<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Derin Sular &#187; Bloglar ve Internet</title>
	<atom:link href="http://derinsular.com/category/makaleler/bloglar-ve-internet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://derinsular.com</link>
	<description>Türkiye’de Hakim Olan Zihniyetin ve Bu Zihniyeti Mümkün Kılan Arka Planın Analizi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 09:18:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Politika Blogları Hakkında Değerlendirmeler</title>
		<link>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/politika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler/</link>
		<comments>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/politika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Mar 2008 19:31:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serdar Kaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglar ve Internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://endoktrinasyon.com/kategorisiz/politika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler/</guid>
		<description><![CDATA[Derin Sular hariç tutulacak olursa, Türkçe yayın yapan ve politik konulara odaklanan &#8216;başlıca&#8217; 6 blog bulunduğunu söyleyebilirim. Bu rakam, Türkiye politikaları söz konusu olduğunda ne kadar mütevazi bir blogküreye sahip olduğumuz konusunda da bir fikir verebilir. Okuyucuları arasındaki kesişimin önemli bir yüzdeye tekabül ettiğini düşündüğüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Derin Sular hariç tutulacak olursa, Türkçe yayın yapan ve politik konulara odaklanan &#8216;başlıca&#8217; 6 blog bulunduğunu söyleyebilirim. Bu rakam, Türkiye politikaları söz konusu olduğunda ne kadar mütevazi bir blogküreye sahip olduğumuz konusunda da bir fikir verebilir.</p>
<p>Okuyucuları arasındaki kesişimin önemli bir yüzdeye tekabül ettiğini düşündüğüm bu 6 blogun tamamının &#8216;statükonun Türkiye&#8217;ye verdiği zararlar&#8217;, &#8216;sivil toplumun önemi&#8217;, &#8216;seçici olmayan bir özgürlük anlayışının gerekliliği&#8217; gibi konulara odaklanıyor olması da, ülkemizde bu alandaki blog yazarlığının daha çok bireysel hak ve özgürlükler konusundaki sorunlara kafa yoran ve çözüm üretme arayışında olan insanların ilgisini çektiği imasını içeriyor. Ama tabii Kemalist bir Türkiye&#8217;nin neden ülkemiz için daha iyi olacağı yönünde yazılar yazmak isteyenler olursa, onların bloglarını da bir görmek isteriz.</p>
<p><span id="more-379"></span><br />
<a target="_blank" href="http://www.izlenimler.net"><strong>1- İzlenimler</strong></a>: Türkçe yayın yapan belli başlı politika blogları arasında en kıdemli olanı. Eski yazılar yayında olmadığı için kesin bir tarih veremiyorum, ama başlangıç yılının 2004 olması gerekli.</p>
<p>Sitenin yazarı Fethi Sipahi Tan&#8217;ı dünya gözüyle görebilmiş sayılı insandan biri olduğum için biraz &#8216;insider&#8217; bilgi de verebilirim zannediyorum. Fethi Sipahi Tan, asıl işi bu olmamasına rağmen Türkiye politikalarını çok yakından takip eden ve daha da önemlisi, takip ettiği gündemi (olası senaryolarla birlikte) epey sağlıklı bir şekilde yorumlayabilen biridir. Sitesinde pek belli etmese de yakın tarihi de gayet iyi bilir ve bu başlık altındaki pek çok birincil kaynağı okumuştur. Belli konulardaki okumalarımı genişletmek istediğimde kendisine kaynak sormuşluğum da vardır &#8211; ki <a href="http://www.derinsular.com/bibliyografi">bibliyografi</a> bölümündeki kimi eserler doğrudan Fethi Bey&#8217;in tavsiyesiyle okuma listeme girmiştir.</p>
<p>Mizahi bir yönü de olan projeler Türkiye&#8217;de ne yazık ki biraz hafife alınıyor. Bu nedenle İzlenimler&#8217;e hak ettiği değerin verilmediğini, hatta sitedeki kimi hiciv ve göndermelerin anlaşılmadığı için boşa gittiğini düşünüyorum. Bence Fethi Sipahi Tan başka bir isimle yeni bir blog projesi başlatsa ve bu proje çerçevesinde düşüncelerini herhangi bir mizahi üslup kullanmadan ifade edecek olsa, yazıları şimdi olduğundan çok daha farklı bir gözle okunabilir. Ama tabii sonuçta herkesin kendisini rahat hissettiği bir format vardır ve bu üslup da (en azından bugün itibariyle) kendisinin kişisel seçimi durumunda.</p>
<p><a target="_blank" href="http://www.mustafaakyol.org"><strong>2- Mustafa Akyol</strong></a>: Türkçe blog yazarları arasında şahsen tanıştığım iki kişiden diğeri. Aslında kendisini bu işe &#8216;zorlayan&#8217; da benim. Akyol, 2005 yılında ABD&#8217;li kimi İslamofoblarla polemiklere girmekteyken, kendisine, &#8220;Bu polemikleri okuyup da Google&#8217;da ismini aratanlar, hakkında başka sitelerde yapılmış olan yorumlardan önce senin sayfana ulaşmalı ve seni senden öğrenmeli&#8221; gibi bir şeyler söylemiştim. Nedense başlangıçta çok isteksizdi. Ama zamanla ikna oldu.</p>
<p>Akyol, ilk zamanlarda daha çok Akıllı Tasarım konulu makaleler yazıyordu. Bu yaklaşımı (ve bu yaklaşım içerisindeki &#8216;irreducible complexity&#8217; gibi konseptleri) ilginç bulmakla birlikte, sitedeki ağırlığın daha sonra resmi ideolojiye kaymış olmasının (ilgi alanlarım nedeniyle) beni daha mutlu ettiğini söyleyebilirim.</p>
<p>Akyol&#8217;un yazılarında ilk dikkatimi çeken özelliklerden biri, genellikle başlıklarının çok iyi seçilmiş olması oluyor. Gerek Türkçe, gerekse İngilizce yazıları için aynı şey geçerli. Sitede resmi ideolojiye getirilen eleştirilerin ve post-Kemalist bir Türkiye&#8217;ye yönelik çözüm önerilerinin son derece sağlam ve makul olduğu, ancak bununla birlikte (muhtemelen Taha Akyol&#8217;dan tevarüs edilmiş olan) dengeli (balanced) bir tavrın da göze çarptığı söylenebilir.</p>
<p>Eleştiri noktasında da, İslam dini ve Batılılaşma eksenli yazılardaki protestan dozun biraz fazla kaçtığını ve bu durumun &#8216;apologetic&#8217; bir tavrı beraberinde getirdiğini söyleyebilirim.</p>
<p><a target="_blank" href="http://www.derindusunce.org/"><strong>3- Derin Düşünce</strong></a>: MustafaAkyol.org&#8217;un &#8216;Yorumlar&#8217; bölümünde tanışan bir grup okuyucu tarafından kurulan bir kollektif blog projesi. Nisbeten daha yeni. (Arşivine bakılacak olursa Ocak 2007&#8242;de yayına başlamış.)</p>
<p>Derin Düşünce kurulma aşamasındayken editörlerinden birisi (eksik olmasın) bana da yazarlık teklifinde bulunmuştu. Ancak site yazarlarının altına imza koyduğu ortak metinde kimi katılmadığım düşünceler bulunduğunu belirterek kabul etmemiştim. (Şimdi tekrar baktım, pek itiraz edilecek bir şey görmedim, sanırım metni değiştirmişler.)<br />
Derin Düşünce içerisinde daha çok Mehmet Yılmaz&#8217;ın (kimi) yazılarını beğenerek okuyorum. Belki de daha çok o katkıda bulunduğu için bana öyle geliyordur. Zira sitenin yazar kadrosu içerisindeki &#8216;kendi müstakil blogu da bulunan&#8217; arkadaşlar, daha çok &#8216;kendilerinden çalarak&#8217; durumu idare ediyor gibiler. Bir de sitenin yazar kadrosunda &#8216;Laikçi Lale&#8217; adlı, şimdiye kadar iki yazısı yayınlanan yeni biri var. Bu köşenin kim tarafından kaleme alındığını bilmiyorum, ama eğer bu işi daha iyi kıvırabilecek birileri tarafından bu türden (Ruhat Mengi, Zeynep Göğüş ya da Meral Tamer ayarında) yazılar yayınlanabilirse daha ilgi çekici olabilir.</p>
<p><a target="_blank" href="http://www.dusunceler.org/"><strong>4- Düşünceler</strong></a>: T. Suat Demren tarafından yazılan ve sıklıkla güncellenen Düşünceler&#8217;de, gündem maddeleri ile ilgili kısa notlar mahiyetinde yazılar yer alıyor. Bu yazıların önemli bir çoğunluğu, &#8216;mim&#8217;, &#8216;yorum&#8217; ve &#8216;eleştiri&#8217; adlı üç başlık altında kategorize edilebilir. &#8216;Mim&#8217; başlığı altındaki yazıların, Suat Bey&#8217;in başka yerlerde yazılan yazılara verdiği, &#8216;Falanca şunu demiş, iyi demiş&#8217; ya da &#8216;Falanca şunu demiş, el insaf!&#8217; şeklindeki iki tür tepkiye karşılık geldiği söylenebilir. &#8216;Yorum&#8217; başlığı altına da, herhangi bir gündem maddesini ele alan ve çoğu zaman iyi dilek ya da tavsiyelerle biten yazılar dahil edilebilir. Suat Bey&#8217;in &#8216;eleştiri&#8217; yazıları ise genellikle ya Türk medyası ya da laik kesim ile ilgilidir. Türk medyası ile ilgili olan eleştirilerde, &#8216;Ya inanamıyorum, bunu da dediler&#8217; türünden cümlelere sıklıkla rastlanırken, bu ifade laik kesim ile ilgili eleştirilerde, &#8216;Ya inanamıyorum, bunu da yaptılar&#8217; şeklini alır.</p>
<p>Suat Bey, yazılarından, kişisel yazışmalarımızdan ve küçük blogküremiz içerisindeki çeşitli sitelerde yaptığı yorumlardan anladığım kadarıyla, son derece kaba Türk siyaset ortamı karşısında biraz fazla temiz ve iyi niyetli kalan ve bu nedenden ötürü de gazete okurken (muhtemelen Milla Jovovich&#8217;in Beşinci Güç adlı filmde canlandırdığı Leeloo karakterinin dünya tarihini bir televizyon ekranından izlemekteyken yaşadığı gibi) hüzün, acı ve çaresizlik hisleriyle dolan biri. Bir de başkalarının kendisi hakkında düşündüklerini gereğinden fazla ciddiye aldığı intibaına sahip olduğum için bu seferlik fazla üzerine gitmiyorum.</p>
<p><a target="_blank" href="http://ekonomiturk.blogspot.com"><strong>5- Ekonomi Türk</strong></a>: İlk başlarda sürekli takip etmediğim için emin değilim, ancak Ekonomi Türk, önceleri Ekonomix rumuzlu Blogger kullanıcısının kişisel borsa pozisyonlarını ve bu pozisyonları etkileyen gelişmeleri konu alan bir blog gibi gelmişti bana. Zira o günlerde göz attığımda, içimden &#8220;Finans Türk dense daha makul olurmuş&#8221; diye geçirdiğimi hatırlıyorum. Daha sonra, Türk medyasında ekonomi sayfalarında köşe yazanların merceğe alındığı ve yaptıkları (kimi zaman çok basit) hataların ortaya çıkarıldığı bir blog durumuna geldi Ekonomi Türk. Kurucu yazar Ekonomix&#8217;in kadroya yeni yazarlar da dahil etmesinin ardından da, sitede dile getirilen konularda doğal olarak bir renklenme oldu.</p>
<p>Gerek yazar kadrosunun genişlemiş olması, gerekse Türkiye&#8217;deki ekonomik ve politik sorunların aynı statükocu zihniyetin ürünleri olması nedeniyle Ekonomi Türk&#8217;te siyasi yazı ve yorumlara da sıklıkla rastlıyoruz. Eleştiriler genelde makul ve seviyeli bir çerçevede sunulsa da, zaman zaman Türkiye&#8217;deki politik ve ekonomik aktörlere karşı Murat Karunvari bir üstten bakış da epey belirgin bir hal alıyor. Bu tavrın kimi zaman haklı nedenleri olsa da, doğrudan aşağılayıcı kimi ifadelerin siteye bir katkısı olduğunu zannetmiyorum.</p>
<p><a target="_blank" href="http://ucuncudalgageliyor.blogspot.com"><strong>6- Üçüncü Dalga Geliyor</strong></a>: Önceden başka bir adreste &#8216;Olan Biten&#8217; adı altında yayın yapan ve daha çok Türkiye&#8217;deki (Fransız etkisiyle şekillenmiş) sistemin çarpıklıkları ile Amerikan sisteminin bu çarpık yapıya karşı üstünlüklerine odaklanan Üçüncü Dalga Geliyor adlı blog, Murat Karun tarafından hazırlanıyor. İlk başlarda daha &#8216;rahat&#8217; bir tonda yazılan yazılarla Fransız zihniyeti ve bizim cumhuriyet ideolojisiyle alay eden Karun, son dönem yazılarında &#8216;cumhuriyetin geri kalmışlığı&#8217; üzerindeki analizlerini daha çok endüstriyelleşme ve sonrası dönemler (İkinci ve Üçüncü Dalga) çerçevesinde ele almaya başlayarak bloguna daha sağlam bir teorik zemin kazandırdı. Sitede savunulan düşüncelerin kendi içerisinde tutarlı bir alt yapı üzerine oturtulmaya çalışılmasının, odağı (scope) gayet açık ve net olan siteye bütünsellik adına önemli bir güç kattığını da belirtmek gerekli.</p>
<p>Üçüncü Dalga Geliyor&#8217;u diğer bloglardan ayıran en büyük özelliklerden biri, sitede yorum kabul edilmiyor olması. Bu durumun sitenin formatı ile de uyum içerisinde olduğu söylenebilir, zira Karun&#8217;un kimin ne diyeceğine aldırmadan doğru bildiğini kafasına estiği gibi söylermiş gibi bir hali var. Çeşitli noktalarda eleştirilerde bulunmak da mümkün. Örneğin, Karun&#8217;un yazılarında Amerikan dünyası sürekli yüceltilirken, ülkenin sistemindeki aksaklıklara (ya da yüceltilen kimi uygulamaların yan etkilerine) neredeyse hiç değinilmiyor. Ancak bu, Karun&#8217;un bilerek yaptığı (ya da ertelediği) bir şey de olabilir. Çünkü bir kısım insanlara kendileri için nisbeten yeni sayılabilecek bir sistem izah edilirken önce temel prensiplerin aktarılarak sorunların sonraya bırakılması da kabul edilebilir bir yöntemdir.</p>



Paylaş:


	<a rel="nofollow"  href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fpolitika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler%2F&amp;t=Politika%20Bloglar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20De%C4%9Ferlendirmeler" title="Facebook"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/facebook.png" title="Facebook" alt="Facebook" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.friendfeed.com/share?title=Politika%20Bloglar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20De%C4%9Ferlendirmeler&amp;link=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fpolitika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler%2F" title="FriendFeed"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/friendfeed.png" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://twitter.com/home?status=Politika%20Bloglar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20De%C4%9Ferlendirmeler%20-%20http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fpolitika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler%2F" title="Twitter"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/twitter.png" title="Twitter" alt="Twitter" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fpolitika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler%2F&amp;title=Politika%20Bloglar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20De%C4%9Ferlendirmeler&amp;bodytext=Derin%20Sular%20hari%C3%A7%20tutulacak%20olursa%2C%20T%C3%BCrk%C3%A7e%20yay%C4%B1n%20yapan%20ve%20politik%20konulara%20odaklanan%20%27ba%C5%9Fl%C4%B1ca%27%206%20blog%20bulundu%C4%9Funu%20s%C3%B6yleyebilirim.%20Bu%20rakam%2C%20T%C3%BCrkiye%20politikalar%C4%B1%20s%C3%B6z%20konusu%20oldu%C4%9Funda%20ne%20kadar%20m%C3%BCtevazi%20bir%20blogk%C3%BCreye%20sahip%20oldu%C4%9Fumuz%20konu" title="Digg"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/digg.png" title="Digg" alt="Digg" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fpolitika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler%2F&amp;title=Politika%20Bloglar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20De%C4%9Ferlendirmeler&amp;notes=Derin%20Sular%20hari%C3%A7%20tutulacak%20olursa%2C%20T%C3%BCrk%C3%A7e%20yay%C4%B1n%20yapan%20ve%20politik%20konulara%20odaklanan%20%27ba%C5%9Fl%C4%B1ca%27%206%20blog%20bulundu%C4%9Funu%20s%C3%B6yleyebilirim.%20Bu%20rakam%2C%20T%C3%BCrkiye%20politikalar%C4%B1%20s%C3%B6z%20konusu%20oldu%C4%9Funda%20ne%20kadar%20m%C3%BCtevazi%20bir%20blogk%C3%BCreye%20sahip%20oldu%C4%9Fumuz%20konu" title="del.icio.us"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/delicious.png" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fpolitika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler%2F&amp;title=Politika%20Bloglar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20De%C4%9Ferlendirmeler&amp;annotation=Derin%20Sular%20hari%C3%A7%20tutulacak%20olursa%2C%20T%C3%BCrk%C3%A7e%20yay%C4%B1n%20yapan%20ve%20politik%20konulara%20odaklanan%20%27ba%C5%9Fl%C4%B1ca%27%206%20blog%20bulundu%C4%9Funu%20s%C3%B6yleyebilirim.%20Bu%20rakam%2C%20T%C3%BCrkiye%20politikalar%C4%B1%20s%C3%B6z%20konusu%20oldu%C4%9Funda%20ne%20kadar%20m%C3%BCtevazi%20bir%20blogk%C3%BCreye%20sahip%20oldu%C4%9Fumuz%20konu" title="Google Bookmarks"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/googlebookmark.png" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://reddit.com/submit?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fpolitika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler%2F&amp;title=Politika%20Bloglar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20De%C4%9Ferlendirmeler" title="Reddit"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/reddit.png" title="Reddit" alt="Reddit" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fpolitika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler%2F&amp;title=Politika%20Bloglar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20De%C4%9Ferlendirmeler" title="StumbleUpon"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/stumbleupon.png" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.printfriendly.com/print?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fpolitika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler%2F&amp;partner=sociable" title="PDF"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/pdf.png" title="PDF" alt="PDF" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="mailto:?subject=Politika%20Bloglar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20De%C4%9Ferlendirmeler&amp;body=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fpolitika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler%2F" title="email"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/email_link.png" title="email" alt="email" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://derinsular.com/feed/" title="RSS"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/rss.png" title="RSS" alt="RSS" class="sociable-hovers" /></a>


<br/><br/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/politika-bloglari-hakkinda-degerlendirmeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CopyLeft (3): Komünizm Vurgusu</title>
		<link>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/copyleft-3-komunizm-vurgusu/</link>
		<comments>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/copyleft-3-komunizm-vurgusu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2005 22:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serdar Kaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglar ve Internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://endoktrinasyon.com/kategorisiz/copyleft-3-komunizm-vurgusu/</guid>
		<description><![CDATA[90&#8242;lı yıllardan önce, dünya iki kutupluydu. ABD&#8217;nin başını çektiği kapitalist kutuptan hazzetmeyenler, diğer tarafa meylederlerdi. Zira bu diğer kutupta, sosyal gereksinimlerin, bireysel ihtiyaçların önünde olması gerektiğine inanılırdı. Çünkü, sistemi tasarlayanlar, bireyin ürettiği katma değerdeki azami payın topluma ait olduğunu söylemişlerdi. Bu sistem dahilinde, insanlar eşittiler, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.derinsular.com/im/2005/1026-kendini-komunist-zannedenler.jpg" alt="CopyLeft (3): Komünizm Vurgusu" title="CopyLeft (3): Komünizm Vurgusu" align="left" style="margin:0 10px 10px 0" />90&#8242;lı yıllardan önce, dünya iki kutupluydu.<br />
ABD&#8217;nin başını çektiği kapitalist kutuptan hazzetmeyenler, diğer tarafa meylederlerdi. Zira bu diğer kutupta, sosyal gereksinimlerin, bireysel ihtiyaçların önünde olması gerektiğine inanılırdı. Çünkü, sistemi tasarlayanlar, bireyin ürettiği katma değerdeki azami payın topluma ait olduğunu söylemişlerdi.<br />
Bu sistem dahilinde, insanlar eşittiler, fakat özgür değildiler. Zaten bir gün geldi, &#8216;sefalette eşitlik&#8217; sona erdi. Bu anlayışın ortadan kalkmasıyla birlikte dünya siyaseti tek kutuplu hale gelse de, bireysel anlamda böyle bir durum söz konusu olamadı. Çünkü pek çok insan, iman ettiği düşüncenin iflas etmiş olduğunu görse de, ayakta kalan diğer kutba yönelmeyi düşünmedi. Bu anlaşılır bir şeydi elbette. Çünkü, ortada bir müflis, bir de muzaffer düşüncenin olması, muzaffer olanın tek alternatif olmasını gerektirmezdi. Ancak ne var ki, eski kutbun bağ(ım)lıları bir alternatif ortaya koymaktan da acizdi&#8230;</p>
<p><span id="more-318"></span><br />
Ancak alternatif üretememek, belli noktalarda muhalif duruşlarına devam etmelerine bir engel teşkil etmedi. Zira bu kesim, 90&#8242;lı yıllardan itibaren yaşanan küreselleşmeden sürekli rahatsız oldu ve gerek uluslararası finansal kuruluşları, gerekse küreselleşmeyi tetikleyen çok uluslu şirketleri her fırsatta protesto etti. Bu kesimin içinde öyle bir kitle kaldı ki, proleteryanın dünya çapındaki diktatörlüğünü kurabilmek hayallerde kalmış dahi olsa, onu çağrıştıran renkler, semboller bu kitleyi hep heyecanlandırdı. Komünist sembollere benzetilmeye çalışılan, kırmızı rengin ağırlıkta olduğu copyleft ikonları da bu cümleden sayılabilir.</p>
<h3 class="date-header">Açık Kodlu Yazılım ve Ticari Yazılım</h3>
<p>Açık kodlu yazılımın elbette bütün bunlarla doğrudan bir ilişkisi yok. Her katkıda bulunan yazılımcının açık kaynaklar dünyasını biraz daha zenginleştirmesi, pahalı yazılımlar pazarlayan kimi çok uluslu şirketleri elbette rahatsız edebilir. Ancak serbest piyasa ortamının var olabilmesi için seçim özgürlüğü de bir ön gereklilik olduğundan, kimi yazılımcıların ticari olmayan yazılımlar üretip bu yeni metodu yaygınlaştırmaya çalışmaları, firmaların ticari yazılım üretmeleri kadar doğal karşılanması gereken bir durum.<br />
Serbest piyasada faaliyet gösteren firmalar, kendilerini piyasaya uydurmaya ve piyasanın şartlarının değişmesiyle birlikte üretim ve pazarlama stratejilerini değiştirmeye mecburlar. Bu noktada, açık kodlu yazılım ürünlerinin ticari olanlarla rekabet edecek seviyeye erişmesi, yazılım firmalarının gözlemlemeleri ve icap ederse kendilerini gereğince yeniden yapılandırmaları gereken bir durum. Bütün bunlar, piyasa koşulları içerisinde benzerlerinin her gün yaşandığı son derece sıradan durumlar. Serbest piyasa koşulları, firmaların piyasaya uyum gösterebildikleri ölçüde başarılı olmalarına imkan tanır. Zaten &#8216;firmaların piyasaya&#8217; değil, &#8216;piyasanın firmalara&#8217; uyma durumunda olması, serbest piyasadan çok, tekelci bir yapıyı akla getirir. Yani ortada piyasa şartlarının dışında gelişen bir durum yok. Sadece, ticari yazılım firmalarının copyleft yazılımları eskisine göre daha fazla ciddiye almaları gereken bir döneme giriyoruz, o kadar.</p>
<h3 class="date-header">GNU Felsefesi</h3>
<p>GNU&#8217;nun konuya bakışının genel anlamda serbest piyasa mantığıyla açıklanabilmesi güç. Zaten GNU&#8217;nun da böyle bir kaygısı ya da iddiası yok. &#8216;Yazılım özgür olmalıdır&#8217; ifadesi, GNU ile en fazla özdeşleştirilebilecek olan slogan. Burada kasdedilen özgürlük, daha önce de belirttiğim gibi, yazılımın değiştirilebilmesi ve geliştirilebilmesine yönelik özgürlük. GNU felsefesi, kodun açık olmaması nedeniyle mevcut ticari yazılımlara da karşı çıkıyor.<br />
Bu yaklaşım elbette, bir kişi ya da kurumun, üretimini rızası dışında paylaşmaya zorlanmasının kabul edilemez olduğu kapitalist serbest piyasa anlayışına son derece ters. Ancak FSF, GNU felsefesinin genel anlamda komünizmle olmasa da, &#8216;Rus komünizmi&#8217; ile ilişkilendirilmesinden de pek hoşnut değil. GNU&#8217;nun resmi sitesinde Richard Stallman&#8217;ın bu konudaki açıklaması şu şekilde:</p>
<blockquote><p>Sovyetler Birliği&#8217;nde uygulandığı haliyle komünizm, her aktivitenin, görünüş itibariyle çoğunluğun iyiliği için yapılıyor olsa da, aslında Komünist Parti üyelerinin iyiliği adına merkezi bir kontrolle regüle edildiği bir sistemdi. Kopyalama cihazlarının yasa dışı çoğaltmaya karşı yakından takibinin yapıldığı bir sistem.<br />
Amerikan sistemi ise, yazılım hakları ile ilgli olarak, bir programın dağıtımına yönelik merkezi bir kontrol uygular ve yasa dışı kopyalamayı engelleme adına kopyalama cihazlarını otomatik kopya-engelleme sistemleriyle donatır.<br />
Ben ise, tam tersine, insanların kendi davranışlarını kendilerinin belirleyebileceği &#8211; spesifik anlamda, komşularına yardım etmeye, günlük hayatlarında kullandıkları araçları değiştirmeye ve geliştirmeye özgür olacakları &#8211; bir sistem inşa etmeye çalışıyorum. Gönüllü işbirliğine ve adem-i merkeziyetçiliğe dayalı bir sistem.<br />
Bu nedenle, eğer düşünceleri Rus komünizmine yönelik çağrışımlarla yargılayacaksak, komünist olanlar yazılım sahipleridir.</p></blockquote>
<p>Stallman&#8217;ın Rus komünizminden pek hazzetmediği açık. Ancak mülkiyet hakları konusunda çok da farklı bir düşünceye sahip olduğu söylenemez. Zira, yazılımın açık olması konusunda bugün kendisinin önünde yasal bir engel yok. Yani sözünü ettiği gönüllü işbirliği zaten mevcut. Dahası, gönüllü işbirliğine dayalı olan bu proje, son yıllarda son derece olumlu gelişmelere de imza attı. Ancak söz konusu işbirliği kavramını bir adım daha öteye götürerek, her türlü yazılımın açık kodlu olması gerektiğini savunmak, toplumun önceliklerini bireyin önceliklerinin önüne koymaktan başka bir şey değil. Böyle bir durumda da, bireysel özgürlüklerin yara almayacağını iddia etmek çok zor olur.<br />
Çünkü, bireysel özgürlüklerin var olmasının temel şartlarından biri, kişinin kendi emeğinin meyvelerini yemeye olan hakkıdır. Yani bir bireyin, bir program yazdıktan sonra, onu kodu açık ya da kapalı bir şekilde satması ya da gönüllü bir işbirliği içerisine girerek bunu bedelsiz olarak kullanıma sunması, tamamen kendisinin yapması gereken bir seçim. Yazılım ürünlerine, o ürünleri ortaya koyan insanların para kazanmalarını engelleyen bir yapısal zorunluluk dayatmanın elbette kişiyi özgür kılmakla açıklanması mümkün değil.<br />
Stallman, &#8216;Böyle bir sistemde yazılımcılar aç kalmayacak mı?&#8217; şeklindeki bir soruya, &#8216;Hiç kimse sizi yazılımcı olmaya zorlamıyor&#8217; şeklinde yanıt veriyor. Bu yanıt, aslında özü itibariyle doğru. Yani, bir insan bir meslek seçtikten sonra, o mesleğe olan talebin azalması sonucunda para kazanamaz hale gelirse, bu konuda hiç kimseyi suçlamaya hakkı olmaz, çünkü bu hiç kimsenin kabahati değildir. Ancak bir insanın ürettiği ürünü bir &#8216;dayatma&#8217; ile para kazanılamaz hale getirmek bu kapsama girmez.<br />
&#8216;Bir insan komşusuna yardım edebilmeli ve yasalar bunu engellememeli&#8217; gibi ifadelerin kulağa hoş geldiği kesin. Ancak, bir insanın komşusuna yardım etmek üzere ona vereceği bir yazılımın üzerinde, etik olarak, kimin, ne tür haklara sahip olduğu, bu yardım konusundan &#8216;önce&#8217; tartışılması gereken bir konu. Yoksa, bir insanın komşusuna çalıntı bir otomobil vermesini dahi insani yardım kapsamında açıklamak mümkün hale gelir.</p>
<h3 class="date-header">Creative Commons Felsefesi (?)</h3>
<p>Creative Commons, copyleft hayranı kesimin önemli bir kısmının sahiplenmiş olmasına rağmen, aslında paylaştıran değil, paylaşımı kurallara bağlayan, ve bunu yaparken de çoğu zaman copyleft felsefesinden uzaklaşan bir uygulama. Herhangi bir felsefesi falan da yok. Farklı felsefelere sahip insanlara farklı çözümler sunan ve bunda da başarılı olan bir sistem.<br />
Bu noktada, &#8216;Peki neden o zaman Creative Commons ile copyleft düşüncesini ve hatta komünizmi aynı konseptte ele alan bir kesim var&#8217; diye sorulabilir. Çeşitli komünist semboller içeren onca kızıl Creative Commons tshirtünü ve kendine &#8216;commonist&#8217; demeyi uygun gören onca kişiyi ve yazdıklarını internette görünce, bu sorunun sorulmaması mümkün değil tabii. Ancak bütün bunlar, Creative Commons&#8217;ın (ya da belki komünizmin!) anlaşılamamış olmasından başka bir anlam ifade etmiyor.<br />
Bu nedenle kendisini komünist (ya da commonist) olarak nitelendiren bir insanın, kendisini Creative Commons ile değil, GNU ile ilişkilendirmesinin çok daha makul olacağı söylenebilir.</p>
<h3 class="date-header">Entelektüel Eserlerde Paylaşım Prensibi</h3>
<p>Copyleft, yazılımlar için olduğu kadar, telif hakkının söz konusu olabildiği her türlü metin için de geçerli olan bir kavram. Ancak özellikle entelektüel metinler yapı olarak yazılım kodlarından farklı olduğu için, bu metinlerin paylaşımlarına yönelik kurallar da zorunlu olarak farklı bir şekil alıyor. Bu konuda belirleyici olan bir diğer nokta da, söz konusu metinlerin yapısı. Çünkü &#8216;referans&#8217; başlığı altında tanımlanabilecek dökümanlar ile entelektüel metinler de birbirinden ayrı özelliklere sahip.<br />
Bir yazılım, objektif bir yönü olması nedeniyle &#8216;referans&#8217; dökümanlarına benzer. Zira, bir yazılım, hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın, her zaman aynı sonucu verir. Örneğin, bir hesap makinesi yazılımının ya da bir işletim sisteminin çalışma prensipleri her zaman bellidir. Ansiklopedik bilgi olarak da tanımlayabileceğimiz referans dökümanları için de aynı objektif yapı söz konusudur. Örneğin, Wikipedia gibi bir kaynak, farklı düşüncelerin tartışıldığı bir zemin olmaktan ziyade, bir data ve enformasyon merkezi niteliğindedir. Gazete makaleleri gibi subjektif değerlendirmelerden ziyade, bilimsel ya da tarihi nitelikteki enformasyona ulaşılabilecek objektif bir ortamdır. Böyle olduğu için de, sunduğu hizmet ve edindirdiği fayda, tıpkı bir yazılımda söz konusu olduğu gibi, herkes için objektiftir. Objektif bilgiler içermesi amaçlandığı için de, başka insanlar tarafından dökümanlarında bulunan yanlışların değiştirilmesi ya da geliştirilmesi çoğunlukla sorun teşkil etmez. Wikipedia gibi bir sistemin çalışabilmesi, ancak, katkıda bulunanların emeklerini gönüllü olarak arz ettikleri copyleft bir lisansla mümkün olur.<br />
Ancak, entelektüel makaleleri ya da sanat eserlerini bu cümleden saymak pek kolay değil. Özellikle sosyal bilimler, tartışmaya ve yanlışlanmaya açık disiplinler olduklarından, ileri sürülen fikirler mutlak manada objektif bir nitelik taşımaz. Sadece, kendi ön kabulleri ekseninde bütünsel olup olmadıkları yargılanabilir.<br />
Akademik çalışmalarda kaynak gösterilerek yapılan alıntılar önemli bir yer tutar. Zira, bilimsel çalışmalarda bugüne kadar o alanda yapılmış olan diğer çalışmaların ele alınması (literature review) yapılan işin doğasında vardır. Ancak bunun da belli bir formatı var. Çünkü düşünce üretimi son derece kişisel bir kavramdır. Elbette düşünce inşası adına geçmişte yapılan çalışmalara atıfta bulunmak ve kimi alıntılara yer vermek son derece olağan. Ancak bunun daha önceden yazılan bir kitabı değiştirerek yapmak, eser sahibinin izniyle bile olsa pek anlam ifade etmeyeceği açık. Bu durumda, entelektüel makalelerin copyleft bir lisansla lisanslanmasının ne gibi bir ek işlevi olacak? İsteyen böyle bir şey yapmakta serbesttir elbette, ama bunun sanki çok önemli bir şeymiş gibi sunulmasının ne anlamı var?</p>
<h3 class="date-header">Sonsöz</h3>
<p>Paylaşım prensibinin, yukarıda sözü edilen tüm branşlarda, farklı seviyelerde de olsa bir sinerji ürettiği kesin. Ancak copyleft kavramının, gönüllü olmayanları da paylaşıma zorlaması ya da her koşulda paylaşımın en iyi çözüm olacağına yönelik imaları da son derece tehlikeli. Bu tehlikeyi kamçılayan en önemli etken de, copyleft anlayışının slogan seviyesinde düşünmekten ileri gidemeyen &#8216;ezberci&#8217; kesimlerce sahiplenilmesi. Açık kodlu yazılımın daha iyi alternatifler üretebilecek olması elbette çok daha olumlu sonuçlar doğuracak. Ancak bu paylaşımın dayatılmasının da olumlu ve kabul edilebilir olacağı anlamına gelmiyor.<br />
Yazılım dışındaki ürünlere gelince&#8230;<br />
Evet, bilgi paylaşılmakla eksilmeyen bir şey. Ancak bir yazar da, herhangi bir formatta bir yazıyı kaleme almak suretiyle uzmanlık alanındaki birikimini &#8216;paylaşarak&#8217; zaten yapabileceği en güzel şeyi yapıyor. Bunun üzerine, kendisinden bir de, eserlerinin başkalarınca &#8216;türetelilmesi, değiştirilmesi, çoğaltılması, satılması&#8217; adına telif haklarından vazgeçmesini istemek çok mu makul? Burada sözü edilen özgürlük, &#8216;başkalarının&#8217; özgürlüğü mü yoksa &#8216;yazarın&#8217; mı? Yani Proudhon&#8217;ın buyurduğu gibi, bu insanlar da sadece bir şeyler üretmekten duydukları hazla mutlu olsunlar, öyle mi?<br />
Öyle olmamalı.</p>



Paylaş:


	<a rel="nofollow"  href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-3-komunizm-vurgusu%2F&amp;t=CopyLeft%20%283%29%3A%20Kom%C3%BCnizm%20Vurgusu" title="Facebook"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/facebook.png" title="Facebook" alt="Facebook" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.friendfeed.com/share?title=CopyLeft%20%283%29%3A%20Kom%C3%BCnizm%20Vurgusu&amp;link=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-3-komunizm-vurgusu%2F" title="FriendFeed"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/friendfeed.png" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://twitter.com/home?status=CopyLeft%20%283%29%3A%20Kom%C3%BCnizm%20Vurgusu%20-%20http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-3-komunizm-vurgusu%2F" title="Twitter"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/twitter.png" title="Twitter" alt="Twitter" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-3-komunizm-vurgusu%2F&amp;title=CopyLeft%20%283%29%3A%20Kom%C3%BCnizm%20Vurgusu&amp;bodytext=90%27l%C4%B1%20y%C4%B1llardan%20%C3%B6nce%2C%20d%C3%BCnya%20iki%20kutupluydu.%0AABD%27nin%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ekti%C4%9Fi%20kapitalist%20kutuptan%20hazzetmeyenler%2C%20di%C4%9Fer%20tarafa%20meylederlerdi.%20Zira%20bu%20di%C4%9Fer%20kutupta%2C%20sosyal%20gereksinimlerin%2C%20bireysel%20ihtiya%C3%A7lar%C4%B1n%20%C3%B6n%C3%BCnde%20olmas%C4%B1%20gerekti%C4%9Fine%20inan%C4%B1l" title="Digg"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/digg.png" title="Digg" alt="Digg" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-3-komunizm-vurgusu%2F&amp;title=CopyLeft%20%283%29%3A%20Kom%C3%BCnizm%20Vurgusu&amp;notes=90%27l%C4%B1%20y%C4%B1llardan%20%C3%B6nce%2C%20d%C3%BCnya%20iki%20kutupluydu.%0AABD%27nin%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ekti%C4%9Fi%20kapitalist%20kutuptan%20hazzetmeyenler%2C%20di%C4%9Fer%20tarafa%20meylederlerdi.%20Zira%20bu%20di%C4%9Fer%20kutupta%2C%20sosyal%20gereksinimlerin%2C%20bireysel%20ihtiya%C3%A7lar%C4%B1n%20%C3%B6n%C3%BCnde%20olmas%C4%B1%20gerekti%C4%9Fine%20inan%C4%B1l" title="del.icio.us"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/delicious.png" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-3-komunizm-vurgusu%2F&amp;title=CopyLeft%20%283%29%3A%20Kom%C3%BCnizm%20Vurgusu&amp;annotation=90%27l%C4%B1%20y%C4%B1llardan%20%C3%B6nce%2C%20d%C3%BCnya%20iki%20kutupluydu.%0AABD%27nin%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ekti%C4%9Fi%20kapitalist%20kutuptan%20hazzetmeyenler%2C%20di%C4%9Fer%20tarafa%20meylederlerdi.%20Zira%20bu%20di%C4%9Fer%20kutupta%2C%20sosyal%20gereksinimlerin%2C%20bireysel%20ihtiya%C3%A7lar%C4%B1n%20%C3%B6n%C3%BCnde%20olmas%C4%B1%20gerekti%C4%9Fine%20inan%C4%B1l" title="Google Bookmarks"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/googlebookmark.png" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://reddit.com/submit?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-3-komunizm-vurgusu%2F&amp;title=CopyLeft%20%283%29%3A%20Kom%C3%BCnizm%20Vurgusu" title="Reddit"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/reddit.png" title="Reddit" alt="Reddit" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-3-komunizm-vurgusu%2F&amp;title=CopyLeft%20%283%29%3A%20Kom%C3%BCnizm%20Vurgusu" title="StumbleUpon"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/stumbleupon.png" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.printfriendly.com/print?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-3-komunizm-vurgusu%2F&amp;partner=sociable" title="PDF"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/pdf.png" title="PDF" alt="PDF" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="mailto:?subject=CopyLeft%20%283%29%3A%20Kom%C3%BCnizm%20Vurgusu&amp;body=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-3-komunizm-vurgusu%2F" title="email"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/email_link.png" title="email" alt="email" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://derinsular.com/feed/" title="RSS"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/rss.png" title="RSS" alt="RSS" class="sociable-hovers" /></a>


<br/><br/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/copyleft-3-komunizm-vurgusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CopyLeft (2): Farklı Lisansların Karşılaştırılması</title>
		<link>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/copyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi/</link>
		<comments>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/copyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Oct 2005 22:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serdar Kaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglar ve Internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://endoktrinasyon.com/kategorisiz/copyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi/</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Entelektüel Mülkiyet Hakları&#8217; söz konusu olduğunda; yasaların, çoğu zaman, eser sahibinin ve anlaşma içerisinde olduğu şirketin &#8216;tüm haklarını mahfuz&#8217; kıldığı söylenebilir. Ancak copyleft, eser sahibinin, kendi rızasıyla, bu haklarının bir kısmından ya da tamamından vazgeçmesi esasına dayanıyor. Bu da, &#8216;Tüm hakları saklıdır&#8217; (All rights reserved) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="margin: 0 10px 10px 0;" title="CopyLeft (2): Farklı Lisansların Karşılaştırılması" src="http://www.derinsular.com/im/2005/1022-farkli-lisanslar.jpg" alt="CopyLeft (2): Farklı Lisansların Karşılaştırılması" align="left" />&#8216;Entelektüel Mülkiyet Hakları&#8217; söz konusu olduğunda; yasaların, çoğu zaman, eser sahibinin ve anlaşma içerisinde olduğu şirketin &#8216;tüm haklarını mahfuz&#8217; kıldığı söylenebilir. Ancak copyleft, eser sahibinin, kendi rızasıyla, bu haklarının bir kısmından ya da tamamından vazgeçmesi esasına dayanıyor. Bu da, &#8216;Tüm hakları saklıdır&#8217; (All rights reserved) ifadesinden, tüm hakları umuma devreden &#8216;public domain&#8217; lisansına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi sonuç veriyor.</p>
<p>Bu bölümde, bu yelpazenin içinde (ve kıyısında) yer alan GNU GPL, GFDL, public domain lisansı ve Creative Commons&#8217;ın yaygın olarak kullanılan 6 lisansından söz edeceğim. Bu noktada, Creative Commons&#8217;ın (CC) sunduğu lisansların çoğunun (sanılanın aksine) copyleft olmadığını da belirtmem gerekir. Çünkü paylaşım ya da türetilme hakları sunmayan kimi CC lisansları copyleft tanımına uymaz.</p>
<p><span id="more-317"></span><br />
Belirtilmesi gereken bir diğer konu da, sitenizi CC lisanslarından biri ile lisanslamanızın, CC&#8217;nin kurumsal anlamda sizinle herhangi bir ilişkiye girdiği (ya da yarın herhangi bir uyuşmazlık durumunda gireceği) anlamına gelmediği. CC&#8217;nin misyonu; gerekli hukuki alt yapıya ya da mali imkana sahip olmadığı için sitesinin içeriğini koruyacak profesyonel bir kontrat ya da lisans yaz(dır)amayacak olan insanlara, farklı amaçlara uygun farklı lisanslar sunmak. Yani, siz CC lisanslarından beğendiğiniz birini Türkçe&#8217;ye çevirip, sitenizde CC&#8217;nin lafını dahi etmeden o metni kullansanız, içeriğiniz tamamen aynı şartlarla korunmuş olur. (Tabii CC&#8217;nin lisans metinlerinin telif hakkı yine CC&#8217;ye aittir, ama verdiğim örnek ile ne demek istediğim açık. Zaten aynen kullanılsa bile, site yine de aynı şartlarla korunmuş olur. Konu tamamen münferid bir telif hakkı ihlali olur o kadar.)</p>
<p>Diğer yandan, burada sunacaklarım elbette bir fikir verme amacıyla hazırlanmış özet bilgiler. Spesifik durumlarınız için bir avukata danışmanız, bu gibi durumlarda her zaman en doğru yoldur. Çünkü sitesini copyleft bir lisansla lisanslayan birinin içeriğini kullanmanız ve bu kişinin sitesinde içeriğini paylaşıma açtığını söylemesine rağmen size dava açması durumunda (olmaz demeyin, olur olur&#8230;), bulunduğunuz ülkede kontrat hukuku bu konuda mevcut telif hakları yasasını (default rules) aşamıyorsa (supercede), bütün bu aşağıdakiler hiçbir şey ifade etmeyebilir!</p>
<p>Önemli olabilecek bir diğer husus da, size dava açılabilecek bölgede, aşağıdaki lisansların kontrat yasası kapsamında mı, yoksa telif hakları yasası kapsamında mı değerlendirileceğini öğrenmeniz. Çünkü, lisanslar kimi bölgelerde kontrat olarak değerlendirilmediğinden, davanız bir telif hakları ihlali davası olarak görülebilir.<br />
Daha önce de belirttiğim gibi, bütün bunları bilseniz de, kendi spesifik durumunuz için yapacağınız en iyi şey, son olarak yine bir avukata danışmaktır. Çünkü hukuk, bölgelere göre farklılık gösterebilen ve davanın durumuna göre son derece kompleks bir hal alabilen bir disiplin.</p>
<h3 class="date-header">GNU Lisansları</h3>
<p><strong>GNU GPL</strong></p>
<p>GNU GPL, <a href="http://www.gnu.org/licenses/gpl.html" target="_blank">GNU General Public Licence</a> (GNU Genel Halk Lisansı) ifadesinin kısaltılmış hali. Bu lisans, Richard Stallman tarafından ilk olarak 1989 yılında kaleme alındı. Hal-i hazırdaki ikinci versiyonu ise 1991 yılında yazıldı. GNU GPL, burada inceleyeceğimiz lisanslar arasında, yazılımlar için hazırlanmış olan tek lisans. (Sadece copyleft tarihinde önemli bir yeri olduğu için değiniyorum.)</p>
<p>Bir yazılımcının GNU GPL ile lisansladığı bir yazılımı bir başkası değiştirebilir, geliştirebilir ve hatta &#8211; kaynağını açık bırakmak kaydı ile &#8211; çoğaltıp ücretli ya da ücretsiz olarak dağıtabilir. Aslolan her zaman yazılımın kodunun açık durumda ve aynı haklarla bir sonraki kullanıcıya aktarılmasıdır. Yani, yazılımı satan kişilerin, alıcılarla, alıcıların yazılım üzerindeki haklarını kısıtlayıcı mahiyette herhangi bir satış anlaşması içerisine girmeye hakları yoktur.</p>
<p><strong>GFDL</strong></p>
<p>GNU FDL olarak da kısaltılır. <a href="http://www.gnu.org/licenses/fdl.html" target="_blank">GNU General Free Documentation Licence</a> (GNU Genel Özgür Belgeleme Lisansı) anlamına gelir. GNU GPL&#8217;ye benzer özelliklerde, ancak ona göre daha yeni bir lisanstır. Metin bazlı içeriklere yönelik tasarlanmıştır. İlk kez, <a href="http://www.creativecommons.org" target="_blank">Creative Commons</a> kurulmadan 1 sene kadar önce, 2000 yılının Mart ayında kaleme alınmıştır. Son versiyonu (v1.2) ise 2002 yılının Kasım ayında yazılmıştır. Şu anda, internette GFDL lisansının en büyük ve başarılı kullanıcısı <a href="http://www.wikipedia.org" target="_blank">Wikipedia</a>.</p>
<p>Bir yazarın GFDL ile lisansladığı yazılarını, sitesini aynı lisansla lisanslayan bir başkası değiştirebilir, geliştirebilir ve hatta ticari olarak da kullanabilir. Blogunuzu GFDL ile lisanslamanız durumunda, herhangi bir ziyaretçiniz, detaylarina girmeyeceğim belli şartları yerine getirmek kaydıyla yazılarınızı kitaplaştırıp satabilir de&#8230; Bu ticari kullanım opsiyonu nedeniyle, GFDL ile lisanslanan bir siteye, ticari olmasa bile, telif hakkı bir başkasına ait olan bir tek kelime dahi yazmak doğru olmaz. Çünkü üçüncü şahıs durumunda olan bir kullanıcının bu içeriği ticari olarak kullanma hakkı her zaman vardır.</p>
<h3 class="date-header">Creative Commons Lisansları</h3>
<p>Creative Commons lisansları, 4 kriter esas alınarak oluşturulmuştur:</p>
<p>- <em>Akreditasyon (by)</em>: Çalışmanın kimin tarafından yapılmış olduğunun belirtilmesi.<br />
- <em>Ticari kullanım (nc)</em>: Çalışmanın ticari siteler tarafından alıntılanamaması.<br />
- <em>Paylaşım (sa)</em>: Çalışmanın, içeriğini paylaşmayan siteler tarafından alıntılanamaması.<br />
- <em>Türetilme (nd)</em>: Çalışmanın başkalarınca değiştirilmesinin engellenmesi.</p>
<p>Akreditasyon, yani çalışmanın kime ait olduğunun belirtilmesi ve orijinal çalışmaya link verilmesi şartı, aşağıdaki her CC lisansınca zorunlu tutuluyor. Farklılıklar ise, diğer 3 konuda kendini gösteriyor.</p>
<p>Sitenizi aşağıdaki lisanslardan hangisiyle lisanslarsanız lisanslayın, sitenizden alıntı yapacak olan kişi ya da kuruluşların sizden izin istemesine gerek kalmaz. Lisans şartları çerçevesinde içeriğinizi kullanabilirler. Ancak daha fazlasını yapmaya ihtiyaçları varsa, sizden özel olarak izin istemeleri gerekir.</p>
<p><strong>1- Attribution Non-commercial Share Alike (<a href="http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/2.5/" target="_blank">by-nc-sa</a>)</strong></p>
<p>Türkçe bloglarda en çok kullanılan CC lisansıdır. Bu lisans ile sitenizi lisanslamanız durumunda, ticari siteler sitenizden alıntı yapamaz. Ticari olmayanlar ise, ancak &#8216;paylaşım prensibini uygulamakta iseler&#8217; sitenizdeki yazıları ya da diğer dökümanları kullanabilirler. Alıntıladıkları çalışmalarınızı değiştirmeye de hakları vardır. Örneğin, sitenizi bu lisans ile lisanslamanız durumunda, yazdığınız 500 kelimelik bir makaleyi 700 kelimelik yeni bir makale olarak başka bir yerde okuyabilirsiniz. Bu &#8216;başka yer&#8217;, tamamen zıt görüşte olduğunuz ticari olmayan bir dernek de olabilir.</p>
<p>(Bu durum, her tür copyleft lisans için geçerli. Örneğin, dijital bir sanat eserinizi copyleft bir <a href="http://artlibre.org/licence/lal/en/" target="_blank">sanat lisansı</a> ile lisanslamanız durumunda, eserinizi &#8211; aynı ya da değiştirilmiş şekilde &#8211; pek hazzetmediğiniz bir kurumun sitesinde ya da broşüründe görebilirsiniz.)</p>
<p><strong>2- Attribution Non-commercial (<a href="http://creativecommons.org/licenses/by-nc/2.5/" target="_blank">by-nc</a>)</strong></p>
<p>Yukarıdaki lisans ile çok yakın şartlara sahiptir. Tek farkı, alıntı yapmak isteyen sitede, &#8216;paylaşım&#8217; şartının aramıyor olmasıdır.</p>
<p><strong>3- Attribution Share Alike (<a href="http://creativecommons.org/licenses/by-sa/2.5/" target="_blank">by-sa</a>)</strong></p>
<p>Bu lisans da 1 no&#8217;lu başlıktaki lisans ile çok yakın şartlara sahiptir. Tek farkı, alıntı yapmak isteyen sitede &#8216;ticari olmama&#8217; şartının aranmıyor olmasıdır.</p>
<p><strong>4- Attribution (<a href="http://creativecommons.org/licenses/by/2.5/" target="_blank">by</a>)</strong></p>
<p>Bu lisansın bir numaralı başlıktaki lisanstan iki farkı var. Bu iki fark, alıntı yapmak isteyen sitede, &#8216;paylaşım&#8217; ve &#8216;ticari olmama&#8217; şartlarının aranmıyor olmasıdır. Bir başka deyişle, bu lisans çerçevesinde, herkes kaynak göstermek şartıyla içeriğinizi alıntılayabilir. Tabii bu içeriği değiştirebilir ya da genişletebilir de.</p>
<p><strong>5- Attribution Non-commercial No Derivatives (<a href="http://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/2.5/" target="_blank">by-nc-nd</a>)</strong></p>
<p>Bu lisans yukarıdaki dört lisanstan biraz farklı. Dahası, içeriğinin kullanımı konusunda hassas olanlar için, 6 CC lisansı içerisinde en uygun olanı. Zira, bu lisans, sitenizden alıntı yapanlara, içeriğinizi (örneğin, bir yazı yazmışsanız, cümlelerinizi) değiştirme hakkı vermez. İçeriğiniz ticari amaçla da kullanılamaz. Alıntı yapmak isteyen sitede &#8216;paylaşım&#8217; şartı da aranmaz.</p>
<p><strong>6- Attribution No Derivatives (<a href="http://creativecommons.org/licenses/by-nd/2.5/" target="_blank">by-nd</a>)</strong></p>
<p>Bu lisans da yukarıdaki (5 no&#8217;lu) lisans gibidir. Tek farkı, alıntı yapmak isteyen sitede &#8216;ticari olmamak&#8217; gibi bir şart aranmıyor olmasıdır.</p>
<h3 class="date-header">Public Domain Lisansı</h3>
<p>Sitenizden alıntı yapmak isteyen kişilerin kimliği, sitelerinin ticari olup olmaması, çalışmalarınızı değiştirmeleri ya da sizi kaynak gösterip göstermeyecekleri umrunuzda değilse, yukarıdakilerin hiçbirine kafa yormayıp sitenizin &#8216;public domain&#8217;, yani &#8216;halkın malı&#8217; olduğunu belirtebilirsiniz.</p>
<h3 class="date-header">Sonuç</h3>
<p>Bütün bunlardan sonra, Derin Sular&#8217;ın neden yukarıdaki lisanslardan biriyle lisanslanmayıp, tüm haklarını saklı tutan bir site olmasını tercih ettiğimi düşünmüş olabilirsiniz.<br />
Öncelikle belirtmek isterim ki, GNU ya da CC ile pek bir problemim yok. Hele CC ile hiçbir problemim yok diyebilirim. Hatta, yukarıdaki 5 no&#8217;lu CC lisansı olan &#8216;<a href="http://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/2.5/" target="_blank">by-nc-nd</a>&#8216; ile lisansladığım sitelerim de var. (GNU felsefesine yönelik eleştirilerimi bir sonraki yazımda dile getireceğim.)</p>
<p>Ancak Türkiye&#8217;de durumun biraz farklı olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Herşeyden önce; sitelerinde copyleft, GNU ya da GPL gibi kavramlar kullanan insanlar dahi, bu kavramların ifade ettiği manaları yeterince bilmiyorlar. Creative Commons&#8217;ın sunduğu lisans türlerinin farkları konusunda da aynı şey geçerli.</p>
<p>Örneğin, bu konuyu en çok gündeme getiren bloglardan birinin yazarı, &#8216;GPL mantığı içerisinde&#8217; hareket ettiğini söyledikten hemen sonra, &#8220;Ha, yazdığım bir metnin yarın Coca-Cola reklamında kullanılmasını istemiyorum. Bilmiyorum, çok şey mi istiyorum?&#8221; diyebiliyor. Böyle bir şey istemeye hakkı var elbette, ama bu <a href="http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/copyleft-1-kisa-tarihce" target="_blank">yazının ilk bölümünü</a> ve yukarıda yazılanları okuyanlar, bunun &#8216;GPL mantığı içerisinde&#8217; bir tutum olmadığını anlamışlardır.</p>
<p>Bu gibi bilgi eksiklikleri nedeniyle, pek de hoş sayılmayacak hadiseler de yaşadım. Örneğin, Derin Sular dışındaki bir projede, sitesini yukarıdaki 1 no&#8217;lu CC lisansı ile lisanslayan bir sitenin içeriğinin bir kısmını alıp geliştirdim. Söz konusu lisansın kısacık özet sayfasındaki açıklamada da belirtildiği gibi, bu şekilde lisanslanan bir sitenin içeriği, belli şartların yerine getirilmesi suretiyle değiştirilerek ya da değiştirilmeden kullanılabilir. Ancak buna rağmen, söz konusu sitenin yöneticisi ve katkıda bulunan kimi çalışanlarının, izin almamış olmamı kibarca eleştirmelerinden başlayıp da beni ahlaksızlıkla suçlamalarına kadar varan pek çok bilgisizlik (ve maalesef haddini bilmezlik) izharıyla muhatap olmak zorunda kaldım.</p>
<p>Bütün bunlar şu anlama geliyor: Ben şu an sitemi 5 no&#8217;lu CC lisansı ile lisanslayacak olsam, bu durum, &#8216;kağıt üzerinde&#8217; çok da büyük bir sorun teşkil etmez. Zira, yazdıklarımı birinin tutup da kendi bildiğine &#8211; değiştirerek ya da değiştirmeden &#8211; kitaplaştırıp satmasını ya da değiştirilmiş, alakasız bir yazıda imzamın bulunmasını, &#8216;kağıt üzerinde&#8217; engellemiş olurum. Ama, yarın birinin bunlardan birini yapıp, sonra da &#8216;Ama siz sitenizi Creative Commons ile lisanslamıştınız, hepsi aynı değil mi ki bunların?&#8217; demeye kalkması durumunda, kanunen hakkımı arayabilecek olsam da, ne mahkemelerle uğraşmak, ne de bu tür işlerle ve insanlarla muhatap olmak isterim.</p>
<p>Şu an zaten alıntı yapmak isteyenler bana siteden rahatça ulaşabiliyorlar. Genelde yazının tamamını değil, ama ilk iki paragrafını alıp, sonrasına link verebileceklerini söylüyorum. Bazıları da, sormadan, yazıları içinde de alıntı yapıyorlar, ama bunda da bir problem görmüyorum. Bu konuda çok hassas yayıncılardan dahi böyle bir rahatsızlık işitmedim zaten. Sonuçta, hakların saklı tutulmak istenmesinin temel nedeni, yazılardaki kimi ifadelerin, eleştiri ya da örnek verme amaçlı olarak başka yerlerde kullanılmasını engellemek değil.</p>
<p>Ticari kullanım ve paylaşım konusunda ise söyleyeceğim pek bir şey yok. Yazımı alıntılamak isteyen bir sitenin ya da kurumun ticari olup olmaması, ya da içeriği konusundaki tutumu beni açıkçası hiç ilgilendirmiyor. İşin doğrusu, aklıma bile gelmiyor bu ikisi.</p>
<p>Konunun, bu gibi &#8216;ilke&#8217; ve &#8216;etik&#8217; merkezli yönlerine bir sonraki yazıda değineceğim.</p>
<p>Ama bu bölümün sonunda, şu kadarını söylemekle yetineyim:</p>
<p>Yukarıdaki lisanslar, farklı öncelikleri olan insanlara farklı opsiyonlar sunuyor. İçlerinden kendiniz için en uygun olanı seçmeye çalışın elbette. Ancak doğru lisansı seçmenin yeterli çözüm olduğunu düşünmeyin.</p>



Paylaş:


	<a rel="nofollow"  href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi%2F&amp;t=CopyLeft%20%282%29%3A%20Farkl%C4%B1%20Lisanslar%C4%B1n%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1" title="Facebook"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/facebook.png" title="Facebook" alt="Facebook" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.friendfeed.com/share?title=CopyLeft%20%282%29%3A%20Farkl%C4%B1%20Lisanslar%C4%B1n%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1&amp;link=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi%2F" title="FriendFeed"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/friendfeed.png" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://twitter.com/home?status=CopyLeft%20%282%29%3A%20Farkl%C4%B1%20Lisanslar%C4%B1n%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1%20-%20http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi%2F" title="Twitter"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/twitter.png" title="Twitter" alt="Twitter" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi%2F&amp;title=CopyLeft%20%282%29%3A%20Farkl%C4%B1%20Lisanslar%C4%B1n%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1&amp;bodytext=%27Entelekt%C3%BCel%20M%C3%BClkiyet%20Haklar%C4%B1%27%20s%C3%B6z%20konusu%20oldu%C4%9Funda%3B%20yasalar%C4%B1n%2C%20%C3%A7o%C4%9Fu%20zaman%2C%20eser%20sahibinin%20ve%20anla%C5%9Fma%20i%C3%A7erisinde%20oldu%C4%9Fu%20%C5%9Firketin%20%27t%C3%BCm%20haklar%C4%B1n%C4%B1%20mahfuz%27%20k%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20s%C3%B6ylenebilir.%20Ancak%20copyleft%2C%20eser%20sahibinin%2C%20kendi%20r%C4%B1zas%C4%B1yla%2C%20bu%20ha" title="Digg"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/digg.png" title="Digg" alt="Digg" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi%2F&amp;title=CopyLeft%20%282%29%3A%20Farkl%C4%B1%20Lisanslar%C4%B1n%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1&amp;notes=%27Entelekt%C3%BCel%20M%C3%BClkiyet%20Haklar%C4%B1%27%20s%C3%B6z%20konusu%20oldu%C4%9Funda%3B%20yasalar%C4%B1n%2C%20%C3%A7o%C4%9Fu%20zaman%2C%20eser%20sahibinin%20ve%20anla%C5%9Fma%20i%C3%A7erisinde%20oldu%C4%9Fu%20%C5%9Firketin%20%27t%C3%BCm%20haklar%C4%B1n%C4%B1%20mahfuz%27%20k%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20s%C3%B6ylenebilir.%20Ancak%20copyleft%2C%20eser%20sahibinin%2C%20kendi%20r%C4%B1zas%C4%B1yla%2C%20bu%20ha" title="del.icio.us"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/delicious.png" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi%2F&amp;title=CopyLeft%20%282%29%3A%20Farkl%C4%B1%20Lisanslar%C4%B1n%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1&amp;annotation=%27Entelekt%C3%BCel%20M%C3%BClkiyet%20Haklar%C4%B1%27%20s%C3%B6z%20konusu%20oldu%C4%9Funda%3B%20yasalar%C4%B1n%2C%20%C3%A7o%C4%9Fu%20zaman%2C%20eser%20sahibinin%20ve%20anla%C5%9Fma%20i%C3%A7erisinde%20oldu%C4%9Fu%20%C5%9Firketin%20%27t%C3%BCm%20haklar%C4%B1n%C4%B1%20mahfuz%27%20k%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20s%C3%B6ylenebilir.%20Ancak%20copyleft%2C%20eser%20sahibinin%2C%20kendi%20r%C4%B1zas%C4%B1yla%2C%20bu%20ha" title="Google Bookmarks"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/googlebookmark.png" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://reddit.com/submit?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi%2F&amp;title=CopyLeft%20%282%29%3A%20Farkl%C4%B1%20Lisanslar%C4%B1n%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1" title="Reddit"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/reddit.png" title="Reddit" alt="Reddit" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi%2F&amp;title=CopyLeft%20%282%29%3A%20Farkl%C4%B1%20Lisanslar%C4%B1n%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1" title="StumbleUpon"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/stumbleupon.png" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.printfriendly.com/print?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi%2F&amp;partner=sociable" title="PDF"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/pdf.png" title="PDF" alt="PDF" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="mailto:?subject=CopyLeft%20%282%29%3A%20Farkl%C4%B1%20Lisanslar%C4%B1n%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1&amp;body=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi%2F" title="email"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/email_link.png" title="email" alt="email" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://derinsular.com/feed/" title="RSS"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/rss.png" title="RSS" alt="RSS" class="sociable-hovers" /></a>


<br/><br/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/copyleft-2-farkli-lisanslarin-karsilastirilmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CopyLeft (1): Kısa Tarihçe</title>
		<link>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/copyleft-1-kisa-tarihce/</link>
		<comments>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/copyleft-1-kisa-tarihce/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2005 15:36:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serdar Kaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglar ve Internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://endoktrinasyon.com/kategorisiz/copyleft-1-kisa-tarihce/</guid>
		<description><![CDATA[1960&#8242;lı yıllarda, yazılımların kodları açıktı. Yani kullanıcının, kullandığı yazılımın kodunu geliştirmesi (ya da kişisel sebeplerle değiştirmesi) mümkündü. Ancak sonraki yıllarda, yazılımların kitlesel bir şekilde pazarlanmaya başlanmasıyla, kodların açık bir şekilde kullanıcıya sunulmasına ticari nedenlerle son verildi. 1985 yılında, Richard Stallman, bu durumun özgürlükleri sınırladığından hareketle, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="margin: 0 10px 10px 0;" title="CopyLeft (1): Kısa Tarihçe" src="http://www.derinsular.com/im/2005/1020-copyleft.jpg" alt="CopyLeft (1): Kısa Tarihçe" align="left" />1960&#8242;lı yıllarda, yazılımların kodları açıktı. Yani kullanıcının, kullandığı yazılımın kodunu geliştirmesi (ya da kişisel sebeplerle değiştirmesi) mümkündü. Ancak sonraki yıllarda, yazılımların kitlesel bir şekilde pazarlanmaya başlanmasıyla, kodların açık bir şekilde kullanıcıya sunulmasına ticari nedenlerle son verildi.</p>
<p>1985 yılında, <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Richard_Stallman" target="_blank">Richard Stallman</a>, bu durumun özgürlükleri sınırladığından hareketle, yazılım kodlarının açık olması ve her türlü yazılımın özgürce kopyalanabilmesi gerektiğini iddia etti. Stallman, telif hakları yasalarının yazılımların çoğaltılmasına müsaade etmiyor olmasının, &#8216;bir insanın komşusuna yardım etmesi&#8217;ndeki erdemle çeliştiğini gibi argümanlarla fikirlerini destekleyerek, <a href="http://www.fsf.org" target="_blank">Free Software Foundation</a> (FSF) adlı, felsefi bir alt yapıya da sahip olan yeni bir oluşum ortaya koydu.</p>
<p><span id="more-316"></span><br />
Stallman, <a href="http://www.gnu.org/philosophy" target="_blank">bu felsefenin</a> özgürlük anlayışını şöyle özetliyordu:</p>
<blockquote><p>- Bir programın her türlü amaç için kullanılabilme özgürlüğü.</p>
<p>- Kullanıcının, bir programın nasıl çalıştığının inceleme ve programı kendi ihtiyaçlarına adapte edebilme özgürlüğü. Programın koduna erişim bunun için bir önkoşuldur.<br />
- Kişinin programın kopyalarını çoğaltabilmesi ve bu şekilde komşusuna yardımcı olabilme özgürlüğü.<br />
- Programı geliştirme ve herkesin yararlanabilmesi amacıyla bu gelişimin halka sunulabilmesi özgürlüğü. Programın koduna erişim bunun için bir önkoşuldur.</p></blockquote>
<p>Bu felsefe doğrultusunda, <a href="http://www.gnu.org/licenses/gpl.html" target="_blank">GNU General Public Licence</a> metni kaleme alındı ve Stallman ya da vakfı ile hemfikir olanlar <span style="text-decoration: line-through;">sitelerini</span> yazılımlarını GNU GPL ile lisanslamaya başladılar.</p>
<p>1998 yılında, Bruce Perens ve Eric S. Raymond, <a href="http://opensource.org" target="_blank">Open Source Initiative</a> (OSI) adlı oluşumu kurarak açık kaynaklı yazılıma destek verdiler. Ancak felsefi değil, ticari kaygıları vardı. Yazılımın açık kaynaklı olmasının, toplumsal ve ticari anlamda daha faydalı olacağını ileri sürüyorlardı. Open Source Initiative, FSF gibi bir lisans metni oluşturmadı. Sadece <a href="http://opensource.org/docs/definition.php" target="_blank">kendi kurumsal prensipleri</a> dahilinde hükümler içeren lisansları sitesinde <a href="http://opensource.org/licenses/" target="_blank">listelemeyi</a> tercih etti.</p>
<p>Takip eden yıllarda blogların da yaygınlaşmasıyla, telif hakkı konusu daha fazla gündeme gelmeye başladı, zira önceden hazırlanan lisanslar, makaleler ya da sanat eserlerinden çok, yazılımlar göz önüne alınarak kaleme alınmıştı. Varolan lisanslardan, daha çok akademik çalışma yapanların tercih ettiği <a href="http://opencontent.org/openpub/" target="_blank">Open Content</a> ile FSF&#8217;nin hazırladığı GFDL (<a href="http://www.gnu.org/licenses/fdl.html" target="_blank">General Free Documentation Licence</a>) ise herkese hitap etmiyordu.</p>
<p>2001 yılında kurulan Creative Commons, farklı opsiyonlar sunan <a href="http://creativecommons.org/about/licenses/meet-the-licenses" target="_blank">farklı lisanslar</a> hazırlayarak bu eksikliği önemli ölçüde giderdi. Bugün itibariyle 20 yıla yayılan bu gelişmeler boyunca, &#8216;copyleft&#8217; kavramı da &#8211; her zaman aynı nisbette olmasa da &#8211; gündemde oldu.</p>
<p>Copyleft, bir yazılım, döküman ya da sanat eserinin, söz konusu çalışmayı ortaya koyan kişi haricindeki kimselerce değiştirilmesine ya da geliştirilmesine olanak tanıyan lisanslara verilen isim olarak tanımlanabilir. Bu metot çerçevesinde, ortaya konan bir çalışma eğer copyleft olarak tanımlanabilecek bir lisans ile lisanslanmışsa, herhangi bir insan o çalışmayı kendi üretmiş gibi alıp değiştirme ya da geliştirme hakkına sahip oluyor. Ancak bu noktadan sonra, çoğu zaman, ortaya konan yeni eserin de aynı şekilde copyleft olarak tanımlanabilecek bir lisansla lisanslanması, yani yeni çalışmanın da aynı şekilde paylaşılması şartı aranmakta. (&#8216;Public Domain&#8217; lisansı bu duruma istisna teşkil eder.)</p>
<p>Copyleft, yukarıdaki tanımı gereği çok geniş bir kavram olmadığından, farklı copyleft lisansları, farklı şartlar öne sürebilmekteler. Bu da, farklı düşünce veya önceliklere sahip insanları farklı lisanslara yöneltebilmekte. Örneğin, GNU GPL lisansıyla edinilen bir yazılımı, kodlarını açık tutmak kaydıyla bir başkasına satabilmek mümkün. Bunun için yazılıma bir katkıda bulunmuş olmak da gerekmiyor. Çünkü GNU felsefesi, sadece ve sadece yazılım kodunun açık tutulmasına odaklanıyor. Diğer yandan, pek çok copyleft lisansı da, değil yazılım ya da eserin ticari satışına, ticari bir sitede kaynak gösterilerek kullanılmasına kısmi olarak dahi izin vermiyor!</p>



Paylaş:


	<a rel="nofollow"  href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-1-kisa-tarihce%2F&amp;t=CopyLeft%20%281%29%3A%20K%C4%B1sa%20Tarih%C3%A7e" title="Facebook"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/facebook.png" title="Facebook" alt="Facebook" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.friendfeed.com/share?title=CopyLeft%20%281%29%3A%20K%C4%B1sa%20Tarih%C3%A7e&amp;link=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-1-kisa-tarihce%2F" title="FriendFeed"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/friendfeed.png" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://twitter.com/home?status=CopyLeft%20%281%29%3A%20K%C4%B1sa%20Tarih%C3%A7e%20-%20http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-1-kisa-tarihce%2F" title="Twitter"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/twitter.png" title="Twitter" alt="Twitter" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-1-kisa-tarihce%2F&amp;title=CopyLeft%20%281%29%3A%20K%C4%B1sa%20Tarih%C3%A7e&amp;bodytext=1960%27l%C4%B1%20y%C4%B1llarda%2C%20yaz%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1n%20kodlar%C4%B1%20a%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1.%20Yani%20kullan%C4%B1c%C4%B1n%C4%B1n%2C%20kulland%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20yaz%C4%B1l%C4%B1m%C4%B1n%20kodunu%20geli%C5%9Ftirmesi%20%28ya%20da%20ki%C5%9Fisel%20sebeplerle%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirmesi%29%20m%C3%BCmk%C3%BCnd%C3%BC.%20Ancak%20sonraki%20y%C4%B1llarda%2C%20yaz%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1n%20kitlesel%20bir%20%C5%9Fekilde%20pazar" title="Digg"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/digg.png" title="Digg" alt="Digg" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-1-kisa-tarihce%2F&amp;title=CopyLeft%20%281%29%3A%20K%C4%B1sa%20Tarih%C3%A7e&amp;notes=1960%27l%C4%B1%20y%C4%B1llarda%2C%20yaz%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1n%20kodlar%C4%B1%20a%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1.%20Yani%20kullan%C4%B1c%C4%B1n%C4%B1n%2C%20kulland%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20yaz%C4%B1l%C4%B1m%C4%B1n%20kodunu%20geli%C5%9Ftirmesi%20%28ya%20da%20ki%C5%9Fisel%20sebeplerle%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirmesi%29%20m%C3%BCmk%C3%BCnd%C3%BC.%20Ancak%20sonraki%20y%C4%B1llarda%2C%20yaz%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1n%20kitlesel%20bir%20%C5%9Fekilde%20pazar" title="del.icio.us"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/delicious.png" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-1-kisa-tarihce%2F&amp;title=CopyLeft%20%281%29%3A%20K%C4%B1sa%20Tarih%C3%A7e&amp;annotation=1960%27l%C4%B1%20y%C4%B1llarda%2C%20yaz%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1n%20kodlar%C4%B1%20a%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1.%20Yani%20kullan%C4%B1c%C4%B1n%C4%B1n%2C%20kulland%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20yaz%C4%B1l%C4%B1m%C4%B1n%20kodunu%20geli%C5%9Ftirmesi%20%28ya%20da%20ki%C5%9Fisel%20sebeplerle%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirmesi%29%20m%C3%BCmk%C3%BCnd%C3%BC.%20Ancak%20sonraki%20y%C4%B1llarda%2C%20yaz%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1n%20kitlesel%20bir%20%C5%9Fekilde%20pazar" title="Google Bookmarks"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/googlebookmark.png" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://reddit.com/submit?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-1-kisa-tarihce%2F&amp;title=CopyLeft%20%281%29%3A%20K%C4%B1sa%20Tarih%C3%A7e" title="Reddit"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/reddit.png" title="Reddit" alt="Reddit" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-1-kisa-tarihce%2F&amp;title=CopyLeft%20%281%29%3A%20K%C4%B1sa%20Tarih%C3%A7e" title="StumbleUpon"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/stumbleupon.png" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.printfriendly.com/print?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-1-kisa-tarihce%2F&amp;partner=sociable" title="PDF"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/pdf.png" title="PDF" alt="PDF" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="mailto:?subject=CopyLeft%20%281%29%3A%20K%C4%B1sa%20Tarih%C3%A7e&amp;body=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fcopyleft-1-kisa-tarihce%2F" title="email"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/email_link.png" title="email" alt="email" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://derinsular.com/feed/" title="RSS"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/rss.png" title="RSS" alt="RSS" class="sociable-hovers" /></a>


