• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
 
 

Arnavut + Gürcü = Türk

6 Jan2013
 

[6 Ocak 2013 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Bütün ulusal kimlikler, gerçeklerden ziyade kurgulara dayanır. Türk kimliği ise, ziyadesiyle öyledir. Zira, gerçeklere baktığımızda, (1) Orta Asya tarihinde Türk kelimesinin etnik değil, jenerik bir mana ifade ettiği, (2) Oğuzlar’ın Orta Asya’dan Malazgirt’e gelene kadar zaten melezleşmiş oldukları, (3) Malazgirt’e gelenlerin o gün itibariyle Anadolu nüfusunun (takriben) sadece %10’unu oluşturdukları, (4) toplumların lisanlarının değişimine tarihte sıklıkla rastlandığı ve dolayısıyla, bir toplumun lisanından hareketle etnik aidiyeti hakkında bir hüküm verilemeyeceği gibi bir dizi gerçekle karşılaşıyoruz. (Bu konulardaki detaylar için bkz.: 26 Şubat 2012 tarihinde Taraf‘ta yayınlanan “Biz Türk Değildik, Sonradan Olduk” başlıklı yazım.)

Yazının devamı »

 

Türklük, Kürtlük, Seyyidlik

30 Dec2012
 

[30 Aralık 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Ecdad dendiğinde herkes kendince bir şeyler hayal eder. Ancak her hayal gibi bu hayallerin de çoğunun gerçeklikle ilişkileri gayet gevşektir. Zira, insan, dedelerini, hatta dedelerinin de dedelerini (gıyaben de olsa) bilebilir, tanıyabilir. Ama bir noktadan sonra ipin ucu kaçar.

Yazının devamı »

 

Soykırımla Karşılaşma: Türkiye Örneği

23 Dec2012
 

[23 Aralık 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

1915 yılında, İttihatçılar Anadolu’da yaşayan Ermenilerin büyük bir kısmını tehcir ve imha ettiler. Bu süreçte, binlerce yıldır Anadolu’da yaşamakta olan bir halk yurdundan sürüldü ve büyük ölçüde ortadan kaldırıldı. Anadolu müslümanları, bu binlerce yılın (takriben) son 1000 yılında Ermenilerle (birlikte olmasa da) yan yana yaşamışlardı. Ancak buna rağmen, onları unutmaları zor olmadı. Ermeniler, yok edilen (ya da değişip başka bir hal alan) köyleri, kiliseleri ve ticarethaneleri ile birlikte hafızalardan silinip gittiler.

Yazının devamı »

 

Soykırımla Karşılaşma: Kanada Örneği

16 Dec2012
 

[16 Aralık 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Kanada’nın en muteber siyaset bilimi dergisi Canadian Journal of Political Science‘ın (CJPS) Haziran 2012 sayısında yayınlanan bir makale, Kanada’nın Kuzey Amerika yerlilerine karşı kültürel soykırım suçu işleyip işlemediğini sorguluyordu. Soykırım sorgulamasına konu olan uygulama, Kanada’nın 1880’lerde yerli çocuklar için tesis ettiği yatılı okul sistemiydi.

Yazının devamı »

 

Kelle Kulesi

30 Sep2012
 

[30 Eylül 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Osmanlı Sırplarının bağımsızlık mücadelesi 1804 yılında başlar. Bu sürecin beşinci yılında yaşanan Çegar Savaşı, Sırp tarihinde büyük bir sembolik öneme sahiptir. Çegar Savaşı’nda, takriben üç bin Sırp savaşçı, kendilerinden çok daha güçlü olan Osmanlı ordusuna bir buçuk ay boyunca direnir. Ancak bu bir buçuk aylık direnişin sonrasında, Osmanlı askerleri Sırpların en öndeki siperlerini ele geçirmeye başlarlar. Savaşın kaybedileceği belli olmuştur. Bu noktada, Sırp komutan Stevan Sindzeliç, saldırıda bulunan Osmanlı askerlerini öldürme ve böylelikle cephenin gerisindekilere kaçmaları için zaman tanıma amacıyla kendi cephaneliğini havaya uçurarak bir grup askeriyle birlikte orada ölür.

