İkinci Cumhuriyetçi Kime Denir?
25 Dec2009Ayşe Gül Altınay, “The Myth of the Military-Nation? Militarism, Gender and Education in Turkey” adlı kitabında, katıldığı bir lise Milli Güvenlik dersinde, öğretmenlik yapan subayın II. Cumhuriyetçilere getirdiği tanımdan söz ediyor.
The Second Republicanists do not accept the Republic that was established by Atatürk and for which many martyrs were given. They suggest that Atatürk founded this Republic by force and that his principles should be rethought and, if necessary, abandoned. They desire a more libertarian Republic. For instance, they argue that university students should be free to wear everything they want, including the türban. They do not recognize Turks, either. They call all of us “people of Turkey” (Türkiyeli), not Turks. (p. 149)
Altınay, subay-öğretmenin yukarıdaki sözlerini aktardıktan sonra, bu cümlelerin İkinci Cumhuriyetçilerin düşüncelerini aslında gayet iyi bir şekilde özetlediğini de belirtmiş. Gerçi subay-öğretmen daha sonra bu düşüncelerin çok tehlikeli olduğunu ve dış güçlerden kaynaklandığını falan da söylemiş ama biz bunları bir kenara bırakıp kendi işimize bakalım:
Subay-öğretmenin İkinci Cumhuriyetçilere atfettiği (ve Altınay’ın isabet derecesini onayladığı) başlıca özellikleri biraz açarak maddeler halinde şu şekilde sıralamak mümkün:
1. İkinci Cumhuriyetçilerin Türkiye’de hakim olan ve “Atatürk Cumhuriyeti” olarak da nitelendirilen mevcut siyasi rejime karşı kimi itirazları vardır.
2. İkinci Cumhuriyetçiler Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’i güç ve dayatma yoluyla kurmuş ve idare etmiş olduğunu söylemektedirler.
3. İkinci Cumhuriyetçilere göre Atatürk’ün prensipleri üzerinde yeniden kafa yorulmalı ve şayet gerekirse bu düşünceler artık terk edilmelidir.
4. İkinci Cumhuriyetçiler, Atatürk Cumhuriyeti’ndense, daha liberteryen bir işleyişi öngören ikinci bir cumhuriyeti daha tercih edilir bulmaktadırlar.
5. Daha liberteryen olması istenen bu İkinci Cumhuriyette, devletin insanların kimlik, tercih ve davranışları üzerinde tahakküm kurma lüksü olmayacak, sözgelimi üniversiteli öğrenciler “türban” da dahil olmak üzere istedikleri kıyafetle okula gidebilme özgürlüklerini kullanabileceklerdir.
6. İkinci Cumhuriyetçiler Türklüğü anlamlı bir kimlik olarak görmemekte, daha teritoryal bir manadan yola çıkan Türkiyeli (ya da Anadolulu) ifadesinin ülkemizde yaşayan insanların durumunu daha iyi bir şekilde yansıttığını düşünmektedirler.
Bu maddeler elbette çoğaltılabilir. Ama bu kadarı bile İkinci Cumhuriyetçilerin temel kaygı ve taleplerini anlayabilmek için yeterli. Yani, söz konusu subay-öğretmen, düşüncelerinde olmasa da saptamalarındaki isabet nedeniyle teşekkürü hak ediyor.


Okuyucu Yorumları