[04 Nisan 2006 tarihli Referans gazetesinde yayınlandı.]
Hükümetin Merkez Bankası Başkanlığı için önerdiği adayın eşinin başörtülü olması üzerine, iktidar partisinin kadrolaşma iddiaları ile birlikte, faizsiz bankacılık da tekrar gündeme geldi.

90′lı yıllarda Türkiye’de faizsiz bankacılığın gelişmeye başlamasıyla birlikte, bu türden uygulamalara pek de sıcak bakmayan kesimin eleştirileri de zaman zaman duyulur oldu. Faizsiz bankacılık yaptığını söyleyen ve kendilerini ‘finans kurumu’ olarak tanımlayan kuruluşlar, 90′lı yılların ikinci yarısında kimi yasal düzenlemeler nedeniyle ciddi duraklamalar yaşamış olsalar da, 21 sene önce ilk finans kurumunun açılmış olmasından bu yana, gerek hizmet çeşitliliği, gerekse mevduat bazında epey mesafe aldılar. Ancak kendilerine yöneltilen eleştirilerin içeriğinde en küçük bir değişme olmadı. O günden bugüne yapılan eleştirilerde, finans kurumlarının aslında faizli çalışan bankalardan farkları olmadığı, sadece faizin adını ‘kar payı’ olarak değiştirdikleri sürekli tekrarlandı.








