• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
 
 

Türkiye’nin Cumhuriyet Kurgusu

8 Feb2010
 

[8 Şubat 2010 tarihinde "İki ileri-ci bir geri-ci" başlığıyla Star gazetesinde yayınlandı.]

[Friendfeed listemdeki biri, kendi listesindeki birinin, bir başkasının yazdığı bir yazı hakkında yazdığı yazı hakkında yorum yapmış. İşte bu vesileyle gördüğüm bu (ilk) yazı hakkındaki yazımdır.]

Erotik yayın yapan 5posta sitesinin sahibi, “[k]endilerine liberal Müslüman diyen bir grup insanın yazılarına yer ver[en]” Derin Düşünce sitesindeki yazıları ilginç bulup okuyormuş. Tabii “Ne var bunda, okur okur, kime ne?” diye sorulabilir. Ama bu gibi şeyler her çevrede aynı doğallıkla karşılanmıyor olmalı ki, 5posta yazarı bunu belirttikten sonra, “‘[Bu] herif bunları mı okuyor’ diye düşünebilirsiniz” diyerek kısa bir açıklama yapma ihtiyacı hissetmiş. Açıklama şöyle:

Yazının devamı »

 

Rejim Üniversitelerinin Ahlaksız Teklifi

4 Sep2009
 

Geçen gün bir mesaj gönderen bir site okuru bir noktada (nereden duymuşsa) benim lisans ve sonrasında sadece yurtdışında eğitim gördüğümü ifade etmiş. Doğru değil. Lisans eğitimimi Türkiye’de aldım, ondan sonra yurtdışına çıktım. Şimdiki aklım olsa lisans eğitimim (ve mümkün olsa daha öncesi) için de kesinlikle yurtdışına çıkmak isterdim ayrı konu… Ama bu mesaj vesilesiyle, diplomamı aldığım gün aklıma geldi.

Yazının devamı »

 

Kemalist Etki

17 Jul2008
 

Cumhuriyet tarihi boyunca ortaya çıkan her siyasi akım kendisini resmi ideolojiye olan göreceli konumu itibariyle de ifade etmek (ya da savunmak) durumunda kaldı. Kemalizmi restore etme iddiasıyla demokrasiye müdahale eden askeri rejimlerin dahi bu duruma istisna teşkil etmedikleri söylenebilir. Ancak birbirlerinden son derece farklı oldukları düşüncesinde olan Cumhuriyet dönemi siyasi akımlarının her biri, Türk siyasetine hakim olan Kemalist zihniyetin, farklı derecelerde de olsa, etkisi altında oldular. Demokrat Parti’nin muhalif basına karşı yasakçı tavrı, Necmettin Erbakan’ın kollektivist zihniyetli Adil Düzeni, dindarların İslam bayraktarlığı ile ilişkilendirdikleri milliyetçi ideolojiye yakın durmaları ve söz konusu ideolojinin içinde barındırdığı ırk merkezli ayrımcı uygulamalar karşısında sessiz kalmaları, Kürt elitlerinin resmi ideolojiye tepki olarak milliyetçilik düşüncesini reddetmek yerine kendi milliyetçiliklerini (ve bu doğrultuda tıpkı Kemalist Türkçüler gibi kendi ‘genesis’ efsanelerini) oluşturmayı tercih etmeleri, diğer yandan, Kürtlük adına verdikleri mücadelelerini özgürlük düşüncesiyle ilişkilendiriyor olmalarına rağmen aynı anda başörtüsü yasağını da savunmaları gibi örnekler, aynı zihniyetin farklı uzantıları olarak görülebilir.

Yazının devamı »

 

İnsanları Böcek Gibi Görmek

11 Jul2008
 

Geçtiğimiz günlerde Ayşe Arman’ın Rahmi Koç ile yaptığı bir röportaj, Rahmi Bey’in kılık-kıyafet ve dış görünüşe yönelik sözleri nedeniyle eleştirilere neden oldu. Röpotajda, Rahmi Bey’in, gerek işyerinde, gerekse evinde çalışanların uymaları gereken kıyafet kodlarını (aksesuarlara ve kimi kişisel tercihlere varıncaya dek) ayrıntılı bir şekilde belirlemiş olduğu göze çarpıyordu. Günümüzde pek çok şirket kendi kurumsal kültürünü oluşturma ve koruma adına benzeri uygulamalarda bulunmakta olsa da, Rahmi Koç’un, işe alma kriterlerinden evindeki personelin üniformalarına dek bu konuda ortalamanın üzerinde bir titizliğe sahip olduğu ortadaydı.

