• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Mervan Dönemi (684-685)

3 May2014
 

[3 Mayıs 2014 tarihinde Serbestiyet’te yayınlandı.]

Mervan’ın babası Hakem bin Ebi As, 630 yılında, Mekke’nin fethinden hemen sonra (muhtemelen gönülsüzce) müslüman olur.[1] Mervan, o sırada henüz çocuk yaştadır. Fethin ardından Medine’ye taşınırlar. Ancak babası Hakem, Medine’de iken Hz. Muhammed’e olan düşmanlığının sürmekte olduğunu ima eden bir dizi şüpheli davranış sergiler. Hz. Muhammed’in kapısını dinler, yürüyüşünü taklit etmek suretiyle onunla alay eder ve müslümanların bazı sırlarını Mekkeli putperestlere aktarır. Bunun üzerine, Hz. Muhammed, Hakem ve ailesini Taif’e sürer.

632 yılında Hz. Muhammed’in ölümünden sonra, ilk iki halife, bizzat peygamber tarafından sürülmüş olan birini Medine’ye geri kabul edemeyeceklerini söyleyerek Hakem ve ailesini Taif’te tutarlar. Ancak, 644 yılında halife olan Hz. Osman, Emevi ailesinin diğer mensupları ile birlikte Hakem’in konumunu da güçlendirir ve aile üzerindeki sürgün kararını kaldırır. Artık yirmili yaşlarına gelmiş olan Mervan, bu dönemde babası ile birlikte Medine’ye gelir. Halife ile birlikte çalışmaya başlar. Kuran hakkında bilgilidir. Bu sayede, Kuran’ı kitaplaştırması esnasında Hz. Osman’a yardımcı olur. Yine Hz. Osman döneminde katıldığı seferler sonrasında aldığı ganimetlerle hatırı sayılır bir servet edinir ve Medine’nin sayılı zenginlerinden biri olur.[2]

656 yılında, Hz. Osman öldürülünce, Mervan, onun kanının hesabını soran (kendisinin de mensubu olduğu) Emevi ailesi birlikte hareket eder.[3] Hz. Ali’ye biat etmez. Hatta, Cemel’de ona karşı savaşır. Yine Cemel’de, (aşere-i mübeşşereden) Talha bin Ubeydullah’ı bizzat öldürür.[4] Ancak, Cemel Savaşı’ndaki yenilginin ardından Hz. Ali’ye biat eder.

661 yılında Muaviye’nin iktidarı ele geçirmesinin ardından, Mervan siyaseten de güçlenir. Muaviye onu önce Bahreyn, 662 yılından itibaren de Haremeyn valiliği ile görevlendirir.[5] 680 yılında Muaviye’nin ölümünün ardından, Mervan bu kez de Hüseyin’e karşı Yezid’in yanındadır.[6] 683′te Yezid’in ölümü ise, hem Emeviler hem de Mervan için yeni bir dönemin başlangıcı olur.

Mervan’ın halifeliği

Otuzlu yaşlarında ölen Yezid’in ardından, Şam’da ciddi bir yönetim krizi yaşanır. Şöyle ki, Yezid’in oğulları, genç ve tecrübesizdir. Dolayısıyla da, bu zor dönemde Abdullah bin Zübeyr ile mücadele edebilmeleri zordur. Neredeyse bütün eyaletlerde Abdullah bin Zübeyr’e olan desteğin güçlü olmasının da etkisiyle, Emevi hâkimiyeti yok olma noktasına gelir.

Bu şartlar altında, pek çok diğerleri gibi Mervan da, artık müslümanların yeni lideri olarak öne çıkan Abdullah bin Zübeyr’e biat etmeye karar verir ve yola çıkar. Ancak, yol üzerinde, Suriye’ye gitmekte olan Ubeydullah bin Ziyad ile karşılaşır. Ubeydullah, onu Suriye’ye dönüp halifelik mücadelesi vermeye ikna eder. Ubeydullah’ın argümanları ikna edicidir: Mervan artık 60 yaşına gelmiştir. İdari tecrübesi, bilgisi ve yeteneği itibariyle Kureyş’in en muteber kişisi durumundadır. İnsanlar çok genç yaştaki bir veliahta biat etmekte tereddüt edecek olsalar da, bu durum kendisi için geçerli olmayacaktır. Dolayısıyla da, Ebu Süfyan’ın oğullarından alınıp ona verilecek bir liderliğinin Emevilere bir çıkış yolu sunabilmesi muhtemeldir.

Bu düşünce, Şam’ın takriben 80 kilometre güneybatısındaki Cabiye şehrinde bir araya gelen Suriye ileri gelenlerince de kabul görür ve 684 yılının Haziran ayında, Mervan’ın halifeliği üzerinde uzlaşma sağlanır. Yezid’in küçük oğlu (ve Şubat ayında ölen halife II. Muaviye’nin kardeşi) Halid bin Yezid ise, Mervan’a veliaht tayin edilir.[7]

Halife olarak biat alan Mervan, konumunu öncelikle Şam’da sağlamlaştırmak ister. Bu amaçla da, yıllarca Emevilerle birlikte hareket etmiş olmasına rağmen artık Abdullah bin Zübeyr’i destekleyen (ve bu nedenle Cabiye’deki toplantıya katılmayan) Dahhak bin Kays üzerine yürür.[8] Şam yakınlarındaki Merc-i Rahit’te yaşanan savaş, birkaç hafta sürer ve Ağustos ayının ortalarında, Mervan’ın zaferi ile sonuçlanır.

