• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Şeytanın Oğlu (1967)

29 Jul2015
 

Yönetmen: Mehmet Aslan
Senaryo: Yılmaz Güney
IMDb


Filmin Özeti

Emniyet müfettişi Selami Dinç (Süha Doğan), bir karate salonuna gelir ve bu işte son derece başarılı bir genç olan Kemal’e (Cenk Er) kendileri için casusluk yapması teklifinde bulunur. Teklifi memnuniyetle kabul eden Kemal’in görevi, soygun ve cinayetten tutuklu bulunan büyük gangster Kazım Dumrul (Yılmaz Güney) ile aynı hücreye mahkum gibi girmek, onunla yakınlık kurmak ve çaldığı paraların yerini öğrenmektir.

Şeytanın Oğlu (1967)

Ne var ki, olayların seyri umulandan farklı olur. Gangster Kazım, hapisten kaçar. Kemal ise, kaçmakta olan Kazım’ı yakalamaya çalışırken yaralanır. Ancak durumu bilmeyen Kazım, yardıma ihtiyacı olduğu için Kemal’i yanına alır.

Neden sonra, Kazım ve adamları Kemal’in polis için çalıştığını öğrenirler ve onu öldürmeye karar verirler. Kemal ise, son bir arzusu olduğunu, ölmeden önce annesini görmek istediğini söyler. Zaman zaman merhameti nükseden Gangster Kazım, yardımcısının itirazına rağmen, Kemal’in son arzusunun yerine getirilmesini ister. Nedenini bilemese de, bu gence bir şekilde “kan”ı ısınmıştır.

Annesini getirmek üzere Kemal’in verdiği adrese gittiklerinde, şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşırlar. Kemal’in annesi Nevin (Asuman Arsan), Gangster Kazım’ın eski sevgilisidir. Kemal ise, Kazım’ın oğludur. Bu gerçek karşısında, Kazım’ın Kemal’i öldürmesi söz konusu olamaz. Kazım, Nevin’den bu gerçeğin aralarında kalacağına dair söz aldıktan sonra, orayı terk eder.

Ancak, serbest kalan Kemal, Kazım’ı takip etmeye devam eder ve neticede bilmeden de olsa öz babasını öldürür.

Filmden Bazı Detaylar

1. Karateci Casus

Polis bu kadar zor bir görev için neden karateciler arasından casus seçer? Polis teşkilatında, bu işin eğitimini almış, alanında tecrübeli ve daha da önemlisi, işi bu olan kimse yok mudur? Bir de bu karateci genç neden bu teklifi sanki bir vatan savunması imişçesine teklif eder? Neden “memleket menfaatine olan her işte ölüm pahasına bile olsa varım” gibi büyük laflar eder? Neden kendisine bu teklifi yapan polisin karşısında asker gibi hazırolda durur ve selam çakar? (3:55-4:40)

2. Patron Fırçası

Yeşilçam’da patron fırçası daha ziyade mafya babalarınca atılır. Ama bu filmde polis versiyonu var. Emniyet amiri (Haydar Karaer), polislere, “Size üç gün mühlet. bu soysuzları, aşağılık katilleri yakalayamazsanız, hakkınızda işlem yaptırıciim” diyor. Yani üç kuruş maaş için her gün silahlı çatışmalara gir, üzerine bir de böyle laflar ye… Sonra da, iyiden taraf olduğunu düşünerek habire kendini ve işini yücelt, vatan millet muhabbeti yap… (40:08-40:20)

3. Bir Soygun Sahnesi

Yılmaz Güney gayet yılışık tavırlarla bir araba galerisini soyar. (41:10-41:50)

4. Doğru Ahmet Tavrı

Yeşilçam filmlerindeki dürüst karakterlerin Doğru Ahmet tavırları pek çekilir gibi değil. Hele bir de devlet memuru iseler hepten fena. Bu filmde Doğru Ahmet rolünü polisler oynuyor. Ancak asıl tuhaflık, bu gereksiz didaktik tavır nedeniyle Yeşilçam filmlerinde sadist ya da rüşvetçi bir polise pek rastlanmıyor olması. (Tabii bu biraz da filmler üzerindeki devlet denetimi ile ilgili.)

Paylaş:
« Önceki Yazı: Kelebek
Sonraki Yazı: Azrail Benim (1968) »
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.