• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Musul’un Kaybı [Aydemir]

18 Aug2010
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III, Şevket Süreyya Aydemir:

Lozan müzakereleri sırasında Musul üzerinde İngilizlerin çok kararlı direnişleri ile karşılaşıldı. Hatta konuşmaların en keskin safhasında İngilizler, bu bölge için harbi de göze alacaklarını açıkça belirttiler. … Netice öyle oldu ki Lozan konferansının kesinti devresinde ve Büyük Millet Meclisinde çok sert ve alyhte çıkışlara rağmen, Musul işi askıda bırakılarak Lozan’ın kurtarılması yoluna gidilmek zarureti hasıl oldu. Çünkü Türkiye Musul cephesinde yeni bir harbi göze alamazdı. … Bu suretle gerçi Misakı Milli’nin bir kaydından fedakarlık yapılmak durumu başgöstermişti. Ama Ankara bu meseleyi özel bir konferans yolu ile çözmek ve Misakı Milli’nin tamamlığına orada ulaşmak yolunu seçti.

Türk-İngiliz konferansı 19 Mayıs-5 Haziran 1924 arasında İstanbul’da toplandı ve çok garip bir şey oldu: Lozan’da İngiltere’yi temsil eden ve sömürgeciliğin en mutaassıp savunucularından birisi sayılan Lord Curzon, Lozan’da yalnız Musul Vilayeti topraklarını isterken, İstanbul konferansında İngiltere’yi temsil eden ve İngiltere’deki iktidar değişikliği üzerine hükümete gelen işçi partisine mensup Sör Persi Koks, Musul topraklarından başka, Hakkari Vilayetinin bır kısmını da istedi. Halbuki İşçi Partisi sömürgeciliğe karşı görünüyordu. İstanbul konferansı neticesiz kaldı ve dağıldı. Mesele artık Akvam Cemiyetine [Birleşmiş Milletler] gidecekti. Fakat işler çok ağır yürüyordu. Bu arada 1924 Ekimi’nde İngilizler Hakkari topraklarımızdaki bazı birliklere hava hücumları bile yaptılar. Fakat Ankara’nın kararlı mukabelesi İngiliz Irak ordusunun daha ileri gitmesine mani oldu. Musul işi Akvam Cemiyeti Meclisine gidince, Meclis bu bölgede inceleme yapmak üzere üç tarafsız delege tayin etti. Bunlar birtakım lastikli cümlelerden sonra, oralarda plebisit yapılmasının imkansızlığını, bu bölgenin Irak’a bağlanmasını ve oradaki 5 yıllık İngiliz mandasının 25 yıla çıkarılmasını öngören bir rapor verdiler. Halbuki Lozan’da Lord Curzon’un kabul ettiği bir vesikaya göre Türkiye’nin muvafakatı olmaksızın Musul Irak’a bağlanamazdı. Manda müddeti uzatılamazdı. Tabii Türk heyeti bunlara dayanarak diretti. Neticede Meclis işin bazı şekil meselelerinin Lahey adalet divanından sorulmasına karar verdi. Ve bir sürü zikzaklı gelişmelerle işin tekrar Meclis’çe ele alınması Ekim 1925’e kaldı.

Fakat Türkiye’nin Akvam Cemiyetinde esaslı hiçbir desteği yoktu. Birçoğu sosyalist geçinen ve sömürgecilik aleyhtarı sayılan tanınmış temsilcilerinin katıldığı Akvam Cemiyeti Meclisi, İngilizlerin bu açık ve aşırı sömrgecilik gayretlerini oylarıyla desteklediler. Bu suretle de sonunda, hiçbir zaman işlemeyen bir petrol tazminatı kaydı ile, 5 Haziran 1926 antlaşması imzalandı. Türkiye Musul topraklarını güneyde bırakmak zorunda kaldı. Musul meselesi böyle bitti.1

1 Musul meselesinde bu uzun ve zikzaklı gelişmelere ve bu arada Türkiye lehine neticeler gösteren basit bir plebisite rağmen Akvam Meclisi 1925’te Musul’u Irak’a bağladı ve İngiliz mandasını 25 yıla çıkardı. Türkiye bu askıdaki meselenin kendi iktisadi gelişmesine yaptığı zararlı etkileri düşünerek nihayet 3 Haziran 1926’da aktedilen bir muahede ile bu durumu kabul zorunda kaldı.

Türkiye’nin sınırlı imkanları ile İngilizlerle yeni bir savaşa girmeyi göze alması elbette çok zordu. Bu nedenle dönemin yöneticilerinin haklarını teslim etmek gerekli. Ancak “yedi düveli dize getirmek” pek böyle bir şey olmasa gerek…

Aydemir, Şevket Süreyya. [1965] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1922-1938, Cilt III. İstanbul: Remzi Kitabevi. 184-185.
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.