• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Denize döktük mü, dökmedik mi? [Engin Ardıç]

27 Aug2009
 

Denize döktük mü, dökmedik mi?, Engin Ardıç / Sabah

Biz Yunan ordusunu gerçekten denize mi döktük?

Denize dökmek ne demektir? Adamlar Birinci Kordon’dan patır patır suya mı atladılar yani? (Atlayan çok oldu ama onlar yangından kurtulmaya çalışan sivillerdi.)

Yunan ordusunun önemli bir kısmı kuzeye, Kütahya üzerinden Mudanya’ya doğru çekildi ve buradan da Trakya’ya geçti. Hiç rahatsız edilmeden.

Diğer önemli bir kısmı da İzmir’e teğet geçerek yarımada boyunca … [Urla ve Çeşme] üzerine çekildi ve buradan yakın adalara, örneğin Midilli’ye aktarıldı. (Birkaç gün sonra, bu ordunun iki komutanı Atina’da darbe bile yaptılar, yenilginin sorumlusu olarak gördükleri başbakanı, başkomutanı ve dört bakanı yargılatıp kurşuna dizdirdiler.)

Bunlara ilişemedik. Karışmadık.

Biz Yunan ordusunu yendik ama yok etmedik. Böyle bir amacımız da yoktu. Bir “imha savaşına” ne gücümüz vardı ne niyetimiz. Bir deniz kuvvetimiz de yoktu. “İşi sonuna kadar götürüp” onu kovalamaya, adalara atlamaya, örneğin Pire limanına çıkartma yapıp Yunan devletini yıkmaya kalkacak da değildik (başımızda Enver olsaydı belki bunu düşünürdü!)

Amacımız Yunan ordusunu Batı Anadolu’dan püskürtmekti, başardık.

Ama, 8 Eylül günü İzmir limanından gemilerine binip paşa paşa giden Yunan ordusunu denize dökmek, sulara gömmek falan… Dozunu ayarlamayı bir türlü bilemediğimiz “hamaset edebiyatının” örneğidir.

Paylaş:
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.