<br/><br/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/copyleft-1-kisa-tarihce/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Blogosferi Ölçememek</title>
		<link>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/blogosferi-olcememek/</link>
		<comments>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/blogosferi-olcememek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2005 22:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serdar Kaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglar ve Internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://endoktrinasyon.com/kategorisiz/blogosferi-olcememek/</guid>
		<description><![CDATA[Dün The New York Times gazetesinde &#8216;Blogosferi Ölçmek&#8216; başlıklı bir makale yayınlandı. Makalede, şu anda 14.2 milyon blogun var olduğu, bunların %55&#8242;inin aktif olduğu ve her gün 80,000 yeni blogun bu yeküne eklendiği belirtiliyor. (Yazıda rakamların Technorati&#8217;nin hazırladığı State of the Blogosphere adlı rapordan alındığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün The New York Times gazetesinde &#8216;<a target="_blank" href="http://www.nytimes.com/auth/login?URI=http://www.nytimes.com/2005/08/05/opinion/05fri4.html&#038;OQ=nQ3DTopQ252fOpinionQ252fEditorialsQ2520andQ2520OpQ252dEdQ252fEditorials&#038;OP=5992bc9aQ2FoYG8o4dU,0ddQ7DQ3DoQ3DiicoiIoicodLQ3AJQ3AdJoicM0Q3A.Q60yQ7DQ3B5">Blogosferi Ölçmek</a>&#8216; başlıklı bir makale yayınlandı. Makalede, şu anda 14.2 milyon blogun var olduğu, bunların %55&#8242;inin aktif olduğu ve her gün 80,000 yeni blogun bu yeküne eklendiği belirtiliyor. (Yazıda rakamların Technorati&#8217;nin hazırladığı <a target="_blank" href="http://technorati.com/weblog/">State of the Blogosphere</a> adlı rapordan alındığı belirtiliyor.)</p>
<p>Yazıda ilginç cümleler yer alıyor. Mesela, bir kişinin blogu vasıtasıyla sesini duyurması &#8216;Vitrini televizyonlarla kaplı bir elektronik mağazasının önünden geçerken kapalı devre bir video kameranın anlık görüntülerimizi yakalaması&#8217;na benzetiliyor. Amerikan medyasında blogların &#8216;haberlerin içeriğine etkisi&#8217;nin sıklıkla tartışılmakta olduğu da hatırlatılıyor okuyuculara.</p>
<p><span id="more-304"></span><br />
ABD&#8217;nin aksine, bu konu Türk medyasında (<a target="_blank" href="http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=sa&#038;haberno=2377&#038;ek_tarihi=02/05/2005&#038;tarih=05/08/2005">Serdar Kuzuloğlu</a> gibi insanlar istisna edilecek olursa) pek gündeme gelmedi. Gündem harici yazılan birkaç önemsiz yazı da, daha çok bloglarla <a target="_blank" href="http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/05/31/yazarlar/yazarlar253.html">alay eden</a>, ya da bloglarla ortaya konan formatı &#8216;<a target="_blank" href="http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,authorid~52@sid~436@nvid~582667,00.asp">teğet geçen</a>&#8216; yazılardı.<br />
Bugün <a target="_blank" href="http://www.bloglaralemi.com/cumle_alem.php">Türkiye&#8217;deki bloglara</a> bakıldığında, herkesin kendine göre bir blog tanımı olduğu ve bloglara kendince manalar yüklediği göze çarpıyor. Bu da son derece doğal. Ancak kimi zaman da; daha çok toplum ya da  politika merkezli yazılarımda konu edindiğim, toplumun geneline hakim olan çarpık &#8216;sosyal sorumluluk&#8217; anlayışından, &#8216;bu işi herkes yapamaz, yapmamalı&#8217; türevinde bir kuralcı anlayışa kadar bir çok şey bloglara da (bir anlamda) &#8216;giydirilmeye&#8217; çalışılıyor.</p>
<p>Bu kapsamda, ya blog yazan kişiye (nereden geldiği belli olmayan) bir sosyal sorumluluk atfediliyor, ya da &#8220;&#8216;Bugün minibüse bindim, blog oldu&#8217; demekle blog yazılmaz&#8221; gibi normatif ifadelere kafa sallanıyor. Evet, herkesin kendini önemli hissetmeye ihtiyacı var, ama bu ihtiyacı salt &#8216;blog&#8217; yazıyor olmakla tatmin etmeye çalışmak da pek makul değil tabii. Çünkü blog sadece teknik anlam ifade eden bir kelime. Yazı ise, gerek geleneksel ortamlarda, gerekse internet üzerinde, yayınlandığı ortamın formatından tamamen bağımsız olarak değerini kendinden alan bir kavram.</p>
<p>İşin doğrusu; ne blog denen şeyin normal bir internet sitesinden (formatı haricinde) bir farkı var, ne de blog yazan kişinin herhangi bir insandan&#8230; Yazılıp çizilen onca tuhaf şeye rağmen, blogların önemi, blog yazan kişilerin önemli bir çoğunluğunun sosyal sorumluluk sahibi, nitelikli tipler olmalarından değil, tam tersine sıradan olmalarından kaynaklanıyor. Dünya medyasında bunun tartışılıyor olmasının nedeni de, &#8216;sıradan&#8217; olanın eline bir silah geçmiş olması. Çünkü insanlar, örneğin Irak savaşını, sadece CNN&#8217;den değil, aynı zamanda Irak sokaklarındaki sıradan bir gencin dilinden de dinlemek istiyorlar. Ve önceden teknik ve maddi imkanları olmadığı için sesini duyuramayan o Irak&#8217;lı genç gibi milyonlarcası, artık programlama ve tasarım bilmeden de internet ortamına adım atabiliyor. Yoksa bloglarla bu iş kolaylaşmadan önce de programlama bilen insanlar düşüncelerini internet üzerinden paylaşabilecekleri siteler inşa ediyorlardı. Bloglar sadece bunu genele yaydı.</p>
<p>Ancak bütün bunlar, sıklıkla duyduğumuz gibi, blogosferin artık &#8216;herkesin bir sese sahip olduğu&#8217;, &#8216;kirlenmemiş&#8217; ve &#8216;özgür&#8217; bir ortam olduğu anlamına da gelmiyor. Çünkü tıpkı geleneksel medya gibi, bloglar da manipülasyona açık. Örneğin, gizli servislerin internet üzerinde farklı ve birbirine zıt düşünceleri savunan siteler kurdukları ve bunların arasında blogların da bulunduğu bilinen bir gerçek. Mükemmel bir İngilizceyle yayın yapan kimi Iraklılar&#8217;ın(!) Irak&#8217;ın özgürleştirilmesiyle birlikte her gün herşeyin ne kadar da iyiye gittiğini anlatan çeşitli blogları bu cümleden sayılabilir.</p>
<p>Bloglarda &#8216;sadece özgürlük olduğu&#8217; iddiası da aynı derecede geçersiz. <a target="_blank" href="http://chanad.weblogs.us/?p=323">Bahreyn&#8217;de</a>, <a target="_blank" href="http://raedinthemiddle.blogspot.com/2005/07/fortunately-its-nice-governmental-gang.html">Irak&#8217;ta</a> ve daha <a target="_blank" href="http://www.google.com/search?hl=en&#038;q=blogger+arrested">pek çok yerde</a> blog yazan insanlar tutuklandılar. Pek çok insanın da, anti-demokratik uygulamalar nedeniyle parmakları klavyeye dokunurken zaman zaman titremekte.</p>
<p>Kendi adıma; özellikle demokrasi ve bireysel haklar eksenindeki kimi düşüncelerimi Derin Sular&#8217;a yazamadığımı, sitedeki yazıları da belli kaygılarla çoğu zaman sınırlandırmak zorunda kaldığımı, ve hatta Türkiye&#8217;de yaşananların konu edilmediği İngilizce bloguma yazarken kendimi mukayese edilemeyecek derecede özgür hissettiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Bu nedenle, suya sabuna dokunmayan yazılar neşredenlerin ve yazılarını yazarken zaman zaman backspace tuşunu kullanmak zorunda kalmayanların, &#8216;Bloglar gelmiş&#8217;, &#8216;Artık biz de varız&#8217; türünden özgürlük çığlıkları atmalarını ciddiye almıyorum.</p>
<p>Bir diğer konu da, blogların geleneksel medyayı yok edeceği yönündeki <em>coup de media</em> masalı.</p>
<p>Buna benzer bir başka masal da e-ticaret kavramı gündeme geldiğinde anlatılırdı. Geleneksel ticaretin yol olacağı, dükkanların kapanacağı, herşeyin internet üzerinden cereyan edeceği gibi pek çok ipe sapa gelmez şey, işletme profesörlerinden tutun, venture kapitalistlerden para kapmaya çalışan açıkgözlere kadar pek çok kişinin heyecanlı prezentasyonlarına konu oluyordu.</p>
<p>Herkesin inandığı (ya da en azından önemli ölçüde kendini kaptırdığı) bu balon patladığında, George Soros&#8217;un &#8211; piyasaların yapısından yola çıkarak ortaya koyduğu &#8211; refleksivite teorisinde ifade edilen türden son derece bariz bir realizasyon yaşandı.</p>
<p>O yıllarda başlangıçta herkes aynı şeyi söylüyordu:</p>
<p>İnternet çok büyük bir şeydi. Ne kadar büyük olduğu bile henüz &#8216;anlaşılamıyordu&#8217;. Anlaşılamıyor olması da, internetin gerçekten çok büyük bir şey olduğu düşüncesini destekliyordu! O zaman herkes internet şirketlerinin hisselerini satın alıp zengin olmalıydı!</p>
<p>Nitekim öyle de oldu. Hisseleri alanlar ve karlarını zamanında realize edenler ciddi miktarlarda paralar kazandılar. Ama bir gün geldi, insanlar aslında e-ticaret diye bir şey olmadığını, e-ticaret adı altında yapılanın da zaten bildiğimiz ticaret olduğunu farkettiler. Yani ticaret bir &#8216;eylem&#8217;in adıydı, e-ticaret ise bu eyleminin gerçekleştirilmesi adına kolaylıklar sunan (telemarketing gibi) bir yol ve ortamdı sadece. Geleneksel ticaretin de yok olacağı falan yoktu. Bu gerçeğin farkına varıldığında elinde maliyeti yüksek hisse senedi bulunduran pek çok insan çok ciddi oranlarda para kaybetti.</p>
<p>Aslında bütün bunlarda şaşırılacak hiçbir şey yok. Boyutu tam olarak kavranamayan yenilikler, çoğunluk tarafından kimi zaman abartılır, kimi zaman küçümsenir, kimi zaman da yanlış anlaşılır.</p>



Paylaş:


	<a rel="nofollow"  href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fblogosferi-olcememek%2F&amp;t=Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7ememek" title="Facebook"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/facebook.png" title="Facebook" alt="Facebook" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.friendfeed.com/share?title=Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7ememek&amp;link=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fblogosferi-olcememek%2F" title="FriendFeed"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/friendfeed.png" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://twitter.com/home?status=Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7ememek%20-%20http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fblogosferi-olcememek%2F" title="Twitter"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/twitter.png" title="Twitter" alt="Twitter" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fblogosferi-olcememek%2F&amp;title=Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7ememek&amp;bodytext=D%C3%BCn%20The%20New%20York%20Times%20gazetesinde%20%27Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7mek%27%20ba%C5%9Fl%C4%B1kl%C4%B1%20bir%20makale%20yay%C4%B1nland%C4%B1.%20Makalede%2C%20%C5%9Fu%20anda%2014.2%20milyon%20blogun%20var%20oldu%C4%9Fu%2C%20bunlar%C4%B1n%20%2555%27inin%20aktif%20oldu%C4%9Fu%20ve%20her%20g%C3%BCn%2080%2C000%20yeni%20blogun%20bu%20yek%C3%BCne%20eklendi%C4%9Fi%20belirtiliyor.%20%28Yaz" title="Digg"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/digg.png" title="Digg" alt="Digg" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fblogosferi-olcememek%2F&amp;title=Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7ememek&amp;notes=D%C3%BCn%20The%20New%20York%20Times%20gazetesinde%20%27Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7mek%27%20ba%C5%9Fl%C4%B1kl%C4%B1%20bir%20makale%20yay%C4%B1nland%C4%B1.%20Makalede%2C%20%C5%9Fu%20anda%2014.2%20milyon%20blogun%20var%20oldu%C4%9Fu%2C%20bunlar%C4%B1n%20%2555%27inin%20aktif%20oldu%C4%9Fu%20ve%20her%20g%C3%BCn%2080%2C000%20yeni%20blogun%20bu%20yek%C3%BCne%20eklendi%C4%9Fi%20belirtiliyor.%20%28Yaz" title="del.icio.us"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/delicious.png" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fblogosferi-olcememek%2F&amp;title=Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7ememek&amp;annotation=D%C3%BCn%20The%20New%20York%20Times%20gazetesinde%20%27Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7mek%27%20ba%C5%9Fl%C4%B1kl%C4%B1%20bir%20makale%20yay%C4%B1nland%C4%B1.%20Makalede%2C%20%C5%9Fu%20anda%2014.2%20milyon%20blogun%20var%20oldu%C4%9Fu%2C%20bunlar%C4%B1n%20%2555%27inin%20aktif%20oldu%C4%9Fu%20ve%20her%20g%C3%BCn%2080%2C000%20yeni%20blogun%20bu%20yek%C3%BCne%20eklendi%C4%9Fi%20belirtiliyor.%20%28Yaz" title="Google Bookmarks"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/googlebookmark.png" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://reddit.com/submit?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fblogosferi-olcememek%2F&amp;title=Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7ememek" title="Reddit"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/reddit.png" title="Reddit" alt="Reddit" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fblogosferi-olcememek%2F&amp;title=Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7ememek" title="StumbleUpon"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/stumbleupon.png" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://www.printfriendly.com/print?url=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fblogosferi-olcememek%2F&amp;partner=sociable" title="PDF"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/pdf.png" title="PDF" alt="PDF" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="mailto:?subject=Blogosferi%20%C3%96l%C3%A7ememek&amp;body=http%3A%2F%2Fderinsular.com%2Fmakaleler%2Fbloglar-ve-internet%2Fblogosferi-olcememek%2F" title="email"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/email_link.png" title="email" alt="email" class="sociable-hovers" /></a>
	<a rel="nofollow"  href="http://derinsular.com/feed/" title="RSS"><img src="http://derinsular.com/wp-content/plugins/sociable/images/rss.png" title="RSS" alt="RSS" class="sociable-hovers" /></a>


<br/><br/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://derinsular.com/makaleler/bloglar-ve-internet/blogosferi-olcememek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
