• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

"Ermeni kökenli olduklarını kişiler unutsalar ya da önemsemeseler dahi, devlet önemsiyor ve unutmuyor"

16 Ara2009
 

Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz’ün “Ermeni kökenli Türklerin maskeli yaşamları” başlıklı yazısından:

Fethiye Çetin’in 2004′te yayınlanan ‘Anneannem’ adlı kitabı bazılarımızın çok iyi bildiği, bazılarımızın ise hiç işitmediği bir Türkiye gerçeğini su yüzüne çıkarmıştı: Hıristiyan/ Ermeni kökenli Müslüman/Türkler!
Çetin kendi yaşamından yola çıkmıştı: ‘Seher’ adlı anneannesi Ermeni kökenliydi ve asıl adı ‘Heranuş’ idi. Yazar bu gerçeği ancak anneannesi 70 yaşını aştıktan sonra öğrenmişti.

915 katliamından kurtulup Anadolu’da kalanlar, hem ilginç, hem de hüzün veren bir Türkiye gerçeğini oluşturuyor.
Bu kişilerin büyük çoğunluğu kadındı. Çünkü katliamda erkekler öncelikli hedefti.
Bazı Müslüman (Türk, Kürt, vs.) aileler, küçük/genç Ermeni kızlarını, özellikle de güzel olanları, yanlarına aldı. Onları hizmetçi olarak çalıştırdı. Kızların kimi kuma oldu, kimi ailenin oğluyla evlendirildi. (Başlık parası vermeye gerek kalmamıştı!)
Kimi oğlan çocukları da aynı şekilde tehcirden kurtarılarak uşak, ırgat, çırak olarak çalıştırıldı.
Müslümanlaştırılan bu oğlanlar da zamanla birer “Türk” olarak toplumsal hayata karıştı.
Ocak 2007′de Ergenekoncuların operasyonuyla katlettirilen gazeteci Hrant Dink, böyle bir geçmişe sahip ‘torunların’ 500 binlik bir kitle oluşturduğunu tahmin ediyordu.
Peki, torunların hali niceydi? Nasıl yaşıyor, nasıl düşünüyorlardı?
Fethiye Çetin ve Sabancı Üniversitesi hocalarından sosyal bilimci Ayşe Gül Altınay, ‘Torunlar’ adlı kitapta onların öykülerini kendi ağızlarından anlatıyor. (Metis Yayınları)
Bir kere şunu görüyoruz: Ermeni kökenli olduklarını kişiler unutsalar ya da önemsemeseler dahi, devlet önemsiyor ve unutmuyor.
Hatırlarsınız: Hani Türk Tarih Kurumu’nun eski Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu, bir ara Kürtleşen, Alevileşen Ermenilerden söz ederek tepki toplamıştı.
Halaçoğlu, o sırada ellerinde hane düzeyine varan kayıtlar olduğunu ama bunları açıklamayacağını söylemişti.
Bazı “torunların” yaşamı devletin böyle bilgilere sahip olup zaman zaman da bunları kullandığını gösteriyor.
Mesela “Mehmet”, Ermeni kökenli olduğunu 12 Eylül (1980) döneminde askerlik yaparken, “sünnet oldun mu” sorgulamaları, dayak ve hakaretler eşliğinde öğreniyor. Devletin gözünde bir sakıncalıdır o!

Paylaş:
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.