• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Cumhuriyetin İlanı Sonrasında Mecliste Parçalanış [Aydemir]

9 Aug2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Parçalanışın suçluları kimlerdi? Tabii hiç kimse! İnkılap, tek otorite ve tek irade istiyordu. Gazi bunun peşindeydi. Halk Fırkası bu tek iradenin icracısı olan birlik bir kadro olmalıydı… Karşı taraf ise, demokrasinin bir karşılıklı denetleme istediğine inanıyordu. Bir diktatörlüğe gidişten korkuyordu. Onlar da haklıydılar. Zaten Gazi’nin, Meclis açılırken ilan ettiği iki hedeften biri, demokrasinin geliştirilmesi, demokrasi organlarının kuruluşu değil miydi?

Tek Parti Dönemi eksenli diktatörlük-demokrasi tartışmasının temellerini izlemeyi mümkün kılan bu metin, aradan bir asra yakın zaman geçmiş olmasına rağmen halen canlı olan bir tartışmanın taraflarının o dönemde de tamamen aynı argümanları ileri sürdüklerini gösteriyor. Bir tarafta diktatörlüğe gidişten korkan ve demokrasi isteyenler, diğer tarafta da “demokrasinin geliştirilmesi, demokrasi organlarının kuruluşu” için diktatörlüğün gerekli olduğunu düşünenler. Bu ayrımın resmi tarihin en başta gelen metinlerinden birinde dahi bu denli net yapılmış ise ayrıca önemli.

Tek Parti Dönemi’nde (1925-1945) demokrasinin gelişmediği, herhangi bir demokratik kurum kurulmadığı, dünyada bu şekilde diktatörler eliyle hakim kılınan(!) bir demokrasi örneği bulunmadığı ve tam tersine otoriter idarelerin ülkenin demokrasi ile arasındaki uçurumu derinleştirdiği hatırlanacak olursa, asker kökenli dar bir “kadro”nun insafına ve iki dudağı arasına esir edilen bir ülkede neden çoksesli bir siyasi kültürün doğmadığı sorusu bir muamma olmaktan çıkar. Kaldı ki, 1925 tarihinden itibaren gerçekleştirilen uygulamaların “demokrasinin geliştirilmesi”ne yönelik olduğunu söylemek zaten zordur.

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 159.
1

Okuyucu Yorumları

 

bosgezen says:

August 9, 2010 at 10:52 am

Bu demokratik ortamda reformlar olmazdı tek parti diktatörlüğü şarttı argümanı konusunda Taha Parla şunları yazmış:

“Kültürel reformizm uğruna siyasal anti demokratikliğin kaçınılmaz bir yöntem olduğu hatta vesayetçi demokratik bir erdem olduğu yolundaki hala yaygın olan görüş şunu unutuyor: Siyasal yaşamanın biçimi ve niteliği bir araçtan ibaret değildir. Kendi içinde bir değerdir. Antidemokratik bir ideoloji ve kurumlaşmada kolay kolay geçmez derin izler bırakır ve ağır bedelleri olur. Hele içinde söylediğinin tersine demokratikleşme yönünde ciddi bir değişim niyet potansiyeli taşımıyorsa ancak dışsal etmenlerin baskısı altında zoraki bir değişme zahmetine girmişse.”

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.