerçekleştiği, sözgelimi Hindistan’da neden din eksenli bir çatışma gözlenirken dil eksenli herhangi bir çatışmaya rastlanmadığı sorusuna yanıt arayan bir kitap. Kitap, bu soruyu yanıtlama adına, Zambiya’ya odaklanıyor. Zambiya’nın böyle bir konu çalışması için uygun olması, ülkede hem dört farklı dilin yaygın olması hem de bu dört dilin her birinin farklı etnik gruplar tarafından konuşulması. Bu nedenle de, Zambiya’da herkes hem dar anlamda etnik, daha geniş anlamda da dil eksenli bir kimliğe sahip. Posner, bu kitabında, bireylerin siyasal alanda bu kimliklerinin hangisini “seçeceklerinin” kurumsal (institutional) yapıya bağlı olduğunu, Zambiyalıların tek-partili dönemde etnik aidiyetleri doğrultusunda gruplaşırken, daha geniş katılımın gerekli olduğu çok partili dönemde dil aidiyeti ekseninde gruplaşmış olduklarını ortaya koyuyor.

Powell, Jr, G. Bingham. 2000. Elections as Instruments of Democracy: Majoritarian and Proportional Visions. New Haven, Connecticut: Yale University Press.

Çoğunlukçuluk (majoritarianism) ile oransal temsile (proportional representation) dayalı demokrasi türlerini, vatandaşların tercihlerinin ve oylarının yasama ve yürütme kurumlarına ve de üretilen politikalara yansıyış şekilleri itibariyle karşılaştıran bir çalışma. Kitap, söz konusu karşılaştırmayı 20 demokraside gerçekleştirilen 156 seçimin datalarını analiz ederek yapıyor. Analiz sonuçlarına göre, çoğunlukçu sistemin hakim olduğu ülkelerde seçmenler, (partilerin az sayıda olmasından ötürü) seçim sonrası hükümet olasılıkları konusunda nisbeten daha net bir fikre sahipler. Bu ülkelerde muhalefet daha güçsüz olduğundan hükümet istediği politikaları uygulayabilme olanağına da sahip. Bu durum, seçmenlerin hangi politikalardan kimlerin sorumlu olduklarını daha net bir şekilde görebilmelerine yardımcı oluyor. Oransal temsil uygulamasının geçerli olduğu ülkelerde ise, ülkedeki birden fazla grup, mecliste temsil edilmenin de ötesinde, koalisyonlar ya da güçlü meclis komisyonları aracılığıyla politikaların belirlenmesi sürecine efektif bir şekilde katılma imkanı bulabiliyor.

Przeworski, Adam et al. 2000. Democracy and Development: Political Institutions and Well-Being in the World, 1950-1990. Cambridge and New York: Cambridge University Press.

1950 ila 1990 arasında dünyada varolmuş olan neredeyse bütün ülkeleri tek tek otoriter ve demokrasi olarak sınıflandıran ve sonrasında da rejim türü ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler çerçevesinde inceleyen temel bir siyaset bilimi kitabı. Kitabın aynı zamanda, ekonomik gelişmenin demokrasiyi doğuracağı yönündeki modernizasyonist yaklaşım ile modernizasyonun otoriter rejimleri ortadan kaldırmayacağı ama demokrasinin istikrarına katkıda bulunacağı yönünde alternatif yaklaşım arasında teorik bir sorgulama da yapıyor.

Putnam, Robert. 1993. Making Democracy Work: Civic Traditions in Modern Italy. Princeton, New Jersey: Princeton University Press.

İtalya’daki yerel hükümetlerin neden ülkenin güneyinde (kuzey ve merkez bölgelerin aksine) başarısız olduğu sorusuna yanıt arayan bir çalışma. 1970′lerin başından itibaren 20 yılı aşkın zamana yayılan ve yerel yöneticilerle mülakatlardan doküman analizine dek çeşitli yöntemler kullanılan araştırma, yerel yönetimlerin başarısının ve başarısızlığının tarihi bir sürekliliğe sahip olduğunu ortaya çıkarıyor. Şöyle ki, çeşitli parametrelerle hazırlanan “yurttaşlık endeksi”, yerel yönetimlerin bugünkü başarısını 1000 sene önceki verilerle belirleyebiliyor. Böylelikle “sosyal sermaye”nin önemini ortaya çıkaran bu çalışma, ekonominin durumunun yurttaşlığı değil, yurttaşlığın ekonominin durumunu belirlediğini de tespit ediyor.

