• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

“Halkçıyım” Diyenden Korkacaksın!

24 Jul2011
 

[24 Temmuz 2011 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

Bir ülkenin resmi adında yer alan ifadeler, çoğu zaman o ülke hakkındaki gerçekleri yansıtmaz. Geçen Pazarki yazı bu konuya değiniyordu. Ancak o yazıyı yazmadan önce konu hakkında yapılmış sistemli bir araştırma bulunup bulunmadığını merak etmiş ve internet üzerinde yaptığım küçük bir aramadan sonra Carnegie Mellon Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Brendan O’Connor’ın 2007 yılında blogunda yayınladığı basit ama ilginç çalışmayı görmüştüm.

Geçen haftaki yazıda verdiğim bilgiler, O’Connor’ın çalışmasını 2011 rakamları ile tekrarladıktan sonra elde ettiğim sonuçlara dayanıyordu. Konunun diğer detayları ise aşağıda.

Özgürlük ve Ülke İsimleri
Günümüz ülkelerinin resmi adlarında herhangi bir rejime atıfta bulunan altı farklı ifade bulunuyor: cumhuriyet, demokratik, halkçı, İslami, krallık ve sosyalist. Peki resmi adlarında bu ifadelerin yer aldığı ülkeler özgürlük konusunda ne durumda? Mesela resmi adı demokrasiye atıfta bulunan ülkeler diğerlerine göre daha mı demokratik? Ya da monarşik isimlere sahip olanlar daha mı otoriter?

Her yıl Freedom House tarafından yayınlanan Freedom of the World raporuna bakarak bu konuda bir fikir edinmek mümkün. Dünya üzerindeki bütün ülkelere siyasi haklar ile sivil özgürlükler konusunda 1 ila 7 arasında bir demokrasi skoru veren rapor, bu skorlar doğrultusunda ülkeleri “özgür”, “kısmen özgür” ve “özgür değil” olmak üzere üç grupta kategorize ediyor.

Krallık Gibisi Yok!
Freedom House’un 2011 yılı raporu ülke resmi adları bazında tasnif edildiğinde, özgürlük ortalaması en yüksek olan ülke kategorisinin krallıklar olduğu görülüyor. Krallıkların özgürlük ortalaması, dünya ortalamasına çok yakın. Bunun nedeni, hem dünyanın en özgür ülkeleri arasında olan Avrupa krallıklarının hem de dünyanın çeşitli yerlerindeki diktatörlüklerin aynı kategoride yer alması.

Cumhuriyetlerin özgürlük ortalaması ise, (krallıklara göre bir parça daha düşük olsa da) yine dünya ortalamasına yakın. Ancak cumhuriyetler, krallıklara nisbeten daha geniş ve eşit bir dağılıma sahip. Yani “özgür”, “kısmen özgür” ve “özgür değil” kategorilerinin her birinde ciddi oranda cumhuriyete rastlamak mümkün. Dolayısıyla da, bir ülkenin isminde “cumhuriyet” ifadesinin yer aldığını bilmek, bize o ülkedeki muhtemel özgürlük seviyesi hakkında çok fazla fikir vermiyor.

Tabii aynı şey krallıklar için de geçerli. Yani bir ülkede monarşinin varolması da özgürlük seviyesi üzerinde belirleyici değil. Başka yerlerde olduğu gibi krallıklarda da belirleyici olan, hukukun üstünlüğü ve demokrasi. Bu nedenle de, anayasal monarşi ile mutlak monarşi arasındaki ayrım çok önemli.

Ülke İsmi - Özgürlük İlişkisi

Diğer dört kategoride yer alan ülkelerin özgürlük seviyesi ise, dünya ortalamasından belirgin bir şekilde daha düşük. Mesela, resmi adında “demokrasi”ye yer veren dokuz ülkenin beşi “özgür değil” iken, üçü “kısmen özgür”. Bu ülkeler arasında “özgür” kategorisinde yer alan tek ülke, Batı Afrika açıklarındaki Sao Tome ve Principe Demokratik Cumhuriyeti.

İsminde İslam dinine atıfta bulunan dört ülkeden Pakistan “kısmen özgür” iken, Moritanya, Afganistan ve İran “özgür değil”. Bu kategoride özgür bir ülke bulunmuyor. (Resmi adında “İslam” ifadesi geçmediği için bu çalışmada incelenmeyen, ama müslüman bir nüfusa sahip olan ülkeler içerisinde sadece Endonezya “özgür” kategorisinde yer alıyor. Türkiye ve Senegal ise “kısmen özgür” ülkeler arasında. Yani Türkiye’de yaygın olan “Türkiye’nin dünyadaki tek müslüman demokrasi olduğu” argümanı gerçeği yansıtmıyor.)

Sosyalist üç ülkenin üçü de “özgür değil” kategorisinde. Ancak dünyada, resmi adında sosyalizm ifadesi yer almasa da anayasası sosyalizme atıfta bulunan Nepal ve Bangladeş gibi “kısmen özgür” ülkeler de var.

Son olarak, halkı en az özgür olan ülkeler, halkçı olduğunu iddia edenler! Bu kategoride özgür bir ülke yer almadığı gibi, özgürlük skorları da minimuma yakın seviyede. Galiba Türkiye’de olduğu gibi dünyada da kural aynı: “Halkçıyım” diyenden korkmak gerek!

Merak edenler için çalışmanın diğer detayları şurada.

Sonsöz
Bu sonuçlara bakınca insan, “İyi ki 1923’te sadece ‘cumhuriyet’ ilan etmişler” demeden edemiyor. Eğer “cumhuriyet” ile yetinmeyip Kuzey Kore gibi “demokratik halk cumhuriyeti” falan ilan etseler, kim bilir halimiz nice olurdu…

Sonraki Yazı: Kraliçe ve Padişah »
2

Okuyucu Yorumları

 

fx says:

August 1, 2011 at 9:03 pm

http://en.wikipedia.org/wiki/Freedom_in_the_World_(report) burada ilginç olan batı ve güney avrupa (Western and Southern Europe) listesinde özgür olamantek ülke Türkiye.

 
 

Darius Maneng says:

August 4, 2011 at 11:59 am

Espriyle karışık şekilde Türkiye’deki siyasi argümanların baş aşağı duruşuna dikkat çekmek adına güzel; ancak referans olarak alınan kuruluş ve hatta genel olarak bu tip “özgürlük/demokrasi” endeksleri hazırlama işiyle iştigal eden bilimum diğer kuruluşların mentaliteleri hiç de o kadar güzel değil. Bu tip kuruluşlarda özellikle “eski sovyet bloğu” ve “müslümanlık”a karşı bir alerji olduğu ve endekslerin bu anlamda ciddi bir sapma içerdiği su götürmez bir gerçek.

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.