• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Lozan’ın İmzalanması Haberinin Ankara’ya Ulaşması ve Rauf Bey’in İstifası [Aydemir]

18 Jan2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Barışın imzalandığı haberi Ankara’ya, 24 Temmuz’u 25’e bağlayan gece sabaha karşı geldi. 25 Temmuz günü tam saat 10.30’da Başvekil Rauf Beyle Meclis İkinci Reisi Ali Fuat Paşa Çankaya’da Gazi’nin evindeydiler. Gazi henüz istirahat halindeydi. Kendisine haber gönderen misafirlerinin yanına, onları bekletmemek için giyinmeye de lüzum görmeyerek, her zaman sabahlık yerine kullandığı Arap maşlahına bürünerek çıktı. Kıyafeti için özür diledi. Kendilerini bekletmek istemediğini söyledi. Rauf Bey hemen söze başladı:

“— Bizi bekletmediğinize çok iyi ettiniz. Çünkü getirdiğimiz haberin fazla beklemeye tahammülü yoktur. İsmet Paşanın, Barış Muahedesini imza ettiği hakkındaki telgrafını buyurun!”

Bu sahneye şahit olan Ali Fuat Paşa, o anı şöyle anlatır:

“Gazi heyecanından sapsarı kesildi. Gözlerini telgraftan ayırmıyordu.”

Arada geçen tebrik, teşekkür cümlelerine rağmen Gazi hâlâ heyecanlıydı:

“— Sevinçten bir türlü kendimi toparlayamıyorum. Birer kahve, sigara içersek belki kendimize gelebiliriz…”

Kahveler, sigaralar içildi. Gazi hâlâ heyecan içindeydi:

“Son günlerde barışın imza edileceğini artık ben de tahmin etmiştim. Fakat tereddüdüm hiçbir vakit kaybolmamıştı. Adamların son dakikada cayabileceklerini hatırıma getirmemiş değilim… “

Sonra arkadaşlararası, fakat garip bazı konuşmalar başladı. Rauf Bey diyordu ki:

“Başta siz olmak üzere bu mesut günün muvaffakıyetini, Karabekir, Ali Fuat ve Refet Paşalara borçluyuz. Bu, sizin eserinizdir. Ben sizin aranızda bir arkadaşınız olarak çalışmakla bahtiyarım.”

“Sizlerin çok samimî surette bir araya gelerek, vatanın kurtuluşu için feragat ve fedakârlıkla çalışmaya başladığınız Amasya’dan beri içimden daima ellerinizi öpmek arzusu gelmiştir. Fakat bunu açığa vuramamıştım. Şimdi bu duygularımı, ellerinizi öpmek suretiyle açıklayacağım…”

Gazi, Rauf Beyi ve hizmetlerini, en nazik ve kadirbilir kelimelerle mükâfatlandırır. Ama, Rauf Beyin verilmiş kararları vardı:

“— Paşam, bugün sizi sıkmak hatırımdan geçmezdi,”

diye söze başlayarak, barışın imzasına kadar her şeye göğsünü siper ederek, tahammül ettiğini belirtti. Sonra rahatsızlığını, yorgunluğunu, Sıvas’ta eski seçmenlerini, İzmir’de annesini görmek arzularını bildirdi.

Vazifesinden istifa niyetini de açıkladı. Gazi bu istifa arzusunu kendine göre değerlendirdi:

“— Konferans esnasında İsmet haksız yere seni çok kızdırdı. Büyük sabır, tahammül gösterdin. O zamanki hakemliğimden memnun kaldığını sanıyorum. Ama İsmet’in o hareketleri, yalnız sana değil, hepimize karşı idi. Bunda devam ederse, o gün olduğugibi bugün de onu yola getiririm.”

Fakat Rauf Bey kararlıdır. Bu konunun nasıl olsa, o gün değilse yarın ortaya çıkacağını da herhalde düşünmektedir. Kabine şimdilik vekâletle idare edilecek ve kendisi ayrılacaktır. Gazi’ye veda eder ve 4 Ağustos’ta, yani daha Lozan heyeti ve İsmet Paşa yurda dönmeden Ankara’dan ayrılır. Gazi 1927 nutkunda o günleri değerlendirirken Rauf Beyin bu davranışını ağır cümlelerle eleştirir. Bir tebrik telgrafı, Rauf Beyin İsmet Paşaya çekilecek tebrik telgrafı üstündeki tereddütleri hakkında beyanlarda bulunur. Bundan başka Rauf Beyin Çankaya’da kendisine şu sözleri de söylediğini bildirir:

“‘— Ben, İsmet Paşa ile karşı karşıya gelemem. Onun istikbalinde bulunamam. Müsaade ederseniz, muvasalatında (Ankara’ya vardığı zaman) burada bulunmamak için seçim dairemde bir seyahate çıkayım…’

“Rauf Beye, bu hareket tarzına bir sebep olmadığını, burada bulunmak, İsmet Paşa’yı, bir hükümet reisine yakışır surette kabul etmek ve vazifesini iyi ifa ettiği için onu şifahen de takdir ve tebrik etmek muvafık olacağını söyledim. Fakat, ‘Kendime hâkim değilim, yapamayacağım,’ dedi.”

Demek ki yollar, barışın daha ilk gününden ayrılıyordu. Millî Mücadele’de yol ve fikir arkadaşları olan öncüler arasında ilk kopuntu, Ra­uf Beyin kendince münasip gördüğü bir istikamette bu ayrılışı ile başladı ve göreceğiz ki, onu diğerleri takip edecektir.

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 129-131.
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.