• Ana Sayfa
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
 
 

Terörist Gerilla

13 Nov2011
 

[13 Kasım 2011 tarihinde Taraf gazetesinde yayınlandı.]

PKK kendisini gerilla olarak nitelendiriyor. Devlete göre ise, o bir terör örgütü. Ancak ne var ki, PKK’nın gerilla olması örgütün, terör örgütü olması ise devletin bugüne dek işlediği insanlık suçlarını mazur göstermiyor.

Terör
Devleti kimi mevcut politikalarını değiştirmeye zorlama adına girişilen her şiddet içerikli eylem, terör kapsamına girer. Örneğin, devlet, “Başörtüsünü yasaklıyorum” der ve bu yasak üzerine bazı müslüman çevreler şiddete başvurmaya başlarsa, bunun adı terör olur. Yani terörden söz edebilmek için, ortada, (1) bir devlet politikası, (2) bu politikaya karşı çıkan bir ya da birden fazla kişi ya da grup, ve (3) bu kişi ya da grupların devleti ilgili politikasından vazgeçirmek amacıyla gerçekleştirdikleri şiddet içerikli eylemler olması gereklidir.

Terörün tanımına dikkat edilirse, fikir ve ifade özgürlüğünün konu ile ne denli yakından ilgili olduğu görülebilir. Zira bu tanımın ilk akla getirdiği sorulardan biri, ilgili devlet politikasını değiştirmek için şiddetten başka bir yöntemin mevcut olup olmadığıdır. Bu çerçevede, “İnsanların sivil toplum örgütleri aracılığıyla seslerini duyurmalarının önü açık mı?” ya da “Yazılar yazmanın, yürüyüşler düzenlemenin, kampanyalar organize etmenin önünde engeller var mı?” gibi sorular önemlidir. Bu gibi soruların yanıtlarının olumsuz olması terörü gerekçelendirmese de, ülkedeki siyasi taleplerin neden teröre kanalize olduğunu anlamayı kolaylaştırabilir.

Terörün varlık sebebini tespit edebilme adına dikkate alınması gereken bir diğer boyut da, ilgili şiddet eylemlerinin bir tür direniş niteliğine sahip olup olmadığıdır. Bu noktada ise, “Ortada bir devlet terörü de var mı?” ya da “Terör eylemleri devletin işlemekte olduğu insanlık suçlarına bir cevap ya da başkaldırı niteliğinde mi?” gibi sorular önem kazanır. Ancak bu soruların yanıtlarının olumlu olması da terörü gerekçelendiremez. Çünkü bunlara ek olarak, şiddete başvurmanın bir nefsi müdafaa niteliği taşıması da gereklidir – ki bu da gerilla kavramını akla getirir.

Gerilla
Gerilla kavramı ile kast edilen, büyük ve düzenli bir orduya karşı faaliyet gösteren küçük, paramiliter bir gruptur. Böyle bir yapılanmanın avantajı, savaşılan kuruma nisbeten daha ele geçmez ve mobil olmaktır. Gerillalar, bu avantajlarını, sürpriz saldırılar düzenleyerek kullanırlar.

Gerilla kelimesi, (terörün aksine) her koşulda olumsuz bir mana ifade etmez. Hatta gerilla ifadesinin kimi bağlamlarda gayet sempatik çağrışımlara sahip olduğu da doğrudur. Bunun nedeni, terörün bir eyleme atıfta bulunurken, gerillanın ise sadece bir örgütlenme biçimini ifade etmesidir. Bu örgütlenme biçimi, zayıf mağdurların güçlü zalimlere karşı koymaları yönünde güçlü imalar içerdiğinden, dünyanın hemen her yerinde (özellikle sol çevrelerce) ilgi ve sempati ile karşılanır.

