• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

"[Y]abancı ırklardan arınmış bir devlet ve vatan özlemi" [Aydemir]

30 Oct2009
 

Tek Adam: Mustafa Kemal 1919-1922, Cilt II, Şevket Süreyya Aydemir:

Türklerin toplu bulunduğu tabiî sınırlar içinde, yabancı ırklardan arınmış bir devlet ve vatan özleminin, Mustafa Kemal’de daha Harp Okulu ve kurmay sınıflarında belirmiş olduğunu açığa vuran çok ilgi çekici bir konuşmaya burada değinmeliyiz. Bu konuşma, Mustafa Kemal’in Harp Okulu’ndan beri en yakın arkadaşı olan General Ali Fuat Cebesoy tarafından, Şubat (1964) ayı içinde, İstanbul’da “İktisadî Araştırmalar Tesisi”nde verilen bir konferanstır.
Bu konferansında, Mustafa Kemal’in bu düşüncelerini ele alan General Cebesoy, onun genç yaşında ve Harp Okulu sınıflarındayken, Osmanlı İmparatorluğunun o zamanki yapısına değinerek, bu yapının değiştirilmesi gereğini savunduğunu belirtmiştir. Bu açıklamalara göre Mustafa Kemal, o günlerde Osmanlı İmparatorluğuna dahil bulunan yabancı ırklar temsilcilerinin, meselâ Arap, Arnavut gibi milliyetlere mensup olanların, Türkler tarafından bir konferansa davet olunarak kendilerine, kendi kendilerini idare haklarının verileceğini ve kendileriyle karşılıklı anlaşmalar içinde hür münasebetler kuulmasını savunuyordu. Bu ülkeler kendi halklarına terk edilmeliydi. Bu suretle Osmanlı vatanı elbette ki küçülecekti. Mustafa Kemal bu küçülmeyi makul buluyor ve savunuyordu. Ona göre devletin sınırları, Garbî Trakya dahil olmak ve Bulgaristan’ın da güneyinde Türklerle meskûn bir kısım Rumeli arazisi içeride kalmak, güneyde Halep ve Musul da Anadolu’ya bağlanmak suretiyle çizilmeliydi. Bu topraklar dışındaki yerler, oralarda yaşayan ırklara bırakılmalıydı.
Konferansı veren ve Mustafa Kemal’in o zamanki bu görüş ve tartışmalarına şahit olan Ali Fuat Cebesoy’a göre, o günlerde Mustafa Kemal’i dinleyen arkadaşları, onu, savunduğu bu fıkirler için şiddetle yermişler, ona ağır kelimelerle hücum etmişlerdir.
Mustafa Kemal’in o zamanki bu görüşlerinde ve tartışmalarında elbette ki, kafası her istikamette işleyen ve hele devrinin meseleleriyle uğraşan, fakat kesin, belirli bir siyasî sisteme henüz ulaşmamış olan bir genç Harbiyeli’nin masum çabaları vardır.
Ama tarihin garip bir gelişmesiyle işte o zamanki genç Harbiyeli, bir gün, bir Mustafa Kemal Paşa olarak, yeni bir Türk Devleti’ni, Misâk-ı Millî sınırları, yani onun gençlik hayallerine aşağı yukarı uyan sınırlar içinde kurmak ve yaşatmak misyonunu üstüne alacaktı. Daha doğrusu tarih, ona bu misyonu, mukadder kılacaktı.

Aydemir, Şevket Süreyya. [1964] 2006. Tek Adam: Mustafa Kemal 1919-1922, Cilt II. İstanbul: Remzi Kitabevi. 203-204.

Paylaş:
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.