Sartori, Giovanni. 1976. Parties and Party Systems: A Framework for Analysis. Cambridge and New York: Cambridge University Press.

Siyasi partileri örgüt içi organizasyonlarından ve sistem içerisindeki parti sayısından hareketle tasnif ve karakterize eden klasikleşmiş bir siyaset bilimi çalışması.

Schumpeter, Joseph A. 1950. Capitalism, Socialism and Democracy. New York: Harper & Row.

Scott, James C. 1998. Seeing Like a State: How Certain Schemes to Improve the Human Condition Have Failed. New Haven: Yale University Press.

Rusya, Tanzanya, Almanya ve Brezilya’dan çeşitli konu çalışmaları ekseninde “yüksek-modernist” (high-modernist) olarak tanımladığı (ve 19 ve 20. yüzyıla has olan) projelerin başarısızlıklarını ele alan temel bir siyaset bilimi kitabı. Devlet planlamasına dayanan ve şehir planlamacılığından sosyal mühendisliğe kadar çeşitli alanlara uzanan bu projeler, siyasi elitin kendi hatalı “ilerleme” hedefleri adına ülkelerinin insanlarına türlü acılar çektirmelerine de neden oluyor. Kitapta, bu tez çerçevesinde açıklanan gerçekliklerin dört öğenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkacağı öne sürülüyor: (1) doğanın ve toplumun devlet eliyle yönetilip düzenlenmesi, (2) takriben 1830′dan I. Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar olan dönemde Batıya hakim olan, bilim ve teknolojinin ilerlemeyi temin edeceği ve sosyal düzenin temini adına rasyonel bir tasarım sunacağı yönündeki güçlü inançla şekillenen bir “yüksek modernist” ideolojiyi benimseyen bir devlet, (3) genellikle bir savaş, devrim ya da buhran sonrası dönemde ortaya çıkan ve söz konusu yüksek-modernist tasarımları gerçekleştirme adına bütün gücüyle dayatmalarda bulunmaya hazır bir otoriter devlet, ve (4) otoriter devletin planlarına karşı koyma kapasitesine sahip olmayan zayıf bir toplum.

Shugart, Matthew Soberg; Carey, John M. 1992. Presidents and Assemblies: Constitutional Design and Electoral Dynamics. Cambridge and New York: Cambridge University Press.

Başkanlık sistemi ile parlamento sistemini ve bu iki ideal tip arasındaki diğer sistemleri istikrar açısından karşılaştıran ve daha spesifik olarak da yasama ve yürütme organları arasındaki ilişkileri verimlilik (electoral efficiency), temsil, hesap verebilirlik (accountability) gibi konular ekseninde etraflıca değerlendirerek farklı anayasal ve demokrasi tasarımları arasındaki ödünleşimleri (trade-off) analiz eden bir çalışma.

Skocpol, Theda. 1979. States and Social Revolutions: A Comparative Analysis of France, Russia and China. Cambridge and New York: Cambridge University Press.

Sosyal devrimlerin, (Marksizmin iddiasının aksine) sınıf çatışmasından değil, farklı gruplar ve devletler arasındaki yapısallıklardan ileri geldiğini öne süren klasikleşmiş bir kitap. Kitap bu çerçevede Fransız, Rus ve Çin devrimlerini karşılaştırmalı olarak inceliyor. Skocpol’ün argümanına göre, bu ülkelerdeki eski rejimler (kısmen savaş harcamalarından kaynaklanan) ekonomik bir krizle karşılaştılar. Bu kriz, uluslararası tehditlerle baş etmelerini de zorlaştırdı. Fransa İngiltere’yi, Rusya Batı Avrupayı, Çin ise bütün Batıyı ve Japonya’yı bir tehdit olarak görüyordu. Bu tehdite karşı bu ülkeler reforma gittiler. Ancak toprak sahibi asiller, düzenin bozulmasını istemediklerinden reforma karşı çıktılar. Buna karşılık, aristokrasi rejimi yıktı. Bu çerçevede, nüfusun çoğunluğunu oluşturan köylülerin memnuniyetsizliği, son noktada bu yıkımı mümkün kılan faktör oldu. Özetle, sorun ideolojik değil, yapısaldı.

Verba, Sidney; Schlozman, Kay Lehman; Brady, Henry E. 1995. Voice and Equality: Civic Voluntarism in American Politics. Cambridge, Massachusetts: Harvard University Press.

