• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
 
 

Koray Candemir ve Serkan Çeliköz (Maskott) Röportajı / 1 Mayıs 2011

11 May2011
 

[11 Mayıs 2011 tarihinde Taraf gazesinde yayınlanan röportajın kısaltılmamış metnidir.]

Kargo’dan tanınığımız Koray Candemir ve Serkan Çeliköz, üç yıla yakın zamandır Seattle’da yaşıyorlar. Kurdukları Maskott adlı grubun ilk albümü Tuval, geçtiğimiz yıl piyasaya çıktı. Koray ve Serkan ile Seattle’da müzik serüvenlerinin geçmişi, bugünü ve yarını hakkında konuştuk.

[Röportajın fotoğrafları]
[Röportajdan 12 video]
[Röportajı indir (.pdf)]

Yazının devamı »

 

“Serdar Kaya ile Eğitim Üzerine” [Serdar Kaya]

13 Eyl2010
 

[Tasfiye dergisinin Eylül-Ekim 2010 sayısında yayınlanan Serdar Kaya röportajı.]

Beytullah Emrah Önce: Kitabınızda hakim zihniyetin kalıplarını kırarak bağımsız düşünebilmek için, öncelikle farkına varmadan içselleştirdiğimiz değerler kümesinin deşifre edilmesi gerektiğini ifade ediyorsunuz. Türkiye’deki milli eğitim sistemi, makbul vatandaşlarının hangi değerleri içselleştirmesini amaçlıyor?

Serdar Kaya: En basit ve en zor soru bu aslında… Sorunun basit kısmı zaten herkesin malumu: “Türk eğitim sistemi sizden (herşeyden ama herşeyden önce) laik vatandaşlar ister!” Bir de tabii bu laikliğin (nasıl oluyorsa) hem “Batılılık” hem de “Türkçülük” ihtiva eden bir çerçevesi var. Yani Türk eğitim sisteminin makbul vatandaşının, bilime ve sanata önem veren, kendinden emin, kültürlü, vatansever, büyüklerine saygılı, küçüklerine sevgili, başı dik, sesi gür bir insana karşılık geldiği söylenebilir. Tabii bu makbul vatandaşın ne olduğu kadar, ne olmadığı da çok önemli. Mesela bu kişinin bildiği dillerin öncelikle İngilizce, Fransızca ya da Almanca gibi Batı dilleri olması beklenir. Tabii Japonca biliyor olsa bu da problem olmaz. Ancak Arapça ya da Farsça bilmek böyle bir kişiye kolay kolay yakıştırılabilecek bir özellik değildir. Kendisinin, eşinin ya da kızkardeşinin başörtülü olması da aynı şekilde…

Yazının devamı »

 

“Şivan biraz şarlatan bir herif. Tilki gibi bir adam!” [Süleyman Karadağ]

5 Oca2009
 

[STV'de Perşembe günleri yayınlanan "Tek Türkiye", Güneydoğuya ve Kürt sorununa odaklanan tek televizyon dizisi durumunda. Dizinin STV'deki sayfasında, "masum canları yakmakta oldukça becerikli, vatana düşman bir karakter" olarak nitelendirilen Şivan adlı PKK komutanını canlandıran Süleyman Karadağ ile hem Şivan, hem dizi, hem de Güneydoğu hakkında konuştuk.]

Yazının devamı »

 

“Sokaktaki Adam Aslında Pek De İç Açıcı Biri Değil” [Serdar Kaya]

6 May2008
 

[Galatasaray Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olan Tolga Çevikel'in doktora tezi için gerekli saha araştırması çerçevesinde 6 Mayıs 2008 tarihinde Serdar Kaya ile yaptığı röportaj.]

Tolga Çevikel: Derin Sular’ı yazmaya 2005′in başında başladınız değil mi? Ama Deep Waters’daki bazı yazılarınız 2003′e uzanıyor?

Serdar Kaya: Önceden İngilizce bir sitem vardı benim. Orada bir iki ayda bir daha çok ekonomi ağırlıklı konularda yazılar yazıyordum. Oradaki yazılarımı daha sonra Derin Sular’ın altındaki Deep Waters bölümüne taşıdım. Ama blog formatında yazmaya başlamam, 2005 yılının Şubat ayında oldu. Kişisel sitemin alan adının altındaki bir adreste Derin Sular’ı yazmaya başladım. Daha sonra özel bir alan adı alarak içeriği oraya aktardım ve halen orada devam ediyorum.

Yazının devamı »

 

“Cumhuriyet Neslinin Söyleyecek Sözü Yok” [Serdar Kaya]

6 Tem2007
 

[Kayıhan Turgutoğlu'nun 4, 5, ve 6 Temmuz 2007 tarihlerinde blogkazanı.com'da yayınlanan Serdar Kaya röportajı.]
Türkiye’nin kaderini belirleyecek 22 Temmuz tarihine az bir zaman kala Türk blog küresinin en aktif fikir bloglarından biri Derin Sular’ın yazarı Serdar Kaya ile hem seçimler üzerine hem de Türk blogküresinin genel durumu üzerine konuştuk.
Kayıhan Turgutoğlu: Size göre AKP 22 Temmuzda yeniden iktidar olabilecek mi? Eğer olamazsa kim olur?
Serdar Kaya: ‘İktidar’ kelimesini kullanmış olmanızdan hareketle şöyle bir kelime oyunu yapabilirim herhalde: Birinci parti olması kuvvetle muhtemel olsa da, elbette iktidar olamayacak. Soruyu böyle yanıtlayınca, kimin iktidar olacağı da haliyle aşikar oluyor.
Çok partili dönemin tamamında olduğu gibi, 22 Temmuz 2007 tarihi sonrasında da asıl iktidar yine TSK olacaktır. Çünkü Türk siyasi geleneği, siyasetin ‘insanlara ait’ bir alan olmasına hiçbir zaman müsaade etmedi. Bir başka deyişle, bu siyasi gelenek gerçek manada bir ‘cumhuriyet’ özelliğine hiçbir zaman sahip olmadı. Zira bir ülkede seçimlerin yapılması, belli partilerin seçim sonuçları doğrultusunda dönüşümlü olarak iktidara gelmeleri, o ülkedeki siyasi işleyişin insanların elinde olduğu anlamına gelmez. Bugün Türkiye’de insanlar, ‘AKP yine birinci parti olursa ordu müdahale eder mi?’gibi sorular sorabiliyorsa ve bu tür sorular siyasi geleneğimiz gereği doğal karşılanabiliyorsa, bu durum, ordudan icazet almamış olan bir partinin, oyların salt çoğunluğunu dahi alsa iktidar olamayabileceği anlamına gelir.
Kaldı ki, ordudan icazet alınsa dahi bu durum iktidar olmak için yeterli değildir. Çünkü icazeti veren kişi, istediği an geri alabilir de…

Yazının devamı »