• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
 
 

Savulun Battal Gazi Geliyor (1973)

2 Eyl2010
 

Seyyit Battal’ın (Cüneyt Arkın), Bizanslıların elinden babası Battal Gazi’yi kurtarma serüvenini konu alan bir Türk filmi.

Filmin başında Bizanslı bir komutan olan Kara Şövalye ve emrindeki özel seçilmiş bir grup asker, Seyyit Battal’ın uzakta bulunduğu bir zamanda köyünü basıp çok sayıda insanı öldürüyor. Kara Şövalye ve askerleri, bu katliamın ardından Seyyit Battal’ın kızkardeşine sırayla tecavüz ediyor ve onu köyün meydanında çarmıha gerip kollarından çivileyerek haçlıyorlar. Sonra da Battal Gazi’yi esir alarak yanlarında götürüyorlar.

Yazının devamı »

 

Avanti! (1972)

27 Ağu2010
 

1972 yılı İtalyan-Amerikan ortaklaşa yapımı harika bir komedi.

Filmin içinde hem İtalyan hem de Amerikan kültürel ve siyasal hayatlarına dair son derece kaliteli eleştirilere de yer veriliyor. Clive Revill‘ın canlandırdığı “Carlo Carlucci” karakteri ise özellikle izlemeye değer.

 

Reel Bad Arabs (2006)

23 Ağu2010
 

Southern Illinois Üniversitesi’nde görev yapan iletişim profesörü Jack Shaheen‘in 2001 yılında yayınlanan aynı isimdeki kitabının bulgularını aktaran izlemeye değer bir belgesel.

Uzmanlık konusu “ırki ve etnik gruplar hakkındaki sterotipler” olan Profesör Shaheen, ilgili çalışmasında, Hollywood filmlerinde Arap karakterlerin ve genel anlamda Arap kültürünün yansıtılış şekillerine odaklanıyor. Shaheen’in 900′den fazla filmin analizinin ardından vardığı sonuç ise epey rahatsız edici. Zira onca filmden sadece 12′sinde Araplar hakkında olumlu sahneler yer alırken, 50 tanesinde dengeli bir tavır göze çarpıyor. Geri kalan bütün filmlerde ise Araplar kötü ve tehditkar insanlar olarak gösteriliyor.

Takriben 50 dakikalık belgesel, Profesör Shaheen’in kitabının bulgularını kamera önünde ve incelediği filmlerden çarpıcı görüntüler eşliğinde anlatmasından ibaret.

 

Food, Inc. (2008)

10 Ağu2010
 

Food, Inc., ABD’deki gıda endüstrisinin iç yüzünü ortaya çıkarma kaygısıyla hazırlanan ve “fabrika çiftlik”lerde (factory farm) hayvanların ne şartlarda yetiştirildiğinden endüstrinin sadece birkaç şirketin kontrolünde olmasına dek konunun pek çok farklı boyutunu gözler önüne seren önemli bir belgesel. Süpermarketlerde ya da fast-food zincirlerinde satın aldıkları yiyeceklerin nereden geldiğini sorgulamak isteyen insanların özellikle ilgisini çekecek olan bu yapımı, bu yönüyle Super Size Me ile aynı kategoride değerlendirmek de mümkün.

Yazının devamı »

 

The Visitor (2008)

7 Ağu2010
 

Amerikalı bir ekonomi profesörü (Walter), Filistin asıllı Suriyeli bir cembe çalgıcısı (Tarek) ve onun Senegalli kız arkadaşının (Zainab) hasbelkader tanışmalarının ardından geçen olayları konu alan ilginç bir drama.

Film, ABD’de kaçak olarak bulunan Tarek’ın tutuklanmasının ardından Walter’ın onu kurtarmaya çalışmaya karar vermesi ile gelişiyor ve gerek göçmenlik yasalarına gerekse devletin katı ve soğuk yüzüne yönelik güçlü bir eleştiri ortaya koyuyor. Bu temaya paralel olarak, işinde üretkenliğini yitirdiği için hayatını anlamsız bulmaya başlayan Walter’ın cembe çalmaya yönelmesi gibi dramatik öğeler ise filmi daha da ilginç kılıyor.

 

Public Enemies (2009)

6 Ağu2010
 

1930′lu yılların meşhur banka soyguncusu John Dillinger‘ın (Johnny Depp) hayatının son yılını konu alan ve aynı adı taşıyan bir kitaptan uyarlanan izlemeye değer bir drama.

 

Warlock (1989)

5 Ağu2010
 

Başrolünü Julian Sands’in oynadığı Warlock adlı filmi neredeyse 20 sene sonra yeniden izledim. Bugünün gözüyle bakınca, filmin efektleri fazlasıyla amatör duruyor olsa da, fena film değil… Ama bana asıl ilginç gelen şey, Julian Sands’in gözüme epey genç görünmesi oldu. Zira Sands’i bugün nasıl “koca adam” olarak görüyorsam, o gün de öyle görüyordum. Ama bugün, o günkü Sands’i izleyince, “O zamanlar henüz çocukmuş” diye düşündüm.

Demek ki ben yaşlanıyorum.

 

Scent of a Woman (1992)

10 Nis2010
 

Gözlerini kaybettiği için emekli edilmiş olan bir albay (Al Pacino) ile bir hafta sonu boyunca kendisine göz kulak olan bir lise öğrencisinin başından geçen olaylar etrafında kurgulanan bir drama.

Film, dört dalda Oscar ödülüne aday gösterilmiş.

 

One Week (2008)

10 Nis2010
 

Toronto’da yaşayan bir genç bir ilkokul öğretmeninin en fazla iki yıl ömrü kaldığını öğrenmesinin ardından bir motorsiklet satın alarak Toronto’dan Vancouver’a (yaklaşık 4500 kilometre) bir hafta sürecek bir seyahate çıkmasının ardından yaşadıklarını konu alan Kanada yapımı bir film.

One Week kötü bir film değil. Ama çoğu Kanada filmi gibi durağan, sakin ve sessiz olması nedeniyle popüler olması biraz zor. Zaten film 2 milyon dolara malolmuş, ama yarım milyon dolar bile gelir (kar değil) elde edememiş.

 

The Departed (2006)

10 Nis2010
 

İlginç bir Martin Scorsese filmi. Akademiden yeni mezun olup göreve başlayan iki polisten biri gerçekte yerel bir çete liderinin Boston polisi içerisine yerleştirmek istediği adamıdır. Diğeri ise, ailesinde mafya mensupları bulunan, ancak onları tasvip etmediği polis olmayı seçen biridir. Aynı anda göreve başlayan bu iki polis, bir süre sonra (doğal olarak) karşı karşıya gelirler.