ABD’de (1) siyasi katılımı, (2) kimlerin seslerini gerekleri makamlara duyurabildiklerini ve (3) kimi vatandaşların sesini daha kolay duyuran, kimilerinin ise seslerini kısan süreci inceleyen önemli bir çalışma. Çalışmanın sonuçları, kendileriyle telefon görüşmesi yapılan 15053 kişilik kitle içerisinden ortaya çıkarılan 2517 kişilik geniş bir tabakalı (stratified) örneklem ile yapılan ikincil mülakatların analizine dayandırılıyor ve yazarların Yurttaşlık İradesi Modeli (Civic Voluntarism Model) adını verdikleri yeni bir model çerçevesinde açıklanıyor. Modele göre, siyasi katılımda öncelikle (1) imkanlar (zaman, para, yetenek), (2) siyasete ilgi (siyasi bilgi, toplumsal konular hakkında kaygı duyma, bir şeyleri değiştirebileceğine inanma) ve (3) üyelik (siyasi networklerden kopuk olmama) rol oynuyor.

Yashar, Deborah. 2005. Contesting Citizenship in Latin America: The Rise of Indigenous Movements and the Postliberal Challenge. Cambridge and New York: Cambridge University Press.

Latin Amerika’daki yerlilerin bölgedeki ulus-devletlerden hak ve otonomi taleplerini dile getiren sosyal hareketlerin hangi şartlarda ortaya çıktıkları sorusuna yanıt arayan bir çalışma. Kitap, bu soruyu cevaplandırma adına gerçekleştirdiği karşılaştırmalı tarih analizi çerçevesinde, Latin Amerika’daki yerli nüfusun %90′ının yaşadığı beş ülkeyi (Ekvator, Bolivya, Peru, Guatemala, Meksika) ele alan müstakil konu çalışmalarına yer veriyor. Kitabın teorisinin üç bağımsız değişkeni var: (1) organize olmaya yönelik motivasyon, (2) organize olmaya müsaade eden bir siyasi alan, ve (3) komünitelerin kendi aralarında network oluşturabilme imkanları. Kitap, bu değişkenler doğrultusunda, yerlilerin haklarına yönelik sosyal hareketlerin Bolivya ve Ekvator’da güçlü iken Peru’da neredeyse hiç görülmüyor olmasını, ülkede 1980′li yıllarda başlayıp 1990′ların başlarına kadar süren iç savaşın sosyal hareketlerin ihtiyaç duydukalrı “siyasi alan” ve “komüniteler arası network” imkanlarını ortadan kaldırmış olması ile açıklıyor.

Zaller, John. 1992. The Nature and Origins of Mass Opinion. Cambridge and New York: Cambridge University Press.

Elit söylemlerinin kamuoyu üzerindeki etkisini araştıran bir çalışma. Kitap, bu konudaki bulgularını “Al-Kabul Et-Örnekle” adlı bir model ile izah ediyor. Bu modele göre, insanlar kitle iletişim araçlarını takip ettikleri ölçüde elit söylemini “alıyor” ve kendi siyasi eğilimleri doğrultusunda bu söylemi “kabul ediyor” ya etmiyorlar. İnsanlar, herhangi bir konudaki fikirleri sorulduğunda ise, zaman içerisinde tutarlı olan bir bütünden hareketle yanıtlar vermekten ziyade, söz konusu an itibariyle zihinlerinde canlı olan düşünceler ekseninde fikir beyan ediyorlar.

 

Kitap Bölümleri

Hall, Peter A.; Taylor, Rosemary C.R. 1998. Political Science and the Three New Institutionalisms. In Institutions and social order, ed. Karol Edward Soltan, Eric M. Uslaner, Virginia Haufler. Ann Arbor: University of Michigan Press.

 

Akademik Makaleler

Anderson, Christopher J.; Guillory, Christine A. 1997. “Political Institutions and Satisfaction with Democracy: A Cross-National Analysis of Consensus and Majoritarian Systems.” The American Political Science Review 91(1): 66-81.

Anderson, Christopher J.; Paskeviciute, Aida. 2006. “How Ethnic and Linguistic Heterogeneity Influence the Prospects for Civil Society: A Comparative Study of Citizenship Behavior.” The Journal of Politics 68: 783-802.