Yazının devamı »

 

Türkiye Cumhuriyeti’ni Türk PKK’sı Kurdu

23 Sep2012
 

[23 Eylül 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Geçen Pazar, PKK’ya getirilen yedi yaygın itirazdan söz etmiştim. Bu itirazlar şunlardı: (1) Silahlı bir sol örgüt olarak kurulmuşken, zaman içinde söylem değişikliklerine gitmek; (2) örgüt içi demokrasiye sahip olmamak, hatta kendi içindeki muhalifleri dahi acımasızca öldürmek; (3) Kürt halkı tarafından desteklenmiyor olmak, dolayısıyla da Kürt halkını temsil etme hüviyetine sahip olmamak; (4) Kürt halkına kötü davranmak; (5) uyuşturucu kaçakçılığı yaparak finansman sağlamak; (6) yurtdışından yardım görmek; ve (7) önünde siyaset imkanı varken şiddeti tercih etmek.

Yazının devamı »

 

PKK’yı Anlamak

16 Sep2012
 

[16 Eylül 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

PKK konusunda yıllardır tekrarlanagelen bazı şeyler var. Bunlar arasında ilk akla gelenler, PKK’nın (1) silahlı bir sol örgüt olarak kurulduğu, ancak zaman içinde söyleminde değişiklikler yaptığı, (2) örgüt içi demokrasisinin olmadığı, hatta kendi içindeki muhalifleri dahi acımasızca öldürdüğü, (3) Kürt halkı tarafından desteklenmediği, dolayısıyla da Kürt halkını temsil edemeyeceği, (4) Kürt halkına kötü davrandığı, (5) uyuşturucu kaçakçılığı yaparak finansman sağladığı, (6) yurtdışından yardım gördüğü, ve (7) önünde siyaset imkanı varken şiddeti tercih ettiği.

Yazının devamı »

 

Kürtler, Filistinliler ve Uygurlar

9 Sep2012
 

[9 Eylül 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Türkiye’deki Kürt direnişi, anlamlandırılması zor bir direniş değil. Dünyanın farklı yerlerinde, kendilerini ilgilendiren kararlar alan bir siyasi otoritenin meşruiyetini tanımayan, uygulamalarına karşı çıkan ve kendi kaderlerini tayin adına mücadele veren çok sayıda etnik grup var. Dahası, bu örnekler Türkiye’de bilinmiyor değil. Hatta, içlerinden bazıları geniş çapta sempatiyle karşılanıyor. İsrail’le mücadele eden Filistinliler ya da Çin’e direnen Uygurlar, bu çerçevede ilk akla gelen örnekler.

Yazının devamı »

 

PKK’nın Haklı Davası (ve Taştan Kalbi)

2 Sep2012
 

[2 Eylül 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Birleşmiş Milletler tarafından 10 Aralık 1948 tarihinde onaylanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi metninin hemen ilk cümlesinde, şöyle bir ifade yer alır: “insan şayet zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak başkaldırıya yönelmeye mecbur edilmeyecek ise, insan haklarının hukukun üstünlüğü ile korunması gerekir“. Bu ifadeden kasıt şudur: Baskı gören insanlar, bir noktadan sonra başkaldırmaya yönelirler. Ancak, insanları buna mecbur kalacakları bir çaresizlik içinde bırakmak doğru değildir. Dolayısıyla, insan haklarını koruma altına almak ve işin o noktaya gelmesini baştan önlemek gerekir.

Yazının devamı »

 

Biz Türk Değildik, Sonradan Olduk

26 Feb2012
 

[26 Şubat 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Milliyetçilik, 1800’lü yıllardan itibaren imparatorlukları ortadan kaldırarak yeni devletler kurdu. Yıkılan çok etnisiteli imparatorlukların halkları, bu süreçte tek bir milli kimliğe asimile edildiler. Örneğin, Fransız İhtilali gerçekleştiğinde, halkın yarısı bile Fransızca bilmiyordu. Ancak zaman içinde bütün “Fransızlar” Fransız kimliğine asimile oldular ve “dil birliği” sağlandı.

Yazının devamı »