<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments for Derin Sular</title>
	<atom:link href="http://derinsular.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://derinsular.com</link>
	<description>Türkiye’de Hakim Olan Zihniyetin ve Bu Zihniyeti Mümkün Kılan Arka Planın Analizi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jul 2010 17:54:09 -0700</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (78): Rakun by Levent Cetin</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-78-rakun/comment-page-1/#comment-9335</link>
		<dc:creator>Levent Cetin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 17:54:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19316#comment-9335</guid>
		<description>Sizin mahallede cougar da gormusler diye duydum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sizin mahallede cougar da gormusler diye duydum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (78): Rakun by ALper ER</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-78-rakun/comment-page-1/#comment-9332</link>
		<dc:creator>ALper ER</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 14:17:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19316#comment-9332</guid>
		<description>Dolu dolu bir yaşamınız olmalı, her gün farklı ziyaretçiler falan... :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dolu dolu bir yaşamınız olmalı, her gün farklı ziyaretçiler falan&#8230; <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on &#8220;Askerler ne zamandan beri Allah Allah diye düşman üstüne yürüyor?&#8221; by cebrail</title>
		<link>http://derinsular.com/medya/tsk-ve-darbeler/askerler-ne-zamandan-beri-allah-allah-diye-dusman-ustune-yuruyor/comment-page-1/#comment-9323</link>
		<dc:creator>cebrail</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 13:35:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=17658#comment-9323</guid>
		<description>Ben askerliğimi yaparken, silah eğitiminde yüzbaşı dedi &quot;Allah Allah&quot; deyin her hücumda, biz de öyle dedik. Albay yüzbaşıya &quot;Yüzbaşım Allah Allah desinler&quot; demişti. Sonra tuğgeneral geldi albaya &quot;Bunlar ne diyorlar? Allah Allah demesinler Yallah Yallah desinler&quot; dedi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben askerliğimi yaparken, silah eğitiminde yüzbaşı dedi &#8220;Allah Allah&#8221; deyin her hücumda, biz de öyle dedik. Albay yüzbaşıya &#8220;Yüzbaşım Allah Allah desinler&#8221; demişti. Sonra tuğgeneral geldi albaya &#8220;Bunlar ne diyorlar? Allah Allah demesinler Yallah Yallah desinler&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on &#8220;Milli&#8221; Eğitimden Nefret Etmek (2): Selami, Tembeller Kümesi ve Dayak by Tilbe</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/gercek-masallar/milli-egitimden-nefret-etmek-2-selami-tembeller-kumesi-ve-dayak/comment-page-1/#comment-9322</link>
		<dc:creator>Tilbe</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 10:55:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://endoktrinasyon.com/uncategorized/milli-egitimden-nefret-etmek-2/#comment-9322</guid>
		<description>Evet, o sopa olayı bizde de vardı. Hoca gelmeden önce kaç kelime konuşursan sınıf başkanı tahtaya yazıyodu. Kelime sayısınca sopa ile eline vuruyorlardı. Ama ilkokul 4. sınıfa geldiğimden bu yana (üniversite 1&#039;deyim) hiç dayak, tokat, hakaret tarzı bir durumla karşılaşmadım.

Ki bence şimdiki hocalar çok vurdumduymaz. Derste uzun eşek oynayan mı ararsın, ayağa kalkıp hocanın taklidini yapan mı? Eskisi çok katı olsa da şimdiki eğitim sistemi çok disiplinsiz. Öğrenciler ders anlatmaya çabalayan bir hocanın suratına küfür edip de disiplin cezası almadan ortada rahat rahat at oynatmamalı bence.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, o sopa olayı bizde de vardı. Hoca gelmeden önce kaç kelime konuşursan sınıf başkanı tahtaya yazıyodu. Kelime sayısınca sopa ile eline vuruyorlardı. Ama ilkokul 4. sınıfa geldiğimden bu yana (üniversite 1&#8242;deyim) hiç dayak, tokat, hakaret tarzı bir durumla karşılaşmadım.</p>
<p>Ki bence şimdiki hocalar çok vurdumduymaz. Derste uzun eşek oynayan mı ararsın, ayağa kalkıp hocanın taklidini yapan mı? Eskisi çok katı olsa da şimdiki eğitim sistemi çok disiplinsiz. Öğrenciler ders anlatmaya çabalayan bir hocanın suratına küfür edip de disiplin cezası almadan ortada rahat rahat at oynatmamalı bence.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on &#8220;Milli&#8221; Eğitimden Nefret Etmek (2): Selami, Tembeller Kümesi ve Dayak by muzaffer tabanlı</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/gercek-masallar/milli-egitimden-nefret-etmek-2-selami-tembeller-kumesi-ve-dayak/comment-page-1/#comment-9320</link>
		<dc:creator>muzaffer tabanlı</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 23:52:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://endoktrinasyon.com/uncategorized/milli-egitimden-nefret-etmek-2/#comment-9320</guid>
		<description>Yanıtlara sadece &quot;şöyle bir&quot; göz attım.

En azından seni anlamaya çalışmaları, önce ülke, sonra insanlık açısından bir artı.

Sadece insanız.. Futbol gibi düşünmek milliyetçiliği bir parça sirin gösterebilir ama dünyanın en büyük kanseri işte.. Milliyetçilik, Devletçilik ve din.. Dünyanın iliklerini kemiren en büyük üç kanser..

&quot;isyankaradam.com&quot; da yazmayı düşünüyorum. Arzu edersen göz atabilirsin.

Sevgiyle, gönlünce..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yanıtlara sadece &#8220;şöyle bir&#8221; göz attım.</p>
<p>En azından seni anlamaya çalışmaları, önce ülke, sonra insanlık açısından bir artı.</p>
<p>Sadece insanız.. Futbol gibi düşünmek milliyetçiliği bir parça sirin gösterebilir ama dünyanın en büyük kanseri işte.. Milliyetçilik, Devletçilik ve din.. Dünyanın iliklerini kemiren en büyük üç kanser..</p>
<p>&#8220;isyankaradam.com&#8221; da yazmayı düşünüyorum. Arzu edersen göz atabilirsin.</p>
<p>Sevgiyle, gönlünce..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on &#8220;Milli&#8221; Eğitimden Nefret Etmek (2): Selami, Tembeller Kümesi ve Dayak by Ogan Tabanlı</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/gercek-masallar/milli-egitimden-nefret-etmek-2-selami-tembeller-kumesi-ve-dayak/comment-page-1/#comment-9319</link>
		<dc:creator>Ogan Tabanlı</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 23:41:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://endoktrinasyon.com/uncategorized/milli-egitimden-nefret-etmek-2/#comment-9319</guid>
		<description>Bende liseden yeni (3-4 sene önce) mezun olmuş birisi olarak yorum yapmak istiyorum.

Açıkcası öyle bir lisede okumaya çalıştım ki öğrenciler sadece zaman geçirmek, eğlenmek için okula geliyorlardı.
Arkada oturan 6 sıranın hiçbir şekilde ders ile ilgisi yoktu zaten 11 dersten en az 8 tanesini zayıf getiriyorlardı ve bununla övünüyorlardı. (Bunlar Lise 1&#039;de çıkarılan af ile geçmiş, Lise 2 ve 3&#039;ü de sorumlu olarak geçmiş ama büyük ihtimalle mezun olmamamış öğrencilerdi.) Sanki amaçları birşeyler öğrenmek değilde dersleri sabote etmekti.

