• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
 
 

Ana, Dolu

14 Feb2010
 

Sam Kaplan’ın “The Pedagogical State: Education and the Politics of National Culture in Post-1980 Turkey” adlı kitabının 185. sayfası.

Türk eğitim sisteminin “Anadolu” kelimesinin etimolojisi hakkında öğrencilere nasıl bir yalan söylediğini anlatıyor.

Ana, Dolu

 

İkinci Cumhuriyetçi Kime Denir?

25 Dec2009
 

Ayşe Gül Altınay, “The Myth of the Military-Nation? Militarism, Gender and Education in Turkey” adlı kitabında, katıldığı bir lise Milli Güvenlik dersinde, öğretmenlik yapan subayın II. Cumhuriyetçilere getirdiği tanımdan söz ediyor.

The Second Republicanists do not accept the Republic that was established by Atatürk and for which many martyrs were given. They suggest that Atatürk founded this Republic by force and that his principles should be rethought and, if necessary, abandoned. They desire a more libertarian Republic. For instance, they argue that university students should be free to wear everything they want, including the türban. They do not recognize Turks, either. They call all of us “people of Turkey” (Türkiyeli), not Turks. (p. 149)

Altınay, subay-öğretmenin yukarıdaki sözlerini aktardıktan sonra, bu cümlelerin İkinci Cumhuriyetçilerin düşüncelerini aslında gayet iyi bir şekilde özetlediğini de belirtmiş. Gerçi subay-öğretmen daha sonra bu düşüncelerin çok tehlikeli olduğunu ve dış güçlerden kaynaklandığını falan da söylemiş ama biz bunları bir kenara bırakıp kendi işimize bakalım:

Yazının devamı »

 

Silahlar, Kanunlar, Özgürlükler ve Türkiye

8 Oct2009
 

Kolombiya’daki Adalet Bakanlığı binasının girişinde, Santander‘in şu sözü yer alıyor:

“Kolombiyalılar; silahlar bize bağımsızlık verdi, kanunlar ise bize özgürlük verecek.”

Silahlar, Kanunlar, Özgürlükler ve Türkiye

Özgürlüklerin teminat altına alınmasını öncelikle kanunlar ile mümkün kılmayı öngören anlayışın bir parça problemli olduğuna daha önce değinmiştim. Ama bu yaklaşımın dahi herşeyi silahla çözmek isteyen zihniyetin çok ilerisinde olduğu aşikar. Santander’in sözü nerede, “Silahlar bize bağımsızlık verdi, şimdi de iç düşmanlardan kurtulmamızı sağlayacaklar” zanneden anlayış nerede…

 

Haber Programı Tavsiyesi: Amy Goodman / DemocracyNow.org

28 Aug2009
 

DemocracyNow, Amy Goodman ismi ile özdeşleşmiş olan bir haber programı. Her gün takriben bir saat süren program, ABD’de (ana akım dışında kalan) yüzlerce radyo ve televizyon kanalı tarafından yayınlanıyor.

Yazının devamı »

 

Akademik Dergi Tavsiyesi: International Journal of Middle East Studies

17 Aug2009
 

The Middle East Studies Association of North America (MESA) tarafından üç ayda bir yayınlanan International Journal of Middle East Studies, Orta Doğu’ya odaklanan en önemli akademik yayınlardan biri. Bana göre dergiyi zengin kılan en büyük etken, disiplinlerarası bir yayın politikasına sahip olması. Şöyle ki, ağırlık tarih, siyaset bilimi ve sosyolojide olsa da, dergide (Orta Doğu hakkında olmak kaydıyla) ekonomiden antropolojiye, hukuktan felsefeye pek çok alanda makale yayınlanıyor. Bütün bu makaleleri aynı anda okumak da, bölgeyi dünü ve bugünüyle çok daha kuşatıcı bir şekilde anlayabilmeye yardımcı oluyor.

Yazının devamı »

 

Podcast Tavsiyesi: Courtney Brown, Ph.D.

