• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Cinayeti gördüm, siz de gördünüz [Eser Karakaş]

22 Jan2007
 

Cinayeti gördüm, siz de gördünüz, Eser Karakaş / Star

1942 senesinde Varlık Vergisi faciası yaşanırken, Başbakan Saraçoğlu ‘Ülkemizde yaşayan gayrimüslimler misafirperverliğimizi suistimal etmesinler’ dedi mi demedi mi?

1955, 6-7 Eylül faciasının Selanik’te kıvılcımını çakan yani Atatürk’ün evine bomba atan kişiyi bizim devlet vali yaptı mı, yapmadı mı?

Hrant Dink’in kendi ifadesi ile Cumhuriyet’in başında sayıları üç yüz bini bulan Ermeni cemaatini bugün aradan geçen onca seneye ve nüfus artışına rağmen yetmiş bine indiren atmosferi biz yarattık mı, yaratmadık mı?

1974 tarihli bir kararında Yargıtay, Anayasa’nın yurttaşlık maddesini fena halde delerek ülkenin Müslüman olmayan yurttaşlarına ‘yabancı’ dedi mi, demedi mi?

Daha çok yeni, 2006 senesinde Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Rum ve Ermeni vakıflarına ‘yabancı vakıflar’ dedi mi, demedi mi?

Bugün ve yakın geçmişte devlet bürokrasisinde, üniversiteler hariç, çöpçü kadrosundan müsteşarlığa kadar bir tek Müslüman olmayan yurttaşımızıın bulunmamasını sağlayan ortamı ve koşulları bizim devlet oluşturdu mu, oluşturmadı mı?

Kendi yurttaşları arasında din farkını çok açık bir biçimde gözeten, gayrimüslimlere negatif ayrımcılık yapan bu devlet kendine ‘laik devlet’ dedi mi, demedi mi?

Tüm bu gerçeklere rağmen yani Müslüman olmayanlara devlet tarafından negatif ayrımcılık yapıldığı bir ülkede bilinçsiz ve cahil kitleler sokakta ‘Türkiye laiktir, laik kalacak’ diye bağırdı mı, bağırmadı mı?

Atatürk milliyetçisiyiz diyen TSK’da bir Ermeni ya da Rum vatandaş subay (mecburen yedek subaylar hariç) olabildi mi, olamadı mı?

Sözde milli güvenlik belgelerinde Müslüman olmayan vatandaşlarımızı potansiyel tehdit unsuru olarak değerlendirip hedef gösterdik mi, göstermedik mi?
Laiklik ve çağdaşlık konularında mangalda kül bırakmayan CHP, vakıflar yasasında Müslüman olmayan yurttaşlarımız için, sanki bu insanlar rehine imiş gibi ‘karşılıklılık’ istedi mi, istemedi mi?
Yargıtay, bu sefer çok yakın bir tarihte, Hrant’ın yazdığı ve on yaşında bir çocuğun dahi ne anlama geldiğini anladığı bir yazıda, bilirkişi raporuna rağmen suç unsuru buldu mu, bulmadı mı?
Hrant Dink cinayeti sonrası Deniz Baykal (star gazetesi, 21 Ocak 2007) ‘Ne olursa olsun, bu ülke Hrant Dink’i yaşatmalı idi’ dedi mi, demedi mi? (Sayın Baykal umarım, bu ‘ne olursa olsun’ ibaresinin anlamını açıklar).
Bu ülkenin tapu dairelerine Müslüman olmayan yurttaşlarımızın gayrimenkullerine yönelik gizli şerhler kondu mu, konmadı mı?
Ve tüm bu skandallar ‘laik devlet’ kisvesi altında yaşandı mı, yaşanmadı mı?
Sözün özü
Bugün de kalkmış Hrant’ın katili olarak on yedi yaşında, ilköğretim mezunu, işsiz bir garibanı, maşayı tutukluyoruz ve sonra da büyük puntolarla ‘FAİL YAKALANDI’ diyebiliyoruz.

0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.