• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Hudutların Kanunu (1966)

23 Jul2015
 

Yönetmen: Ömer Lütfi Akad
Senaryo: Yılmaz Güney, Ömer Lütfi Akad
IMDb


Filmin Özeti

Bir sınır köyünün, sınır ticareti üzerine kurulu küçük bir ekonomisi vardır. Yolları bilen bazı insanlar sınır ötesi taşımacılıkla uğraşır, bazıları onlar için mayınları temizler, bazıları ise bu malları satar… Ne var ki, jandarma, sınır ticaretinin sona ermesini istemektedir. Bu amaçla da, hem elinden geldiğince piyasayı denetler, hem de bu işi bırakarak legal alanlara yönelmeleri konusunda kaçakçılara telkinlerde bulunur.

Hudutların Kanunu (1966)

Jandarma’nın bu yönde telkinlerde bulunduğu kaçakçılardan biri de Hıdır’dır (Yılmaz Güney). Hatta, Jandarma, yerel bir toprak ağası olan Duran Ağa (Muharrem Gürses) ile anlaşarak, Hıdır’a tarım ile uğraşabileceği bir toprak da temin eder. Hıdır bu şekilde kaçakçılığı bırakır. Jandarma’nın köye yapacağı (ve köylünün istemediği) ilkokul projesine de destek verir.

Ancak, Hıdır’ın tarım işine girmesinden kısa bir süre sonra, Duran Ağa ondan kendisi için son bir sınır işi yapmasını ister. Duran Ağa, elindeki hayvanları komşu ülkeye götürmek istemektedir. Hıdır, işi almak istemez. Bunun üzerine, Duran Ağa, Hıdır’ın ekinlerini hayvanlarına çiğnetir. Hayatı yeniden alt üst olan Hıdır, Duran Ağa’yı öldürür. Ardından da, yeniden kaçakçılığa dönmek zorunda kalır. Hasan Derviş Ağa’dan (Osman Alyanak) yeni bir iş alır. Hayvanlarını sınırdan geçirecektir. Ancak, sınıra giden yollardaki jandarma denetimi son dönemde çok artmıştır. Yakalanma riski yüksektir. Bu nedenle, Hıdır, az bilinen bir yolu kullanmaya karar verir. İlgili patikadaki mayınları temizlemesi için bir mayın temizleyicisiyle (Enver Dönmez) anlaşır. Ancak mayıncı, Rıfat’ın rakibi tüccar ve kaçakçı Ali Cello’nun (Erol Taş) müdahalesi üzerine mayınları temizlemez ve hayvanlar yolda telef olur.

Aldığı ihbar üzerine Jandarma da Hıdır’ın peşine düşmüştür. Filmin sonunda, Hıdır’ın jandarmadan kaçarken sınırdaki bir mayın tarlasına girdiğini görürüz. Dahası, tarlanın kenarında bekleyen Hıdır’ın küçük oğlu da patlayan mayınları görünce babasının yanında olmak isteyerek tarlaya girer. Yaralı Hıdır, oğlu ona sarılırken can verir.

Film hakkında

1. 12 Eylül

Hudutların Kanunu, Urfa’nın Siverek ilçesinde çekilir. Filmin yapımından 14 yıl sonra iş başına gelen 12 Eylül askeri yönetimi, filmin kopyalarını yok ettirir. Geriye kalan tek kopya ise, kısmi tahrip görmüştür. Yönetmen Fatih Akın’ın bu kopyanın restore edilmesi yönündeki çalışmalarının ardından, film, 2011 yılında gerçekleşen 64. Cannes Film Festivali’nde klasikler klasmanında yeniden gösterilir.

2. Propaganda

Film kimi yönleri itibariyle Sinan Çetin’in sınırların varlığını ve işlevini sorgulayan (1999 yılı yapımı) Propaganda adlı filmini andırıyor. Sınır neden vardır? Devlet neden vardır? Olmasa ne olurdu? Ya da zaten yok mu? Hudutların Kanunu da bu sorular ekseninde izlenmeye müsait.

3. T.C. Bürokrasisi

Film, TSK’nın yerel siyasetteki konumunu göstermesi itibariyle de enteresan. Zira, Jandarma, sınır bölgesinde tek başına karar alıp uygulayan silahlı bir örgüt durumunda. Jandarma, yerel/yerli halka güvenmiyor ve kendisini onları koruyan değil onlar üzerinde idare kurmak durumunda olan bir kurum olarak görüyor. Üsttegmen Zeki’nin (Atilla Ergün) köye geldiğini gören muhtarın hazırola geçip selam verdiği sahne (öncesi ve sonrasıyla) bu algının bir özeti gibi. (4:01-4:45)

« Önceki Yazı: Krallar Kralı (1965)
1

Okuyucu Yorumları

 

İsmail Kurun says:

July 24, 2015 at 6:43 pm

Geçenlerde bu gibi bir film analizinin altına bir yorumcu Ak Parti döneminde TRT’de gösterime giren Osmanlı temalı dizilerin de tahlil edilebileceği önerisinde bulunmuştu. Bence çok mantıklı. Sağ/muhafazakar/milliyetçi cenahın mukaddesatını incelemek açısından.

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.