Dersimize giren öğretmen yumuşak, iyi niyetli, vurup dövemeyen bir tip ise o derste dersi dinlemek imkansız bir hâl alıyordu, bağıran mı dersiniz, ayakta dolaşan mı dersiniz... En sevdiğim derslerde hocayı duyamadığımı hatırlıyorum. (Gerçekten abartmıyorum.)

Ama bazı sert hocalar bunları susturabiliyorlardı. Örneğin, bir edebiyatcımız vardı; &quot;Eğer konuşursanız döverim&quot; derdi ve gerçekten de birisi konuşursa o kişinin yanına gider bütün gücüyle tokadı patlatıp çocuğu sıraya yapıştırırdı ve &quot;Eğer döverim dediysem döverim, yoksa bana güveninizi yitirirsiniz&quot; derdi. İnanır mısınız, düzgün ders dinleyebildiğim tek ders onun dersiydi. Yeni bir hoca geldiği zaman inşallah gelen hoca da edebiyatcı gibi sert çıkar, bunları konuşturmaz diye dua ederdim.

Şimdi bu öğrenciler dayak yeseler öğretmenler suçlu çıkıyor. Ama dayak yemeseler, dersi dinlemek isteyen birçok öğrencinin hakkını gasp ediyorlardı.

Siz yazınızda öğretmeni tamamen yanlış, haksız ve suçlu öğrenciyi de tamamen haklı göstermişsiniz, ama malesef bu oran her zaman, her yerde aynı olmuyor...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bende liseden yeni (3-4 sene önce) mezun olmuş birisi olarak yorum yapmak istiyorum.</p>
<p>Açıkcası öyle bir lisede okumaya çalıştım ki öğrenciler sadece zaman geçirmek, eğlenmek için okula geliyorlardı.<br />
Arkada oturan 6 sıranın hiçbir şekilde ders ile ilgisi yoktu zaten 11 dersten en az 8 tanesini zayıf getiriyorlardı ve bununla övünüyorlardı. (Bunlar Lise 1&#8242;de çıkarılan af ile geçmiş, Lise 2 ve 3&#8242;ü de sorumlu olarak geçmiş ama büyük ihtimalle mezun olmamamış öğrencilerdi.) Sanki amaçları birşeyler öğrenmek değilde dersleri sabote etmekti.</p>
<p>Dersimize giren öğretmen yumuşak, iyi niyetli, vurup dövemeyen bir tip ise o derste dersi dinlemek imkansız bir hâl alıyordu, bağıran mı dersiniz, ayakta dolaşan mı dersiniz&#8230; En sevdiğim derslerde hocayı duyamadığımı hatırlıyorum. (Gerçekten abartmıyorum.)</p>
<p>Ama bazı sert hocalar bunları susturabiliyorlardı. Örneğin, bir edebiyatcımız vardı; &#8220;Eğer konuşursanız döverim&#8221; derdi ve gerçekten de birisi konuşursa o kişinin yanına gider bütün gücüyle tokadı patlatıp çocuğu sıraya yapıştırırdı ve &#8220;Eğer döverim dediysem döverim, yoksa bana güveninizi yitirirsiniz&#8221; derdi. İnanır mısınız, düzgün ders dinleyebildiğim tek ders onun dersiydi. Yeni bir hoca geldiği zaman inşallah gelen hoca da edebiyatcı gibi sert çıkar, bunları konuşturmaz diye dua ederdim.</p>
<p>Şimdi bu öğrenciler dayak yeseler öğretmenler suçlu çıkıyor. Ama dayak yemeseler, dersi dinlemek isteyen birçok öğrencinin hakkını gasp ediyorlardı.</p>
<p>Siz yazınızda öğretmeni tamamen yanlış, haksız ve suçlu öğrenciyi de tamamen haklı göstermişsiniz, ama malesef bu oran her zaman, her yerde aynı olmuyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Hayattan Kareler (40): Women in Black by Tarik</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/hayattan-kareler-40-women-in-black/comment-page-1/#comment-9311</link>
		<dc:creator>Tarik</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 12:53:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19270#comment-9311</guid>
		<description>http://www.hurriyet.com.tr/dunya/15298113.asp?gid=200

Sırbistan’ın başkenti Belgrad’ta Srebrenitsa soykırımının 15’inci yıldönümü dolayısıyla “Women in Black” (Siyahlı Kadınlar) adlı sivil toplum örgütü üyeleri, protesto gösterisi düzenledi ve kurbanları andı.

Göstericiler, halka savaş suçları konusundaki farkındalığın artması çağrısında bulundu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hurriyet.com.tr/dunya/15298113.asp?gid=200" rel="nofollow">http://www.hurriyet.com.tr/dunya/15298113.asp?gid=200</a></p>
<p>Sırbistan’ın başkenti Belgrad’ta Srebrenitsa soykırımının 15’inci yıldönümü dolayısıyla “Women in Black” (Siyahlı Kadınlar) adlı sivil toplum örgütü üyeleri, protesto gösterisi düzenledi ve kurbanları andı.</p>
<p>Göstericiler, halka savaş suçları konusundaki farkındalığın artması çağrısında bulundu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (75): Adaptasyon by BetuL</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-75-adaptasyon/comment-page-1/#comment-9242</link>
		<dc:creator>BetuL</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 23:40:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19250#comment-9242</guid>
		<description>Avustralya aksani sempatik, sevimli.. Simdiye kadar tanidiklarimin hepsi sevimli oldugu icin bana oyle geliyor olabilir tabii.. Halbuki hafif Ingiliz aksanin  ciddi bi karizmasi var, Serdar bey siz de dogru yoldasiniz. :)
Amerikali bir arkadasim opera icin telefonla yardim toplanilan yerde calisirken bi zaman sonra sıkılıp eglence olsun diye  hafif Ingiliz aksaniyla konusmaya basladigini ve Ingiliz aksaniyla yaptigi aramalarda  bagis yapanlarin oraninin  uc kat arttigini soylemisti.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya aksani sempatik, sevimli.. Simdiye kadar tanidiklarimin hepsi sevimli oldugu icin bana oyle geliyor olabilir tabii.. Halbuki hafif Ingiliz aksanin  ciddi bi karizmasi var, Serdar bey siz de dogru yoldasiniz. <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Amerikali bir arkadasim opera icin telefonla yardim toplanilan yerde calisirken bi zaman sonra sıkılıp eglence olsun diye  hafif Ingiliz aksaniyla konusmaya basladigini ve Ingiliz aksaniyla yaptigi aramalarda  bagis yapanlarin oraninin  uc kat arttigini soylemisti.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (75): Adaptasyon by Ekrem</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-75-adaptasyon/comment-page-1/#comment-9219</link>
		<dc:creator>Ekrem</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 21:22:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19250#comment-9219</guid>
		<description>Şu dil dile değmeden muhabbeti de yurtdışına gidip tavsiye istediğinizde hemen yapılır.

