• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

“Gazi Mustafa Kemal’in şahsiyetinden başka bir ümit yoktu” [Aydemir]

9 Mar2011
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

[O] günlerde yeni Türkiye, sosyal ve ekonomik yapısı bakımından eski, kağşamış bir kalıntıdan ibaretti. Bu kalıntının temizlenmesi, topyekun değişmesi ve çağın isteklerine, çağın akımlarına göre yeniden düzenlenmesi lazımdı. Bu bel vermiş yapının ve ilkel hayatın yeni bir düzene yönelişi için, Gazi Mustafa Kemal’in şahsiyetinden başka bir ümit yoktu.

Son derece tipik bir Kemalist söylem örneği: Önce geçmişe ve mevcuda dair gayet olumsuz bir resim çiziyor. Ardından da, bu durumdan kurtulabilmenin ancak bir Kurtarıcı ile mümkün olabileceğini iddia ediyor. Alternatifler üretmek yok. Tartışmak yok. Hatta, tartışacak bir şey de yok…

Halbuki sözü edilen konular son derece karmaşık süreçler içeriyor. Dolayısıyla da, (yüzeysel bile olmayan) birkaç keyfi cümleyle geçiştirilmeleri doğru değil. Bu noktada bazı sorular sormak gerekli:

Sosyal yapının “kağşa”masından (eskimesinden, zayıflamasından, dağılmasından) kasıt nedir? Sosyal yapı (sanki beton yığınlarından söz ediliyormuş gibi) “kalıntı”ya benzetilebilir mi? O kalıntının “temizlenmesi”nden kasıt nedir? Sosyal alan denildiğinde insanlardan ve yaşayışlarından söz edildiğine göre temizlenecek olan tam olarak nedir? Bu temizlik nasıl yapılacaktır? Sözü edilen temizliğin “topyekün değişiklik” ile ilişkisi nedir? Bu temizliğin ve topyekün değişikliğin gerçekleştirilmesi adına neden tek bir kişinin “şahsiyeti”nden başka bir ümit yoktur? Böylesine radikal işler yapılırken hakkında karar alınan insanların bu konudaki fonksiyonları ne olacaktır? “Temizlenmesi” ya da “düzenlenmesi” gibi edilgen kipler kullanılıyor olması onların bu konuda herhangi bir dahlinin olmasının düşünülmediği anlamına mı gelmektedir?

Tek başına bu denli radikal bir işe kalkışacak olan bir asker, bu yetkiyi kimden almıştır? Bu yetki neden hep sorumluluktan bağımsız ele alınmaktadır? İnsanları ve hayatlarını birer yapboz olarak görmenin ve bunlarla keyfi bir şekilde oynamanın ifade ettiği anlamın etik sorgulaması yapılmış mıdır?

Bu temizliğin, topyekün değişikliğin ve “çağın isteklerine, çağın akımlarına göre” yapılacak yeniden düzenlemelerin gerçekten de çok önemli, gerekli ve etik anlamda sorunsuz olduklarını varsayalım. Neden istenilen noktaya varma adına tek ümit bir kişinin “şahsiyet”idir? Bu kişi, geçirmiş olduğu kalp krizlerinden birinde ölüp gitmiş olsaydı, böyle bir gelişme bu millet için artık bir ümit kalmadığı anlamına mı gelecekti?

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 197-198.
« Önceki Yazı: Beyzbol
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.