Bu nedenle, örgütler, kendilerine “gerilla” demek suretiyle haksızlıklara karşı duruyor olduklarını nazara verirlerken, devletler de gerillalara “terörist” diyerek onları sadece eylemlerinden ibaretmiş gibi göstermeye çalışırlar. Fakat gerçekte bu iki kelime birbirinden farklı şeylere atıfta bulunuyor olduğundan, aralarında zorunlu bir ayrım ya da örtüşme yoktur. Dolayısıyla da, bir örgüt, sırf gerilla tipi örgütlenmeye sahip diye her eylemini mazur gösteremez.

PKK
Örgütlenme biçimine bakıldığında, PKK’nın bir gerilla olduğu, hatta çok tipik gerilla nitelikleri taşıdığı açık. Ancak gerilla olmak, bir örgütü terörden azade kılmıyor. PKK’nın, (1) sivillere, (2) hakları için savaşmakta olduğu insanlara, ve hatta (3) bizzat kendi mensuplarına geçmişte yapmış oldukları, sadece güçlü bir zalime karşı koymadığı, kendisinin de pekala zalimleşebildiğini gösteriyor.

Terörist Gerilla

Evet, Türkiye’de pek çok insan bunu duymaya tahammül edemese de, PKK’nın davası, “çıkış noktası itibariyle” haklı bir davadır. Ama ne çıkış noktasındaki bu haklılık, ne de Kürtler arasında azımsanmayacak derecede bir desteğe sahip olmak, PKK hakkındaki bu gerçekleri değiştirmiyor, mazur göstermiyor.

12

Okuyucu Yorumları

 

Haşim says:

November 13, 2011 at 1:07 am

”Devleti kimi mevcut politikalarını değiştirmeye zorlama adına girişilen her şiddet içerikli eylem, terör kapsamına girer” cümlesi ile tüm gerilla yapılanmalarını terör kavramı altında toplamış olmuyor musunuz? Terör devlete yönelik şiddet mi, yoksa sivillere yönelik şiddet mi?

 
 

Serdar Kaya says:

November 13, 2011 at 1:12 am

Terörün amacı başka, kime yönelik düzenlendiği başka. Alıntıladığınız kısımdaki tanımda, terörün amacı ve varlık nedeninden söz ediliyor. Ama terörist bu amacını gerçekleştirme adına sivillere de üniformalılara da saldırabilir. Her ikisi de terör eylemi olur.

Gerilla ise, örgütlenme ve faaliyet biçimi ile ilgili bir kavram. Detayları yazıda var.

 
 

Haşim says:

November 13, 2011 at 1:20 am

Şunu kast etmiştim: Alınıtladığım cümle doğrultusunda zaten var olan her gerilla örgütlenmesi terör kavramı altında tanımlanmayacak mı? Yani terörist olmayan bir gerilla örgütlenmesi mümkün mü? Sizin yazınızdan ben bunun mümkün olmadığı sonucunu çıkarttım.

 
 

Serdar Kaya says:

November 13, 2011 at 1:49 am

Gerillanın “devletin mevcut politikalarını değiştirme” gibi bir amacı olması zorunlu değildir.

 
 

Mehmet says:

November 13, 2011 at 3:27 am

Tek seçenek kalıyor geriye: Gerilla olmak için devletin kesin bir haksız infaz uygulamasına karşılık bir tür nefsi müdafaq içinde olmak demektir. Peki, buna gerekçe olarak sunulacak neredeyse bütün örneklerin 90’lı yıllara ait olmasına rağmen, bu yapının kendini, “Bizler dilediğimiz kadar demokratik yöntemlerle ifade edelim, kimliğimizi isteyelim. Onlar vermeyecektir. Bizler haklarımızdan cayacak değiliz, onlar da kendi dediklerinden. Bu paradoksu çözemezsiniz. Geriye tek yol kalıyor: Silah” tarif etmesine cevap olarak ne söylenebilir? Yani, ısrarla bu fikirdeki insanlara “Böyle olmaz, şiddetle olmaz” desek de, yukarıda ifade ettiğim argümanı kullanana ne denebilir. Çünkü; düşününce, gerçekten bizim ülkemiz kendi insanın isteklerine hizmet etmiyor. Başörtüsü konusu bile, ancak bundan doğrudan mağdur olanlar başa geçince çözüldü. Yani, “Silahtan başka işe yarayabilecek bir alternatif önerin” diyen bu adamlara, biz; şiddete karşı dur diyenler, haklılığımızı nasıl ifade edeceğiz, nasıl tutarlı, işe yarar şeyler sunacağız.

