• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Prangasız Mahkumlar (1964)

8 Apr2015
 

Yönetmen: Orhon Murat Arıburnu
Senaryo: Yılmaz Güney
IMDb
– Siyah-beyaz


Filmin Özeti

Çıtakoğlu (Erol Taş), düzenbaz bir köy ağasıdır. Mali zorluk yaşayan köylülere çok yüksek faizle borç vermektedir. Borç verdiği bir kişi senet gününde ödeme yapmakta zorlandığında ise, bu durumu fırsat bilerek derhal ilgili kişinin tarlasını, traktörünü haczettirerek yok pahasına elinden almaktadır. İşini kanuna da uydurduğundan, bütün bunları yaparken herhangi bir problemle karşılaşmamaktadır.

Çıtakoğlu ayrıca üç çocuğuyla birlikte dul kalan bir kadının namusuna göz dikmiştir. Bu kadının büyük oğlu olan Rıfat’ın (Yılmaz Güney) bu konuda kendisine bir sorun çıkarmasını istemediği için, bir yolunu bularak onu belaya bulaştırmış ve elini kana bulayıp hapse girmesine neden olmuştur. Rıfat’ın bu gerçekten haberi yoktur. Gerçi Çıtakoğlu’nun kendisinden hoşlanmadığının farkındadır. Ancak, bunun tek nedeninin, Çıtakoğlu’nun kızı Şadıman (Filiz Akın) ile aralarındaki sevgi olduğunu zannetmektedir.

Prangasız Mahkumlar (1964)

Cumhuriyetin kuruluşunun 38. yıldönümü vesilesiyle, hükümet af çıkarır. Bu af sayesinde Bursa Cezaevi’nden çıkan Rıfat, yeniden köyüne döner. Bu durum, Çıtakoğlu’nun hoşuna gitmez ve iki adamını onu öldürmekle görevlendirir. Ne var ki, işler yolunda gitmez ve adamlar Rıfat’ı öldürmeyi başaramazlar.

Bu olayın ardından, Rıfat, iş aramak üzere İstanbul’a gider. Ancak, sabıkalı olduğu için hiç kimse ona iş vermek istememektedir. Rıfat bu esnada çok sevdiği bir hapishane arkadaşından bir mektup alır. Arkadaşı, hastanededir ve kendisini görmek istemektedir. Rıfat, hastaneye gittiğinde, arkadaşı, ona hastalığından sağ kurtulacağını tahmin etmediğini söyleyerek bir vasiyette bulunur. Küçük oğlu Hüdaverdi’yi ona emanet etmek istemektedir. Bir de, oğlunun bakıcısı Gülsüm Nine’den (Muadelet Tibet) bir emanet teslim almasını rica eder. Rıfat’ın yanından ayrılmasından kısa bir süre sonra da ölür.

Rıfat, arkadaşının vasiyetini yerine getirmek üzere yola koyulur. Emaneti teslim aldığında, içi mücevher dolu bir kutuyla karşılaşır ve şaşırır. Söz verdiği üzere Hüdaverdi’yi de yanına alır. Mücevherleri paraya çevirerek bir de kamyon satın alır. Emanet olarak gördüğü bu kamyonla çalışmaya başlar.

Bu şekilde çalışırken, bir gün köyüne götürmek üzere mal teslim alır ve yola koyulur. Köye vardığında kötü bir haber alır. Kız kardeşi Nesrin (Selma Sonat) gece vakti kaçırılmış, ancak neyse ki polis onu sağ salim kurtarmış ve suçluyu yakalamıştır.

Bu haber üzerine, Rıfat, savcılığa giderek kız kardeşini kaçıran kişiyle görüşür. Bu kişi, saf bir gençtir. Genç, Rıfat’a, bu işe onu Çıtakoğlu’nun yönlendirdiğini, kendisini evlendireceğini söyleyerek kandırdığını, kızın bu işte rızası olmadığını sonradan anladığını söyler. Hatta, bu saf gencin yine sonradan öğrendiğine göre, Çıtakoğlu’nun asıl amacı, Nesrin’i kendisine zorla metres yapmaktır.

