• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Fren

6 Jan2010
 

Sene 1998 ya da 99 olmalı. Geceyarısına yakın bir saatte kırsal bir bölgede, karanlık ve dar yollarda araba kullanıyordum. Ancak bir an evvel gideceğim yere varmak istediğim için köy yollarında saatte 100 kilometreye yakın bir hızla gidiyordum.

Bir noktada, kendi kendime “Ne yapıyorum ben böyle?” dedim ve ayağımı gazdan çekerek frene dokundum ve hızımı makul bir seviyeye indirdim. Ben bunu yapar yapmaz 5-6 yaşlarında küçük bir kız hemen solumdaki evin bahçe kapısından çıkıp karşıya geçerek sağ tarafımdaki evin bahçesine giriverdi.

Şayet ayağımı bir saniye daha gazdan çekmeseydim ya da frene dokunmayıp arabanın kendi kendine yavaşlamasını bekleseydim, o kıza çarpmamam imkansız gibi bir şeydi. Bu işi tam da o saniyede yapmış olma ihtimalimin ne kadar küçük olduğunu her hatırladığımda, “Biri ya da birileri, ya kıza, ya bana ya da her ikimize de yardımcı oldu” diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

3

Okuyucu Yorumları

 

enes yalçın says:

January 6, 2010 at 6:26 am

Siz yola 30 saniye erken veya geç çıksaydınız da o kıza çarpmamış olacaktınız ve o zaman da biri ya da birileri size yardım etmiş olabilirdi, olacaktı. Sadece bu şekilde olunca daha çarpıcı bir şekilde farkına vardık bu durumun.

Ayrıca, verilmiş sadaka varmış, derler ya..

 
 

Ekrem Senai says:

January 6, 2010 at 11:02 am

Herhalde ondan sonra hiç hız yapmamışsınızdır. Yayaya çarpanlarla ilgili bir araştırma yapsalar, eminim tamamının daha önce böyle şeyler yaşamış ve umursamamış olduğunu görürsünüz. İlahi terbiye…

Bir fıkra alıntılayayım bunun üstüne:

Adamın biri bara gitmiş ve içmeye başlamış. O sırada bi falcı gelmiş ve falına bakayım demiş..

Falcı: Sen bu günlerde dünyanın kaderini değiştirecek bir iş yapacaksın..

Adam: Hadi canım ben kim dünya kim..

Adam falcıyı yollar birkaç bira daha içip bardan çıkar.. İstasyonun ordan geçerken bir çocuğun tren raylarının üstünde durduğunu ve trenin hızla çocuğa doğru geldiğini görür.. Çevik bir haraketle çoğuğun üstüne atlar ve kurtarır..

Adam: Çocuğum sen yapıyosun orada? Ölecektin, dikkatli olsana… Senin adın ne bakayım?

Çocuk: Adolf amcacığım. 🙂

 
 

Uğur Mustafa Dinç says:

January 12, 2010 at 1:58 am

Tam X Files da işlenecek bir konu. Benim hayalimde bir gün Müslüman tarzı bir X Files yapmak var. Tabii ki sinemacılık filan okumadığım, zaten benim kabul edebileceğim kaliteli bir işi çıkarabilecek parayı da ne ben ne de bir başkası hayatta bulamayacağı için, hiçbir zaman böyle bir şey yapamayacağım. Yalnız kim bilir, belki bir gün oturur bir senaryo yazarım ve sizin başınıza gelen gibi gizemli bir olay gerçekleşir ve bu iş hayat bulur! Lakin yaklaşık binde 999 ihtimalle böyle bir şey asla olmaz.

Hakikaten, ya sizin, ya kızın, ya da her ikinizin verilmiş sadakanız varmış. O sırada kim bilir hangi melek size o hareketinizi ilham etti.

X Files’a dönecek olursak, benim senaryomda uzaylı istilacılar ve onlarla işbirliği yapan derin devletçiler bile vardı. Uzaylılar Yecüc ve Mecüc olacaktı meselâ. Yalnız dünyayı, X Files mitolojisinden farklı olarak, 22 aralık 2012’de değil, çok daha ileri bir tarihte istila etmeyi düşünüyor olacaklardı. Yalnız o konuları işlemek de hoş olmaz herhalde, sonra seyircilerin zihninde yalan yanlış izlenimler uyandırıp günaha girmeyelim…

Ama bir dakika, yine de belki olabilir… Her bölümün başında gerekli uyarıları yapsak, bunlar sadece ilham alınmış bir kurmacadan ibarettir, aman ciddiye almayın, desek? Gerçi bu kadar bariz bir şekilde senaryosu X Files’dan intihal edilmiş bir dizi yapmak telif haklarına da aykırı.

Biliyorum, bu iş Nasreddin Hoca’nın fıkrasındaki plana benzedi. Hani diken dikecekti, yoldan geçen koyunların yünleri bu dikenlere takılacaktı, sonra bu yünleri toplayan hoca, bunlardan kumaş dikip satacaktı. Elde edeceği parayla da borcunu ödeyecekti. Ona benzedi benim planım.

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.