21 Jul2009
 

Emory Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde doçent olarak görev yapan Courtney Brown, verdiği derslerin kayıtlarını sitesine eklemiş. Bu dersler arasında (lisans seviyesindeki) Science Fiction and Politics özellikle hoşuma gitti. Brown bu derste, bilimkurgu klasiklerini siyasetle ilişkilendirerek analiz ediyor.
Brown’ın ele aldığı eserler arasında bugüne dek sadece Isaac Asimov’un Foundation serisini ve Aldous Huxley’in Brave New World adlı distopyasını okumuş olduğum için öncelikle o başlıkları dinledim. Bu dersin kayıtlarının, gerek (kitlelerin kontrolü eksenli) siyasetle, gerekse bilimkurguyla ilgilenenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum. ABD’de eğitim almayı düşünenler de, dosyaları dinleyerek, hem dersleri anlayabilmek için gerekli olan İngilizce seviyesini görebilir, hem de derslerin nasıl işlendiği konusunda bir fikir sahibi olabilirler.
Not: İnternete bağlanabilen bir iPod cihazına sahip olanların, iTunes üzerinden “science fiction and politics courtney brown” ifadesini aratarak ilgili podcast dosyalarını doğrudan cihazlarına indirmeleri de mümkün.

 

Mustafa İslamoğlu ve Akabe Vakfı

21 Jul2009
 

Haziran ayında Derin Düşünce sitesinde yayınlanan bir yazıda Mustafa İslamoğlu’nun 1990′lı yıllarda Siyaset Meydanı’nda yaptığı bir konuşmanın videosuna yer verilmişti. Orada Mustafa İslamoğlu’nu ilk kez görmüş ve videoda söyledikleri ilgimi çektiği için YouTube’dan ilgili kaydın devamını bularak izlemiştim.

Sonrasında internet üzerinde İslamoğlu hakkında biraz araştırma yaptım. Anladığım kadarıyla, İslamoğlu, İstanbul’da faaliyet gösteren Akabe Vakfı çevresindeki insanların manevi/dini lideri durumunda. Vakfa bağlı olan (ve Türkiye’de ne kadar izlendiğini bilmediğim) Hilal TV’de programlara katıldığı gibi, vakıfta düzenli olarak konuşmalar da yapıyor.

Geçenlerde çalışırken bir yandan da vakıftaki (soru-cevap formatındaki) bu konuşmaları dinlemeye başladım. KuranTalebesi rumuzlu bir YouTube kullanıcısı, konuşmaları soru bazında derleyerek bir playlist oluşturmuş. “Play All” özelliğini kullanınca, herbiri 4-5 dakikalık videolar arasında geçiş yapmak için ara verme ihtiyacı da ortadan kalkıyor.
Bu şekilde videoların çoğunu dinledim. Seriyi tamamlamaya niyetliyim.

 

Batı Kültürü, Vefa Duygusu ve Üç Soru

8 Apr2009
 

Ertuğrul Özkök’ün 8 Nisan 2009 tarihli, “Böyle Sevmek Görülmedi” yazısından:

Kanadalı bir kadın.
Adı Suzanne Swan.
Leonard Cohen’in şarkısındaki Suzanne gibi.
Türkiye’de Kaş’a yerleşmiş.
20 yıl oralarda yaşamış.

Yazının devamı »

 

Ötekileştirme Nedir?

3 Apr2009
 

İşte budur.
Ve tabii tersi yönde bir yazı yazmak da mümkündür.

 

Suskunlar (İhsan Oktay Anar)

21 Jan2009
 

İhsan Oktay Anar’ın Suskunlar adlı son romanını dün gece bitirdim. Adet olduğu üzere, romandan bir kesit sunuyorum:

[E]mekli olmadan önce bir paşanın konağında haremağalığı yapan ama paşanın cariyesi bir zenci bebek dünyaya getirince, hekim tarafından yapılan muayenede zebbinin olanca görkemiyle hala yerinde durduğu tespit edilmiş bir zenci olan Hadım Yaşar Ağa’nın, iki katlı ve eskice ahşap evinin önüne geldiğinde, yine sağa sola bakındı. Bir zamanlar tüm Kostantiniye, tekrar tekrar iğdiş edilmesine rağmen adamın zebbinin her defasında yeniden çıkıp apış arasında peyda olduğu, hatta aynı cariyeyle bir kez daha uygunsuz vaziyetteyken kapı yumruklanmaya başlayınca korkusundan, ürkmüş kertenkele nasıl ki kuyruğunu bırakıp kaçarsa, bu adamın da zebbini, artık her neyin içindeyse orada bırakarak, öfkeli paşa tarafından boğazlanmaktan kurtulduğu söylentisiyle çalkalanmıştı. (sayfa 101)

İhsan Oktay Anar kitaplarındaki bu tür (gerek bir paragraflık, gerekse 10 sahifelik) tekil hikayeler derlenirse, ortaya defalarca okunsa da bıkılmayacak harika bir dosya çıkabilir. Hiç kimse yapmazsa bir gün ben yapacağım.