• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Doktor Civanım (1982)

24 Jun2015
 

Yönetmen: Kartal Tibet
Senaryo: Safa Önal, Memduh Ün
IMDb


Filmin Özeti

Ruşen Ağa ve İhsan Ağa aynı köyde yaşayan iki esnaftır. Her ikisinin de tarlaları vardır. Ayrıca, Ruşen Ağa (Ali Şen) sinema, İhsan Ağa (İhsan Yüce) ise çayhane işletmektedir. Birbirleri ile rekabet halindedirler. Ancak rekabetten her ikisi de zarar gördüğü için, bir gün buna bir son verirler ve “Biz katırlar, eşekler gibi birbirimize çifte attıkça, köylü faydalanıyor. Birlik olursak [köy halkının] hepsini istediğimiz gibi yolarız!” diyerek anlaşırlar. (0:13-3:15)

Kemal Sunal - Doktor Civanım (1982)

Derken İstanbul’dan bir telgraf gelir. Seneler önce köyden ayrılan Kemal (Kemal Sunal), tıp fakültesini bitirerek doktor çıktığını ve yakında köye geri döneceğini söylemektedir. O güne dek köyden tahsil gören hiç kimse çıkmadığından, köylü haberi heyecanla karşılar. Köyün kızları, Doktor Kemal ile evlenme hayalleri kurmaya başlarlar.

Ruşen Ağa’nın kızı Sümbül (Bahar Öztan), bu konuda diğerlerinden daha planlı hareket eder. Doktor Kemal’in köye girmeden önce geçeceği yolun kenarındaki derede boğulma numarası yapar. Doktor Kemal motorsikletiyle derenin yanından geçerken Sümbül’ün imdat çığlıklarını duyar ve onu “kurtarır”. Gerçi bir metre derinliğindeki suda boğulmasının mümkün olmadığını fark eder ama bunu Sümbül’ün yüzüne çok fazla vurmaz. Kendi bavulundan ona kuru elbiseler verir ve motorsikletiyle onu köye getirir. Sümbül’ün Doktor Kemal’in motorsikletinin üzerinde ve onun elbiseleriyle köye gelmesi köylünün aklına bazı soru işaretleri getirse de, gerekli açıklama yapılınca konu bir şekilde kapanır.

Köye gelen Doktor Kemal, annesinin (Muadelet Tibet) evine yerleşir ve muayenelere başlar. Ancak kimseden para almaz, kimseye reçete yazmaz. İlaçları ya kendisi hazırlar, ya da elindekilerden verir. İnsanlara yardımcı olur. Civar köydeki çocuklara aşı yapar. Köylüleri her hafta “sağlıklı yaşam koşusu”na çıkarır. Köylünün iktidarsızlık gibi sorunlarına şifalı otlardan ilaç hazırlayarak yardımcı olur.

Köyün kızları arasındaki rekabet de bir yandan sürmektedir. Mesela, İhsan Ağa’nın “evde kalmış” kızı Şadiye (Ayşen Gruda), önce aynı derede boğulma numarası yapar. Ardından da, Doktor Kemal ile yalnız kalabilmek için soğuk aldığını söyler ve onu eve çağırtır. “Bize doktor damat yaraşır” diyen İhsan Ağa da kızının Doktor Kemal’i “ikna” planlarını desteklemektedir. Hatta Doktor Kemal eve vardığında, İhsan Ağa, “İnceden inceye muayene et kızımı” der. Şadiyeninkine benzer bir niyetle, Ruşen Ağa’nın kızı Sümbül de tebeşir tozu yutar.

Buradaki karmaşık “gönül ilişkileri” şöyle özetlenebilir: İhsan Ağa’nın kızı Şadiye, Doktor Kemal ile evlenmek istemektedir. İhsan Ağa’nın kahyası Yaşar (Sırrı Elitaş) ise, ağanın kızı Şadiye’yi sevmekte, ancak karşılık görememektedir. Ayrıca, Ruşen Ağa ve İhsan Ağa, çocukları Sümbül ile Ayı Gafur’un (Yadigar Ejder) evlenmesini doğru bulurlar. Bu kararlarında ticari kaygılarının etkisi büyüktür. Ancak Ayı Gafur bu evliliğe hevesli olsa da, Sümbül hiç oralı değildir ve Doktor Kemal ile evlenmek istemektedir. Ancak ailesinin bundan haberi yoktur.

Bu noktadaki önemli bir detay, Ayı Gafur’un sünnetsiz olmasıdır. Bu iri kıyım genç, (korktuğundan ötürü) bu yaşına dek sünnet olmamıştır. Sümbül, bu konuda babası Ruşen Ağa’ya şunları söyler: “Sen müslüman adamsın baba. Bu sünnetsiz gavura nasıl verirsin beni? Yarın cehennemde cayır cayır yakmazlar mı seni? Yakmazlar mı?” (33:25-34:15)

Bu sözleri işiten Ruşen Ağa, belki bu evliliğin önündeki engeli kaldırmak istediğinden, belki cehennem korkusundan, konuyu İhsan Ağa’ya açar: “İhsan Ağa, ben müslüman adamım. Oğlun sünnet olmazsa, bu nikah kıyılamaz. Yoksa cehennemde cayır cayır yanarım, Allah vermesin.” Neticede, Ayı Gafur’un sünnet edilmesine karar verilir. Doktor Kemal başlangıçta sünneti balta ile yapacağını söyleyerek Ayı Gafur’u korkutsa da, sonradan başarı ile operasyonu tamamlar. Ne var ki, Sümbül bu gelişmeden memnun değildir. Zira, Ayı Gafur ile evlenmemek için artık herhangi bir bahanesi kalmamıştır. Bu noktada Doktor Kemal’e ilan-ı aşkta bulunur ve ondan evlenebilmeleri için bir çare bulmasını ister.

