• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • No Featured Posts Found
 
 

“Mustafa Kemal bir anı düşkünü değildir” [Aydemir]

25 Aug2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Mustafa Kemal bir anı düşkünü değildir. Gerek Çanakkale, gerek doğru cephesine, gerek Sakarya muharebe meydanlarına bile sonradan ziyaretlerde bulunmamıştır.

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 185.
 

Musul’un Kaybı [Aydemir]

18 Aug2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Lozan müzakereleri sırasında Musul üzerinde İngilizlerin çok kararlı direnişleri ile karşılaşıldı. Hatta konuşmaların en keskin safhasında İngilizler, bu bölge için harbi de göze alacaklarını açıkça belirttiler. … Netice öyle oldu ki Lozan konferansının kesinti devresinde ve Büyük Millet Meclisinde çok sert ve alyhte çıkışlara rağmen, Musul işi askıda bırakılarak Lozan’ın kurtarılması yoluna gidilmek zarureti hasıl oldu. Çünkü Türkiye Musul cephesinde yeni bir harbi göze alamazdı. … Bu suretle gerçi Misakı Milli’nin bir kaydından fedakarlık yapılmak durumu başgöstermişti. Ama Ankara bu meseleyi özel bir konferans yolu ile çözmek ve Misakı Milli’nin tamamlığına orada ulaşmak yolunu seçti.

Yazının devamı »

 

“İstanbul basını yeni nizamın inkılap değil, demokratik hürriyet temelleri üstünde kurulmasını ister görünüyordu” [Aydemir]

14 Aug2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Cumhuriyetten sonra ön plana çıkan bazı yeni siyasilerin İstanbul’u ziyaretlerindeki davranışları …, İstanbul’da ve muhalif basında iyi karşılanmıyordu. Mesela Dahiliye Vekili [İçişleri Bakanı] Recep Bey (Peker) bir İstanbul gazetesine şöyle beyanlarda bulunmuştu:

“Biz, nasıl bir millet ve memleketi kurtarmak için ihtilal etmiş isek, şimdi de inkılapları kurtarmak ve memlekete mal edebilmek için ihtilal etmesini ve bu ruhu daima göğüslerimizde taşımasını bilen insanlarız.”

Halbuki İstanbul basını yeni nizamın inkılap değil, demokratik hürriyet temelleri üstünde kurulmasını ister görünüyordu. İnkılapçılıkla, batı anlamında demokrasi çabası ise ayrı şeylerdir. Birbirleriyle çatışırlar.

Satır aralarına dikkat edilecek olursa, resmi tarihin dahi neyin ne olduğunu aslında ifade ettiği görülebilir. Örneğin Aydemir’in yukarıdaki cümlelerine göre, bir “batı anlamında demokrasi” diye bir şey var, bir de Kemalist inkılapçılık. Dahası, ki bu ikisi birbiri ile çatışma halinde. Zira demokrasi, ülkenin “hürriyet temelleri üzerinde kurulmasını” öngörürken, diğeri ise (Recep Peker’den yapılan alıntıya bakılacak olursa) ülkenin sadece dışındakiler değil, içindekiler ile de savaş halinde olmayı icap ettiriyor.

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 180.
 

Meşrutiyet Dönemi Yayınlarında Taassup Karşıtlığı [Aydemir]

13 Aug2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Gerçi Meşrutiyet devrinde taassuba karşı çıkanlar olmuştur. Abdullah Cevdet’in İçtihat dergisi taassuba cephe alıştı. Bu derginin yazarlarından Hakkı Beyin “Batıl İtikatlara Karşı İlanı Harp” isimli eseri yankı uyandırmıştı. Lui Bohner’in Madde ve Kuvvet isimli eseri aydınları meşgul etmişti. Fikret’in Tarih-i Kadim‘i de aydınların ezberlerindendeydi. Bunlara benzer daha bazı yayınlar da yapıldı. Bir Meşrutiyet aydını olarak Mustafa Kemal’in bu yayınları takip ettiği bilinmektedir. Mesela Diyarbakır cephesinde bu kitapları masasında bulundurduğu, okuduğu, bunlar üzerinde etrafındakilerle konuştuğu, notlar aldığı malumdur. Şu halde, Gazi, hür düşünce cereyanlarına yabancı değildi. Ama şu var ki bu yayınların hepsi, ancak taassuba karşı çıkıştan ibaretti. Sistemli bir doktrin savaşı haline gelmemişti.

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 167-168.
 

1924’teki Yeni İsmet Paşa Kabinesi [Aydemir]

12 Aug2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Yeni kabine şöyle kuruldu:

Başvekil ve Hariciye Vekili: İsmet Paşa (Malatya),
Milli Müdafaa Vekili: Kazım Paşa (Balıkesir),
Dahiliye Vekili: Ferit Bey (İstanbul),
Maliye Vekili: Abdülhalik Bey (Çankırı),
Ticaret Vekili: Hasan Bey (Trabzon),
Ziraat Vekili: Zekai Bey,
Adliye Vekili: Mustafa Necati Bey (İzmir),
Sıhhiye Vekili Dr. Refik Bey (Saydam; İzmir),
Maarif Vekili: Vasıf Bey (Çınar; İzmir),
Nafıa Vekii: Süleyman Sırrı Bey,
İmar, İskan Bekili: Celal Bey (Bayar; Saruhan)

Ordunun siyasetten ayrılmasına gelince? Erkanıharbiye-i Umumiye Vekaletinin [Genelkurmay Bakanlığı’nın] kaldırılması, Genelkurmay Başkanının kabineden çıkarılarak, bu servisin müstakil teşkilatlandırılması, bu konuda en esaslı adımı teşkil ediyordu. Fakat askerlerin ve kumandanların aynı zamanda mebus olmalarını sağlayan usul henüz yürürlükteydi. Karabekir, Ali Fuat Paşa gibi generaller, aynı zamanda mebus bulunuyorlardı.

