• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Sorumluluk Duygusu

28 Sep2005
 

New Jersey’de 1930’lu yıllar… Ekonomik çöküş sonucunda halkın önemli bir kısmının işsiz olduğu, çoğu insanın yiyecek satın alacak parayı bulamadığı bir dönem. Aynı sefaleti yaşayan James Braddock, evine döndüğünde küçük oğlunun kasaptan salam çaldığını öğreniyor ve bir babanın yapabileceği en doğru şeyi yapıyor.

Ama Braddock’ın yaptığı şeyi, ne yapmadığından başlayarak anlatmak istiyorum: Braddock, oğluna hırsızlığın ne kadar kötü bir şey olduğundan bahsetmiyor. Çalınan salamı kasaba götürüp, “Bizim oğlan bir hatadır yapmış, kusura bakmayın” da demiyor. Oğluna salamı almasını ve önüne düşüp kasaba gitmesini söylüyor. Geldiklerinde de oğlunun arkasından kasaba giriyor ve oğlu kendi eliyle çaldığı salamı kasaba geri verdikten sonra birlikte dışarı çıkıyorlar. Biraz ilerledikten sonra James Braddock kaldırımda çömelip oğluna şunları söylüyor: “Biz aç kalırız, ama çalmayız.”

Yukarıdaki sahneleri 1939 ağır sıklet boks şampiyonu James J. Braddock’ın hayatını konu edinen “Cinderella Man” adlı filmde izledim ve son derece önemli buldum. İlk bakışta, hemen her kültürün hırsızlık gibi bir konuyu olumsuz algıladığı ve bu konuda kültürler arasında bir fark olmadığı söylenebilir. Ne var ki, hırsızlık gibi bir eylemi olumsuz görmek başka, bu olumsuzluk karşısında takınılan tavrın niteliği başka.

Örneğin, filmdeki James Braddock, oğlunun çaldığı salamı kasaba kendisi götürseydi, bu davranışıyla, çocuğuna, bir insanın hatalarının doğuracağı istenmeyen sonuçları bir başkasının yüklenebileceği gibi çarpık bir anlayışı da öğütlüyor olacaktı. Böyle bir davranış biçiminin ise, hata yaptığında etrafında bir kollayıcı aramak ya da yapılan hatanın sorumluluğunu almaktan kaçmak gibi tavırları olağanlaştırması mümkün.

Bunlar önemsiz detaylar gibi görünebilir. Ama insanın karakteri ve değer yargıları, büyük ölçüde, henüz çok küçük yaşlarda yaşadığı bu gibi tecrübelerle (ve farkında dahi olmadan) şekillenir.

Sonraki Yazı: Serbest Dolaşım »
2

Okuyucu Yorumları

 

TS says:

March 9, 2010 at 4:16 pm

Yazınızın finalinde ermeni soykırımı tartışmalarıyla ilgili bir örnek bekliyordum. Türkiyenin resmi tezi, savaş koşullarında ermeni çetelerin faaliyetlerine bir önlem olarak bulunan tehcir, kahramanın yaşadığı “açlık” durumuna benziyor. “Biz toprak kaybederiz ama yüzbinlerce insanı katletmeyiz”.. Sürgün yoluyla dolaylı yoldan dahi olsa… Yüzbinlerce insanın ölümünü kabul edip, kendinizce makul örneklerle “gerekçelendirmeye” başladığınızda sonuç değişmiyor aslında.

“Oğlum sen ne yaptın? Ya biri görseydi” yaklaşımı da yine bizim batıyla olan ilişkimizi hatırlattı bana. Batıdan bu doğrultuda sesler yükselmedikçe sorun yoktur, ki hatta asıl sorun batının bu olayı konuşuyor olmasıdır… “1 milyon ermeni, 30 bin kürt öldürüldü ve bu ülkede bunu kimse söylemiyor”

Bu sadece 301 gibi yaptırımlarla baskı yoluyla sağlanabilen birşey değil. Kötülüğü, suçu, örtme, gizleme alışkanlığı. “Aman şimdi bizler de bundan bahsedersek onlar bizim için ne der..”

 
 

Enes Yalçın says:

March 12, 2010 at 4:27 pm

Sayın TS’nin kurduğu bağlantıyı en gönençsel hissiyatımla appreciate ediyorum.

Tasarının Amerikan meclis komisyonundan geçmesinin ardından da zihniyetleri temayüz ettiren cümleler duyuyoruz.

Mesela;

” Amerika da soykırım yaptı.”

” Ermeniler de Türkleri öldürdü.”

” Bunu bize karşı siyasi çıkar sağlamak için geçirdiler.”

” Amerika Türkiye gibi önemli bir müttefike bunu nasıl yapar.”

Artık bu cümle sahiplerinin (malesef çoğu da siyasi veya bürokratik olarak tepe noktalardalar) soykırımın var olup olmadığına dair -değil iç yüzleşme, sorgulama- herhangi suni bir çabası bile yok, bunu görüyoruz. “Türkler soykırım yapmazzz!” veya “Hak etti Ermeniler!” zihniyeti hiç olmazsa daha samimi ve adam gibi esas mesele üzerine konuşuyor.

Şimdi yukarıda örnek olarak verdiğim cümlelerdeki tezlerle ilgili yorum yapmak isterdim ama hiç olmazsa derinsular.com’da bunu gereksiz buluyorum.

Sayın TS’ye tekrar teşekkürler..

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.