Burkhart, Ross E.; Lewis-Beck, Michael S. 1994. “Comparative Democracy: The Economic Development Thesis.” The American Political Science Review 88(4): 903-910.

Chandra, Kanchan. 2006. “What is Ethnic Identity and does it matter?” Annual Review of Political Science 9: 397-424.

Etnik kimlikler hakkındaki hakim tanımlamaları yeterli bulmayan ve köken (descent) eksenli yeni bir tanım sunan bir çalışma. Makaleyi ilginç kılan argüman ise, ortak ata ya da ortak kurucu mit gibi köken eksenli özelliklerin hiçbirinin, tek başına ele alındıklarında etnik aidiyette belirleyici olamıyor olmaları. Etnik kimlikler adına negatif bir bulguya karşılık gelen bu iddia, teorilerde atıfta bulunulan “etnik kimlik” kavramının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ima ediyor.

Elkins, David J.; Simeon, Richard E.B. 1979. “A Cause in Search of Its Effect, or What Does Political Culture Explain?” Comparative Politics 11(2): 127-145.

Fearon, James D.; Laitin, David D. 1996. “Explaining Interethnic Cooperation.” The American Political Science Review 90(4): 715-735.

Etnik gruplar arasındaki işbirliği ile (formal ve informal) kurumlar arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışma. Makale, etnik gruplar arasındaki çatışmaların zannedilenin aksine çok düşük olduğu argümanından yola çıkıyor. Gerçekleşen çatışmaların potansiyel çatışmalara oranının sıfıra yakın olduğunu gösteren bir yüzde analiziyle bu argümanını destekleyen makale, bunun ardından, tarihte yaşanmış çeşitli örneklerden hareketle analizine devam ediyor. Bu örnekler, makalenin, kurumsallığın (Osmanlı’nın “millet” sisteminde olduğu gibi) formal/resmi bir hüviyete sahip olabileceği gibi, tamamen informal kanallarla sivil alanda da işlevsel olabileceği şeklindeki argümanını destekliyor. Ancak makalenin, bu ilişkide kurumsallığın öncelikli bir belirleyici olduğunu gibi bir iddiası yok. Makale, kurumların “empirik bulmaca”nın bir parçası olarak dikkate alınması gerektiğini belirtmekten ileri gitmiyor.

Fearon, James D.; Laitin, David D. 2003. “Ethnicity, Insurgency, and Civil War.” American Political Science Review 97(1): 75-90.

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından etnik ve dini çatışmaların sivil savaşları körükleyeceği yönündeki teze karşı çıkan bir çalışma. Makale, bu argümanı test etme adına 1945 ve 1999 yılları arasında gerçekleşmiş olan 127 çatışmayı çok sayıda farklı değişken doğrultusunda inceliyor. Soğuk Savaş sonrasında iç savaşlarda gözlenen artışın 1950 ve 60′lardan beri sürmekte olan ihtilafların giderek birikmesinden ileri geldiği sonucuna varan makale, iç savaşın nedenlerini daha çok ayaklanmalarda belirleyici olan (fakirlik gibi) unsurlarla ilişkilendiriyor. Veriler, etnik ve dini temelli nedenlerin belirleyiciliğini ise desteklemiyor.

Geddes, Barbara. 1999. “What Do We Know About Democratization after Twenty Years?” Annual Review of Political Science 2: 115-144.

Hall, Peter; Taylor, Rosemary C.R. 1996. “Political Science and the Three New Institutionalisms.” Political Studies 44(4): 936-957.

1980 ve 90′lı yıllarda ortaya çıkan üç farklı kurumsalcı yaklaşımı (tarihi kurumsalcılık, rasyonel tercih kurumsalcılığı ve sosyolojik kurumsalcılık) karşılaştırmalı olarak inceleyen bir makale.

Hertzler, J.O. 1939. “The Typical Life Cycle of Dictatorships.” Social Forces 17(3): 303-309.

Inglehart, Ronald. 1988. “The Renaissance of Political Culture.” The American Political Science Review 82(4): 1203-1230.

Johnson, James. 1993. “Is Talk Really Cheap? Prompting Conversation Between Critical Theory and Rational Choice.” The American Political Science Review 87(1): 74-86.

Lijphart, Arend. 1966. “The Puzzle of Indian Democracy: A Consociational Interpretation.” The American Political Science Review 90(2): 258-268.

Lijphart, Arend. 1997. “Unequal Participation: Democracy’s Unresolved Dilemma.” The American Political Science Review 91(1): 1-14.

