1915'in Ayak Bağı Haline Gelmiş Olmasının Asıl Nedeni
14 Nis2009Taraf gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan’ın “İnsani bir yüzleşmeye doğru” başlıklı yazısından:
[H]erkes biliyor ki 1915′in bir manevi ayak bağı haline gelmiş olmasının asıl nedeni yaşananlar değil. O dönemde yaşananların günün Osmanlı gazetelerinde ve dünya kamuoyunda nasıl algılandığını biliyoruz. Ortada gizli kapaklı bir durum yok… Ardından ortaya çıkan ve tefrika bile edilebilen hatırat örnekleri, Meclis’teki tartışmalar ve suçluları yargılayan mahkemeye sunulan itiraf ve deliller akılda pek soru işareti bırakmıyor.
Ancak asıl mesele bu değil… Eğer sorun bu noktada sınırlanabilseydi Türkiye şimdiye kadar çoktan 1915′in faillerini kamu vicdanında mahkûm etmiş olurdu. Asıl mesele 1915′deki planlı ve sistematik katliamı hayata geçiren kadronun önemli bir bölümünün cumhuriyet rejiminde siyasetçi, bürokrat veya ideolog olarak görev almasıdır. Bu durum hem ‘soykırım’ sözcüğünün kabulünü zorlaştırmakta, hem de aslında ondan daha önemli bir soruyu öne çıkarmakta: Acaba kimliğini devletten alan bir toplum, o devlete ahlaki bir mesafe alabilir mi? Bunun olabilmesi belirli bir özgüveni gerektiriyor. Yani toplumun rüştünü ispat etmesini, kimliği ile devletini birbirinden ayırabilmesini ve nesnel olmasını gerektiriyor.
Dolayısıyla asıl mesele Ermenilerin ve dünya kamuoyunun genelde sandığı üzere 1915′le yüzleşmek değil, özelde İttihatçılıkla, genelde ise cumhuriyet rejimi ile yüzleşmektir. Bu ise gerçekten de uygun bir ‘zaman ve durum’, ancak aynı anda söz konusu cesareti taşıyacak entelektüel bir enerjiyi gerektirmekte.



Okuyucu Yorumları