Mervan, bu zaferin ardından, Abdullah bin Zübeyr’e bağlı olan Mısır eyaleti üzerine yürür. İkinci bir zafer kazandıktan sonra, oğlu Abdülaziz’i Mısır’a vali atayıp Şam’a geri döner.[9]

Mervan’ın ölümü

Mervan, bir yandan da, hilafeti kendi çocuklarına devretmenin yollarını aramış, bu amaçla, halifeliği devraldıktan kısa bir süre sonra Yezid’in dul kalan karısı Fahite ile evlenmiştir. Bu, siyasi bir evliliktir. Zira, Mervan, yaşı küçük olduğu için Cabiye toplantısında şimdilik halife değil veliaht olması daha doğru bulunan Halid’in annesi ile evlenmek suretiyle, onu kendisine göre daha ikincil bir konuma düşürmüş olur. Ardından da, kendi oğulları Abdülmelik ve Abdülaziz’i veliaht atar.

Mervan, bununla da yetinmeyip, Halid hakkında olumsuz bir intiba uyarmaya çalışır. Halid hakkında ileri geri konuşmayı ve onu Şam eşrafı önünde küçük düşürmeyi ve alay konusu etmeyi alışkanlık edinir. Halid’in bu duruma içerleyen annesi Fahite, bir gece, uyumakta olan Mervan’ı yastık ile boğar. (Nisan/Mayıs 685)

Mervan, takriben 10 ay süren halifeliğinin ardından, bu şekilde hayatını kaybeder. Veliaht tayin ettiği oğlu Abdülmelik ise, 20 sene iktidarda kalacak ve iktidarının yedinci senesinde, Abdullah bin Zübeyr’i yenerek Emevi iktidarını zafere taşıyacaktır.

Notlar:
[1] Hakem bin Ebi As, üçüncü halife Hz. Osman’ın amcasıdır. Bir başka deyişle, Mervan ile Osman, amca çocuklarıdır.

[2] Mervan’ın etnik aidiyeti hakkındaki ilginç bir detay ise, babaannesi Mariye’nin Ermeni bir esirin kızı olmasıdır. Bu noktada, enteresan bir anekdottan da söz edilebilir. Yezid’in ölümünün ardından Vali Velid bin Utbe, Hüseyin’i makamına çağırıp ondan yeni halifeye biat etmesini istediğinde, Mervan da oradadır. Hüseyin, kendi konumundaki bir insanın gece vakti tek başına vereceği biatın çok anlamlı olmayacağını, ertesi gün halkın içinde biat edeceğini söylediğinde, Mervan onun bu tavrını şüpheli bulur. Bunun üzerine, Vali Velid’e, Hüseyin’i Yezid’e biat etmeden salıvermemesi, hatta biat etmemesi durumunda onu öldürmesini söyler. Mervan’ın bu tavrına öfkelenen Hüseyin, ona “Ey mavi gözlü kadının oğlu!” diye hitap eder. Bu hitap, Mervan’ın Ermeni kimliğine bir atıf olarak yorumlanmaya da müsaittir ve dönemin Araplarının Ermenilere olumsuz bakışları dikkate alınacak olursa, bir tür dışlayıcılık ya da ayrımcılık olarak da yorumlanmaya müsaittir.

[3] Mervan, 656 yılında Hz. Osman’ın evi muhaliflerce kuşatma altına alındığında, onu savunanlar arasında yer alır ve bu süreçte yaralanır.

[4] Mervan, Talha’yı, Hz. Osman’ın katilleri (ya da en azından ölümünün sorumluları) arasında sayar.

[5] Mervan’ın Harameyn valiliği, önce 662 ila 669, daha sonra da 674 ila 676 yılları arasında olur.

[6] Mervan, Yezid’e, Medine ve Mekke’deki muhaliflerine karşı da şiddet kullanmasını önerir. Dolayısıyla, Harre Savaşı ve Mekke Kuşatması’na yol açan süreçte de etkilidir. (Bütün bunlar yaşanırken, Mervan’ın Hüseyin’in oğlu Zeynel Abidin ile ilişkisinin hep iyi kalmış olması ayrıca dikkate değerdir.)

[7] İkinci veliaht ise, Amr bin Said’dir.

[8] Dahhak bin Kays, bölgedeki iki büyük kabileden biri olan (Hicaz ve batı Arabistan kökenli) Kays’ın lideridir. Muaviye, (Yemen kökenli olan) diğer kabile Kelb ile evlilik bağı kurduğundan, Kelb ile rekabet halinde olan Kays mensuplarının Abdullah bin Zübeyr’e yönelmelerinin kolaylaşmış olduğu söylenebilir.

[9] Mervan, Irak ve Medine üzerine de birer ordu gönderse de, başarı elde edemez.

Paylaş:
« Önceki Yazı: Bu Bir Kureyş Hikayesi
Sonraki Yazı: Tevvabin Hareketi »
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.