Bu sözleri duyan Rıfat, gençten şikayetçi olmaz ve derhal Çıtakoğlu’nun işyerine gider. Oraya varmak üzere iken, Çıtakoğlu ve iki adamının bir arabayla uzaklaştığını görür. Nereye gittiklerini öğrenmek için iş yerine girer ve orada gördüğü kişiyi konuşturur. Çıtakoğlu ve adamlarının Şeytan Pınarı’na gittiklerini öğrenince, o da oraya yönelir.

Rıfat, Şeytan Pınarı’na vardığında, Çıtakoğlu’nun bir köylünün traktörünü haczetmeye çalıştığına şahit olur. Çıtakoğlu’nun karşısında “prangasız mahkumlar” durumunda olan köylüler öfkelidir. Rıfat da onlara katılarak Çıtakoğlu’nun açgözlülüğünü ve sahtekarlığını yüzüne vurur. Bu tartışma esnada, bir köylü, Çıtakoğlu’nun haczetmeye çalıştığı traktörün direksiyonuna geçer ve Çıtakoğlu’nu ezerek öldürür.

Çıtakoğlu’nun ölümünün ardından, Rıfat ile Şadıman’ın bir araya gelmelerinin önündeki engel de kalkmış olur.

Filmden dikkat çekici bazı öğeler

1) Açılış sahnesi:

Film, Bursa Cezaevi’nde açılır. Arka planda (kime ait olduğunu bilmediğimiz) bir ses, umumi affı şu enteresan sözlerle seyirciye aktarır: “Bir cinayetin asla cezasız kaldığı ve suçlunun da vicdan huzuruyla yaşadığı iddia edilemez. Fakat, kader insanları bazen öyle mahkum eder ki, demir parmaklıklar arasında geçen günler, adaleti bile merhamete getirir, onları affeder.”

2) Askeri nizam:

Cezaevi görevlisi, Cumhuriyet’in 38. kuruluş yıldönümü nedeniyle affın çıktığını ilan etmek ve bir iki nasihatte bulunmak üzere hükümlülerin yanına gelerek “Merhaba” dediğinde, hükümlüler hep birlikte “Sağol!” cevabını verirler.

3) Oyunculuk performansı:

Çıtakoğlu’nu canlandıran Erol Taş’ın filmin sonlarında köylülerle yaptığı konuşmadaki performansı dikkate değer. Bu sahnelerdeki diyaloglar da gayet ilginç:

Çıtakoğlu: “Düşünsenize bir kere, adam müsvetteleri!.. Dedem bu memleketi tir tir titreten bir ağa idi. Ben de onun şanına şan katan soyundan geldim. Ben bir kaşımı kaldırsam, keserim suyunuzu! Tarlalarınızı çöl ederim… Kasabanın müteahhiti ihaleye giremez, kefil olmasam… Borç dağıtmasam, esnafınız mal alamaz… Hepinizin kursağında benim paracıklarım var. Benim insanlığım olmasa, açınızdan geberirsiniz hepiniz! Bunca iyiliğimden sonra, mallarınızı az paraya kapattım diye karşıma gelmiş isyan ediyorsunuz. Satayım başkasına, alan çıkarsa?”

Köylü kadın: “Emme, üç kuruş verip on üç kuruşa aldığın faize ne diyelim? Kaşıkla verip, sapıyla dizimizi oyuyorsun.”

Çıtakoğlu (elindeki bardaktaki suyu kadının suratına fırlatarak): “Sen sus!.. Gözünüze dizinize dursun iyiliklerim. Nankörler!.. Ayağınızdaki çarıktan sırtınızdaki mintana kadar benim param. Şu andan itibaren, üzerine bastığınız topraklar bile benim malım, benim!”

Köylü genç: “Aç gözünü toprak doyursun, Çıtakoğlu. Bir karış kefenle gideceğin yeri unutma.”

Köylü adam: “Hepimizi topraksız ettin, toprak başına olsun!”

Çıtakoğlu: “Hadi be..”

Köylü adam: “Ellerimiz yakanda kalsın. Kışlık zahiremize bile el koydun.” (1:00:37-1:01:23)

4) Sürpriz olmayan son:

Filmin sonu (ve verdiği çözüm mesajı) klasik devrimci çizgiden şaşmaz. Zayıflar güçlüyü öldürdüğünde sorunlar çözülecektir.

Paylaş:
« Önceki Yazı: Biz Bir Toplum Değiliz
Sonraki Yazı: Tartışacağız »
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.