Yazının devamı »

 

Atatürk Sevgisi, Nuray Bezirgan ve Türk Resmi İdeolojisi

15 Jun2008
 

9 Haziran günü Fatih Altaylı’nın Teke Tek adlı programına konuk olan Nuray Canan Bezirgan ve Kevser Çakır, Altaylı’nın sorusu üzerine Humeyni’yi sevdiklerini söylediler. Ancak Altaylı bu cevabın üzerine Atatürk’ü de sevip sevmediklerini sorgulayıp olumsuz yanıt alınca, ‘Humeyni’yi sevip Atatürk’ü sevmeyen kızlar’ Türkiye’de yeni bir gündem maddesi oldular. Hürriyet gazetesi bu açıklamaları ‘alçaklık’ olarak nitelendirirken, Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı da, Atatürk’e hakaretten soruşturma açtı.

Yazının devamı »

 

Değişim Talebi, İslami Kesim ve Sonu Gelen Apolitik Dönem

8 Jun2008
 

Son birkaç yıl içerisinde önce ordunun siyasete müdahaleleri, ardından da Anayasa Mahkemesi’nin yargıyı bugüne dek görülmedik ölçüde siyasallaştıran kararlar alması üzerine Türkiye’de siyasal rejim tekrar tıkanma yoluna girdi. Ancak bu seferki tıkanmanın (öncekilerin aksine) özellikle uzun vadede son derece olumlu sonuçlar doğurması mümkün:

Yazının devamı »

 

Eurovizyon'da Türkçe Şarkı ve Kimlik

31 May2008
 

Eurovizyon’da Türkiye adına yarışacak olan şarkının Türkçe söylenecek olması, Türk dili konusunda duyarlı olan kesimlerce takdirle karşılandı. Ancak konu ile ilgili tartışmalar, müziğin dili ya da kullanılan lisanın yarışmanın sonucuna etkisinden ziyade, milliyetçi gerekçelere odaklandı. Türk dilinin bayraklaştırılması olarak da nitelendirilebilecek bu tavır, aslında, Cumhuriyet ile birlikte daha radikal bir ivme kazanan Batılılaşma ile yine aynı dönemde güçlenen Türkçülük arasında kalmış bir neslin neredeyse bir asırdır sürmekte olan kafa karışıklığının bir ifadesiydi.

Yazının devamı »

 

Sabih Kanadoğlu'nun Yorumları (ve Cumhuriyetin Doğurduğu Rıfat Börekçi Tipolojisi)

14 Apr2008
 

Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Hessen Atatürkçü Düşünce Derneği’nin davetlisi olarak Frankfurt’ta yaptığı bir konuşmada çeşitli yorumlarda bulunmuş. Zaman gazetesinin haberinde Kanadoğlu’nun dört yorumuna dikkat çekiliyor. Haberde ‘tuhaf’ olarak nitelendirilen yorumlar, aksine son derece önemli ve dikkate değer:

1. Ergenekon soruşturması Şemdinli gibi olmaya mahkûm.
2. Yüzde 47 değil, yüzde 97 alsan bile bu dava açılır.
3. CHP ümit vermiyor; Ertuğrul Günay ‘dönek’.
4. Diyanet, milli bütünlüğü bozuyor.

Yazının devamı »

 

Tek Parti Zihniyeti ve Köycülük

6 Apr2008
 

Bir manken geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında, “Gecekondu dikenle, kaçak elektrik kullananla niçin benim oyum eşit acaba?” diye sordu. Kendisinden sonra söz alan bir yazar ise, “Niçin geliyor buraya? Gitsin köyü, memleketi neredeyse orada otursun” şeklindeki benzeri elitist ifadelerle aynı yönde bir yaklaşım ortaya koydu. Söz konusu elitist tavra yönelik tepkiler (ve anlamsızca kişiselleştirilen hakaretler) her ne kadar bu yorumları yapan mankenin kimliğini ya da hayat tarzını hedef aldıysa da, böyle bir indirgemeci yaklaşım pek de makul değil. Kaldı ki aynı programda söz konusu mankenden hemen sonra söz alan ve tamamen aynı doğrultuda fikir beyan eden yazar da İstanbul’da bir üniversitede ders veren biri.

Yazının devamı »

 

Muhtaç Olduğun Büyük Kuvvet Yalan Mıymış?

20 Feb2008
 

Türk milliyetçiliği üzerine bir değerlendirme.
Duyurusu yapılan diğer yazılara nisbeten daha ileri bir tarihte yayına girecek.