Serdar Bey&#039;le akraba çıktık benim dedem de Adem :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Şu dil dile değmeden muhabbeti de yurtdışına gidip tavsiye istediğinizde hemen yapılır.</p>
<p>Serdar Bey&#8217;le akraba çıktık benim dedem de Adem <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (75): Adaptasyon by Levent Cetin</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-75-adaptasyon/comment-page-1/#comment-9215</link>
		<dc:creator>Levent Cetin</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 17:49:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19250#comment-9215</guid>
		<description>Kan grubunuz B ise evrimin ileri safhalarinda oldugunuza inanirim.

Avustralya aksanindan fena halde gicik kapiyorum. Herhalde bizim sirketi Avustralyalilar alip da tepemize ithal patron getirdiginden. En guzeli Newfie aksani. Baska tanimam b&#039;y.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kan grubunuz B ise evrimin ileri safhalarinda oldugunuza inanirim.</p>
<p>Avustralya aksanindan fena halde gicik kapiyorum. Herhalde bizim sirketi Avustralyalilar alip da tepemize ithal patron getirdiginden. En guzeli Newfie aksani. Baska tanimam b&#8217;y.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (75): Adaptasyon by BetuL</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-75-adaptasyon/comment-page-1/#comment-9213</link>
		<dc:creator>BetuL</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 15:44:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19250#comment-9213</guid>
		<description>Yaslilarla muhabbet basta hos gorunse bile  davulun sesi yakindan &#039;fazla&#039; geliyor. Hem dil dile degmeden dil ogrenilmezmis, Turk gencligi dogru yolda.  ;)

Ben de Avustralya aksanini cok begeniyorum. Bir diger ornek Musluman olan Avusturalyali genc olabilir:
http://www.dailymotion.com/video/x8olvg_musluman-olan-avusturalyal-genc_lifestyle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yaslilarla muhabbet basta hos gorunse bile  davulun sesi yakindan &#8216;fazla&#8217; geliyor. Hem dil dile degmeden dil ogrenilmezmis, Turk gencligi dogru yolda.  <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ben de Avustralya aksanini cok begeniyorum. Bir diger ornek Musluman olan Avusturalyali genc olabilir:<br />
<a href="http://www.dailymotion.com/video/x8olvg_musluman-olan-avusturalyal-genc_lifestyle" rel="nofollow">http://www.dailymotion.com/video/x8olvg_musluman-olan-avusturalyal-genc_lifestyle</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Hayattan Kareler (37): Mekan by Fethi</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/hayattan-kareler-37-mekan/comment-page-1/#comment-9183</link>
		<dc:creator>Fethi</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 04:00:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19221#comment-9183</guid>
		<description>Syracuse sozcugunun son hecesini telaffuz ederken cikan /u/ sesi, Turkce&#039;deki kutu sozcugunun u&#039;lari gibi degil kütük sozcugunun ü&#039;leri gibidir...Dolayisiyla dogru imla Syracuse&#039;daki degil Syracuse&#039;deki olacak...Sizi &#039;muhtemelen&#039; Whitman&#039;da karsilastiginiz Turk arkadaslarin telaffuzu yaniltmis olabilir.

Dinosaur Bar-B-Que&#039;de bir numara olmadiginda ise mutabikiz!

FK</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Syracuse sozcugunun son hecesini telaffuz ederken cikan /u/ sesi, Turkce&#8217;deki kutu sozcugunun u&#8217;lari gibi degil kütük sozcugunun ü&#8217;leri gibidir&#8230;Dolayisiyla dogru imla Syracuse&#8217;daki degil Syracuse&#8217;deki olacak&#8230;Sizi &#8216;muhtemelen&#8217; Whitman&#8217;da karsilastiginiz Turk arkadaslarin telaffuzu yaniltmis olabilir.</p>
<p>Dinosaur Bar-B-Que&#8217;de bir numara olmadiginda ise mutabikiz!</p>
<p>FK</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Yayınlanmayan Yorumlar (37) by Levent Cetin</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/yayinlanmayan-yorumlar-37/comment-page-1/#comment-9097</link>
		<dc:creator>Levent Cetin</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 15:59:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19241#comment-9097</guid>
		<description>Yayinlanmayan yorumlar paradoksu. Yayinliyorsunuz ya :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yayinlanmayan yorumlar paradoksu. Yayinliyorsunuz ya <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on &#8220;Biz Türk’tük, buranın sahibi, efendisi, hâkimi bizdik, kimse bizimle eşit olamazdı, biz ne kadarını verirsek o kadarına razı olmak zorundaydılar&#8221; by rüştü hacıoğlu</title>
		<link>http://derinsular.com/medya/turkculuk/biz-turk%e2%80%99tuk-buranin-sahibi-efendisi-hakimi-bizdik-kimse-bizimle-esit-olamazdi-biz-ne-kadarini-verirsek-o-kadarina-razi-olmak-zorundaydilar/comment-page-1/#comment-9025</link>
		<dc:creator>rüştü hacıoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 11:16:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19227#comment-9025</guid>
		<description>Ne kadar tanıdık bir replik değil mi? Orwel&#039;in &quot;Burma Günleri&quot; nde kahramanımızın, dostu olan Hintli doktorla yaptıkları kadim tartışmanın zamane versiyonu.

&quot;Eşitlik&quot; fikriyle bu denli bir mesafe alabilmek ancak eğitimle mümkün olmalı; dolayısıyla, özgürlükle...

Özgürlük, eşitlik, adalet, hukuk ve meşruiyet arasında bisiklet zincirinin halkarını andıran bir ilişki var sanıyorum. Herhangi birini koparttığınızda, bisiklet sizi taşımıyor; bundan gari artık onu sizin taşımanız gerekiyor...dünya ve gerçeklik hep yokuş aşağı olmadığı için.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ne kadar tanıdık bir replik değil mi? Orwel&#8217;in &#8220;Burma Günleri&#8221; nde kahramanımızın, dostu olan Hintli doktorla yaptıkları kadim tartışmanın zamane versiyonu.</p>
<p>&#8220;Eşitlik&#8221; fikriyle bu denli bir mesafe alabilmek ancak eğitimle mümkün olmalı; dolayısıyla, özgürlükle&#8230;</p>
<p>Özgürlük, eşitlik, adalet, hukuk ve meşruiyet arasında bisiklet zincirinin halkarını andıran bir ilişki var sanıyorum. Herhangi birini koparttığınızda, bisiklet sizi taşımıyor; bundan gari artık onu sizin taşımanız gerekiyor&#8230;dünya ve gerçeklik hep yokuş aşağı olmadığı için.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Hayatın İçinden Diyaloglar (33): Window Shopping by BetuL</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/hayatin-icinden-diyaloglar-33-window-shopping/comment-page-1/#comment-8959</link>
		<dc:creator>BetuL</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 13:37:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19211#comment-8959</guid>
		<description>They call it &#039;window licking&#039; in French. I like it better.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>They call it &#8216;window licking&#8217; in French. I like it better.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (73): Elle Yemek by Tarik</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-73-elle-yemek/comment-page-1/#comment-8956</link>
		<dc:creator>Tarik</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2010 13:22:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19118#comment-8956</guid>
		<description>Bu arada erken modern zamanlarda (1400lerde falan) adada kızların ortalama evlenme yaşının 21-22 civarında olduğunu okumuştum biryerlerde.  Güney Avrupa&#039;da aynı dönem  15-16&#039;larda ortalama. Yani modernleşme, şehirleşme, kadınların eğitim ve emek piyasasına girişi etc gibi etkenler olmazdan önce de o toplumun pre modern halinde modern zamanlardaki gelişmelerle uyumlu bir kültürel gelenek var... Kadınları (görece) geç evleniyor.

