• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Hıristiyanların Bayramları, Yılbaşı ve Peder Noel

30 Dec2013
 

[30 Aralık 2013 tarihinde Serbestiyet’te yayınlandı.]

1. Şükran Günü

Şükran Günü, Kuzey Amerika’ya özgü, (kültürel ve tarihi boyutları da güçlü olan) dini bir gün. ABD’de, Kasım ayının dördüncü perşembesinde, Kanada’da ise, Ekim ayının ikinci pazartesi günü kutlanır. Aile ziyaretleri ve hep birlikte yenen yemekler itibariyle, Türkiye’deki dini bayramları andırır. Akşam yemeği ve yemekten önce Tanrı’ya şükretmek ise, Şükran Günü’nün en merkezi öğesidir – ki, şükrandan kasıt da zaten budur.

Hindi, bu akşam yemeğinin en vazgeçilmez parçasıdır. Söz konusu olan herhangi bir hindi yemeği de değildir. Sofranın orta yerinde, içi farklı yiyeceklerle doldurulmuş olan bütün bir hindi yer alır. Hindinin neler ile doldurulacağı ise, ayrı bir tercih ve maharet konusudur. Şükran Günü yaklaştıkça televizyonlarda bu konuda tarifler yer almaya başlar.

Bu konuda ABD’ye özgü bir hoşluk ise, Başkan’ın her sene bir hindiyi affetmesidir. Başkan’ın yargı tarafından verilen cezaları af yetkisine gönderme yapan bu gelenek doğrultusunda affedilen hindi, bir daha öldürülmez. Bu şanslı hayvan, doğal nedenlerle ölene dek, çiftlikteki diğer hindilerin yanında gezer durur…

2. Noel

Genellikle, Katolik ve Protestanlar 25 Aralık’ta, Ortodokslar ise 6 Ocak’ta İsa’nın doğumunu kutlarlar. (1, 2) Elbette, İsa’nın değil doğduğu gün, doğduğu yıl dahi belli değildir. (Hatta, İsa’nın bugün itibariyle milattan birkaç yıl önce doğduğu tahmin edilir.) Ancak, burada kutlanan da zaten İsa’nın doğum günü değil, doğumudur. Bu kutlamanın yapıldığı güne ise, Noel Günü adı verilir.

Noel, daha ziyade Türkiye’deki kandillere, spesifik olarak da, Hz. Muhammed’in doğum gününün kutlandığı Mevlid Kandiline benzer. Tıpkı kandillerde camilerde yapıldığı gibi, Noel’de de kiliselerde programlar düzenlenir. Ancak (müslümanların kandillerinden farklı olarak) hıristiyanlıkta Noel’e daha merkezi bir önem atfedildiği için, Noel program ve ayinlerine olan ilgi ve katılım çok yüksektir. Şöyle ki, sene içerisinde kiliselerin en kalabalık olduğu iki gün, Paskalya ve Noel günleridir. (ABD’de Şükran Günü ve Noel’in günlük hayata yansıması, diğer dini günlere nisbeten daha büyük çaplı olur. Örneğin, 7/24 çalışan bir işyeri şayet senede sadece bir ya da iki gün kapalı ise, bu günlerin Şükran Günü ve/veya Noel olması kuvvetle muhtemeldir.)

Her dini gün gibi, Noel’in de kültürel hayata önemli yansımaları vardır. Evin bir köşesine çam ağacı koyup süslemek, 24 Aralık gecesi çocuklar yattıktan sonra bu ağacın altına hediye paketleri koymak ve sabah uyanan çocuklara hediyeleri Noel Baba’nın getirdiğini söylemek, Noel’in popüler kültürde en fazla yer etmiş öğeleri arasındadır. (Noel’den bir süre önce, alışveriş merkezlerinde açılan standlarda Noel Babaların boy göstermeye başlaması, ailelerin çocuklarını bu Noel Babalar ile fotoğraf çektirmeye götürmeleri ve çocukların bu esnada Noel Baba’ya ne hediye istediklerini söylemeleri, 25 Aralık sabahı konusunda atlanmaması gereken önemli bir detaydır!)

