• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
 
 

Okulda Şiddet [Bumin]

22 May2008
 

Okulumuz, Resmi İdeolojimiz ve Politikaya Övgü, Kürşat Bumin:

[Ç]ocukları laik ya da müslüman bütün hocaların şiddetinden korumak gerekir.

Bumin, Kürşat. 1998. Okulumuz, Resmi İdeolojimiz ve Politikaya Övgü. İstanbul: Patika. 62.

 

Çocuklar ve Dünya Barışı [Bumin]

22 May2008
 

Okulumuz, Resmi İdeolojimiz ve Politikaya Övgü, Kürşat Bumin:

Hiçbir çocuk kendi haline bırakılınca, Gorbaçov ya da Reagan’a mektup yazıp, dünya barışına katkıda bulunmayı düşünmez!

Bumin, Kürşat. 1998. Okulumuz, Resmi İdeolojimiz ve Politikaya Övgü. İstanbul: Patika. 27.

 

Türkiye'de İlkokul [Bumin]

22 May2008
 

Okulumuz, Resmi İdeolojimiz ve Politikaya Övgü, Kürşat Bumin:

Türkiye’de okul (diğerlerinin farklı sorunları da olduğundan yazıyı ilkokullarla sınırlıyorum) gerçekten çocukları “kahretmek” için çalışan (çalıştırılan) bir kurumdur. … Çocukların altı ayda yeni bir dil öğrenebilecekleri, bir müzik aletini yeterli derecede çalabilecek bir duruma gelebilecekleri, renkleri, resmi, ya da dansla bedenlerini keşfedecekleri bir dönemlerinde, beş yıl süreyle bir sayıklamalar çarkı içinden geçiren bir “aptal makinesi”ne dönüşen bu kurumu ayakta tutan hangi amaç, hangi ideolojidir.

Bir sınıfa girip de 18 tane büyük Atatürk portresi (onlarca küçüğü ve maskları saymıyorum) saydığım zaman çocuklar adına dehşete düştüğümü itiraf etmeliyim. İlk sınıfların okuma kitabını açıp da her sayfada “Atatürk”ün resmini görüp, onun için yazılmış şiirleri okuyunca, bundan çocukların (ve demokrasinin) sağlığı açısından endişe duyduğumu söylemeliyim. … İlkokul birinci sınıf programına İstiklal Marşı’nın on kıtasının, ikinci sınıfının programına Gençliğe Hitabe’nin tamamının ezberlenmesini koyan “terbiyeci” cinsiyse artık duvarın altında kalmıştır. (8 yaşındaki çocuk yırtınsanız da “genç” olamaz. “Fışkırır ruh-u mücerred gibi yerden na’şım” diyemez. Ben oğlumuzdan biliyorum, onun hayalgücüne ancak “tek kişi kalmış canavar” cevap veriyordu.) Bu kadar dozu çocuklar kaldıramaz. … Şimdi okullara gidecekler, “and”larını içecekler (neden 7 yaşındaki çocuğun varlığı “armağan olsun”?), “Hazır ol!”u, öğrenecekler, sobanın karşısında kızaracaklar, yazacaklar, okuyacaklar, ağlayacaklar, eğlenecekler (!) (onun için bazı gazeteler “çocuklar okula nasıl alıştırılır?” diye reçeteler veriyorlar). Ben ana-babalara (velilere!) derim ki, çocuğunuza sahip çıkmazsanız yazık olur! Öyle bir “talim ve terbiye” ederler ki tanıyamazsınız.

Bumin, Kürşat. 1998. Okulumuz, Resmi İdeolojimiz ve Politikaya Övgü. İstanbul: Patika. 17-25.