• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
 
 

Radikal İslamcılar ve Sıradan Vatandaşlar

4 Mar2012
 

[4 Mart 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Mehmet Ali Birand, Son Darbe: 28 Şubat adlı belgeselinde, Sivas Katliamı öncesinde ortaya çıkan kalabalığa “Radikal İslamcılar” ve “militanlar” şeklinde atıfta bulunuyor. Bu ifadeler biraz problemli.

Yazının devamı »

 

Biz Türk Değildik, Sonradan Olduk

26 Şub2012
 

[26 Şubat 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Milliyetçilik, 1800′lü yıllardan itibaren imparatorlukları ortadan kaldırarak yeni devletler kurdu. Yıkılan çok etnisiteli imparatorlukların halkları, bu süreçte tek bir milli kimliğe asimile edildiler. Örneğin, Fransız İhtilali gerçekleştiğinde, halkın yarısı bile Fransızca bilmiyordu. Ancak zaman içinde bütün “Fransızlar” Fransız kimliğine asimile oldular ve “dil birliği” sağlandı.

Yazının devamı »

 

Milliyetçilik Türkiye’nin Batısını da Böler

19 Şub2012
 

[19 Şubat 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Türkiye’de hakim olan milliyetçi algı, ulus kavramını etnik temelde anlamlandırıyor. Bu algının bir diğer önemli özelliği ise, nüfusu büyük ölçüde homojen olan ulus-devletlerden oluşan bir dünya tasavvur ediyor olması.

Bu düşünsel arkaplan, bağımsız Kürdistan taleplerinin zihinlerde derhal nüfus mübadelesi gibi uygulamaları çağrıştırmasına neden oluyor. Ancak Türkiye’de halen yeterince bilinmiyor olsa da, nüfus mübadelesi artık uluslararası hukuka aykırı bir politika. Hatta zorunlu göç kapsamındaki her uygulama, Uluslararası Ceza Mahkemesi‘nin tanımladığı “İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar” arasında yer alıyor. Dolayısıyla, Türkiye’nin yeni bir nüfus mübadelesi macerasına atılması ya da Kürtleri tek taraflı olarak ülkenin batısından doğusuna sürmesi eskisi kadar kolay değil.

Yazının devamı »

 

Milliyetçilik ve Toprak Parçası

12 Şub2012
 

[12 Şubat 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Kuzey Irak’ın özerkleştiği 1990′larda, Türkiye’de çok sayıda insan bu gelişmeyi tedirginlikle karşılamıştı. Ancak yaşananlarda Türkiye’nin Kürt sorunu adına bir çözüm ışığı görenler de az değildi. Şöyle ki, madem artık Kürtlerin de bir devleti oluyordu, Türkiye’deki Kürtler çok istiyorlarsa oraya gidebilirlerdi. Kürt sorunu da böylece – yani Kürtlerden kurtulmak suretiyle – kökünden çözülmüş olurdu.

Yazının devamı »

 

Ayrılmanın Da Bir Adabı Var (2)

5 Şub2012
 

[5 Şubat 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

[Gülay Göktürk'ün ayrılma eksenli sorularına geçen hafta kaldığım yerden devam ediyorum.]

Soru: Hiç kimsenin nüfus kağıdında Kürt ya da Türk yazmadığına göre, [olası bir referandumda] kimler oy kullanacak? Çizilen Kürdistan sınırları içinde doğanlar mı? O sınırlar içinde yaşayanlar mı? Anadili Kürtçe olanlar mı? Yoksa kendini Kürt olarak beyan edenler mi? Kürt anadan Türk babadan doğanlar (ya da tersi); dörtte bir, sekizde bir oranında Kürt olanlar kendilerini ne sayacaklar?

Yazının devamı »

 

Ayrılmanın Da Bir Adabı Var

29 Oca2012
 

[29 Ocak 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Geçen Pazar Quebec’teki ayrılıkçı hareketten söz etmiş ve Kanada’daki tartışmalarda, “Quebec ayrılırsa, diğer eyaletlerdeki Frankofonların başına neler gelir?”, “Quebec’te yaşayan Anglofonların hakları ihlal edilir mi?”, “Nüfus mübadelesi yapılır mı?”, “Annesi Frankofon babası Anglofon olanlar ne olacak?” gibi soruları pek kimsenin sormadığını belirtmiştim. Türkiye’de ise, Kürtlerin ayrılması söz konusu olduğunda bu gibi sorular liberal olarak nitelendirilen yorumcular tarafından bile sorulabiliyor.

Yazının devamı »

 

Quebec ve Kürdistan

22 Oca2012
 

[22 Ocak 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Kanada’nın Quebec eyaletinin durumu, Türkiye’nin doğusu ile karşılaştırılmaya müsait bir vaka durumunda. Ancak karşılaştırmalara konu olan bütün vakalar gibi bu iki vaka arasında da önemli benzerlikler ve farklılıklar var.

Yazının devamı »

 

Kürtlerin Kendi Kaderlerini Tayini

15 Oca2012
 

[15 Ocak 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Türkiye özelinde, kendi kaderini tayin hakkı dendiğinde akla (doğal olarak) ülkenin doğusu ve Kürtler geliyor. Ancak konu hakkındaki yorumlar, bu hak talebinin içerdiği imaları gerektiği şekilde değerlendirebilmekten hala epey uzak. Yazılıp çizilenler, ekseriyetle, Kürtlerin bu yöndeki taleplerini devletin yapageldiği haksızlıklarla açıklamaktan ve bu haksızlıklara bir son verilmesi durumunda sorunun çözülebileceğini ileri sürmekten ibaret.

Yazının devamı »

 

Kendi Kaderini Tayin Hakkı

8 Oca2012
 

[8 Ocak 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Kendi kaderini tayin (ya da self determinasyon) hakkı, I. Dünya Savaşı yıllarında ortaya çıktı. O dönemde böyle bir hak ile kast edilen, sömürgeleştirilen toplulukların bağımsızlıklarını kazanmalarının önünü açmaktı. Daha sonra, II. Dünya Savaşı yıllarında Birleşmiş Milletler’in bu konuda yaptığı düzenlemelerin ardından, bu hak uluslararası hukukun bir parçası haline geldi.

Yazının devamı »

 

Öğretmenlerin ve Öğretmen Adaylarının Tepkileri

1 Oca2012
 

[1 Ocak 2012 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Takriben iki aydır yazmakta olduğum yazılar hakkında öğretmenlerden ve öğretmen adaylarından çok sayıda ileti aldım. Bu iletilerin çok büyük bir kısmı (ne yazık ki) bozuk bir imla ile yazılmış olan hakaret mesajlarından ibaretti. Küfür etmek, bela okumak ve “Akıllı ol!” uyarısında bulunmak yerine aklı başında bir üslupla düşünce ve tecrübelerini paylaşanlar da elbette yok değildi. Ancak maalesef genel içinde küçük bir orana karşılık geliyorlardı.

Yazının devamı »