• Hakkında
  • Ne Dediler?
  • Felsefe
  • .pdf
  • Linkler
  • Bibliyografi
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Onları bağışla Murat, çünkü bilmiyorlar [Engin Ardıç]

24 Şub2007
 

Onları bağışla Murat, çünkü bilmiyorlar, Engin Ardıç / Akşam

[Murat Bardakçı] [d]iyor ki, 1915 olaylarını Osmanlı İmparatorluğu’na yıkmak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bunlarla hiçbir ilgisi olmadığını söyleyip sıyrılmak ayıptır, ucuz bir kaçıştır. Gülünç oluruz, bizi tefe koyarlar. Bunu İtalya da yapmadı, Almanya da. Her iki devlet de “seleflerinin hukuki sorumluluklarını” üstlendi, çünkü rejim değişse bile devletler hukukuna göre devletin “halefiyeti” esastır.
Ama bizimkilere kızma Murat… Çünkü bilmiyorlar.
Çünkü onlara seksen yıldır, “Türkiye’de herşeyin bıçakla kesilir gibi 28 Ekim 1923’ü 29 Ekim 1923’e bağlayan gece başladığı” öğretildi.
O kadar ki, Atatürk bile eskiden bir Osmanlı subayı değildi, İsmet de Cevriye Hanım’dan paşa doğmuştu!
Murat kardeşim, ben dedemin Abdülhamit tebaı, amcamın Reşat tebaı, babamın Vahdettin tebaı olduğunu hatırladığım gün dehşete kapılmıştım…
Onlar, Lausanne Antlaşması’yla yeni devletin Osmanlı borçlarının “elimizde kalan topraklara düşen kısmını” üstlendiğini bile ya bilmiyorlar, ya hatırlamak istemiyorlar. Çünkü televizyonda oynatılan “ulusalcı müsamerelerde” bunlar anlatılmıyor.
Murat, ben doğduğumda, babamın memur maaşından kesilen süt paramla hâlâ Osmanlı borcu ödeniyordu!
Ve de okula gittiğimde, Osmanlı’nın işimize gelen, hoşumuza giden yönlerine sahip çıkılıyor (İstanbul’u almak, Viyana’ya saldırmak), ancak “zevk ve kadın düşkünü padişahlar” falan reddediliyordu… Hiçkimsede de “erkek düşkünü padişahları” hatırlayacak yürek yoktu.
Bir bölümünde senin bazı yazılarını da kaynak alarak Şengül Hamamı’nı yazdığımda onu poşete sokan Muzır Kurulu’nun karar gerekçesi neydi, bilir misin? “Yazar, bu eserinde, Osmanlı devrinde sanki eşcinsellik varmış gibi göstermektedir!”
Yakışan ve gereken ünlemi sana bırakıyorum, ben içimden söyledim.
Birinci Dünya Savaşı’nda “Çanakkale’den başka yerlerde de çarpıştığımızı”, hani vallahi Mustafa Kemal Paşa savaşın son aylarında Suriye cephesine tayin olmamış olsa öğrenemeyecektik!
Bugün bile Çanakkale muharebesinin “kurtuluş savaşında geçtiğini” sanan dangalak çoktur. Paşanın Samsun’a “gizlice gittiğini” sanan dangalak da.
Bu kafalarla bugüne geldik Murat. Geldik tıkandık.
ASALA ortaya çıkıp diplomatlarımızı öldürmeye başladığında herkes çok şaşırmıştı: Durup dururken neyin intikamını almaya çalışıyordu bu adamlar? Bir zamanlar bir şeyler mi olmuştu yani?
PKK çıkınca da şaşırdılar, memlekette Kürt mü vardı yahu?
Çözemiyorlar, çünkü anlayamıyorlar, çünkü bilmiyorlar. Çünkü onlara öğretilmedi ve öğretilmiyor.

Paylaş:
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google Bookmarks
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • PDF
  • email
  • RSS
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.