• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Türkiye’de İlköğretim Zihinsel Gerilemeye Neden Oluyor [Taha Akyol]

17 Jun2005
 

‘Kafa’ sorunu, Taha Akyol / Milliyet

Talim Terbiye Dairesi Başkanı Prof. Ziya Selçuk’la konuşuyorum; “Erzurum vakası” ile ilgisi yok; CNN Türk’te müfredat reformuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu, o konuda konuşuyoruz. Diyor ki:

Anasınıfı öğrencileri arasında yapılan ‘yaratıcılık testleri’ çocuklarımız açısından sevindirici sonuçlar veriyor. Ama beş yıl eğitime devam ettikten sonra aynı çocuklar üzerinde yapılan ‘yaratıcılık testleri’nde belli bir düzey kaybı görülüyor!

En büyük meselemiz bu! Çağın yaratıcı, keşfedici, icat edici düşünme tarzına karşı bizim ezberci, dogmatik eğitimimiz.

Hatta geri kalmışlığımızın tarihine ışık tutacak açılardan biri budur!

Cumhuriyet’in ilk yıllarında, haklı olarak, okul ve öğrenci sayısı fevkalade sınırlı olduğu için, “Eldeki öğrencilere ne kadar çok şey öğretirsek o kadar yararlı olur” diye düşünülmüş, bu alışkanlık hâlâ devam ediyor:

– Bugün bizde dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrenciye 120 kavram veriliyor, Avrupa’da ise 20 kavram… Bizde ‘bilgi’ler üst üste yığılıyor, ezberleniyor. AB ülkelerinde ise ‘bilgi’ler hazmettirilerek, irdelenerek, değişik açılardan bakılarak, analiz ve sentezler yapılarak, veriler arasındaki ilişkiler araştırılarak veriliyor. Düşünce tarzları da ona göre şekilleniyor!

***

PROF. Selçuk, düşünmenin üç seviyesinden bahsediyor: En yaygın olanı, “veri”, yani “malumat” düzeyinde düşünmek. İşte çocuklarımıza bir yığın “malumat” belletiyoruz. Sormayı, sorgulamayı, başka türlü de olamaz mı diye düşünmeyi, yaratıcılığı değil, “verilen”in “belletilmesini” esas alıyoruz.

Bizde bunun yaygınlığının bir sebebi, medresenin de mektebin de devlete memur yetiştirmek için kurulmasıdır. “Üniversite”ye hiç yakışmayan ama her devirde devlet eliyle dayatılmış düşünme biçimi!

Düşüncenin bir üst düzeyi eleştirel “bilgi”ye dayanan düşüncedir; “veriler”i irdeleyebilen, eleştiren, içlerinden “bilgi”yi çıkarabilen düşünce… Dikkat: Eleştiren, irdeleyen, başka türlü olamaz mı diye sorgulayan düşünce… Demokrasi, hür düşünce burada lazım!

En üst düzey “bilgelik” düzeyidir. Analitik düşünce, yeni yaratıcı sentezlere, buluşlara yönelmiştir. Demokrasi, hür düşünce burada da lazım.

Bizim sorunumuz bu üç düşünce tarzından ilkinin ağır basmasıdır. Atatürkçü, liberal, solcu, İslamcı vs. olmak ikinci planda… (vurgu eklendi)

Paylaş:
1

Okuyucu Yorumları

 

Mustafa Aydemir says:

9 March 2010 at 12:53 PM

İdeolojik devletlerin istediği şey de zaten bu. Düşünen insan sakıncalıdır. İdeolojik devletlerde eğitimin amacı düşünen insan yetiştirmek değil, insanlara verilen emirleri kavrayıp yerine getirebilme becerisi kazandırabilmektir.

Bu tip devletlerde düşünmek, rejim düşmanlığı demektir netekim.

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.