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 163, 164.
 

Halifeliğin Kaldırılması [Aydemir]

11 Aug2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Gazi’nin daha 15 Şubat 1924’te, yani İzmir’e hareketinden önce İsmet Paşa ile, hilafetin kaldırılması bahsinde konuşup görüş birliğine vardığı anlaşılmaktadır. Mesele Halk Fırkası grubuna 2 Mart’ta getirildi. Zaten 1 Mart’ta Meclis açış nutkunda, dinin siyasetten ayrılması, terbiye ve tedrisatın birleştirilmesi konularında işaretler vardı. İzmir Harp Oyunları sırasında İsmet Paşayla muhaverelerinde, hilafet müessesesine karşı sert görüşlerini açıkça bildirmişti. Rauf Bey meselesi dolayısıyla daha önce fırkada yapılan görüşmelerde de dokunaklı sözler geçmişti. Mesela şu sözler İsmet Paşa’nındır:

Yazının devamı »

 

Cumhuriyetin İlanı Sonrasında Mecliste Parçalanış [Aydemir]

9 Aug2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Parçalanışın suçluları kimlerdi? Tabii hiç kimse! İnkılap, tek otorite ve tek irade istiyordu. Gazi bunun peşindeydi. Halk Fırkası bu tek iradenin icracısı olan birlik bir kadro olmalıydı… Karşı taraf ise, demokrasinin bir karşılıklı denetleme istediğine inanıyordu. Bir diktatörlüğe gidişten korkuyordu. Onlar da haklıydılar. Zaten Gazi’nin, Meclis açılırken ilan ettiği iki hedeften biri, demokrasinin geliştirilmesi, demokrasi organlarının kuruluşu değil miydi?

Tek Parti Dönemi eksenli diktatörlük-demokrasi tartışmasının temellerini izlemeyi mümkün kılan bu metin, aradan bir asra yakın zaman geçmiş olmasına rağmen halen canlı olan bir tartışmanın taraflarının o dönemde de tamamen aynı argümanları ileri sürdüklerini gösteriyor. Bir tarafta diktatörlüğe gidişten korkan ve demokrasi isteyenler, diğer tarafta da “demokrasinin geliştirilmesi, demokrasi organlarının kuruluşu” için diktatörlüğün gerekli olduğunu düşünenler. Bu ayrımın resmi tarihin en başta gelen metinlerinden birinde dahi bu denli net yapılmış ise ayrıca önemli.

Tek Parti Dönemi’nde (1925-1945) demokrasinin gelişmediği, herhangi bir demokratik kurum kurulmadığı, dünyada bu şekilde diktatörler eliyle hakim kılınan(!) bir demokrasi örneği bulunmadığı ve tam tersine otoriter idarelerin ülkenin demokrasi ile arasındaki uçurumu derinleştirdiği hatırlanacak olursa, asker kökenli dar bir “kadro”nun insafına ve iki dudağı arasına esir edilen bir ülkede neden çoksesli bir siyasi kültürün doğmadığı sorusu bir muamma olmaktan çıkar. Kaldı ki, 1925 tarihinden itibaren gerçekleştirilen uygulamaların “demokrasinin geliştirilmesi”ne yönelik olduğunu söylemek zaten zordur.

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 159.
 

“Yaşasın cumhuriyet” [Aydemir]

15 Feb2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

İstanbul basınında bir takım iğneleyici beyanlar çıkıyordu. “Yaşasın cumhuriyet” başlığı ile çıkan bazı yazılarda bile, şu tür cümleler vardı:

“Cumhuriyetin ilan tarzının garip olduğu, işin sıkboğaza getirildiği,

Yazının devamı »

 

“[D]evlet şekli belirtilmişti” [Aydemir]

30 Jan2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Gazi’nin daha ikinci Meclis açış nutkunda, “devlet şeklinin tekamülü ve demokrasinin kuruluşu ile çağdaş müesseselerin meydana getirilmesi” şeklinde özetlediği iki hedeften, devlet şekli belirtilmişti.

Bu tür ifadelere Kemalist literatürde sıklıkla rastlanıyor. Bir yandan halk idaresine geçiş adına en önemli aşama olarak saltanatın kaldırılması sunulurken, diğer yandan da yeni rejimin esaslarına dair detayların yeni liderin iki dudağı arasındaki sözlerle şekillenmesini doğal karşılayan sözler sarf edilebiliyor.

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 155.
 

29 Ekim 1923 Sonrasında Yeni Kabine [Aydemir]

27 Jan2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Kabine şöyle teşekkül etti: Başvekil: İsmet Paşa (Malatya mebusu), Şer’iye Ve­kili: Mustafa Fevzi Efendi (Saruhan mebusu), Erkânı Harbiyei Umumiye Ve­kili: Müşir Fevzi Paşa (İstanbul mebusu), Dahiliye Vekili: Recep Bey (Kütahya mebusu), Maliye Vekili: Hasan Bey (Gümüşhane mebusu), Müdafaai Milliye Vekili: Kâzım Paşa (Balıkesir mebusu), İktisat Vekili: Hasan Bey (Trabzon mebusu), Adliye Vekili: Seyit Bey (İzmir mebusu), Maarif Vekili: Safa Bey (Adana mebusu), Nafia Vekili: Muhtar Bey (Trabzon mebusu), Sıhhiye Vekili: Refik Saydam Bey (İstanbul mebusu), İmar, İskân Vekili: Mustafa Necati Bey (İzmir mebusu).

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 152.