Lipset, Seymour Martin. 1959. “Some Social Requisites of Democracy: Economic Development and Political Legitimacy.” The American Political Science Review 53(1): 69-105.

Mansfield, Edward D.; Snyder, Jack. 1995. “Democratization and the Danger of War.” International Security (20)1: 5-38.

Matossian, Mary. 1958. “Ideologies of Delayed Industrialization: Some Tensions and Ambiguities.” Economic Development and Cultural Change 6(3): 217-228.

Miles, William F.S.; Rochefort, David A. 1991. “Nationalism Versus Ethnic Identity in Sub-Saharan Africa.” The American Political Science Review 85(2): 393-403.

Muller, Edward N.; Seligson, Mitchell A. 1994. “Civic Culture and Democracy: The Question of Causal Relationships.” The American Political Science Review 88(3): 635-652.

Munck, Gerardo L.; Snyder, Richard. 2007. “Debating the Direction of Comparative Politics: An Analysis of Leading Journals.” Comparative Political Studies 40(1): 5-31.

Olson, Mancur; Zeckhauser, Richard. 1966. “An Economic Theory of Alliances.” The Review of Economics and Statistics 48(3): 266-279.

Posner, Daniel N. 2004. “The Political Salience of Cultural Difference: Why Chewas and Tumbukas Are Allies in Zambia and Adversaries in Malawi.” American Political Science Review 98: 529-545.

Kültürel farklılıkların hangi şartlar altında siyasi anlamda belirginlik kazandığı sorusunu yanıtlamaya çalışan bir çalışma. Makale, bu soruyu yanıtlama adına, Zambiya ve Malawi arasındaki sınırın iki yanında yaşayan Chewa ve Tumbuka komünitelerini inceliyor. Bu komünitelerin özelliği, iki ülke arasındaki sınırın suni (etnik gerçekliklere karşılık gelmeyen) bir şekilde çizilmiş olmasından ötürü sınırın iki tarafındaki gruplar arasında hiçbir etnik farklılığın olmaması. Ancak her iki grubun da sınırın ötesindeki üyeleri ile aralarında kültürel farklılık olmamasına rağmen iki grup arasındaki ilişkiler Zambiya ve Malawi’de farklılık gösteriyor. Posner bunu Zambiya’nın büyük, Malawi’nin ise küçük bir ülke olmasıyla açıklıyor. Zira küçük bir ülke olan Malawi’de Chewa ve Tumbuka komüniteleri siyasi anlamda önemli bir büyüklükte olduklarından siyasi elitler tarafından mobilize edilmeye değer bir kitleye karşılık geliyorlar ve neticede birbirlerini siyasi müttefik olarak görüyorlar. Büyük bir ülke olan Zambiya’da ise bu iki komünitenin nisbi önemi çok düşük olduğundan böyle bir durum yaşanmıyor.

Stryker, Sheldon; Serpe, Richard T. 1994. “Identity Salience and Psychological Centrality: Equivalent, Overlapping, or Complementary Concepts?” Social Psychology Quarterly 57(1): 16-35.

Tsebelis, George. 1995. “Decision Making in Political Systems: Veto Players in Presidentialism, Parliamentarism, Multicameralism, and Multipartyism.” British Journal of Political Science 25(3): 289-325.

Farklı kurumsal yapıların hakim olduğu ortamlarda politika değişikliklerinin ne derece mümkün olabildiği sorusuna yanıt arayan bir çalışma. Makale, bu soruyu yanıtlama adına veto yetkisine sahip olan kurum ya da otoritelere (ya da: veto oyuncularına) odaklanıyor ve neticede veto oyuncularının (1) sayısının, (2) siyasi duruşlarındaki farklılıkların ve (3) aralarındaki uyumun artmasıyla birlikte politika değişikliklerinin de zorlaştığı sonucuna varıyor. Makalenin en önemli eksikliği, sonuçlarının sistemli bir analize dayanmıyor oluşu.

Weldon, Steven A. 2006. “The Institutional Context of Tolerance for Ethnic Minorities: A Comparatice, Multilevel Analysis of Western Europe.” American Journal of Political Science 50(2): 331-349.

Wylie, Lana. 2004. “Perceptions And Foreign Policy: A Comparative Study Of Canadian And American Policy Toward Cuba.” Canadian Foreign Policy 12(1): 39-63.

Paylaş: