• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
 
 

Bazı Gerçekler Yabancı Bir Dilde Daha İyi Anlaşılır

11 Jan2010
 

Kitleleri endoktrine edebilmenin en bilindik yollarından birinin “sürekli tekrar” olduğu malum. Türkiye’de düzenlenen resmi törenlerin herbirinin, aynı sloganların tekrarından ibaret olan bir rejim ritüeli formatında olmasının nedeni de bu. Bu çerçevede ilk akla gelenlerin, öğrencilere her sabah içtirilen antlar, her okulda haftada iki kez gerçekleştirilen bayrak töreni, belirli gün ve haftalarda okunan şiirler ve marşlar olduğu söylenebilir.

Yazının devamı »

 

Müslümanlığı Türklüğe Dönüştüren Bir Süreç Olarak Eğitim

8 Feb2009
 

Hazırlamakta olduğum bir makale için yaptığım literatür incelemesi çerçevesinde, Ali Çarkoğlu ve Binnaz Toprak tarafından 2006 yılında TESEV bünyesinde gerçekleştirilen “Değişen Türkiye’de Din, Toplum ve Siyaset” başlıklı çalışmayı inceledim ve bu çalışmanın kimi bulgularını çok önemli buldum. Özellikle, eğitim ve kimlik eksenli bir anket sorusu, hakim rejim ideoloji doğrultusunda eğitimin araçsallaştırılmasının Türkiye’de ne denli etkili sonuçlar doğurabilmiş olduğu konusunda ibretlik bir durumu yansıtıyordu.

Yazının devamı »

 

Zorunlu Saygı(!) Duruşları (2)

19 Jan2009
 

Saygı gibi (doğası gereği) içten gelmesi gereken bir duygunun, katılımın zorunlu tutulduğu törenlerle ifade edilmeye çalışılması, sadece tektipleştirme ile ilgili bir sorun değil. Bu öncelikle bir zihniyet problemi. Herkesi bir yere toplayan ve düzenlenen seremoni çerçevesinde belli bir şekilde hareket etme durumunda bırakan bir gücün varlığı da dikkate alındığında, zorunlu törenlerin aynı zamanda “zihniyet inşa edici” bir niteliğe sahip olduğunu görebilmek mümkün.

Yazının devamı »

 

Zorunlu Saygı(!) Duruşları (1)

16 Jan2009
 

Cumhuriyet gezetesinden Figen Atalay’ın haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı tüm okullarda Gazze’ye yardım kampanyası başlatmış. Yine bu doğrultuda bir genelge yayınlanarak, saldırılarda hayatını kaybeden Gazzeliler için tüm ilköğretim okulları ve liselerde saygı duruşu gerçekleştirilmesi sağlanmış. Ancak bu durum, kimi azınlık okullarındaki bazı Yahudi öğrencilerin “Ben Yahudiyim” diyerek, kimi Türk öğrencilerin ise “savaş karşıtı oldukları” için saygı duruşunda bulunmak istemediklerini ifade etmelerine neden olmuş.

Yazının devamı »

 

Yüksek Lisans Tavsiyeleri

7 Dec2008
 

[Son dönemde bazı site okurları bana ulaşarak yüksek lisans konusunda tavsiyelerimi sordular. Bu konu sürekli çok sayıda insanın gündeminde olduğundan, (kendi subjektif bakış açım doğrultusunda) düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.]
Türkiye’de lisans eğitimi gören pek çok gencin ortak şikayeti, dört yıllık eğitim sonrasında branşları adına çok az şey öğrenmiş olarak mezun oldukları, yani eğitimini aldıkları mesleği bilmedikleri konusu etrafında şekilleniyor. Bu durum, bir yönüyle lisans seviyesindeki eğitimin (yapısı gereği) ihtisaslaşmadan uzak oluşundan ileri geliyor olsa da, Türkiye’deki üniversitelerin verdiği eğitimin genel seviyesi de söz konusu yetersizlik hissinde belirleyici oluyor. Ancak, her iki durumda da, yüksek lisansa yönelik talep artıyor ve bu da beraberinde branş seçimi konusunu getiriyor.

Yazının devamı »

 

Yıllık Kitap Harcaması ve Eğitim [Kılıçbay]

21 Oct2008
 

Şu Benim Ülkem, Mehmet Ali Kılıçbay:

Türkiye’de adam başına yıllık kitap harcaması 0,45 dolar iken, Norveç’te 137, Almanya’da 122, İsveç’te 100, ABD’de 95 dolar. Dünya ortalaması ise 1,3 dolar. Halk kütüphanelerinde Fransa’da 144 milyon, İngiltere’de 122 milyon, Almanya’da 108 milyon kitap varken, bizde 12 milyon. Türkiye’de 100 tiyatro varken, yalnızca Londra’da 250 tane mevcut. Türkiye’deki 168 müzeye karşılık, Fransa’da 9500, Almanya’da 10 bin müze var.
Bu durumu eğitimle çözeriz diyenlere, hangi eğitmenlerle diye sormak gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığının okul müdürü yardımcılığı sınavına giren 54.611 öğretmenden yalnızca 2.731′i geçer not aldı, yani sadece % 5′i. Dünyanın en iyi 500 üniversitesi sıralamasında tek bir Türk üniversitesi bile yer alamadı.

Kılıçbay, Mehmet Ali. 2006. Şu Benim Ülkem. İstanbul: Merkez Kitaplar. 152.