Alakasız gibi duruyor farkındayım ama bence yeme içme adetlerinde de bize özgü bu tip süreklilikler olabilir. Yani modern adabı muaşeret kanunları bilinmezden önce de bizler sulu yemeklere falan elle girişmeyi hoş karşılamazdık belki de..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu arada erken modern zamanlarda (1400lerde falan) adada kızların ortalama evlenme yaşının 21-22 civarında olduğunu okumuştum biryerlerde.  Güney Avrupa&#8217;da aynı dönem  15-16&#8242;larda ortalama. Yani modernleşme, şehirleşme, kadınların eğitim ve emek piyasasına girişi etc gibi etkenler olmazdan önce de o toplumun pre modern halinde modern zamanlardaki gelişmelerle uyumlu bir kültürel gelenek var&#8230; Kadınları (görece) geç evleniyor.</p>
<p>Alakasız gibi duruyor farkındayım ama bence yeme içme adetlerinde de bize özgü bu tip süreklilikler olabilir. Yani modern adabı muaşeret kanunları bilinmezden önce de bizler sulu yemeklere falan elle girişmeyi hoş karşılamazdık belki de..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Hayattan Kareler (35): Fagbug by Levent Cetin</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/hayattan-kareler-35-fagbug/comment-page-1/#comment-8954</link>
		<dc:creator>Levent Cetin</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 19:39:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19186#comment-8954</guid>
		<description>Renginden homofobi ile alakali oldugu anlasiliyor. (Tabii ilk uc harfinden de.)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Renginden homofobi ile alakali oldugu anlasiliyor. (Tabii ilk uc harfinden de.)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Hayattan Kareler (36): Dövme by Levent Cetin</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/hayattan-kareler-36-dovme/comment-page-1/#comment-8953</link>
		<dc:creator>Levent Cetin</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 19:37:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19194#comment-8953</guid>
		<description>Simdi buna neden &#039;dovme&#039; dedigimizi merak ettim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Simdi buna neden &#8216;dovme&#8217; dedigimizi merak ettim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Hayattan Kareler (34): Hacı Abi by Enes Yalçın</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/hayattan-kareler-34-haci-abi/comment-page-1/#comment-8945</link>
		<dc:creator>Enes Yalçın</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 12:25:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19170#comment-8945</guid>
		<description>&quot;Kelam doğuda söz, batıda yazıdır..&quot; ayrıca &quot;Meczuplar toplumların bilinçaltıdırlar..&quot; gibi iki tane klişe tandaslı vecize uydurmak görevimdir :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Kelam doğuda söz, batıda yazıdır..&#8221; ayrıca &#8220;Meczuplar toplumların bilinçaltıdırlar..&#8221; gibi iki tane klişe tandaslı vecize uydurmak görevimdir <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (74): Lacan by Uğur Dinç</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-74-lacan/comment-page-1/#comment-8904</link>
		<dc:creator>Uğur Dinç</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 15:49:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19160#comment-8904</guid>
		<description>Bilimperestlik çok sapık, sahtekâr ve sömürücü bir tür yeniçağ dinidir, sahtekâr yeniçağ dinlerinin ilkidir. Bakın kendi hikayemi biraz anlatayım da ne demek istediğimi anlayın. 

Benim kronik bir hastalığım yüzünden, diplomalı, modern, bilimsel tıp doktorlarından birkaç tanesinin birden elinde çektiğim &quot;özel muayenehane&quot; zulmünü ve de hiçbir işe yaramayan, hatta daha kötü hasta eden aptalca tedavi sömürüsünü tanıştığım hiçbir üfürükçü hoca yapmadı (biraz açacağım ileride).

Hepsine birer yıl kadar sabretmek üzere kaç tane doktora gittim ve bunların ekseriyeti sadece beni ve zavallı dar gelirli babamı sömürdüler. Aynısını annemin kendisine mahsus kronik hastalığı bağlamında da yaşadık (onun romatizma türü bir hastalığı var, ama biraz farklı ve galiba daha ağır). 

Ve evet, bilhassa benim anksiyete türü hastalığım için üfürükçü, büyü-bozmacı birkaç hocaya da gittik, &quot;belki işe yarar&quot; diye. Üfürükçüler, genel olarak, doktorlardan en az elli kat daha az para aldılar ve hem duygularımızı hem de paramızı çok daha az sömürdüler. Hatta doktorların ekseriyetiyle kıyaslarsak, üfürükçülerin tamamına yakın kısmının neredeyse hiç sömürü yapmadıklarını ve gayet zararsız olduklarını bile söylemek zorundayız...

Tedavime nihayet yardımcı olan en son doktorlarımdan (son dört seneki doktorlarım) Allah razı olsun, fakat yine de şu önemli ayrıntı var ki onlardan da 2 yıl öncesine kadar  gittiklerim babamın cüzdanından büyük para soğurdular ve aile bütçemizi iyice perişan ettiler... Şu anda da üniversitemin revirinde, afili bir üniversitenin öğrencisi olmanın herkese nasip olmayan ayrıcalığı ile, yeni gelen ve eski doktordan daha reşit bir kimse olan yeni doktora ücretsiz tedavi oluyorum. Lâkin, dikkat ediniz ki halkımızın hastalarının kahir ekseriyeti bu haktan aslında paragöz doktorlarca mahrum bırakılıyorlar ve kendim de aslında param olmadığı için noksan tedavi görüyorum, bu kadarına şükrediyorum.

...

Levent Çetin&#039;in yorumu aklıma ne getirdi: Bizim üniversitenin kütüphanesinde de ilk ismi &quot;Impure Science (Kirli Bilim)&quot; olan iki tane kitap var. Aslında ben Levent Çetin&#039;in yorumuna bakınca &quot;bir tane  kitap&quot; demeye hazırlanıyordum ki kütüphanenin veb sitesinde kontrol etmemle beraber bu isimde iki kitap olduğunu fark etmiş oldum. 

