• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Şapka Devrimi

25 Sep2010
 

1925 senesinin Ağustos ayının 28. gününde Kastamonu ahalisine haber salınmış, “Ankara’dan gelenler olacak, herkes şu vakitte şehir meydanında toplansın!” denmiş. Kastamonu halkı, önce “Acaba ne iştir?” diye merak içinde söylenmiş. Ardından da, “Neyimize lazım, başımıza bir iş gelmesin” korkusuyla, istemeden de olsa söylenen vakitte şehir meydanını doldurmuşlar.

Ankara’dan gelen ekip meydana vardığında, içlerinden epeyce kısa boylu bir adam, elinde Avrupa’da giyilenlere benzeyen türden bir serpuş tutar vaziyette, kendisi için hazırlanan kürsüye doğru ilerlemeye başlamış. Kastamonulular merak içerisinde kendisine bakmışlar. İşbu şahıs, kürsüye varır varmaz elindeki serpuşu yukarıya kaldırarak, “Eeeyyy Kastamonululaaaaağğ!” diye avazı çıktığı kadar bağırmış. Ardından da, “Bu elimde görmüş olduğunuz serpuşuuuuuğğnnn…” diye söze başlamış. Ama cümlesini bitirmek yerine, orada durup kısa bir süreliğine halkın tepkisini gözlemlemiş.

İşte bu birkaç saniyelik sessizlik esnasında, Kastamonululara büyük bir rahatlama hissi gelmiş. Meğer onlara “Ankara’dan gelenler olacak” denince korkmalarının sebebi, birkaç sene evvel Ankara’da açılan, astığı astık kestiği kestik meclisin adamlarının şimdi de Kastamonu’ya musallat olacağını zannetmeleriymiş! Ama eli şapkalı adamın söylediklerini duyunca, konunun siyasi olmadığına kanaat getirmişler. Hatta, “Herhalde il il gezerek Avrupai ürünler satan bir kervan, Ankara’dan sonra Kastamonu’ya uğradı” diye sevinmişler! Zannetmişler ki, kürsüdeki adam bir iki saniye sonra cümlesini “… fiyatı her yerde 10 lira iken bizde sadece 8 lira!” diye bitirecek!

Ama ne var ki, işler umdukları gibi gitmemiş… Zira kürsüdeki adam, cümlesini “… adı şapkadır!” diye bitirmiş ve derhal elindeki serpuşu kafasına geçirerek gözlerini halka dikmiş. Bu beklenmedik gelişme üzerine bir anda ortalığı adeta buz kesmiş! Meydanda yaprak kımıldasa sesi duyulacak denli büyük bir sessizlik olmuş. Çünkü o an, Kastamonulular bir devrimle karşı karşıya olduklarını anlamışlar. Zira adamın tavırlarından, şakasının olmadığı anlaşılıyormuş.

Kastamonu’da yaşanan o anın üzerinden günler, aylar ve hatta yıllar geçmiş. Ama Kastamonulular o cümlenin arasındaki birkaç saniyelik süre zarfında duydukları mutluluğu ve o anın hemen ardından yaşadıkları büyük hayalkırıklığını hiç unutmamışlar. O günün hikayesini, nesilden nesile aktararak zihinlerinde canlı tutmuşlar. Yaşlı yaşlı dedeler, torunlarına kürsüdeki o adamı ve kurduğu cümleyi anlatmışlar. “İşte tam o andaaa…” demişler, “…bir devrimle karşı karşıya olduğumuzu anladık! Gelenler kervancı değil, devrimci çıktı!

Rivayet olunur ki, halen memleketin farklı yerlerindeki kahvehanelerde, eş-dost sohbetlerinde ve hatta bayram ziyaretlerinde bu küçük ana atıfta bulunan ve dedesinden dinlediği o müstesna anı sanki bizzat görmüş gibi heyecanla karışık bir korkuyla anlatanlar vardır.

2

Okuyucu Yorumları

 

rüştü hacıoğlu says:

September 25, 2010 at 8:39 am

Bunun, nesilden nesile aktarıldığından şüphem yok; şundan ki:

Geçen yıl Tokat’a arkadaşlarımı ziyarete gitmiştim. İkindi namazı için meydandaki caminin bahçesine girdik, laflıyoruz. Konu, kurucu iradenin oluşumu. Bu oluşumun bugün insanlarının zihnindeki yeri nedir acaba derken; Ahmet Örs, az ilerideki yaşlıca bir amcaya dönüp: “amca, insanları nereye astılar?” dedi, başkaca bir giriş ya da izah yapmaksızın. Amca oturduğu yerden bedeniyle dönüp bastonuyla işaret etti, sanki muhabbetimizin içindeydi de konunun geldiğ yerden sözü devralmışçasına:

“Dee şu meydanın orada kavaklar vardı, oraya” dedi.

 
 

yılmaz tek says:

April 16, 2013 at 8:48 pm

Ben Kastamonu’luyum, orada da yaşadım, hemde kırsalında ve çok farklı yerlerinde.. Ama anlattığınız hikayeyi ne duydum ne de gördüm, biraz desteksiz atmışsınız.

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.