• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Cumhuriyet’in İlanı Öncesi [Aydemir]

25 Jan2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Buhranın daha Eylül sonlarında başladığını, fakat Ekim’in son günlerinde keskin şekiller aldığını belirtmiştik. 26 Ekim’de Çankaya toplantısında artık kabinenin çekilmesine, eski vekillerin yeni kabinede vazife almamalarına karar verildiğini de daha önce kaydetmiştik. Kabine­nin 27 Ekim’de istifası açıklandı. Çeşitli kabine listeleri ve bu arada Ali Fuat Paşa başkanlığında, Hariciye Vekâletine İsmet Paşa yerine Yusuf Kemal Beyi koyan bir kabine tertibi işi de yürümedi. Halk Fırkası Grubu kaynıyordu (27 Ekim – öğleden sonra). Kulis faaliyeti 28 Ekim’de de geç vakte kadar devam etti. Grupta birçok mebuslar, Gazi’nin çağrılmasını, durumu onun incelemesini ve onun tavsiyelerde bulunmasını istiyordu. Zaten artık Gazi’nin, grup karışıklığına kendisinin bir yön vermesinden başka da çare görünmüyordu. Çünkü grupta “muhteris hizipler” olsa bile, hâkim hizipler yoktu. Gerçi Gazi, grupta bazı beyanlarda bulundu. Fakat işi grup çalışmalarına bıraktı. O, işin ve an’ın, da­ha da olgunlaşmasını bekliyordu. Hazırlığını tamamlayarak, Çankaya’ya döndü. Bazı arkadaşlarını da akşam için Çankaya’ya davet etti. …

***

O gece Çankaya’da İsmet Paşa ile Millî Müdafaa Vekili Kâzım, eski kolordu kumandanlarından Sinop mebusu Kemalettin, Sami ve Millî Mücadelede Kocaeli Grubu kumandanı Halit Paşalâr bulunuyordu. Gazi, Rize mebusu Ekrem ve Afyon mebusu Ruşen Eşref Beyleri de yemeğe alıkoydu. İşte bu yemektedir ki arkadaşlarına:

“— Yarın cumhuriyeti ilân edeceğiz,” dedi.

Hemen bazı tertipler alındı. Bu arada ertesi günkü grup toplantısında Kemalettin Sami Paşanın bir takrir vererek, Gazi’nin gruba davet edilmesi ve duruma bir çare bulmasının istenmesi de vardır. Misafirler çabuk gittiler. Gazi yalnız İsmet Paşayı alıkoydu ve hemen bir masa başına geçildi. 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilâtı Esasiye Kanununun bazı maddelerini tadil eden bir tasarı hazırlandı1.

29 Ekim günü grup öğleden önce saat 10.00′da toplandı. Gene kabi­ne meselesine girildi. Bu arada Recep Bey (Peker) kabinenin intihap tarzının değiştirilmesi üzerinde durdu. Fikirler gene çatıştı. O zaman Kemalettin Sami Paşa, takririni sundu ve Gazi’nin Meclise daveti kararlaştırıldı. Gazi, Meclise geldi. Artık hazır ve kararlıdır. Şartlar olgunlaşmış ve beklenen an, gelmiştir. Gruba beyanatı kısadır:

“—Efendiler! Vekiller heyetinin intihabında, fikirlerde de karışıklık hâsıl olduğu anlaşılmıştır. Bana bir saat kadar müsaade buyurun. Bulacağını hal şeklini arz ederim.”

Teklifi kabul olunur. Bu bir saat içinde onun Meclisteki odasına, lüzumlu zatlar çağrılır. Onlara sır açıklanır. Öğleden sonra grup gene toplanır. Reislik mevkiinde Fethi Bey (Okyar) vardır. İlk söz Gazi’ye verilir. Beyanatının şu cümleleri konuyu özetler:

“— Muhterem arkadaşlar! Halletmekte müşkülâta uğradığınız meselenin sebep ve illeti bütün arkadaşlarca anlaşılmış olduğu kanaatindeyim. Kusur, takip etmekte olduğumuz usul ve şekildir. Heyeti umumiyenizin hep birden vekiller heyetini seçmeye mecbur olmanızda görülen müşkülâtın halli zamanı gelmiştir.

“Yüksek heyetiniz bu müşkülün halline beni memur ettiniz. Ben de bundan ilham alarak, düşündüğüm sekli tespit ettim. Onu teklif edeceğim. Teklifim kabule mazhar olursa, kuvvetli ve mütesanit (birbirine kaynaşmış) bir hükümet teşkili kabil olacakttr. Devletimizin şekil ve mahiyetini tespit eden ve hepimiz için bir gaye olan Teşkilâtı Esasiye Kanunumuzun bazı noktalarını tavzih (açıklığa kavuşturmak) lâzımdır. Teklifim şudur.”

O zaman, tasarısını Meclis kâtiplerinden birine verir. Tasarı okunur. Gazi’nin teklifi, cumhuriyeti getirmekteydi…

1 İsmet Paşa, o geceyi şöyle anlatır:

“28 Ekim akşamı Atatürk bizi Çankaya’da toplamıştı. Yemek hep beraber yendi. Misafirleri uğurladıktan sonra Atatürk bana kalmamı söyledi. Masanın başına yan yana oturduk. Evvela kanun metnini görüştük. Her madde üzerinde, tabiatiyle eski ve yeni arasında bir mukayese yapılıyordu. Atatürk neticeyi dikte ediyordu. Ben yazıyordum. Bu suretle çerçeve tamamlandıktan sonra tekrar okudum. Atatürk dikkatle dinledi. Düşündü ‘Hazırlık tamam!’ dedi. Ayrılmak üzere izin verdi. Zaten köşkte misafiriydim. Odama çekildim. Ertesi sabah metni tekrar bir gözden geçirdik ve beraberce Meclise gittik.”

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 146-148.
Paylaş:
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google Bookmarks
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • PDF
  • email
  • RSS


0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.