• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
  • Featured Post Image
 
 

Bernard Lewis

27 Sep2009
 

Sene 2007. Bernard Lewis üniversitede bir konuşma yapacak dediler. Haliyle gittim tabii.

Yazının devamı »

 

Çakma İlçenin Çakma Jandarma Çavuşu

24 Sep2009
 

Askerdeyken jandarmaydım. Gerçi acemiliğimi bitirdikten sonra öğretmenlik dışında çok fazla bir şey yapmadım. Ama ara ara tuhaf işler yaptığım da olmuyor değildi. Bu işlerden biri de Ramazan ayında “kahve kapatmak”tı. Ama bu konuya geçmeden önce görev yaptığım “çakma ilçe” hakkında biraz bilgi vereyim…

Yazının devamı »

 

Arjantin Pezosu

23 Sep2009
 

Sene 1995 ya da 1996. Romina’nın programını dinliyordum – yanılmıyorsam Radyo D’de. Romina biraz sonra bir soru soracağını ve sorunun cevabını bilen kişiye Bostancı Gösteri Merkezi’ndeki Levent Yüksel konserine iki bilet vereceğini söylemişti. Sonra sorunun para birimleri ile ilgili olacağı ipucunu verince, önce hemen verdiği numarayı aradım, sonra da odada bulunan ajandayı kapıp ilgili sayfayı açtım. Hızlı davrandığım için telefon düştü ve biraz sonra canlı yayında Romina bana Arjantin’in para birimini sordu. Ben de önümdeki listeye bakıp, “Arjantin pezosu” deyince biletleri kazanmış oldum. Sonra konser günü bir arkadaşımla gidip kapıdan biletleri aldık.

Yazının devamı »

 

Los Angeles Tren İstasyonu

23 Sep2009
 

Sene 2002. Metrolink treninin Los Angeles istasyonlarından birinde bekliyorum. Tren aşağı yukarı yarım saat sonra gelecek, ama koskoca durakta da benim haricimde tek bir kişi var, o da güvenlik görevlisi.

Yazının devamı »

 

“Fena Mı Olur?”

19 Sep2009
 

20 Ekim 1991 günü yapılan genel seçimlerin ertesi günü okuldayız. Sabah ilk ders biyoloji. Ama derste olanlara geçmeden önce birkaç noktayı açıklığa kavuşturmak lazım:

Bizim okulumuz, konudan bağımsız olarak derste sürekli ateizm propagandasının yapılabildiği bir yerdi. Bunun yanı sıra, din ve Osmanlı ile ilgili olan herşeyin alaya alınması da son derece sıradandı. Mesela bir İnkılap Tarihi hocası çıkıp padişahların 500 tane karısı olduğunu söyleyebilirdi. Neden 400, 450 ya da 512 değil diye sormaya da gerek yoktu. Hoca hazretleri o an öyle buyurduysa, elbette ki öyleydi. Bir başka deyişle, pek demokratik bir ortamın varolduğu da söylenemezdi.

Yazının devamı »

 

Kürt Lirası

18 Sep2009
 

Ortaokul yıllarındayız. Tabii hiçbirimizin dünyadan haberi yok. Kürt sorunu nedir, böyle bir şey gerçekten var mıdır, yoksa Kürt’ün kendisi mi sorundur, çok fazla fikrimiz yok. Ama Kürt kelimesinin sakıncalı bir kelime olduğunun pekala farkındayız. Bu nedenle, konunun detaylarını bilmesek de, bu kelimenin üzerine gitmek hoşumuza gidiyor.

Yazının devamı »

 

Pembe Tezkere

18 Sep2009
 

Askerde öğrendiğim çok sayıdaki gereksiz şeyden biri de pembe tezkere konusu idi. Şöyle ki, şayet iki asker fiil-i livata esnasında yakalanır (yahut bir şekilde bu fiilde bulundukları tespit edilir) ise, aktif durumda bulunan cezalandırılırken, diğerine (artık askerliğe elverişli olmadığından ötürü!) pembe tezkere veriliyormuş. Tabii askerlerin işi ne, bu konunun illa ki her gün bir şekilde gırgırını yapacak bir şey bulurlardı. (İçlerinde en terbiyeli olanları herhalde, “İstersen sana bir iyilik yapayım, şafak saymayı bırakırsın” ayarındakilerdi.)

Yazının devamı »

 

Fabrika Ayarı Sekülerlik

14 Sep2009
 

Sene 2000. Orlando’daki Disneyland’ı geziyoruz. Tabii mevsim yaz olduğu için son derece kalabalık ve haliyle de her milletten insan var. Kafilede Üsküdar Amerikan Lisesi’nde hazırlığı yeni bitirmiş olan 11 yaşında çok şirin bir kız ile babası da vardı. Bu kız bir senede çok iyi seviyede İngilizce öğrenmiş. Ben Türk olup da İngilizceyi bu kadar düzgün konuşan (yurtdışında yaşayanlar dahil) çok az insan gördüm hayatımda. Herhalde Amerikan okulunun marifetidir… Her neyse…

Yazının devamı »

 

“Acaba Ben Bunu Yesem Mi?”

12 Sep2009
 

Sene yine 2000. Aylardan Temmuz. Yine bir Türk kafilesi ile Milano’dan Miami’ye uçuyoruz – yani Tarık ile karşılaşmama daha birkaç gün var. Alitalia uçuş ekibi kahvaltı servisine başladı. Ancak kahvaltıda yer alan salata tabağındaki jambon diliminin domuz etinden olduğu Türklerin gözünden kaçmadı. İçlerinden birkaçı da hosteslere sorarak durumu teyit ettirdiler ve yemediler.

Yazının devamı »

 

“Ay Ben Burdaki Türkleri Hiç Beğenmedim”

11 Sep2009
 

Sene 2000, aylardan Mayıs. Galatasaray’ın Arsenal ile oynayacağı UEFA finali vesilesiyle Kopenhag’dayım. Tabii Galatasaraylı olmamak bir yana, futbol ile ilgim dahi olduğu söylenemez. Sadece seyahat acentelerinin bu gibi maçlar öncesinde çok uygun fiyatlara paket turlar satıyor olmaları fırsatını değerlendirmiştim o kadar.

Yazının devamı »