• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Soykırım Dersek Türkler Kızar Mı? [Taner Akçam]

19 Mar2010
 

Taner Akçam’ım Taraf gazetesinde yayınlanan “Açık mektup ya da utanma duygusu…” başlıklı yazısından:

Hikâyenin özeti şudur: Bir yılın 364 gününde Soykırım diyen birileri tehdit edilerek, 365’inci günde bu kelimeyi kullanmaktan zorla vazgeçirilmektedir. Ve bu Türk insanına bir zafer olarak sunulmaktadır. Bundan daha aşağılatıcı, bundan daha onur kırıcı ne olabilir?

Amerikan Kongresi’nin Soykırım konusunda aldığı kararların tarihine bakarsak söylemek istediğimi daha iyi anlarsınız. Kongre 1975, 1984 ve 1994 yıllarında 1915’de yaşananların bir soykırım olduğunu kabul eden kararlar almış vaziyettedir. 1975’de alınan karar ile Amerikan Başkanı’nın her yıl 24 Nisan’da Ermeni Soykırımı’nı kınayan bir açıklama yapması istenmiştir. O yıldan bu yana bir tek Reagan 1981 yılında soykırım kelimesini kullanmış, diğer başkanlar bu kelimeyi bizim tehditlerimiz sonucu kullanmamışlardır. Hemen her seçimde, her Amerikan başkan adayı, başkan seçilirse, soykırım kelimesini kullanacağı sözünü vermesine rağmen…

Konu en az sekiz defa Kongre Dışilişkiler Komisyonu önüne gelmiş, her seferinde 1915’in soykırım sayılması gerektiği karara bağlanmış ve alınan karar Kongre’ye onay için yollanmıştır. Ve her seferinde Kongre ve Amerikan yönetimi, yukardaki üç karar dışında, Türkiye’nin tehditlerinden çekinerek bu kararı almamıştır.

Resmi görebiliyor musunuz?

“Tarihinizle yüzleşiniz” demekten birilerinin ağızlarında tüy bitmiş; biz hâlâ “konuşturtmadık, kullandırtmadık” ile oyalanıyoruz. Bu kadar kör, bu kadar sağır olmak gerçekten mümkün mü?

Amerikan Kongresi ve Beyaz Saray için 1915’in soykırım sayılması tartışma konusu bile değil. Sonuçta, yılın 364 günü, 1915’i soykırım olarak kabul eden, buna inanan ve tekrar eden bir topluluğu, 365’inci günde zorla susturuyoruz. “Eğer bu kelimeyi ağzına alırsanız ağzınıza biber çalarız” diyoruz. Ve onlar da “biber korkusundan” bu kelimeyi bir tek bu gün için kullanmıyorlar. İnandıklarından değil, sadece o kelimeyi, o da bir tek gün için kullanmaktan vazgeçiyorlar. Sonuçta, biliyoruz ki, oylama yaptıklarında “1915 soykırım mıdır”ı oylamıyorlar. “Sadece bu gün için, sadece bu bir sefere mahsus “Soykırım dersek Türkler kızar mı” “Soykırım dersek İncirlik hava üssümüz kapanır mı” diye oylama yapıyorlar. Yani aldıkları karar şu: “1915 bir Soykırımdır ama biz Amerika’nın Ortadoğu’daki çıkarları için bu bir gün ve bu özel durumda soykırım kelimesini kullanmayacağız.”

Şimdi bunu Türkiye insanına zafer diye sunduğunuzun farkında mısınız? Anlamadığım şu: “Soykırıma inandıklarını biliyorum ama ben onları tehdit ediyorum, korktuyorum bu bir gün için kullanmalarına engel oluyorum” tutumundan alınan hazzın, bu keyfin nedeni nedir? Birisi bana bunu anlatabilir mi?

Olayın bir başka son derece utanç verici, aşağılayıcı bir boyutu daha var. Bunu pek kimse görmüyor. “1915 için soykırım kelimesini kullandırtmayacağız” kabadayılığını yapanlar bu tutumları ile Türk insanını Neyzen Tevfik’in o ağza alınmayacak dizelerindeki hale soktuklarının farkındalar mı? Hani “bilmem ne dersin kızar ama” ile başlayan dizeleri… Her yıl 24 Nisan’da Soykırım kelimesini kullanmayan Amerikan Başkanları, bu kelimeden çok daha ağırlarını kullanarak Ermeni soykırımını kınar oldular.

Ve bu yöndeki her açıklama, Türkiye’de, soykırım kelimesi kullanılmadı diye büyük sevinç ve zafer gösterileriyle karşılanmaya başlandı. Sonuçta, soykırım kelimesine kızan ve ama ondan çok daha ağır, çok daha onur kırıcı kelimelere aldırmayan hatta bundan keyif alan bir ulus haline sokulduk.

0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.