Bu kitapların birini sözde ödünç alıp okuyacaktım, ama nerdee... :(

Kitaplardan birinin alt başlığı şöyle (Türkçeye çeviriyorum): &quot;AIDS, eylemcilik (aktivizm) ve ilmin siyaseti&quot;. Steve Epstein diye bir abi yazmış. Yayımlayan, Kaliforniya Üniversitesi Neşriyat. Diğeri Wiley diye bir yayınevinden çıkmış, yazarı Robert Bell imiş, alt başlık şöyle: &quot;Bilimsel araştırmalarda sahtekârlık, taviz ve siyasî nüfuz. (fraud, compromise, and political influence in scientific research)&quot;.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bilimperestlik çok sapık, sahtekâr ve sömürücü bir tür yeniçağ dinidir, sahtekâr yeniçağ dinlerinin ilkidir. Bakın kendi hikayemi biraz anlatayım da ne demek istediğimi anlayın. </p>
<p>Benim kronik bir hastalığım yüzünden, diplomalı, modern, bilimsel tıp doktorlarından birkaç tanesinin birden elinde çektiğim &#8220;özel muayenehane&#8221; zulmünü ve de hiçbir işe yaramayan, hatta daha kötü hasta eden aptalca tedavi sömürüsünü tanıştığım hiçbir üfürükçü hoca yapmadı (biraz açacağım ileride).</p>
<p>Hepsine birer yıl kadar sabretmek üzere kaç tane doktora gittim ve bunların ekseriyeti sadece beni ve zavallı dar gelirli babamı sömürdüler. Aynısını annemin kendisine mahsus kronik hastalığı bağlamında da yaşadık (onun romatizma türü bir hastalığı var, ama biraz farklı ve galiba daha ağır). </p>
<p>Ve evet, bilhassa benim anksiyete türü hastalığım için üfürükçü, büyü-bozmacı birkaç hocaya da gittik, &#8220;belki işe yarar&#8221; diye. Üfürükçüler, genel olarak, doktorlardan en az elli kat daha az para aldılar ve hem duygularımızı hem de paramızı çok daha az sömürdüler. Hatta doktorların ekseriyetiyle kıyaslarsak, üfürükçülerin tamamına yakın kısmının neredeyse hiç sömürü yapmadıklarını ve gayet zararsız olduklarını bile söylemek zorundayız&#8230;</p>
<p>Tedavime nihayet yardımcı olan en son doktorlarımdan (son dört seneki doktorlarım) Allah razı olsun, fakat yine de şu önemli ayrıntı var ki onlardan da 2 yıl öncesine kadar  gittiklerim babamın cüzdanından büyük para soğurdular ve aile bütçemizi iyice perişan ettiler&#8230; Şu anda da üniversitemin revirinde, afili bir üniversitenin öğrencisi olmanın herkese nasip olmayan ayrıcalığı ile, yeni gelen ve eski doktordan daha reşit bir kimse olan yeni doktora ücretsiz tedavi oluyorum. Lâkin, dikkat ediniz ki halkımızın hastalarının kahir ekseriyeti bu haktan aslında paragöz doktorlarca mahrum bırakılıyorlar ve kendim de aslında param olmadığı için noksan tedavi görüyorum, bu kadarına şükrediyorum.</p>
<p>&#8230;</p>
<p>Levent Çetin&#8217;in yorumu aklıma ne getirdi: Bizim üniversitenin kütüphanesinde de ilk ismi &#8220;Impure Science (Kirli Bilim)&#8221; olan iki tane kitap var. Aslında ben Levent Çetin&#8217;in yorumuna bakınca &#8220;bir tane  kitap&#8221; demeye hazırlanıyordum ki kütüphanenin veb sitesinde kontrol etmemle beraber bu isimde iki kitap olduğunu fark etmiş oldum. </p>
<p>Bu kitapların birini sözde ödünç alıp okuyacaktım, ama nerdee&#8230; <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kitaplardan birinin alt başlığı şöyle (Türkçeye çeviriyorum): &#8220;AIDS, eylemcilik (aktivizm) ve ilmin siyaseti&#8221;. Steve Epstein diye bir abi yazmış. Yayımlayan, Kaliforniya Üniversitesi Neşriyat. Diğeri Wiley diye bir yayınevinden çıkmış, yazarı Robert Bell imiş, alt başlık şöyle: &#8220;Bilimsel araştırmalarda sahtekârlık, taviz ve siyasî nüfuz. (fraud, compromise, and political influence in scientific research)&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (73): Elle Yemek by Tarik</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-73-elle-yemek/comment-page-1/#comment-8886</link>
		<dc:creator>Tarik</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 16:28:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19118#comment-8886</guid>
		<description>Elle yeme meselesi ilginç. Mesela ben de önündeki pilavı parmaklarıyla yönlendirip kaşıkla yiyen bir &quot;ingiliz&quot; (aslında iskoçmuş) bir kızla tanışmıştım. Son derece rahat, sağ eliyle tabağın çevresinden sol elindeki kaşığa doldurmak suretiyle yiyordu. 

Tavuğu falan herkes elle yiyor ama acaba diyorum, bu elle pilav benzeri yiyecekleri yemekle ilgili  biz türklerde ayrı bir hassasiyet mi var.  Yer sofrasını, ortak tencereyi biliyorum ama hiç doğrudan elle pilava yumulan köylü duymadım.. Bu modernleşmekten daha derin birşey sanki, geleneğimizde de yok...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Elle yeme meselesi ilginç. Mesela ben de önündeki pilavı parmaklarıyla yönlendirip kaşıkla yiyen bir &#8220;ingiliz&#8221; (aslında iskoçmuş) bir kızla tanışmıştım. Son derece rahat, sağ eliyle tabağın çevresinden sol elindeki kaşığa doldurmak suretiyle yiyordu. </p>
<p>Tavuğu falan herkes elle yiyor ama acaba diyorum, bu elle pilav benzeri yiyecekleri yemekle ilgili  biz türklerde ayrı bir hassasiyet mi var.  Yer sofrasını, ortak tencereyi biliyorum ama hiç doğrudan elle pilava yumulan köylü duymadım.. Bu modernleşmekten daha derin birşey sanki, geleneğimizde de yok&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (74): Lacan by Levent Cetin</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-74-lacan/comment-page-1/#comment-8885</link>
		<dc:creator>Levent Cetin</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 15:12:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19160#comment-8885</guid>
		<description>Bilim camiasina saygim pek kalmadi. Ozellikle yiyecek, ilac endustrileri ile ilgili bir cok okuma yaptiktan sonra.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim camiasina saygim pek kalmadi. Ozellikle yiyecek, ilac endustrileri ile ilgili bir cok okuma yaptiktan sonra.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on İnsanlık, Milliyetçilik ve Türkçe Olimpiyatları by selim sezer</title>
		<link>http://derinsular.com/makaleler/milliyetcilik/insanlik-milliyetcilik-ve-turkce-olimpiyatlari/comment-page-1/#comment-8868</link>
		<dc:creator>selim sezer</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 16:50:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://endoktrinasyon.com/kategorisiz/insanlik-milliyetcilik-ve-turkce-olimpiyatlari/#comment-8868</guid>
		<description>&quot;İnsan israfı, kaynak israfı… Türkiye’nin muazzam zekât ve tasadduk kaynakları çok kötü yönetiliyor&quot;

Nereden biliyorsunuz. Nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsunuz?

Kimsenin cemaati övmesine gerek yok ama önyargıyla karalamaya da hakkı yok. Kişilerin arkasından yalan yanlış konuşmanın gıybet olduğunu ve kul hakkı olduğunu biliyorsunuzdur umarım. Ben de o öğretmenlerdenim. Ben Gülencilik mi yapıyorum yani? Çok rencide oldum.

