• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

CopyLeft (1): Kısa Tarihçe

20 Eki2005
 

CopyLeft (1): Kısa Tarihçe1960′lı yıllarda, yazılımların kodları açıktı. Yani kullanıcının, kullandığı yazılımın kodunu geliştirmesi (ya da kişisel sebeplerle değiştirmesi) mümkündü. Ancak sonraki yıllarda, yazılımların kitlesel bir şekilde pazarlanmaya başlanmasıyla, kodların açık bir şekilde kullanıcıya sunulmasına ticari nedenlerle son verildi.

1985 yılında, Richard Stallman, bu durumun özgürlükleri sınırladığından hareketle, yazılım kodlarının açık olması ve her türlü yazılımın özgürce kopyalanabilmesi gerektiğini iddia etti. Stallman, telif hakları yasalarının yazılımların çoğaltılmasına müsaade etmiyor olmasının, ‘bir insanın komşusuna yardım etmesi’ndeki erdemle çeliştiğini gibi argümanlarla fikirlerini destekleyerek, Free Software Foundation (FSF) adlı, felsefi bir alt yapıya da sahip olan yeni bir oluşum ortaya koydu.


Stallman, bu felsefenin özgürlük anlayışını şöyle özetliyordu:

- Bir programın her türlü amaç için kullanılabilme özgürlüğü.

- Kullanıcının, bir programın nasıl çalıştığının inceleme ve programı kendi ihtiyaçlarına adapte edebilme özgürlüğü. Programın koduna erişim bunun için bir önkoşuldur.
- Kişinin programın kopyalarını çoğaltabilmesi ve bu şekilde komşusuna yardımcı olabilme özgürlüğü.
- Programı geliştirme ve herkesin yararlanabilmesi amacıyla bu gelişimin halka sunulabilmesi özgürlüğü. Programın koduna erişim bunun için bir önkoşuldur.

Bu felsefe doğrultusunda, GNU General Public Licence metni kaleme alındı ve Stallman ya da vakfı ile hemfikir olanlar sitelerini yazılımlarını GNU GPL ile lisanslamaya başladılar.

1998 yılında, Bruce Perens ve Eric S. Raymond, Open Source Initiative (OSI) adlı oluşumu kurarak açık kaynaklı yazılıma destek verdiler. Ancak felsefi değil, ticari kaygıları vardı. Yazılımın açık kaynaklı olmasının, toplumsal ve ticari anlamda daha faydalı olacağını ileri sürüyorlardı. Open Source Initiative, FSF gibi bir lisans metni oluşturmadı. Sadece kendi kurumsal prensipleri dahilinde hükümler içeren lisansları sitesinde listelemeyi tercih etti.

Takip eden yıllarda blogların da yaygınlaşmasıyla, telif hakkı konusu daha fazla gündeme gelmeye başladı, zira önceden hazırlanan lisanslar, makaleler ya da sanat eserlerinden çok, yazılımlar göz önüne alınarak kaleme alınmıştı. Varolan lisanslardan, daha çok akademik çalışma yapanların tercih ettiği Open Content ile FSF’nin hazırladığı GFDL (General Free Documentation Licence) ise herkese hitap etmiyordu.

2001 yılında kurulan Creative Commons, farklı opsiyonlar sunan farklı lisanslar hazırlayarak bu eksikliği önemli ölçüde giderdi. Bugün itibariyle 20 yıla yayılan bu gelişmeler boyunca, ‘copyleft’ kavramı da – her zaman aynı nisbette olmasa da – gündemde oldu.

Copyleft, bir yazılım, döküman ya da sanat eserinin, söz konusu çalışmayı ortaya koyan kişi haricindeki kimselerce değiştirilmesine ya da geliştirilmesine olanak tanıyan lisanslara verilen isim olarak tanımlanabilir. Bu metot çerçevesinde, ortaya konan bir çalışma eğer copyleft olarak tanımlanabilecek bir lisans ile lisanslanmışsa, herhangi bir insan o çalışmayı kendi üretmiş gibi alıp değiştirme ya da geliştirme hakkına sahip oluyor. Ancak bu noktadan sonra, çoğu zaman, ortaya konan yeni eserin de aynı şekilde copyleft olarak tanımlanabilecek bir lisansla lisanslanması, yani yeni çalışmanın da aynı şekilde paylaşılması şartı aranmakta. (‘Public Domain’ lisansı bu duruma istisna teşkil eder.)

Copyleft, yukarıdaki tanımı gereği çok geniş bir kavram olmadığından, farklı copyleft lisansları, farklı şartlar öne sürebilmekteler. Bu da, farklı düşünce veya önceliklere sahip insanları farklı lisanslara yöneltebilmekte. Örneğin, GNU GPL lisansıyla edinilen bir yazılımı, kodlarını açık tutmak kaydıyla bir başkasına satabilmek mümkün. Bunun için yazılıma bir katkıda bulunmuş olmak da gerekmiyor. Çünkü GNU felsefesi, sadece ve sadece yazılım kodunun açık tutulmasına odaklanıyor. Diğer yandan, pek çok copyleft lisansı da, değil yazılım ya da eserin ticari satışına, ticari bir sitede kaynak gösterilerek kullanılmasına kısmi olarak dahi izin vermiyor!

Paylaş:
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google Bookmarks
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • PDF
  • email
  • RSS
0

Okuyucu Yorumları

 

yenimo says:

20 Ekim 2005 at 9:51 PM

Güzel bir yazı dizisinin başlangıcı. Devamını dört gözle bekliyor olacağım.. :)

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.