• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Serbestiyet Konusu (ve Bundan Sonrası)

22 Apr2015
 

Öncelikle herkesten özür dilerim. Geçtiğimiz Pazar günü Serbestiyet‘te yayınlanan yazımda, “Tartışacağız” demiştim. Böyle bir tartışma yaşanmayacak.

Serbestiyet‘ten artık tamamen ayrıldım. 11 Kasım 2013 ila 19 Nisan 2015 tarihleri arasında Serbestiyet‘te yayınlanmış olan 46 Serdar Kaya ve 22 Kiryos Alyon yazısı (benim isteğim üzerine) yazı arşivinden kaldırıldı. Yani o sitede artık hiçbir yazım bulunmuyor.

Serdar Kaya yazılarını yavaş yavaş (ilk yayınlandıkları tarihe karşılık gelecek şekilde) buraya nakletmeyi düşünüyorum. Çok zor bir iş değil. Hatta, bütün bunlara neden olan Charlie Hebdo dizisinin yayında kalabilmesi için son dokuz yazıyı şimdiden aktardım. Ancak Haziran başına kadar çoğunlukla seyahatte olacağım için geriye kalan yazıları ne zaman aktarabileceğimi henüz bilmiyorum. (Kiryos Alyon’u ve yazılarını ne yapacağımdan ise henüz emin değilim.)

Charlie Hebdo dizisi 10 bölümden oluşacaktı. Geriye kalan üç bölümü henüz yazmadım. 10 Haziran’a dek epey yoğun olacağım. Niyetim, 10 Haziran’da yeniden bilgisayar başına oturmak ve diziyi genişleterek kitaplaştırmak. Kitap üç bölümden oluşacak. Birinci bölüm, Charlie Hebdo yazı dizisinin tamamlanmış (ve belki bir parça genişletilmiş) halinden ibaret olacak – ve elbette karikatürleri de içerecek. (Yayınevim bunu mevzu dahi etmedi.) İkinci kısımda ise, karikatürler konusunu ifade özgürlüğü ve inançlara saygı ekseninde tartışacağım. Son bölüm ise, hayatta kalan Charlie Hebdo karikatüristleri ile röportajlar içerecek. Kitabın Eylül ayında yayınlanacağını tahmin ediyorum. (Gelişmeleri şuradan takip edebilirsiniz.)

Serbestiyet ve siteden ayrılma sürecim konusunda çok fazla bir şey söylemek istemiyorum. “Sansürlenen yazar” rolü oynamak ve ilgili sansürün sorumlularına verip veriştirmek (her ne kadar nadir olmasa da) benim yapmak isteyeceğim türden bir şey değil. (Kitabımda da konunun bu yönüne değinmeyi ya da çok gerekmedikçe Serbestiyet‘ten söz etmeyi düşünmüyorum.)

Okuyucular ekseriyetle site içinde nasıl bir tartışma yaşandığını ve karikatürler konusunda kimlerin nasıl tavırlar aldıklarını soruyorlar. Bu her ne kadar bu anlaşılabilir bir merak olsa da, aslında çok önemli değil. Çünkü sorun bireysel değil, kültürel. Bizler, medeni bir şekilde tartışmayı, çözüm üretmeyi ve uzlaşı aramayı bilen insanlar değiliz. En liberal, en eğitimli olanlarımızın dahi cilalarını biraz kazıyınca, içlerinden empati yoksunu canavarlar, layüsel otoriteler çıkıyor.

Herhalde en güzeli karikatürler konusunu hep birlikte (okuyucuların da katılımıyla) sitede yazılarımızla tartışmayı başarabilmek olurdu. Çünkü, Serbestiyet (onca teknik eksiği ve kötü yönetimine rağmen) bu konuda hafızalarda yer edecek katkılar sunabilecek yazarlara sahip. Böyle bir tartışmanın büyük bir ilgiyle izleneceğinden ve gerçek manada zihin açıcı bir işlev göreceğinden emindim. Ama ne yazık ki tartışmanın başlaması dahi mümkün olmadı.

5 Nisan 2015 tarihli Biz Bir Toplum Değiliz başlıklı yazımda, Türkiye’de bir tartışma kültürü bulunmadığını izah ederken aslında tam da bu konulara değinmiştim. Tabii o yazıyı yazarken aklımda Serbestiyet yoktu. Hatta, sadece iki hafta öncesine dek, Serbestiyet‘in farklı bir yer olduğunu düşünüyordum. Değilmiş. Üzülerek öğrendim.

Paylaş:
« Önceki Yazı: Tartışacağız
Sonraki Yazı: Davud ve Calut »