• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
 
 

Mısır’ın Paralel Evrenleri

16 Jun2015
 

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, buradan çok uzaklarda bir gezegende Mısır 1 adında bir ülke varmış. Bu ülke, 30 senedir acımasız bir diktatör tarafından yönetilmekteymiş. Haliyle, ülkenin durumundan pek kimse memnun değilmiş. Ama çokları korkudan seslerini çıkaramıyorlarmış. Ancak gün gelip de diktatörün iktidarı oğluna devretmeye hazırlandığı söylenir olunca, insanlar “Bir 30 sene daha bu çileyi çekmeye dayanamayız!” deyip sokaklara dökülmüşler ve günlerce hep bir ağızdan diktatörlüğe artık bir son verilmesini istediklerini haykırmışlar.

Yazının devamı »

 

Cadılar Bayramı ve İslami Kesim

13 Jan2014
 

[13 Ocak 2014 tarihinde Serbestiyet’te yayınlandı.]

[Noel ve yılbaşı ile başladım; Cadılar Bayramı ile bitiriyorum.]

İslami duyarlılığı olan bazı yazarlar zaman zaman Cadılar Bayramı hakkında olumsuz değerlendirmelerde bulunuyorlar. Bayramın pagan kökenini vurgulamak ve bütün olan biteni içi boş bir seküler eğlenceye indirgemek, bu değerlendirmelerin sıklıkla örtüşen noktaları arasında. Hatta, eleştirinin dozunu biraz kaçırarak, kullanılan korku aksesuarlarını Batının huzursuzluğuna ve hatta kötücüllüğüne bir gösterge kabul edenler dahi yok değil.

Bu eleştiriler ne kadar makul? Daha da önemlisi, Cadılar Bayramı hakkındaki bu eleştiriler ne kadar bilgiye dayalı? Yoksa, Batıya yönelik öfke ve önyargıların tesiri altında çalakalem yazılan yazılarla mı karşı karşıyayız?

Yazının devamı »

 

Hıristiyanların Bayramları, Yılbaşı ve Peder Noel

30 Dec2013
 

[30 Aralık 2013 tarihinde Serbestiyet’te yayınlandı.]

1. Şükran Günü

Şükran Günü, Kuzey Amerika’ya özgü, (kültürel ve tarihi boyutları da güçlü olan) dini bir gün. ABD’de, Kasım ayının dördüncü perşembesinde, Kanada’da ise, Ekim ayının ikinci pazartesi günü kutlanır. Aile ziyaretleri ve hep birlikte yenen yemekler itibariyle, Türkiye’deki dini bayramları andırır. Akşam yemeği ve yemekten önce Tanrı’ya şükretmek ise, Şükran Günü’nün en merkezi öğesidir – ki, şükrandan kasıt da zaten budur.

Hindi, bu akşam yemeğinin en vazgeçilmez parçasıdır. Söz konusu olan herhangi bir hindi yemeği de değildir. Sofranın orta yerinde, içi farklı yiyeceklerle doldurulmuş olan bütün bir hindi yer alır. Hindinin neler ile doldurulacağı ise, ayrı bir tercih ve maharet konusudur. Şükran Günü yaklaştıkça televizyonlarda bu konuda tarifler yer almaya başlar.

Yazının devamı »

 

AKP-Cemaat Çatışmasını Aslında Konuşamıyoruz

22 Dec2013
 

[22 Aralık 2013 tarihinde Serbestiyet’te yayınlandı.]

1. Seçici algı

Atlara gözlük takarlar; ta ki hayvan sağa sola değil önüne baksın, görmesi isteneni görsün. İnsan ise çoğu zaman kendisini gönüllü olarak sınırlandırır. Zihin konforunu sürdürme adına yolsuzluk görmesi gerekiyorsa yolsuzluklara, örgütlü kadrolaşma görmek istiyorsa örgütlü kadrolaşmalara odaklanır. Bu şekilde, gerçeklerin sadece bir kısmını görse de, gördükleri yine de gerçektir. Bu sayede, pozisyonuna olan inancı artar. Hatta, bu denli açık bir gerçeği başkalarının nasıl olup da göremediklerine hayret etmeye başlar! Dolayısıyla da, onlarda kötü niyet aramaya mecbur olur; ve insanları itham etmeyi alışkanlık haline getirir. Bu alışkanlığı ölçüsünde de, baştan kendi zihnine çizdiği sınırların esiri olur. Sağlıklı düşünemez hale gelir. Ancak ne mutlu ki yalnız değildir. Kendisiyle aynı dertten muzdarip olan başkaları da vardır; ve onlarla çevrili olduğunda kendisini evinde hisseder.

Yazının devamı »

 

Bir Devlet, Bir Parti, Bir Cemaat (2): Bir Devrin Sonu

17 Dec2013
 

[17 Aralık 2013 tarihinde Serbestiyet’te yayınlandı.]

