• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Krallar Kralı (1965)

21 Jul2015
 

Yönetmen: Bilge Olgaç
Senaryo: Yılmaz Güney
IMDb


Filmin Özeti

Beş gangster bir soygun gerçekleştirirler. Soygun başarılı geçer. Ancak, gangsterlerden ikisi son anda polise yakalanır. Yakalananlar, önceden anlaşıldığı üzere, kurtulanları ele vermezler. Hatta, yakalananlardan Dinamit Murat (Yılmaz Güney), arkadaşı Mustafa’nın (Mümtaz Ener) suçlu olmadığını, herşeyi kendisinin planladığını iddia ederek bütün suçu üzerine alır. Murat’ın bu savunması neticesinde, Mustafa sadece iki yıl hapse mahkum olur. Murat’ın cezası ise, yirmi yıldır.

Krallar Kralı (1965)

Gangsterler arasında yapılan anlaşmanın bir şartı daha vardır. Kurtulanlar, hapse düşene hapiste bulunduğu süre zarfında krallar gibi bakacaklardır. Ancak, soygun paraları ile kaçan üç gangster Yusuf (Orhon Murat Arıburnu), Sabri (Senih Orkan) ve Afrikalı (Danyal Topatan), ne kendi paylarına düşeni yaparlar, ne de Murat’ı arayıp sorarlar. Dahası, Murat hapse girdikten sonra sevgilisi Oya (Tülin Elgin) kötü yola düşmüş ve Yusuf bir süre sonra onu dost edinmiştir.

Murat, hapiste geçirdiği sekiz yılın ardından af çıkınca serbest kalır. Hemen ertesi gün, arkadaşı Süleyman’a (Yücel Uçanoğlu) uğrar. Süleyman onu, soygun esnasında birlikte yakalandığı Mustafa’nın evine götürür. Mustafa, Murat’ın en iyi ve en güvendiği arkadaşıdır, ve karısı Ayşe (Fatma Belgen) ve kızı Necla (Gülsüm Kamu) ile birlikte yaşamaktadır. Murat da onlarla kalmaya başlar.

Murat, intikam isteğiyle doludur. Hapiste geçirdiği sekiz yılı, bu doğrultuda planlar yaparak geçirmiştir. Bu süre zarfında, Yusuf, Sabri ve Afrikalı ise, soygun paralarını iyi değerlendirmiş ve servetlerine servet katmışlardır. Bu üçlü artık neredeyse bütün İstanbul’a hakim duruma gelmiştir. Şehirde ne kadar bitirim varsa, onlara çalışmaktadır. Sabri’nin bir kumarhanesi, Yusuf’un ise bir gece kulübü vardır. Afrikalı ise, kumar oynamaktadır.

Murat’ın serbest kaldığını öğrenmek, bu üçlüyü de rahatsız eder. Ancak, nasıl bir tepki vermeleri gerektiğinden emin olamazlar. İlk olarak, iki adamları aracılığıyla Murat’a bir miktar para gönderirler. Murat, hakkının bundan çok fazla olduğunu ima ederek parayı almayı reddeder. Ardından, bu üçlüyü işyerlerinde ziyaret eder. Üçlü, başlangıçta, Murat’a karşı görevlerini yapmadıklarını itiraf ederler ve onunla anlaşmayı denerler. Ancak Murat dünya üzerinde neleri varsa hepsine ortak olduğunu ifade edince, bunu kabul etmeye yanaşmazlar.

Murat, (diğerlerinden gizlemeden) eski sevgilisi Oya ile de buluşur. Oya, ona başından geçenleri anlatır. Ardından, Yusuf’un evinde (ve yatağında) birlikte olurlar. Oya, Murat’a, eski masumiyetini kaybettiğini itiraf eder ve ona, kendisini eskiden olduğu gibi sevip sevemeyeceğini sorar. Murat, bu soruya cevap veremez. (Murat bir yandan, Mustafa’nın kızı Necla ile de ilgilenmektedir, ama ona yönelik duygularından da henüz emin değildir.)

Bu esnada, üçlü ise Murat’ı takip ettirmekte ve ondan kurtulma planları yapmaktadır. İçlerinden özellikle Yusuf, Murat’ı öldürme yanlısıdır. Diğerleri ise, bu konuda daha çekingendir. Dikkate aldıkları bir ihtimal de, Murat’ın, öldürülmesi durumunda polise teslim edilmek üzere bir mektup yazmış ve üçlüyü hapse sokmayı temin etmek istemiş olmasıdır. İşledikleri kabahatin farkında olan üçlü, sekiz sene hapiste kalan bir adamın türlü intikam planları yapmış olabileceğinin farkındadır.