Özetle, tıpkı Şükran Günü gibi, Noel de dini bir bayram. Son yıllarda hıristiyan olmayanların (ve özellikle de Asyalıların) çam ağaçlarına ve diğer Noel eksenli popüler kültür öğelerine ilgi göstermeye başladıkları doğru olsa da, bu eğilimi (en azından bugün itibariyle) genellemek ya da dini ritüelleri de içine alacak şekilde genişletmek pek mümkün değil. Bu durumun belki de en iyi örneği, ABD’li yahudi aktör Adam Sandler’ın Noel döneminde kendilerini dışlanmış hisseden yahudi çocuklara moral verme amacıyla yazdığı Hanuka Şarkısı’dır. Sandler’ın yıllar içinde farklı versiyonlarını da yazdığı şarkı, yahudi çocuklara, mahallede Noel ağacı olmayan tek çocuk olsalar bile kendilerini yalnız hissetmemelerini öğütler ve dünyaca ünlü olan yahudi sanatçıların isimlerini sayar. Ardından da, onları (Noel’e yakın günlere denk gelen bir Musevi bayramı olan) Hanuka’yı kutlamaya çağırır.

3. Noel Baba

Noel Baba, 1600′lü yılların İngiltere’sinde Noel’in eğlenceli geçmesine tepki gösteren geleneksel hıristiyanlara karşı ortaya çıkarılmış olan ve daha neşeli bir Noel’i temsil etmesi umulan hayali bir karakter. Ancak, Türkçeye Noel Baba şeklinde yapılan çeviri biraz hatalı. Zira, “Father Christmas” kelimesindeki babadan kasıt, biyolojik baba değil, bir din adamı olan peder. Dolayısıyla, İspanyolların Padre Noel dedikleri gibi, bizim de Peder Noel dememiz daha isabetli olurdu.

Noel Baba’dan müstakil olarak bir de 300′lü yıllarda Antalya yakınlarında yaşadığı tahmin edilen Aziz Nikola var. Bugünkü Noel Baba imgesi, işte bu 300′lü yıllarda Antalya civarlarında yaşamış olan Aziz Nikola ile 1600′lü yıllarda İngiltere’de üretilmiş (yani hiç yaşamamış) olan Father Christmas’ın bir karışımı.

4. Yılbaşı

Yılbaşı, bütün bunlardan farklı olan, seküler bir gün. Yılbaşı kutlamalarının seküler nitelikte olması da bu nedenle doğal.

Yine de, kutlanan yılbaşının Gregoryen takvimdeki yılbaşı olduğu, dolayısıyla da hıristiyanlıktan tamamen bağımsız değerlendirilemeyeceği de söylenebilir. Zira, aynı şekilde (sözgelimi) Çinliler, İranlılar ve müslümanlar da kendi kimliklerinin bir parçası olan takvimlerin yeni yıllarını (elbette kendilerine özgü şekillerde) kutlarlar. Ancak, Gregoryen takvimin küresel çapta kullanılıyor olması, Gregoryen yılbaşına yönelik ilgiyi hıristiyan dünyanın ötesine taşır.

5. Türkiye

Şükran Günü ve Noel’de yenen hindiyi, Noel Baba’yı ve Noel çamını yılbaşı ile birleştirmeyi bir şekilde başaran Türkiye’de, yılbaşı kutlamaları hep bir çatışma konusu olageldi. Bu kutlamaları sahiplenen laik kesim, dünyanın farklı yerlerindeki insanlar gibi sadece yeni yılı kutlamadı; bu kutlamaları hayat tarzı eksenli bir ifade haline getirdi.

Bu konuda yaşanan kimlik eksenli tartışmaların merkezinde, yılbaşı kutlamalarındaki Noel’e özgü sembollerin hıristiyanlık ile ilişkisi yer aldı. Noel sembollerinin hıristiyanlık ile ilişkisini reddetmek laik söylemin, bu ilişkiyi ısrarla vurgulamak ise İslami reaksiyonun bir niteliği haline geldi. Ne var ki, her iki tarafın da aslında ne Noelden ne de yılbaşından pek haberi yoktu.

6. Türkiye’ye özgü bir protesto

AGOS gazetesinin sitesinde yayınlanan 24 Aralık 2013 tarihli iki yazıya (1, 2) göre, Saadet Partisi’nin gençlik kolları olarak faaliyet gösteren Anadolu Gençlik Derneği, bir Noel protestosu düzenlemiş ve bu protestoyu, Noel Baba’ya yumruk atan takkeli ve sakallı bir adamın resminin yer aldığı bir afiş ile yapmış. (Sonradan, bu afişin orijinali de ortaya çıktı. Meğer, Noel Baba’ya yumruk atan sakallı bir adam resmine bir de takke ilave edilerek “müslüman” bir portre üretilmiş.)