Size &quot;Yeşeren Ümitler&quot; belgesellerini izlemenizi öneririm.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;İnsan israfı, kaynak israfı… Türkiye’nin muazzam zekât ve tasadduk kaynakları çok kötü yönetiliyor&#8221;</p>
<p>Nereden biliyorsunuz. Nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsunuz?</p>
<p>Kimsenin cemaati övmesine gerek yok ama önyargıyla karalamaya da hakkı yok. Kişilerin arkasından yalan yanlış konuşmanın gıybet olduğunu ve kul hakkı olduğunu biliyorsunuzdur umarım. Ben de o öğretmenlerdenim. Ben Gülencilik mi yapıyorum yani? Çok rencide oldum.</p>
<p>Size &#8220;Yeşeren Ümitler&#8221; belgesellerini izlemenizi öneririm.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on &#8220;Fethullah Gülen&#8217;in &#8220;otoriteyle&#8221; problemli ilişkisinin yeni bir örneği ile karşı karşıyayız&#8221; by Uğur Dinç</title>
		<link>http://derinsular.com/medya/islami-kesim/fethullah-gulenin-otoriteyle-problemli-iliskisinin-yeni-bir-ornegi-ile-karsi-karsiyayiz/comment-page-1/#comment-8831</link>
		<dc:creator>Uğur Dinç</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 12:30:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19139#comment-8831</guid>
		<description>Serdar Bey, anayazıdaki alıntı pasajın sahibi Gülay Hanım ve Hüseyin Bey, hepinizin yorumları tam yerindeydi. Çok teşekkür ediyorum.

Gülen teşkilatının içinde bulunmuş ve Allah&#039;tan başka hiç kimsenin otoritesine mutlak gözüyle bakmadığı için orada barındırılmamış kimselere sorsaydınız, size Gülen teşkilatındaki korkunç otorite meselesini anlatırladı. 

Gülen teşkilatı, maalesef, bir sivil toplum örgütü gibi yapılanmış filan değil, çünkü Gülen teşkilatının istişare ve şuradan yani modern tabirle demokrasiden anladığı şey, Gülen ve birkaç yakın dostunun bütün teşkilat adına kararlar alması ve kararda katılım hakkı bulunmayan teşkilat üyelerinin sadece kararları icra etmesidir. O kadar istişareyi diktatör Saddam&#039;ın dahi yaptığını söylerseniz, benim her zaman yaşadığım gibi bir sürü ipe sapa gelmez hakaret ve sövgü işitirsiniz. Lütfen, rica ediyorum, şu &quot;sivil toplum örgütü&quot; yanlışını konuşmasınlar artık. Adeta militaristik bir şekilde örgütlenmiş olan (bazı yönlerden askeriyeden bile daha katı hiyerarşik olduğu söylenebileccek) bir kuruluşun bunu söylemeye zerre kadar hakkı yok.

Son olarak, şu yazıyı her kim yazmışsa doğru yazmış. Ben de öyle söylüyorum, yazıyı gösterdiğim ve benim gibi eski-Gülenci olan bir sosyolog ablam da &quot;tamamıyla doğru yazmış&quot; dedi. Bir uluslar arası ilişkiler uzmanı ablam da bu yazıyı konuştuk mu bilmiyorum, ama yazıda anlatılanları tahkik etti. Yazının bir devam sayfası da var, ona da bakmanızı telkin ederim: http://www.birey.com/avnia/dim/all/cult.htm. &quot;Tahşidat&quot; (telkinin yoğun ve sürekli olanına teşkilat içinde verilen isim) her zaman yukarıdan mı gelecek, az biraz bu Allah kulu da tahşid yapsın...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Serdar Bey, anayazıdaki alıntı pasajın sahibi Gülay Hanım ve Hüseyin Bey, hepinizin yorumları tam yerindeydi. Çok teşekkür ediyorum.</p>
<p>Gülen teşkilatının içinde bulunmuş ve Allah&#8217;tan başka hiç kimsenin otoritesine mutlak gözüyle bakmadığı için orada barındırılmamış kimselere sorsaydınız, size Gülen teşkilatındaki korkunç otorite meselesini anlatırladı. </p>
<p>Gülen teşkilatı, maalesef, bir sivil toplum örgütü gibi yapılanmış filan değil, çünkü Gülen teşkilatının istişare ve şuradan yani modern tabirle demokrasiden anladığı şey, Gülen ve birkaç yakın dostunun bütün teşkilat adına kararlar alması ve kararda katılım hakkı bulunmayan teşkilat üyelerinin sadece kararları icra etmesidir. O kadar istişareyi diktatör Saddam&#8217;ın dahi yaptığını söylerseniz, benim her zaman yaşadığım gibi bir sürü ipe sapa gelmez hakaret ve sövgü işitirsiniz. Lütfen, rica ediyorum, şu &#8220;sivil toplum örgütü&#8221; yanlışını konuşmasınlar artık. Adeta militaristik bir şekilde örgütlenmiş olan (bazı yönlerden askeriyeden bile daha katı hiyerarşik olduğu söylenebileccek) bir kuruluşun bunu söylemeye zerre kadar hakkı yok.</p>
<p>Son olarak, şu yazıyı her kim yazmışsa doğru yazmış. Ben de öyle söylüyorum, yazıyı gösterdiğim ve benim gibi eski-Gülenci olan bir sosyolog ablam da &#8220;tamamıyla doğru yazmış&#8221; dedi. Bir uluslar arası ilişkiler uzmanı ablam da bu yazıyı konuştuk mu bilmiyorum, ama yazıda anlatılanları tahkik etti. Yazının bir devam sayfası da var, ona da bakmanızı telkin ederim: <a href="http://www.birey.com/avnia/dim/all/cult.htm" rel="nofollow">http://www.birey.com/avnia/dim/all/cult.htm</a>. &#8220;Tahşidat&#8221; (telkinin yoğun ve sürekli olanına teşkilat içinde verilen isim) her zaman yukarıdan mı gelecek, az biraz bu Allah kulu da tahşid yapsın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on İnsanlık, Milliyetçilik ve Türkçe Olimpiyatları by Uğur Dinç</title>
		<link>http://derinsular.com/makaleler/milliyetcilik/insanlik-milliyetcilik-ve-turkce-olimpiyatlari/comment-page-1/#comment-8830</link>
		<dc:creator>Uğur Dinç</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 11:52:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://endoktrinasyon.com/kategorisiz/insanlik-milliyetcilik-ve-turkce-olimpiyatlari/#comment-8830</guid>
		<description>Öncelikle, Gülen teşkilatı sadece Beyaz Türklere mesaj vermeye çalışıyor değil, Gülen&#039;in (ve dolayısıyla katı-hiyerarşik ve boğucu-otoriter teşkilatındaki hemen herkesin) inancı Türkçenin üstünlüğü ve diğer dillerden daha değerli olduğu yönünde. Gülen&#039;in kitaplarını daha önce okumuş (evlerde iki yıldan fazla kalmış) bir kişi olarak önce Gülen&#039;in kitaplarına bakmanızı öneririm.