Son olarak, dizi repliklerinden fırlama bir cümle olacak ama gerçekten yazılarınız özenle takip ediyor, faydalanıyorum. Teşekkür ederim.

 
 

Serdar Kaya says:

November 13, 2011 at 4:48 am

Bu konuda belki bir gercegi hatirlamak lazim: Bu gibi tanimlar ile gercek ornekler arasinda hemen her zaman bir farklilik olur. Yani gercek hayattaki ornekler nadiren “ideal tip”lerle bire bir ortusurler.

Daha detayli bilgi icin bkz,: http://en.wikipedia.org/wiki/Ideal_type

 
 

Demet Tekinalp says:

November 13, 2011 at 11:46 pm

Serdar bey, bugünkü yazınızı okudum, yine güzeldi. Ancak bir nokta takıldı sadece kafama.

Demişsiniz ki, “…gerilla olmak, bir örgütü terörden azade kılmıyor. PKK’nın, (1) sivillere, (2) hakları için savaşmakta olduğu insanlara, ve hatta (3) bizzat kendi mensuplarına geçmişte yapmış oldukları, sadece güçlü bir zalime karşı koymadığı, kendisinin de pekala zalimleşebildiğini gösteriyor.”

Yani sadece bunun için mi terör örgütüdür PKK?

Yani, kendi halkına zalimleşmese, sivilleri falan vurmasa terör örgütü kapsamına girmez mi?

Kanımca, nefsi müdafa harici her şiddet içerikli eylem terördür. Bunun bir arası yok ki. Neden bunu zayıf bir tonda söylüyorsunuz?

Kısaca ifade etmem gerekirse, örneğin 1930’lu yıllarda Dersim’de isyan etmenin, hatta savaşmanın bir anlamı varken, günümüzde bu anlam ortadan kaybolmamış mıdır?

Hal böyle iken, öyle ya da böyle, meşruiyeti dünyaca kabul edilmiş, sınırları belirlenmiş bir devletin sınırlarını beğenmeyip, “ben bu sınırları benimsemiyorum” veya “Kürtçe eğitim alamıyoruz” deyip, silaha sarılmanın, üniformalıları öldürmenin neresi gerilla tipi savaşa girer?

 
 

Serdar Kaya says:

November 14, 2011 at 10:01 pm

“1930’lu yıllarda Dersim’de isyan etmenin, hatta savaşmanın bir anlamı varken, günümüzde bu anlam ortadan kaybolmamış mıdır?”

Bugun ile karsilastirmak yanlis olur. Cunku PKK 70’lerde kuruldu ve 80’lerde eylemlerine basladi. O gunlerde yapilanlarin 1930’lardan cok farki yoktur.

Bu, siddet Kurt siyasetinin onundeki tek opsiyondu demek degil elbette. Ama o gulerde PKK’nin terorist olmayan bir gerilla olarak da faaliyet gostermesi mumkundu denebilir.

Sinir konusuna ise, muteakip yazilarda deginecegim.

 
 

Mehmet says:

November 14, 2011 at 12:31 am

13 November 2011 at 3:27 AM tarihli yazıma cevap olarak yazdıklarınız ve verdiğiniz linkten okuduklarım yeterince açık ve net olmadı benim için. Belki yazıyı fazla uzun yazdım ve sorum anlaşılmadı. Sorum şu: Muktedir tarafından verilmemekte ısrar edilen (demokratik yöntemlerin bile karşılık bulmadığı) ve diğer sınıfın da ısrarla isteyip vazgeçmediği bir hak talebi açmazında, hak talep eden sınıf silah kullanmadan hakkına nasıl kavuşabilir. Örneğin; ülke genelinde binlerce kez referandum gibi demokratik bir yöntem dahi kullanılsa, her seferinde Kürtçe eğitim için “hayır” oyu çıkabilir. Bu durumda hal talep eden kesim ne yapmalı.