Murat ise, üçlüden çekinmemektedir ve hayatını kaybetme ihtimali de olsa, onlardan intikamını almaya çalışmakta ısrarlıdır. Bu düşünceyle, (yanlarında adamlarının da olduğu bir ortamda) onlarla tek başına dövüşür. Haliyle, onca kişiyle baş edemez ve komalık olur. Doktorlar, Murat’ın yaşama ihtimalinin çok az olduğunu söylerler. Bu esnada, üçlü, varlığından şüphelendikleri mektubu ele geçirme adına Mustafa’nın evini basarlar ve hem mektubu bulurlar, hem de Mustafa’yı öldürürler.

Diğer yandan, Oya’nın önce Murat ile birlikte olmuş olması, ardından onun öldürülmesine karşı çıkması ve son olarak da komada olan Murat’a üzülmesi ve onu görmek istemesi, Yusuf’u rahatsız eder. Yusuf artık Oya’dan kurtulmaya karar verir ve Oya hastaneye gitmeden önce içkisine öldürücü dozda uyku ilacı katar. Bu şekilde arabasının direksiyonuna geçen Oya, ilaç etkisini gösterince kaza yapar ve ölür.

Ölmesine kesin gözüyle bakılan Murat ise, beklenmedik bir şekilde komadan çıkar ve iyileşir. Hatta, doktoru, yirmi senelik meslek hayatında ilk kez böyle bir şeyle karşılaştığını söyleyerek hayretini ifade eder. Onun iyileştiğini öğrenen üçlü, Mustafa ve Oya’nın ölüm haberlerini alınca murat’ın mutlaka intikam alacağından emin olurlar ve farklı yerlerde saklanırlar. Ancak Murat her üçünün de yerini tek tek öğrenir ve intikamını alır.

Filmin final sahnelerinde, Murat, Mustafa’nın evine gider. Mustafa’nın kızı Necla’ya gidiyor olduğunu, nereye olduğunu bilmese de uzaklara gideceğini, onunla gelmek isteyip istemediğini sorar. Necla, “Annemi de alacak mıyız?” diye sorar. Murat’ın “Tabii… Sevinirim” cevabını vermesi üzerine de ona sarılır.

Filmden bazı detaylar

1. Yeşilçam klişesi

Üçlü, Murat’ı öldürme işini ilk önce Zülfo’ya (Tuncel Kurtiz) teklif eder. Önerdikleri ücret, 20 bin liradır. Ancak Zülfo, Erzurum Hapishanesi’nde Murat ile üç ay birlikte kaldığını, Murat’ın delikanlı bir adam olduğunu, bir milyon lira dahi verseler bu işi yapamayacağını söyler. Bunun üzerine, Zülfo’yu sırtından bıçaklayarak öldürürler.

Benzeri bir diğer klişe: Kiralık katilin, öldüreceği kişinin (yani filmin kahramanının) adını öğrenince, önce şaşırtması, sonra da bu işin çok tehlikeli olduğunu öne sürerek daha fazla para istemesi. (Bu konuda bkz.: Kovboy Ali adlı Yılmaz Güney filmi.)

2. Racon

Gerek birinin suçunu üzerine alan, gerekse polise “ötmeyen” kişiye, hapishanede “krallar gibi” bakılması.

3. Cinsiyetçilik

(a) Erkeği hapse giren kadının derhal kötü yola düşmesi.

(b) Başka bir erkekle birlikte olan bir kadının defolu mal olarak görülmesi.

4. Bazı mantıksızlıklar/tuhaflıklar

(a) Mustafa, Afrikalı’nın bütün parasını kumarda kaybettiğini, ama mali durumunun yine de iyi olduğunu söylüyor.

(b) Yusuf, Oya’yı öldürmek üzere ilaçlı bir içki hazırlıyor. Üçlü için üç tane daha bardak hazırladıktan sonra, Oya içeri girdiğinde, “Temenni ederim ki, Murat kurtulur. Murat için..” diyerek Murat’ın şerefine içiyor; ancak Oya durup dururken (hem de araba kullanmasından hemen önce) kendisine içki sunulmasından ya da Murat’ın şerefine içilmesinden nedense şüphelenmiyor.

(c) Filmin finalinde, Murat, Necla’ya “Ben gidiyorum; sana veda etmeye geldim” diyor. Hemen ardından sorduğu soru ise şu: “Benlen gelir misin?”

« Önceki Yazı: LDS
Sonraki Yazı: Hudutların Kanunu (1966) »
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.