Haberde yer verilen afişte, “Yılbaşı ve noel Kutlamalarına HAYIR!” şeklinde bir cümle var. Aynı grubun hazırladığı bir reklam panosunda ise, şu sözler yer alıyor: “Siz hiç kurban bayramı kutlayan Hristiyan gördünüz mü? Biz Hristiyan bayramını kutlayan Müslüman gördük! Yılbaşı (NOEL) kutlamak Hristiyanlara göre bir ibadettir.”

Grubun yaptığı açıklamada, şu ifadelere de yer verilmiş:

(1) “Hz. İsa (A.S.)ın 1 Ocak’ta doğup doğmadığı kesin olarak belli değildir. 25 Aralık-6 Ocak tarihleri arasında doğduğu kabul edilmektedir. Bu tarihler arasında Hıristiyanlar Noel adı altında yılbaşı eğlencelerine başlarlar. Görülüyor ki, aslından uzaklaştırılmış ve tahrif edilmiş Hıristiyanlık, Peygamberinin doğum gününde bile bir kesinlik ve bir açıklık getirmekten uzaktır.”

(2) “Noel bayramı akabinde ise, yeni yıla giriş büyük bir çılgınlıkla, lüks ve israfla kutlanır. Hıristiyan ülkelerdeki dinden kaynaklanan bu eğlenceler, 31 Aralık günü en yüksek seviyeye ulaşır. İnsanlar adeta çılgınlaşarak kendilerinden geçerler. Kumar, içki, dans partileri düzenlerler.”

Bu cümlelerin istisnasız hepsi doğrudan hatalı olduğu rahatlıkla söylenebilir. Yılbaşı eğlencelerinin hıristiyanlıktan mülhem olduğunu ileri sürmek ise, (şayet ciddi bir cehaletin ürünü değil ise) açık bir iftiradır.

Bazı Sorular

1. Richard Dawkins ve Daniel Dennett gibi dünyanın önde gelen ateistleri, zaman zaman Noel’de ilahiler söylemekten mutluluk duyduklarını ifade ettiler. (1, 2) Türkiye’deki (ateist olan ve olmayan) laikler, İslami ilahiler söyler ve bundan mutluluk duyarlar mı? Şayet duymazlarsa, bunun nedeni ne olabilir?

2. Kendi hallerinde dini bayramlarını kutlayan insanları çılgınlaşarak kendilerinden geçen bir güruh imişler gibi görmek (ya da öyle tasvir etmek), nasıl bir psikolojinin eseri olabilir? Burada konu gerçekten Noel ya da yılbaşı mı? Yoksa, Batı karşısındaki ezikliklerinden ötürü artık akıllarından geçenleri (ve dolayısıyla da ağızlarından çıkanları) kontrol dahi edemez hale gelmiş olan insanlarla mı karşı karşıyayız? (Peki ya aynı cahilane tavrın tersini sergileyerek yılbaşı savunusunda bulunanlar? Onların psikolojileri de aynı eziklikle malul olabilir mi?)

3. Müslümanlar, 300′lü yıllarda (yani Hz. Muhammed’den önce) yaşamış bir Aziz’in Kuran’daki ölçülere göre “müslüman” sayılabileceğinin ne kadar farkındalar? (1, 2)

4. Mustafa Akyol, Star gazetesinde yayınlanan 25 Aralık 2013 tarihli yazısında şöyle diyor: “Batı’nın Noel Baba üzerinden oluşturduğu ve dünyanın dört bir yanında insanları (bilhassa çocukları) çeken renkli kültürü, biz neden İslami bir şahsiyet üzerinden yapamamışız? Sözgelimi Nasreddin Hoca’dan veya Hacivat-Karagöz’den böyle bir mit çıkaramamışız?” Akyol’un sorduğu sorular önemli. Ama, dünyaya (ve hatta belki kendi inancına ve onun öncüllerine) dair bilgisi bu denli sınırlı ve çarpık olan, dahası, tepkilerini ilkel ve kavgacı bir üslupla ifade eden insanların, dünyanın hayranlık duyacağı imgeler ortaya çıkarabilmeleri mümkün olabilir mi?

5. Peder Noel’in iyi, bizlerin kötü olması ihtimali nedir? Bizi bu denli öfkeli ve kavgacı kılan, böyle bir ihtimalin varlığının için için farkında olmamız olabilir mi?

0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.