Aranan çare çok geçmeden bulunur: Sümbül, ilaç içerek intihar etmiş numarası yapar ve güya komaya girer. Bunun üzerine, Ruşen Ağa derhal Doktor Kemal’i çağırtır. Doktor Kemal, Sümbül’ün yaşama ihtimalinin düşük olduğunu, komadan çıkarsa hiçbir şekilde üzülmemesi gerektiğini ve her isteğinin mutlaka yerine getirilmesinin şart olduğunu söyler. Ruşen Ağa’nın kızının mutluluğunu temin adına ne gerekiyorsa yapacağına söz vermesinin ardından “komadan çıkan” Sümbül, Doktor Kemal ile evlenmek istediğini söyler. Ruşen Ağa çaresiz kabul eder. Ancak bir sorun vardır: İhsan Ağa’ya evlilik sözü vermiştir.

Bu sorunu çözmek, köyün ihtiyar heyetine bırakılır. Heyet, Doktor Kemal ile Ayı Gafur arasında bir dizi müsabaka tertiplenmesine karar verir. Kasaba tellalı (Arap Celal) durumu ahaliye duyurur. Beş müsabaka yapılacaktır: İp çekme, penaltı, içki, nişancılık ve güreş.

İp çekme müsabakasında Ayı Gafur, penaltılarda Doktor Kemal, içkide Ayı Gafur ve nişancılıkta Doktor Kemal galip gelir. Son olarak güreşe geçilmeden önce, sağlık bakanlığından bir memur jandarma eşliğinde köye gelir. Kemal’in aslında doktor olmadığı, İstanbul’da bir ameliyathanede hademelik yaptığı bütün köy halkının önünde ortaya çıkar. Jandarmalar, Kemal’i tutuklayıp götürürler.

Kemal mahkemeye çıkar. Hakime (Reha Yurdakul) tıp fakültesini tamamlayamadığını, annesini üzmemek için bunu söylemek istemediğini, zaten hiç kimseden para almadığını, hiç reçete yazmadığını, sadece insanlara yardımcı olmaya çalıştığını ve hiç kimseye bir zarar vermediğini anlatır. Şahitlik yapan köylülerin ifadeleri de onun bu sözlerini teyit eder. Neticede hakim Kemal’in beraatine karar verir. (Hakim, iktidarsızlık sorununa şifa için ilaç istemeyi de ihmal etmez!)

Serbest kalan Kemal köyüne döndüğünde, Sümbül ile Ayı Gafur’un nikah töreni yapılmaktadır. Motorsikletiyle nikah salonuna girerek töreni son anda durduran Kemal, Ayı Gafur’a son bir müsabakaları olduğunu hatırlatır. Bunun üzerine, Ayı Gafur ile Kemal güreşirler. Kemal, Ayı Gafur’u gıdıklayarak müsabakayı kazanır ve aynı nikah salonuna dönerek Sümbül ile evlenir. Kahya Yaşar ile Şadiye’nin arasını yapmayı da ihmal etmez.

Filmden dikkat çeken bazı öğeler

1. Sermaye düşmanlığı

Ruşen Ağa ile İhsan Ağa’nın rekabete son verip işbirliğine girme hikayesini aktaran filmin ilk sahneleri, Yeşilçam’a özgü tipik sermaye düşmanlığı örneklerinden. Ancak hikayenin bu kısmı epey amatörce yazılmış. Bir köyün sinemacısı neden çayhanecisine rakip olsun? Birine gitmek diğerinden vazgeçmeyi gerektirmiyor ki.

2. Kızlar

Filmdeki kızlar, sevdikleri erkeklerin dikkatini çekmek için türlü yollara başvuruyorlar. Ancak aynı kızların kendilerini seven erkeklere yönelik tepkileri tamamen farklı. İlgisini ve sevgisini itiraf eden erkekler, çok ağır hakaretlere uğruyorlar. (Filmdeki bu durumun toplumda bir karşılığı olmadığını söylemek zor.)

Karikatür

3. Cinsiyetçilik

Kemal’in tutuklanmasının ardından ağız değiştiren İhsan Ağa’nın Ruşen Ağa’ya söylediği şu sözler, tipik bir cinsiyetçilik örneği: “Kızının o doktor müsvettesi ile adı çıktı. Defolu mal. Gelinim melinim olamazdı ama bunca yıllık hatırın var. Başlık parası da vermem!” (Bu tavrın da toplumda bir karşılığı olmadığını söylemek zor.) (1:18:43-1:19:10)

4. Çocuk eğitimi

İhsan Ağa, oğlu Ay Gafur’a kızınca, “Hayvan oğlu hayvan!”, “Deyyus!”, “Korkak!”, “Gerizekalı!” gibi ifadeler kullanıyor. (Bu tavrın da toplumda bir karşılığı olmadığını söylemek zor.) (33:39-34:30)

Paylaş:
Sonraki Yazı: Şapka Kanunu [Aydemir] »
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.