Tarihten örnek: Rivayete göre İzmir’de Rumlar için “buradan gidin” çağrıları yapılmakta ve Mustafa Kemal Rumlara dönüp: Halk beni dahi istemese gitmek zorunda kalırım, yapılacak bir şey yok demiştir. Bu örnekten yola çıkarsak, Kürtlerin demokratik yollarla bile hiç bir türlü ikna edemediği devlet ve ülke halklarına karşı yapabileceği başka ne vardır. Bu soruya alacağım yanıt, en azından bir grup insanı ikna etmemde çok yol gösterici olacaktır. Teşekkür ederim.

 
 

Serdar Kaya says:

November 14, 2011 at 10:04 pm

Yazi da zaten bununla ilgili.

Terorun, gerilla tipi orgutlenmelerin ya da (Arap Bahari’nda gorulen turden) halk devrimlerine yol acan en buyuk faktorlerden biri, demokrasi yoklugu ya da eksikligi. Bu eksiklik ister kurumsal, ister zihniyet bazinda olsun, durum bu.

 
 

nazlıd says:

November 16, 2011 at 1:38 pm

devlet terörü hariç , her türlü illegal örgüt yapısal ve harekat tarzı olarak zaten gerilla özelliği taşımak zorundadır. ben yazının geneline katılıyorum fakat , dairesel çizimde pkk ya %50 gerilla ve %50 terorist tanımı yapılmış gibi duruyor.

sadece yapısal olarak gerilla özelliği taşıdığı için bir illegal örgüte %50 gerilla tanımlaması yapmak biraz abartılı değilmi.?

bence pkk gerilla taktiği kullanan %100 bir terorist örgüt.

sn mehmet bey: kürtler silah kullanmadan nasıl hak talep edebilir sorusunu sormuşsunuz. evek belki de çok haklısınız fakat pkk nın silah kullanma yöntemi ve nedeni çok yanlış.
1-pkk ne istediğini açıkça beyan etmiş değil. silah kullanan adam ateş etmeden ne istediğini söylemesi lazım. belki ateş etmeden istediği verilecek. mesela tam bağımsızlık mı-azınlık hakları mı-demokratik özerklikmi-yoksa sadece kürtçe konuşmak yetecekmi????
mesela tam bağımsızlık harici tüm diğer istekler konuşulabilir. fakat pkk kesin niyet beyan etmediğinden , devlette: ”yahu bunların niyeti azınlık hakkı falan değil, bunların asıl niyeti tam bağımsızlık ve onun için bunlarla konuşulacak bir şey yok. savaşa devam” deyip herşeyi kesip atıyor.

belki pkk da bunu istiyor. pkk ne istediğini bilmediği için belirsiz bir teror eylemine devam ediyoy.

2-eline slah almış pkk dan bu silahı etkin bir şekilde kullanması beklenirdi.
ara sıra sivil öldürüp, senede 300/500 tane asker öldürmek hangi amaca hizmet edebilir. kaldıki öldürülen askerlerin %99 u er-erat sınıfından gariban, askerin daimi kadrosunda olmayan , mecburiyet karşısında askerlik yapan, genelde kimsenin umursamadığı kişiler.

her sene 5000 kişi cıvarı insanı trafik kazalarında ölen, bunun bir kaç misli de iş kazalarında ölen bir ülkede kim umursar senede 500 ( er sınıfı) askerin ölümünü. tsk bunu umursamaz. hatta askeri vesayetini güçlendirmek için tsk nın işine gelir. yani tsk nın ekmeğine yağ sürer. bu vesile ile siyasi alanda daha güçlenen tsk da kürt e daha çok zulum eder. tsk pkk ya yardım bile eder(asker öldürmeye devam etmek için) . kısacası dağda senede 5oo er-erat sınıfı askerin öldürülmesi nin kürt halkına hiç bir faydası yoktur. hatta zararı vardır. bu tip bir terör aktivitesi türk devletini kürtlerin şartlarının ıyileştirilmesi yolunda bir adım atmasına kesinlikle neden/zorlayıcı unsur olamaz. bu memlekette resmi devlet 500 er in hayatını kaybetmesini umursamaz.

