• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Demokratlık-Liberalizm İlişkisi (3): Bilişsel Boyut: Aynı Gerçekliklere Farklı Yaklaşımlar

22 Eki2009
 

Demokratlık ve liberalizm, farklı ontolojik temelleri ve farklı kaygılarla ortaya çıkmış olan farklı analiz birimleri nedeniyle, karşılaştıkları problemleri de farklı yönleriyle algılıyor ve neticede farklı değerlendirmelerde bulunuyor. Mahçupyan-Yayla tartışmasında da gündeme gelen “karikatür krizi”, demokratlık ile liberalizm arasındaki yaklaşım farkını ortaya koyma adına çok iyi bir örnek.

Danimarka’da yayınlanan Jyllands-Posten adlı gazetede yer verilen ve Hz. Muhammed’i terörist olarak tasvir eden karikatürler1 karşısında liberallerin takındığı yaygın tavır, böyle bir şey hoş olmasa bile, sanatçıların ifade özgürlüklerine saygı gösterilmesi gerektiği, ifade özgürlüğüne de zaten, öncelikle, hoşa gitmeyen ve tepkiyle karşılanan düşünceler söz konusu olduğunda ihtiyaç duyulduğu yönünde.

Demokratlık ise, bir yandan (yanılabilirliğe yaptığı vurgudan hareketle) farklı düşüncelere sadece saygı değil “merak” da duymayı telkin ederken, diğer yandan da eleştiri ile hakaret arasına liberalizminkinden daha farklı bir çizgi çiziyor. Mutlak doğrunun hiç kimsenin tekelinde olmadığı önkabulünden hareket eden demokratlık, herhangi bir kişi ya da grubun neyin hakaret olup neyin olmadığına tek taraflı olarak karar vermesini de doğru bulmuyor. Çünkü Mahçupyan’ın ifadesiyle, “demokratlar için eleştiri ile hakaret arasındaki çizgi her şeyden önce muhatabınızın olayı nasıl algıladığıyla ilgili”2. Zira bir insanın normal karşıladığı bir durum, bir başkası için rahatsız edici olabilir. Dahası, herkese ait olan sosyal alanda bir arada huzur içinde yaşayabilmek için gerekli olan “farklılıklara saygı”nın içine, sadece farklı düşünceler değil, farklı hassasiyetler de girer. Kimi insanların hassasiyetlerinin hiçe sayıldığı, uzlaşı arayışının bir ortak değer olarak benimsenmediği bir ortamda ise, herkesin kendisini ait hissedeceği, kuşatıcı bir siyasal kültür inşa etmek mümkün olmaz.

Buradaki temel farklılık, liberalizmin, herşeyden önce özgürlükleri teminat altına almayı hedeflemesine ve şiddet çağrısında bulunmayan her türlü düşüncenin serbest olmasından yana tavır almasına karşı, demokratlığın uzlaşı eksenli kaygılara sahip olmasından ileri geliyor. Bu iki farklı öncelik aynı zamanda sosyal dünyayı anlamlandırma adına iki farklı çıkış noktasına da tekabül ettiğinden, neticede sosyal alana dair iki farklı algı ortaya çıkıyor. Birbirleriyle her zaman uyum içerisinde olmayan bu iki algının çatışma noktaları da, doğal olarak yine çıkış noktalarının farklı yansımalarına karşılık geliyor.