İkincisi, burada insan ve kaynak israfı var, emperyalizm değil. Türkmenistan&#039;da lise okumuş ve Boğaziçi vs. mezunu Türkiyeli öğretmen arkadaşlarıyla beraber oradaki zengin züppelerinin zulmüne uğramış bir arkadaşımdan -ki yine de Gülencilikten vazgeçmemişti- yaşadıklarını dehşet ve üzüntü içinde işitmiştim... Bu tür programlara da katılan fakir ve iyi niyetli öğrenciler işin sadece bir yanı, diğerleri benim kardeşlerime resmen işkence ediyorlar.

Bir kere, o okullar, emperyalist okulların aksine, büyük kârlar etmiyor, yakın akrabam Bursa&#039;dan dışarıya aktarılan mâlî kaynakların muhasebecisiydi. Normal bir fiyata hiç kimse o okullara gelmeyeceği için, çok ucuz fiyatlar öneriliyor ve Türkiye karşıtı ırkçıların zengin züppesi çocuklarını (ve Allah razı olsun, bir miktar da başarılı fakir çocuğunu) ucuza okutmak (ve benim Türkiyeli öğretmen kardeşlerime onların elinde pasif ve işkencevî bir hayat yaşatmak) uğruna büyük zararlar ediliyor. 

İnsan israfı, kaynak israfı... Türkiye&#039;nin muazzam zekât ve tasadduk kaynakları çok kötü yönetiliyor...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle, Gülen teşkilatı sadece Beyaz Türklere mesaj vermeye çalışıyor değil, Gülen&#8217;in (ve dolayısıyla katı-hiyerarşik ve boğucu-otoriter teşkilatındaki hemen herkesin) inancı Türkçenin üstünlüğü ve diğer dillerden daha değerli olduğu yönünde. Gülen&#8217;in kitaplarını daha önce okumuş (evlerde iki yıldan fazla kalmış) bir kişi olarak önce Gülen&#8217;in kitaplarına bakmanızı öneririm.</p>
<p>İkincisi, burada insan ve kaynak israfı var, emperyalizm değil. Türkmenistan&#8217;da lise okumuş ve Boğaziçi vs. mezunu Türkiyeli öğretmen arkadaşlarıyla beraber oradaki zengin züppelerinin zulmüne uğramış bir arkadaşımdan -ki yine de Gülencilikten vazgeçmemişti- yaşadıklarını dehşet ve üzüntü içinde işitmiştim&#8230; Bu tür programlara da katılan fakir ve iyi niyetli öğrenciler işin sadece bir yanı, diğerleri benim kardeşlerime resmen işkence ediyorlar.</p>
<p>Bir kere, o okullar, emperyalist okulların aksine, büyük kârlar etmiyor, yakın akrabam Bursa&#8217;dan dışarıya aktarılan mâlî kaynakların muhasebecisiydi. Normal bir fiyata hiç kimse o okullara gelmeyeceği için, çok ucuz fiyatlar öneriliyor ve Türkiye karşıtı ırkçıların zengin züppesi çocuklarını (ve Allah razı olsun, bir miktar da başarılı fakir çocuğunu) ucuza okutmak (ve benim Türkiyeli öğretmen kardeşlerime onların elinde pasif ve işkencevî bir hayat yaşatmak) uğruna büyük zararlar ediliyor. </p>
<p>İnsan israfı, kaynak israfı&#8230; Türkiye&#8217;nin muazzam zekât ve tasadduk kaynakları çok kötü yönetiliyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (74): Lacan by Enes Yalçın</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-74-lacan/comment-page-1/#comment-8824</link>
		<dc:creator>Enes Yalçın</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 00:20:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19160#comment-8824</guid>
		<description>Zizek de öyle.. neymiş, Marx&#039;ın Leninci ve Lacancı okumasını yapıyomuş.. de get Zizek yauv.. Hiç gerek yok Serdar Bey bu adamlara al Freud&#039;u vur Lacan&#039;a.. Arada bi Jung adam olacak gibi olmuş ona da hidayet nasib olmamış :) 

Ayrıca Lacan adam olsa Atatürkçü olurdu :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Zizek de öyle.. neymiş, Marx&#8217;ın Leninci ve Lacancı okumasını yapıyomuş.. de get Zizek yauv.. Hiç gerek yok Serdar Bey bu adamlara al Freud&#8217;u vur Lacan&#8217;a.. Arada bi Jung adam olacak gibi olmuş ona da hidayet nasib olmamış <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </p>
<p>Ayrıca Lacan adam olsa Atatürkçü olurdu <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (72): Montreal 2010 by Enes Yalçın</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-72-montreal-2010/comment-page-1/#comment-8822</link>
		<dc:creator>Enes Yalçın</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 21:38:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19108#comment-8822</guid>
		<description>çok ibretlik bir yazı olmuş:)) kalan kısmının şifreli bölümde devam ettiğini tahmin ediyorum:))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok ibretlik bir yazı olmuş:)) kalan kısmının şifreli bölümde devam ettiğini tahmin ediyorum:))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (73): Elle Yemek by Uğur Dinç</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-73-elle-yemek/comment-page-1/#comment-8821</link>
		<dc:creator>Uğur Dinç</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 19:39:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19118#comment-8821</guid>
		<description>Sizler de çok kibarmışsınız yahu. :) Ben de küçükken nohutu ve kuru fasulyeyi elimle yerdim, yani şöyle ki ekmeği bandırırdım, içine geldiği kadar kuru fasulye ve nohut tanesini ağzıma atardım. Sanki öylesi daha lezzetliydi. :) Ama daha lezzetli olması hani mantıklıydı da aslında, ağzımıza metal değmiyordu sonuçta. :)

Tavuğu ve eti ise her yerde elle yerim, onları da parçalamak için bir sürü çatal kaşık taktiği öğrenen insanlara da acırım doğrusu. Zamanımı okumaya, öğrenmeye, sevdiklerimle sohbete, fikir teatisine harcamak varken, hiç işim olmaz böyle kibarlıkları edinmek için uğraşmakla. Ebeveynimden görmediğim bir &quot;yemek kibarlığını&quot; öğrenmeye kalkışmakla başlar bu iş, sonra arttıkça artar türlü türlü aristokratik takıntılar...

Bu arada, Osmanlı devri Bulgaristan muhacirlerindenim, bu arada. 130 küsur yıldır da Çanakkaleliyiz...

&#039;Batılı/Avrupalı bir Türk&#039;üm (peh peh!); fakat övünmek -ya da bazılarının bakış açısından &quot;yerinmek&quot;- gibi olmasın, epey bir köylüyüm ve o yüzden de &quot;halk adamı&quot;yım. Şayet hareketlerimiz etrafa gerçek bir fiziksel rahatsızlık (mesela ağzını şapırdatarak yemek veya ahbap olmayanlarımızın yanında yellenip ortalığı kokutmak gibi) vermiyorsa, bizde okumamışlardan, köylülerden, Afrikalılardan, çöl Araplarından daha medenî görünmeye çalışmak kaygısı yoktur, öyle yapmaktan utanırız, doğal olmak, en sıradan insan gibi olmak, kibirlilik, tepeden bakma anlamına gelecek hiçbir düşünceye ve davranışa sahip olmamak şiarımızdır. 

