• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

“Ermeni Meselesi” [Aydemir]

29 Nov2009
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1919-1922, Cilt II, Şevket Süreyya Aydemir:

Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1908-1914 arasında, yani gerek Genç Türkler İhtilâlinden önce, gerek iktidara geldikten sonra, en ziyade Ermeni komitacılarıyla uyuşabiliyordu. Fakat 1909’da Kilikya’da gene de kanlı Ermeni isyanları görüldü. 1914’te başlayan Birinci Dünya Harbinden hemen önce ise Doğu vilâyetlerinde, Ermenileri tatmin etmeyi güden geniş ıslahat hazırlıklarına girişilmişti, hattâ bu ıslahat işleri için, başlarında bir de Avrupalı bulunan bir yabancı heyet, fiilen işe girişmek üzere bulunmuştu. 1914 harbi bu işleri birden durdurdu.
Harbin başlamasından sonra Türkiye’de Türk-Ermeni münasebetleri, hiç şüphe yok ki çok karışık ve çetin gelişmelere sürüklendi. Hükümet, Ermeni komitacılarının ordu gerisinde isyan teşebbüslerine giriştiği kararına vardı. Başkumandanlık Vekilliğinin talebiyle 14 Mayıs 1915’te bir Tehcir Kanunu çıkarıldı. Hükümet, kendisini bu tedbirlere mecbur kılan hareket ve zaruretleri belirten Ermeni Komitacılarının Amâl-ı İhtilâliyesi isimli bir vesikalar kitabı neşretmişti. Bu kitap şimdi, bu konuda elimizde kalan tek Türkçe eserdir.
Netice şu oldu ki, Birinci Dünya Harbi sonunda Anadolu’da Ermeni kalmamıştı. Kafkasya, Irak, Suriye, Lübnan gibi bölgelere sürülen veya çekilen Ermeniler ise bir daha Anadolu’ya dönemediler. Böylece de Millî Misak sınırları dışında kaldılar. Toplu çoğunluk ve demokratik bir özgürlük ve egemenlik hayatına yönelen bir millî hareket, elbette ki çağdaş bir akımdır. Ama Ermenilerin, Anadolu’nun hiçbir bölgesinde çoğunluk arz etmediği de bir gerçekti. Bu durum, bizzat yabancı rapor ve istatistiklerle de doğrulandığına göre, ihtilâlci Ermeni komitacılarının Anadolu’da bizzat kendi cemaatlerinin varlığı aleyhine uygulamaya çalıştıkları silahlı isyan teşebbüslerinin, hem fikir, hem aksiyon bakımından yanlışlığı, bugün daha açık olarak görülebilmektedir.
Fakat Dünya Harbi sonunda galip devletler, Paris Sulh Konseyi’nde Ermeni meselesini daima ön planda tuttular. Hele Sevr Muahedesinde, Ermenilere Doğu Anadolu’da Muş, Bitlis, Van, Erzincan ve Erzurum vilâyetlerinden başka “Rize ve Trabzon illerini de içine alan öyle bir Ermenistan bağışlanıyordu ki, nazarî olarak ve bir an için bu yerler Ermenilerin sayılsa bile, buralarda yerleşmiş veya yerleştirilecek Ermeni zaten yoktu. Ama buna rağmen galip devletler, Sevr Muahedesinin altına, Aharonyan isminde bir de Ermeni Devleti temsilcisinin imzasını koydurmaktan çekinmediler.
İşte gerek galip devletlerin, gerekse daha sonra ve Kars Muahedesine kadar Sovyet Rusya’nın Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu’da bir Ermeni yurdu meydana getirilmesi yolundaki çabalarına ragmen, hakikate, meselenin temelinde bu gerçekler yatıyordu.

Aydemir, Şevket Süreyya. [1964] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1919-1922, Cilt II. İstanbul: Remzi Kitabevi. 378-379.

0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.