pkk delikanlıysa ve gerçek gerilla olmak istiyorsa, eylemlerini yüksek düzey askeri ve sivil yöneticilere yöneltmesi gerek. mesela generaller-yüksek rütbeli subaylar-mecliste kafatasıcılık söylemi içindeki vekiller-jitemciler-ergenekoncular – ırkçı basın vs vs vs. bunu yaparken de direk olarak üldürmesi gerekmez. tc de bu kesime yönelik senede 10 tane yaralama eylemi bile , senede 500 er in öldüürülmesinden daha büyük tepki görür ve orantısal olarak ta resmi kaynakları çözüm girişimine zorlar.

 
 

halil says:

November 16, 2011 at 8:04 pm

pkk zihniyeti ve geldigi nokta itibariyle, cikis noktasi ne olursa olsun, artik gozu doymaz, sakinlesmez bir canavar halini almistir. surasi acik ki, turkiye cumhuriyeti sadece kurtlere degil, turklugu kabul etmeyen butun cevrelere eziyet etmis ve asimilasyona tabi tutmustur. ayni sekilde kendince anlamlar yukledigi laiklige tehdit gordugu muhafazakar ve dindar cevrelere de ayni sert yuzunu gostermistir. yine ermeni kokenli vatandaslarin askere er olarak gitme zorunlulugu oldugu turkiye cumhuriyetinde, ayni ermeni kokenli vatandaslar astsubay ve subay olamamakta. bu sacma sapan devlet zorbaliklari uzerinden bir cok yonuyle fasist bir devletti denebilir turkiye cumhuriyeti devleti. darbelerle verilen ayarlar da cabasi. ancak son on yilda, ister akp ye baglayalim ister gelisen dunya sartlarina, artik insanlarin kisisel hak ve ozgurlukleri onunde durmak, hele ki ab uyeligi icin cirpinan bir ulkede bunu gormek pek mumkun degil. diger taraftan kemiklesmis bir takim yanlis devlet politikalarini kaldirip atmak da, dunden bugune olmuyor. ancak surasi kesin ki, bdp ve pkk soylemlerinin hala asimilasyonlar uzerinden yapmasi, chp’nin irtica geliyor seklinde yaygara koparmasi kadar karin sisirmektedir. kim cikip da “tayyip erdogan turkculuk guden, baska etnisiteleri asimile etmeyi amaclayan, kurtceden ve kurtlerden kurtulmayi planlayan” biridir diyebilir? kurtler artik silahla hak arama derdinde olmayacaklari bir devletle karsi karsiya olduklarini pek ala biliyorlar ama pkk bunu bilmezden gelip, sanki onceki devlet tehditleri hala uzerlerinde devam ediyormus gibi davranmakta. cunku yurtdisindan aldiklari destek, silah ve uyusturucu kacakciligiyla elde edilen gelir artik pkk’nin ozellikle yonetim kademesinin vaz gecemeyecegi ve yerine milletvekilligi bile teklif edilse, suan ki gucleri yaninda hafif kalacagi durumdadir. yani yapilmasi gereken cok acik ama bir o kadar kolay mi bilemem. pkk’nin yonetim kademesini etkisiz hale getirip, pkk ideolojisini benimsemis yada bunu tek kurtulus olarak gormus insanlara, yeni turkiye cumhuriyeti devletini tanitmak ve herkes gibi kurtlerin de kendi kimliklerini, kulturlerini ve dillerini gonul rahatligiyla yasayacaklari bir ortam saglamaktir.

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.