Hah, bakın, belki de elle yemenin sevaplığı inancının kaynağı da budur: Kaşıkla yiyenler, daha zengin ve eğitimli, kendilerini medenî ve üstün gören kavimler oldu her zaman. Ve Müslümanlar için doğallık ve &quot;sadece insanlardan bir insan olmak&quot; her zaman bir ilke oldu...

...

Sizlere hafiften bir taş attığımı itiraf ederim, ama kötü niyetim yok. Hafif bir taş idi; sizleri yadırgamıyorum, ayıplamıyorum, zira ne demiş İncil (ki benim itikadım olan İslam&#039;a da büyük ölçüde uygundur): 

&lt;blockquote&gt;Ayıplama [veya &#039;yargılama&#039;] yoksa sen de ayıplanırsın. 

Nitekim başkalarını ayıpladığın şekilde sen de ayıplanırsın ve kullandığın ölçü, sana da tatbik edilir.

Neden biraderinin gözündeki talaş tozuna bakıyorsun da kendi gözündeki kalas parçasını bile görmüyorsun?&lt;/blockquote&gt;

Bunu İngilizceden tercüme ettim. Matta İncili 7:1-3 imiş.

Saygılar, selametler,
Uğur</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sizler de çok kibarmışsınız yahu. <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ben de küçükken nohutu ve kuru fasulyeyi elimle yerdim, yani şöyle ki ekmeği bandırırdım, içine geldiği kadar kuru fasulye ve nohut tanesini ağzıma atardım. Sanki öylesi daha lezzetliydi. <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ama daha lezzetli olması hani mantıklıydı da aslında, ağzımıza metal değmiyordu sonuçta. <img src='http://derinsular.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tavuğu ve eti ise her yerde elle yerim, onları da parçalamak için bir sürü çatal kaşık taktiği öğrenen insanlara da acırım doğrusu. Zamanımı okumaya, öğrenmeye, sevdiklerimle sohbete, fikir teatisine harcamak varken, hiç işim olmaz böyle kibarlıkları edinmek için uğraşmakla. Ebeveynimden görmediğim bir &#8220;yemek kibarlığını&#8221; öğrenmeye kalkışmakla başlar bu iş, sonra arttıkça artar türlü türlü aristokratik takıntılar&#8230;</p>
<p>Bu arada, Osmanlı devri Bulgaristan muhacirlerindenim, bu arada. 130 küsur yıldır da Çanakkaleliyiz&#8230;</p>
<p>&#8216;Batılı/Avrupalı bir Türk&#8217;üm (peh peh!); fakat övünmek -ya da bazılarının bakış açısından &#8220;yerinmek&#8221;- gibi olmasın, epey bir köylüyüm ve o yüzden de &#8220;halk adamı&#8221;yım. Şayet hareketlerimiz etrafa gerçek bir fiziksel rahatsızlık (mesela ağzını şapırdatarak yemek veya ahbap olmayanlarımızın yanında yellenip ortalığı kokutmak gibi) vermiyorsa, bizde okumamışlardan, köylülerden, Afrikalılardan, çöl Araplarından daha medenî görünmeye çalışmak kaygısı yoktur, öyle yapmaktan utanırız, doğal olmak, en sıradan insan gibi olmak, kibirlilik, tepeden bakma anlamına gelecek hiçbir düşünceye ve davranışa sahip olmamak şiarımızdır. </p>
<p>Hah, bakın, belki de elle yemenin sevaplığı inancının kaynağı da budur: Kaşıkla yiyenler, daha zengin ve eğitimli, kendilerini medenî ve üstün gören kavimler oldu her zaman. Ve Müslümanlar için doğallık ve &#8220;sadece insanlardan bir insan olmak&#8221; her zaman bir ilke oldu&#8230;</p>
<p>&#8230;</p>
<p>Sizlere hafiften bir taş attığımı itiraf ederim, ama kötü niyetim yok. Hafif bir taş idi; sizleri yadırgamıyorum, ayıplamıyorum, zira ne demiş İncil (ki benim itikadım olan İslam&#8217;a da büyük ölçüde uygundur): </p>
<blockquote><p>Ayıplama [veya 'yargılama'] yoksa sen de ayıplanırsın. </p>
<p>Nitekim başkalarını ayıpladığın şekilde sen de ayıplanırsın ve kullandığın ölçü, sana da tatbik edilir.</p>
<p>Neden biraderinin gözündeki talaş tozuna bakıyorsun da kendi gözündeki kalas parçasını bile görmüyorsun?</p></blockquote>
<p>Bunu İngilizceden tercüme ettim. Matta İncili 7:1-3 imiş.</p>
<p>Saygılar, selametler,<br />
Uğur</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (73): Elle Yemek by makif</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-73-elle-yemek/comment-page-1/#comment-8818</link>
		<dc:creator>makif</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 21:32:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19118#comment-8818</guid>
		<description>Benzer bir tecrübeyi ben de Arabistan&#039;da yaşamıştım, aynı siniden yediğimiz bir Arap eliyle girişince pilava ben yemeği bırakmıştım. Hatta daha sonra ısırdığı eti başkasına uzatınca iyice film kopmuştu. Farklı kültürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Benzer bir tecrübeyi ben de Arabistan&#8217;da yaşamıştım, aynı siniden yediğimiz bir Arap eliyle girişince pilava ben yemeği bırakmıştım. Hatta daha sonra ısırdığı eti başkasına uzatınca iyice film kopmuştu. Farklı kültürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Sıradan Hadiseler (73): Elle Yemek by Ekrem</title>
		<link>http://derinsular.com/altbeyin/tahtelbahir/siradan-hadiseler-73-elle-yemek/comment-page-1/#comment-8816</link>
		<dc:creator>Ekrem</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 16:48:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://derinsular.com/?p=19118#comment-8816</guid>
		<description>Bu olay bana Irak&#039;ta davet edildiğim sofralarda düştüğüm &#039;&#039;müşkülatı&#039;&#039; hatırlattı, zira beni davet eden Arap dahi kibarca benden müsaade isteyip eliyle et-pilavı yemeğe başlamıştı.
  
 &#039;İyi bir müslümandan bekleneceği gibi israf etmediler&#039; ifadesini önemli buluyorum zira Irak&#039;ta bulunduğum davetlerde artan yemekler bana müsrifliğin ne boyutlarda olduğu ve bu gibi gelişmemiş devletlerin en büyük sıkıntısının ne olduğu konusunda ciddi bilgi vermişti.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu olay bana Irak&#8217;ta davet edildiğim sofralarda düştüğüm &#8221;müşkülatı&#8221; hatırlattı, zira beni davet eden Arap dahi kibarca benden müsaade isteyip eliyle et-pilavı yemeğe başlamıştı.</p>
<p> &#8216;İyi bir müslümandan bekleneceği gibi israf etmediler&#8217; ifadesini önemli buluyorum zira Irak&#8217;ta bulunduğum davetlerde artan yemekler bana müsrifliğin ne boyutlarda olduğu ve bu gibi gelişmemiş devletlerin en büyük sıkıntısının ne olduğu konusunda ciddi bilgi vermişti.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
