Gözlerini kaybettiği için emekli edilmiş olan bir albay (Al Pacino) ile bir hafta sonu boyunca kendisine göz kulak olan bir lise öğrencisinin başından geçen olaylar etrafında kurgulanan bir drama.
Film, dört dalda Oscar ödülüne aday gösterilmiş.
Gözlerini kaybettiği için emekli edilmiş olan bir albay (Al Pacino) ile bir hafta sonu boyunca kendisine göz kulak olan bir lise öğrencisinin başından geçen olaylar etrafında kurgulanan bir drama.
Film, dört dalda Oscar ödülüne aday gösterilmiş.
Toronto’da yaşayan bir genç bir ilkokul öğretmeninin en fazla iki yıl ömrü kaldığını öğrenmesinin ardından bir motorsiklet satın alarak Toronto’dan Vancouver’a (yaklaşık 4500 kilometre) bir hafta sürecek bir seyahate çıkmasının ardından yaşadıklarını konu alan Kanada yapımı bir film.
One Week kötü bir film değil. Ama çoğu Kanada filmi gibi durağan, sakin ve sessiz olması nedeniyle popüler olması biraz zor. Zaten film 2 milyon dolara malolmuş, ama yarım milyon dolar bile gelir (kar değil) elde edememiş.
İlginç bir Martin Scorsese filmi. Akademiden yeni mezun olup göreve başlayan iki polisten biri gerçekte yerel bir çete liderinin Boston polisi içerisine yerleştirmek istediği adamıdır. Diğeri ise, ailesinde mafya mensupları bulunan, ancak onları tasvip etmediği polis olmayı seçen biridir. Aynı anda göreve başlayan bu iki polis, bir süre sonra (doğal olarak) karşı karşıya gelirler.
40 yaşlarındaki iki arkadaşın Santa Barbara ve civarındaki bir haftalık gezilerinde yaşadıklarını konu alan fena sayılmayacak bir drama.
Rio de Janerio’nun iki ayrı bölgesinde uyuşturucu satan iki ayrı grup arasındaki çatışmayı anlatan ve gerçek olaylara dayanan son derece ilginç bir film.
Filmin DVD’sinde Rio’da silahlı uyuşturucu satıcıları ve polis arasındaki çatışmaları röportajlarla iki tarafın gözünden ayrı ayrı ele alan bir saatlik bir de belgesel yer alıyor.
(Bir de ben tavuğun kamyonun altına girdiği sahneyi nasıl çektiklerini çok merak ediyorum.)
Film, aynı ismi taşıyan romandan uyarlanmış.
Rahat uyu Jesse James. Sayende, Missouri’ye yine yolumun düşmesi durumunda uğranacak bir adres daha çıktı.
Güney Sudan’da gerçekleşen katliamda ailelerini kaybeden erkek çocukların ABD’nin mülteci programı çerçevesinde Houston’a gitmelerinin ardından yaşadıklarını ele alan bir belgesel.
Belgesel içerisinde nadiren de olsa Güney Sudanlıların SPLA örgütüne bakışlarına yer veriliyor. Bu bakış, pek çok yönü itibariyle kimi Kürtler ile PKK arasındaki ilişkiyi andırıyor.
İskenderiye Tören Orkestrası mensuplarının İsrail’in Petah Tiqva şehrinde açılacak olan Arap Kültür Merkezi’nin açılışında çalmak üzere İsrail’e gelmelerinin ardından yanlışlıkla Bet Hatikva otobüsüne binmeleri sonrasında başlarından geçenleri konu alan İsrail yapımı ilginç bir film.
Soğuk savaş yıllarında bir Amerikan generalinin kanundaki bir boşluğu kullanarak başkanın haberi olmadan Sovyetler Birliği’ne geniş çaplı bir nükleer saldırı düzenlemesinin ardından başkanın Pentagon’daki “savaş odası”nda kurmaylarıyla birlikte krizi yönetmeye ve plan gereği dışarıyla irtibatlarını kesmiş olan uçakları geri döndürmeye çalıştığı klasikleşmiş bir Stanley Kubrick filmi.
Kara mizah ve satire sıklıkla yer verilen filmde özellikle askerlerin siyaseti okuyuş şekillerini hicveden kimi sahneler çok iyi.
Bu aralar Türkiye’de gösterilmesi çok iyi olur.
Fransa’da yaşayan İran asıllı Marjane Satrapi’nin şah döneminde ve devrim sonrasında İran’da geçirdiği yılları ve ardından Avrupa’ya gitmesini konu alan otobiyografik çizgi romanından uyarlanan çizgi film.