[Yazının birinci bölümü: Bir Devlet, Bir Parti, Bir Cemaat (1): Bir Devlet]

Tek Parti Döneminin (1925-1945) başlangıcından 2000’li yıllara kadar geçen dönem zarfında yaşananları yorumlarken, şu soruyu hatırda tutmak gerekiyor: Bir devletin (ordu, yargı gibi) en hayati kurumlarına seçilmemiş bir azınlık hakim olursa, çoğunlukta olanlar, sosyal, siyasi, ekonomik, kültürel ve hatta fiziksel anlamda kendilerini nasıl güvenceye alabilirler? Bu soru önemli; çünkü, insanların en temel haklarının ihlal edildiği dönemlerde, siyaset anormalleşir ve dışlanan herkes kendi meşrebince bir pozisyon alır. Bu nedenle de, ilgili dönemlere dair bu gibi kaygıları dikkate almayan değerlendirmeler eksik kalır.

Yazının devamı »

 

Bir Devlet, Bir Parti, Bir Cemaat (1): Bir Devlet

8 Dec2013
 

[8 Aralık 2013 tarihinde Serbestiyet’te yayınlandı.]

23 Nisan 1920 tarihinde, Ankara’da Osmanlı devleti için ikinci bir meclis açılır. Bu meclis, varlığının gerekçesini, devletin asıl meclisinin bulunduğu İstanbul’un işgal altında olmasına dayandırır.

Açılan meclis faaliyete geçtikten kısa bir süre sonra, üyeler, iki farklı grup oluştururlar. Bu gibi gruplaşmalar, meclislerin doğasının bir gereği olsa da, bu iki gruptan birinin lideri olan Mustafa Kemal, meclisin açılmasından takriben üç sene sonra, kendisine muhalif olan grubun ileri gelenlerinden öldürtür; ardından da, sonucunu masa başında kendisinin belirleyeceği yeni bir seçim düzenlemek suretiyle muhalif vekilleri tasfiye eder.

Yazının devamı »

 

Toktamış Ateş ve Çelişkileri(miz)

27 Jan2013
 

[27 Ocak 2013 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Toktamış Ateş, ölümünün ardından, en çok mülayim üslubu ile anıldı ve takdir edildi. Türkiye siyasetinin kavgacı ortamına rağmen üslubu konusunda hep özenli olan Ateş, bu takdiri büyük ölçüde hak ediyordu. Ancak, pek çok yorumcu, ilgili üslubu Ateş’in demokratlığının bir göstergesi olarak da sundu. Bu yaklaşım, bir sözün ifade bulduğu üslup ile içerdiği mana arasındaki önemli farkı gözardı ediyordu. Halbuki manası demokrasinin en temel ilkelerine aykırı olan sözleri dahi nezaketle söylemek mümkündür. İlgili üslup, o sözleri ya da sahibini demokrasi yanlısı kılmaz.

Yazının devamı »

 

Budizm Barış Dinidir, Budist Katliam Yapmaz

7 Oct2012
 

[7 Ekim 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Geçtiğimiz Temmuz ayında, Burma’da Budistler çok sayıda müslümanı korkunç şekillerde öldürmüştü. Bunun üzerine, Twitter‘da, “Budizm bir barış dinidir. Budist katliam yapmaz” şeklinde bir girdi yapmış ve ardından, “Nasıl oluyormuş?” diye sormuştum. Amacım (elbette) yaşanmakta olan katliamı inkar etmek değil, müslümanlar arasında son derece yaygın olan bir tavra ayna tutmaktı. Zira, müslümanların işlediği suçlar gündeme geldiğinde dile getirilen, “İslam barış dinidir“, “Müslüman soykırım yapmaz“, “Müslüman terörist olamaz” gibi argümanları anlamlı ve ikna edici bulanların, bu noktada durup biraz düşüneceklerini umuyordum. Ne var ki, aldığım yanıtlar, çoğu insanın neyi kast ettiğimi dahi anlamadığını göstermişti.

Yazının devamı »

 

Başörtülü Kıza Mektup

10 Jun2012
 

[10 Haziran 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Gözü yaşlı, başörtülü kız,

Hiç boşuna ağlama. Kendin ettin kendin buldun.

Yazının devamı »

 

Kışkır(t)mak

11 Mar2012
 

[11 Mart 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Türkiye’de, hemen her olumsuz gerçekliği, “birilerinin halkı kışkırtmış olması” ile açıklama yönünde güçlü bir eğilim var. Ancak ülkenin dününe ya da bugününe dair olayları bu şekilde açıklamaya alışmak, suçu her durumda başkalarında görmek gibi olumsuz sonuçlar doğuruyor.

Yazının devamı »