 

Boğaziçi Üniversitesi'nde Ermeni Konferansı [Kılıçbay]

17 Oct2008
 

Şu Benim Ülkem, Mehmet Ali Kılıçbay:

İstanbul 4. İdare Mahkemesi, Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılacak olan Ermeni Konferansı’nı “Kimin ne konuşacağı bilinmiyor” gerekçesiyle durdurdu. Aslında durdurduğu bir konferans değil, 1000 yıldır oluşan, olgunlaşan üniversite geleneğiydi. Yani üniversitede kimse kimsenin ne konuşacağını bilemez. Üniversitede konuşulacaklar kimsenin üzerine vazife değildir. Hoca, öğrencisine ne isterse onu anlatır, konferansta ne isterse onu söyler. Öğrenci veya dinleyici de isterse itiraz eder, tartışılır. Üniversite tam da budur. Üniversitelerin üzerinde YÖK cinsinden otoriter bir kurum olmaz, olursa hükümet onunla itişir. Bu da bizimki gibi ülkelerde “hükümet halktan yana, üniversite karşı” yanılgısını yaratır. Üniversite özerk olmazsa üniversite değildir.
Üniversite geleneğinin sağlam temellere oturduğu ülkelerden biri olan Fransa’da, 2004 başından bu yana Türkiye’ye ilişkin 25 kadar kitap yayınlandı. Fransızlar Türkiye’ye karşı, ama bu karşıtlıklarını temellendirmeye uğraşıyorlar. Pekiyi Türkiye’de Avrupa Birliği’ne ilişkin kaç kitap yayınlandı? Hele en büyük karşıtımız Fransa’ya ilişkin tek bir kitap bile çıktı mı?

Kılıçbay, Mehmet Ali. 2006. Şu Benim Ülkem. İstanbul: Merkez Kitaplar. 135.

 

Türkiye'de Üniversiteler [Kılıçbay]

16 Oct2008
 

Şu Benim Ülkem, Mehmet Ali Kılıçbay:

Avrupa Üniversiteler Birliği, üye 45 ülkenin üniversitelerini her yıl 5 ayrı nitelik dalında değerlendirerek not veriyor. Bu yılki değerlendirmede, Almanya, Danimarka, Belçika, Norveç, Macaristan, Hollanda gibi ülkeler tüm kategorilerde mükemmel derecesini aldılar. Yunanistan, İspanya, Portekiz gibi ülkeler çok iyi notunu elde ettiler. Arnavutluk, Rusya, Bulgaristan gibileri iyi de kaldılar. Bir tek Türkiye tüm kategorilerde “kötü” değerlendirmesiyle karşı karşıya kaldı. İslamcı basın bu durumu diline dolayıp durdu “başörtüsüne özgürlük” tanımayan üniversitenin buna müstehak olduğunu ilan etti.
Batı Avrupa’da ilk üniversiteler 11. yüzyılda kurulmuşlar ve daha ilk andan itibaren kendi kendilerini yönetir olmuşlardır. Batı aleminde üniversite demek, kendi kadrosunu, öğrencisini ve eğitim sistemini kendi seçen ve belirleyen kurum demektir. Oysa Türkiye’de ilk üniversite 1933 yılında kurulmuştur. Avrupa ile aramızdaki bu yaklaşık 900 yıllık gecikme bir kenara not edilmelidir.

Kılıçbay, Mehmet Ali. 2006. Şu Benim Ülkem. İstanbul: Merkez Kitaplar. 134.

 

Milli Eğitimde Dayak [Kılıçbay]

14 Oct2008
 

Şu Benim Ülkem, Mehmet Ali Kılıçbay:

Eğitim Sen’in 30 ilde 860 bin öğrencinin okuduğu, 22 bin öğretmenin görev yaptığı 711 devlet ilköğretim okulunu kapsayan araştırmasına göre, öğrencilerin %38′i öğretmenlerden, %28′i idarecilerden dayak yiyor. Öğrencilerin %73′ü öğretmenlerden, %66’sı idarecilerden azar işitiyor. Her beş öğretmenden biri, her sekiz idareciden biri okulda sopayla dolaşıyor.

Kılıçbay, Mehmet Ali. 2006. Şu Benim Ülkem. İstanbul: Merkez Kitaplar. 84-85.

 

Ulusların Fikr-i Sabite İhtiyacı ve İnkılap [Peker]

8 Sep2008
 

Recep Peker’in İnkılab Dersleri Notları, Recep Peker:

Bir ulus ifade eden her kalabalığın muayyen bir fikri sabiti olmalıdır. Bugünkü türk sosyal heyetini teşkil eden hakim, hekim, tüccar, esnaf, her ferd, öz inanış olarak köklü fikirlere başlanmış olmalıdır ki, bugünkü ana varlığın özü, inkılap fikri sürçüp sürtmeğe mahkum olmasın.
Müsbet bilgiler, klasik usüllerle ve her biri ayrı bir şekilde öğretilir. Fakat mektep sıralarının, bir dereceye kadar üniversitenin öğrettiği bu şeyleri bir ulusun her ferdi bir ana yolda, bir ana görüşle tatbik etmeğe muvaffak olamazsa, bu ulusun, her biri başka tarafa çeken bir insan yığınından farkı kalmaz. Her ulusun müşterek bir inanç istikameti olmalıdır.
İşte Üniversite ve yüksek tahsil gençleri için inkılap derslerile amaç edinilen şey, türk ana inanış istikametini, sizlere aşılamak, sizlerin kafalarınıza yerleştirmektir.

Peker, Recep. 1936. Recep Peker’in İnkılab Dersleri Notları. Ankara: Ulus Basımevi. 2.