Örneğin, liberal algı, uzlaşı adına kimi insanların başkalarının yaptıkları tercihler doğrultusunda sınırlandırılmaları ihtimalinden çekinirken, demokrat algı ise, sadece bireyleri hukuk önünde eşit kılmakla yetinen rejim merkezli bir anlayışın gerek birlikte yaşamanın gerektirdiği süreçleri, gerekse bu süreçlerin niteliğinde doğrudan belirleyici olan zihniyeti paranteze alıyor olmasını yadırgıyor. Bu noktadaki demokrat itiraz, birlikte yaşamak durumunda olan insanların, birlikte yaşamanın şartlarını da yine birlikte belirlemek durumunda olduklarını ve bu çerçevede alınan kararların da ancak katılımın genişliği ölçüsünde meşru addedilebileceğini dile getiriyor. Zira demokrat bir perspektiften bakıldığında, bireyi ancak kendi müstakil dünyasında özgürleştiren bir anlayış olarak görülen liberalizm, siyasetin kendisini de, özgür fakat müstakil olan bu bireysel evrenlere yönelik fiziksel tehditlerin bertaraf edilmesine odaklanan bir araca indirgiyor.

Bu noktada hukuk ve zihniyet değişkenlerine atfedilen belirleyiciliği daha yakından inceleme adına Türkiye özelindeki başörtüsü sorununu ele almak da mümkün. Liberal bir bakış, (özgürlükler eksenli yaklaşımından ötürü) başörtüsü yasağını bir tür hak ihlali olarak gördüğünden, çözüm önerisi olarak da yasağın kaldırılmasını sunuyor. Bu hukuk eksenli liberal perspektife yönelik demokrat itirazı tahmin etmek zor değil: Farklı olanı yasaklama ya da ötekileştirme eğilimi varolduğu müddetçe, yasağı kaldırmak sorunun çözümünde tek başına yeterli olamaz.
Bu iki yaklaşım arasındaki farklılığın nedeni, ilgili sorunu liberalizmin bir “yasak sorunu”, demokratlığın ise bir “zihniyet sorunu” olarak görmesinden ileri geliyor. Üniversitelerde yasak süresince yaşanan tecrübeler de, sadece yasakların kaldırılmasıyla sorunun çözülemeyeceğini ifade eden bu demokrat itirazı teyit eder mahiyette. Şöyle ki, sorunun bir yasakçılık sorunu olduğu argümanı, “kanun” ile öğrencilerin talep ettikleri “eylem” arasında bir uyuşmazlık olduğu ve bu uyuşmazlığın giderilmesi durumunda sorunun çözüleceği varsayımına dayanıyor. Halbuki söz konusu uyuşmazlık mümkün olan her iki şekilde giderildiğinde de sorunun devam edeceği şimdiden tespit edilebilir.

Mümkün olan birinci uyuşma şekli olan “eylemin kanuna uydurulması”, bugün yasak nedeniyle başını açarak üniversiteye girmeye karar vermiş olan başörtülü öğrenciler tarafından zaten hayata geçiriliyor. Ancak kanuna uyum göstermiş olmaları bu öğrencileri gerek öğretim görevlilerinin, gerekse diğer öğrencilerin sözlü tacizlerinden koruyamıyor.3 Mümkün olan ikinci uyuşma şekli olan “kanunun eyleme uydurulması” henüz tecrübe edilmiş olmasa da, yasak uygulamaya konmadan önce de başörtülü öğrencilere yönelik benzeri sataşmaların var olduğu gerçeği, hukuk eksenli yaklaşımın problemin tespiti ve çözümü noktasında yetersiz kaldığını gösteriyor.

1 Muhammeds Ansigt, Jyllands-Posten, 30 Eylül 2005.
2 Liberalizm topluma niçin dokunamaz?, Etyen Mahçupyan, Zaman, 14 Nisan 2006.
3 Bu konudaki örnekler için bkz.: Akbulut, Neslihan; Kaplan, Hilal; Yılmaz, Havva. 2008. Henüz Özgür Olmadık: Başı Açık, Kalbi Kırık Hikayeler. İstanbul: Hayy Kitap.
DEMOKRATLIK-LİBERALİZM İLİŞKİSİ YAZI DİZİSİ
1. Giriş
2. Ontolojik Boyut: Sosyal Konstrüktivizm
3. Bilişsel Boyut: Aynı Gerçekliklere Farklı Yaklaşımları
4. Sonuç
Paylaş:
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.